İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/93 E. 2026/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/93
- Karar No
- 2026/294
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/93 Esas KARAR NO : 2026/294
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İşbu alacak kapsamında 12.09.2023 tarihinde Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas nolu dosyası kapsamında icra takibine başvurulmuş olduğundan zamanaşımı süresi kesilmiş olduğunu, bu nedenle davalıların ödeme emrine itiraz tarihi olan 05.10.2023 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi tekrardan başlamış olduğunu, Müvekkiline ait ... plakalı aracın, 10.04.2023 tarihli kazada davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlanmış olduğunu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, Müvekkilinin, ... plakalı 2013 model .... paket ticari aracı ile yolcu taşımacılığı yapmakta ve günlük yaklaşık 3.500,00-TL net kazanç elde etmekte olduğunu, dava dilekçe ekinde sunulan servis giriş çıkış formunda da görüleceği üzere aracın 95 gün süre ile serviste kalması gerekmiş olduğunu, müvekkilinin yolcu taşımacılığı yaptığı ticari aracından 95 gün mahrum kalarak, kazanç kaybına uğramış olduğunu, her ne kadar müvekkilinin aracı daha uzun süre kalmış ise de şimdilik 30 gün üzerinden müvekkilinin aracından mahrum kalması nedeniyle 3500 x 30 = 105.000,00-TL uğramış olduğu kazanç kaybına uğramış olduğunu, Türk Borçlar Kanunu 49. Maddesi hükmü "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, " Karayolları Trafik Kanunu 85/1. Maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Karayolları Trafik Kanunu 85/5. Maddesi "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde olduğunu, davalıların işleteni/sürücüsü olduğu araç tam kusurlu bir şekilde Müvekkilinin ticari aracına çarparak müvekkilinin aracının hasar görmesine neden olmuş, müvekkilinin, ticari aracını tamir müddeti boyunca çalıştıramamış, kazanç elde edememiş olduğunu, bu nedenle davalıların, müvekkilin uğramış olduğu kazanç kaybı zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenler ve dosyaya sunmuş oldukları delilleri dikkate alınarak müvekkilinin 105.000,00-TL kazanç kaybını karşılamasına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davalarının kabulü ile, alacaklarının teminat altına alınması bakımından ... plaka sayılı aracın aynına ve kaydına ve davalıların taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına, şimdilik 100,00-TL'nin kazanç kaybı bedelinin 10.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Dava Şartının Yerine Getirilmemiş olduğunu, Sigorta şirketine başvuru yapılmadan doğrudan açılan davaların, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faaliyet adresinin ... Mah. ... Cad. No:6 Arnavutköy olup müvekkili şirkete karşı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak davalarda yetkili Mahkemenin İstanbul merkez adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu yüzden yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyor olduklarını, kazada Müvekkili Şirketin ve Diğer Davalı Şoförün Kusuru Bulunmamakta olduğunu, diğer davalı ve müvekkili şirketin sürücüsü kaza anında kendisinden beklenen tüm özen ve duyarlılığı göstererek hız kurallarına uygun davranmış, araçları farkettiği anda frenleme yapmış, karşı tarafın hareketlerine göre kazanın olmaması için gereken anlık manevraları yapmış buna rağmen kazanın meydana gelmiş olduğunu, Dava konusu olayda müvekkili şirkete izafe edilecek bir kusur bulunmamakta olduğunu, Müvekkili şirket bu kazanın olmaması için her türlü önlemi almış, araçların bakımını yapmış, aracını kullanan şoförü titizlikle seçmiş olduğunu, diğer davalı müvekkili şirket şoförünün oldukça deneyimli ve öncesinde hemen hiç bir kazası olmayan bir şoför olduğunu, ancak her türlü önleme rağmen kaza meydana gelmişse de müvekkilinin her türlü önlemi alması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, gereken tedbirleri almayan karşı tarafın kazanın olmasına bizzat kusurları ile sebebiyet vermiş olduğunu, Dava konusu olayda davacının kendi kusurlu davranışları dışında "şu olsaydı bu kaza meydana gelmezdi" şeklinde ifade edilebilecek bir söylemle müvekkili şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmamakta olduğunu, davacının bizzat kendisi tarafından güya "ilgili kuruma" başlığı ile oluşturulan servis giriş çıkış tarihlerini gösteren belgenin bir delil sayılamayacağı izahtan vareste olduğunu, bu belgenin davacı tarafından her zaman keyfe keder oluşturulabilecek bir belge olup kesinlikle bir delil vasfı bulunmamakta olduğunu, kaldı ki kaza fotoğraflarına bakıldığında aracın 95 gün serviste kalmasını gerektirecek bir kaza olmadığı bir günde rahatlıkla tamiri yapılabilecek küçük bir kaza olduğu ayan beyan ortada olduğunu, Davacının haksız bir menfaat temin etmek amacıyla bu aracın 95 gün serviste kaldığını iddia etmesi ve bu durum varmış gibi özel evrakta sahtekarlık suçunun kapsamında nitelendirilmesi mümkün olan bir evrak düzenlemesi ve bunun Mahkemeye sunulması açıkça iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ve bu durumun hukuk düzenince korunmayacağı evrensel bir hukuk normu olduğunu, Dosya kapsamında sayın Mahkemenize sunulan bu belge ile ilgili suç duyurusunda bulunma haklarının saklı olduğunu, Sayın Mahkemece tarafsız bir bilirkişiye tarafların kusuruna, aracın tamirine ve kaç saatte tamir edilebileceğine ilişkin bir rapor alınması hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar için elzem olduğunu, müvekkilin kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmamakta olduğunu, bundan dolayı da müvekkilinden herhangi bir şekilde tazminat talebinde bulunulamayacağını, Davacı herhangi bir delil sunmadan günlük net kazançlarının 3.500 TL. Olduğunu iddia etmekte olduğunu, yani bu aracın ayda 105.000 TL. 95 günde 332.500TL. Net kazanç sağladığı gibi fahiş, akla muhal bir iddia ortaya konulmaktadır ki bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamında iddiayı ispata yarar bir delil de bulunmamakta olduğunu, yine özel sigorta şirketleri tarafından dava konusu kaza nedeniyle yapılan bir ödeme var ise bu husus tespit edilmeli ve belirlenecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, davacı İstanbul Umum Servıs Aracı Isletmecılerı Esnaf Odası'na kazancın sorulmasını talep etmiş olduğunu, bu talebin hukuka ve hakkaniyete uygun bir talep olmayıp reddedilmesi gerektiğini, her 2013 model ... aracı olanın aynı kazanca sahip olması mümkün olmadığını, her şirketin kendine göre bir iş çevresi ve iş hacmi bulunmakta ve bu yüzden İstanbul Umum Servıs Aracı İsletmecileri Esnaf Odası'nın böyle bir kıyas bilgisi vermesi ve bunun verilecek mahkeme kararına esas alınmasının hukuka, hakkaniyete ve mantığa aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat talepli davalarda ancak dava tarihi itibariyle yasal faize hükmedilebileceğini, bu yönüyle davacıların bu fahiş faiz taleplerinin de reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirkete ait .... plakalı aracın hem zorunlu trafik sigortası hem de kasko sigortası bulunmakta olduğunu, sigorta şirketine davacının da başvuru hakkı olup, kendilerine ödeme yapılması da söz konusu olabilmekte olduğunu, bundan dolayı iş bu davanın ilgili ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını talep ediyor olduklarını, bu nedenlerle usule ilişkin vaki itirazları nedeniyle davanın usulden reddini, davanın ilgili Sigorta Şirketline İhbarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, 29/09/2022- 29/09/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ... plakalı araç için ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (trafik sigortası) ve 31/12/2022- 31/12/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğunu, davacı10/04/2023 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlanan ... plakalı araçta meydana geldiği iddia olunan kazanç kaybı bedelinin karşılanması talebiyle işbu davayı açmış olduğunu, hasarın 12/04/2023 tarihinde ihbarı sonrası Müvekkili Şirket nezdinde 50043140-1 ve 15/04/2024 tarihindeki ihbar sonrası ... sayılı hasar dosyaları açılmış olduğunu, zarara uğrayan aracın ticari araç olup olmamasına bakılmaksızın kazanç kaybı, gelir kaybı, iş durması ve kar kaybı gibi tüm dolaylı zararların teminat harici olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesinde teminat dışında kalan haller açıkça sıralanmış olduğunu, ZMMS poliçesinin teminatına dahil olmayan tazminat taleplerinin, poliçede ek teminat verilmediyse, İMM'nin de teminatına dahil edilememekte olduğunu, müvekkili Şirket'in ihtiyari mali mesuliyet poliçesi teminatı kapsamında araç mahrumiyet bedeline ilişkin sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, bu sebeple iddia olunan diğer hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin araç mahrumiyet/kiralama bedeline ilişkin sorumluluğu bulunmadığı ilgili kloz gereği açıkça ifade edilmiş olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Sayın Mahkeme tarafından rizikonun poliçe teminatı kapsamında olduğu ve zararın karşılanması gerektiği kanaatine varılması halinde dahi davacı tarafın talebine göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, gerçek zararın tazmini ilkesi gereği, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişiler tarafından, inceleme yapılarak araçta oluşan hasarın belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada oluştuğu iddia olunan zararın net bir şekilde ortaya konulması ve sigortalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, bu nedenle itiraz hakları saklı kalmak ve hiçbir kabul anlamı teşkil etmemek üzere varsa poliçe teminatı kapsamında değerlendirilecek gerçek zararın doğru bir şekilde tespit edilebilmesi için dosyanın Teknik Üniversite veya Trafik İhtisas Dairesi’ ne gönderilmesini talep ettiklerini, sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK’nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması ve Sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple davacının faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği gibi yine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatinde olduklarını, ancak kabul teşkil etmemek üzere Sayın Hakimlik aksi kanaatte olup Müvekkili aleyhinde hüküm kurar ise en erken dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulaması ile hüküm kurulabileceğini, Müvekkili Şirketin dava konusu hasarlanma olayında sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, bu nedenlerle; aleyhlerine açılan davanın reddini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1- ... Sigorta A.Ş.'nin 07/02/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ... no'lu poliçe getirtilmiştir. 2-İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası'nın 14/02/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; emsal ücretin belirlenebilmesi adına ilgili yılın okul servis taşımacılığı fiyat tarifesi getirtilmiştir. 3-Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27/05/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacının 2023 yılının 1, 2, 3 ve 4. aylarına ilişkin bilançolarının ve KDV beyannameleri getirtilmiştir. 05/02/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; 1-) Davacı 2023 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, 2-) Kaza yapan ... plakalı araç için 01.01.2023 tarihi ile 14.04.2023 tarihi arası dönem için davacı yan tarafından dava konusu ile ilgili ... Turizm’e düzenlenmiş E-Faturalar sunulmuş olduğu, Faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ... plakalı araç için ... Turizm firmasına Ocak ay’ı Servis Taşıma bedeli olarak KDV Hariç 51.520,-TL, Şubat ay’ı Servis Taşıma bedeli olarak KDV Hariç 58.800,-TL, Mart ay’ı Servis Taşıma bedeli olarak KDV Hariç 70.000,-TL, 01.04.2023 tarihi ile 14.04.2023 tarihi arası Servis Taşıma bedeli olarak KDV Hariç 25.200,-TL E-Faturalar düzenlenmiş olduğu, ilgili faturaya ilişkin detay bilgilerin aşağıdaki TABLO 1’de görülüyor olduğu, 01.01.2023-14.04.2023 tarihleri arası ... plakalı araç için düzenlenmiş Servis Taşıma bedeli Faturalarının toplam tutarının 205.520,-TL olduğu, işbu Faturaların toplam 103 günlük taşıma için düzenlenmiş olduğu, 01.01.2023-14.04.2023 tarihleri arası ... plakalı araç için ortalama 1 günlük Servis Taşıma Ücretinin yani davacının bu araç ile ilgili 1 günlük brüt kazanç kaybı 205.520,-TL/103 GÜN) 1.995,-TL olarak hesaplanmış olduğu, 3-) Davacı yanın bağlı olduğu Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından Sayın Mahkemeye 27.05.2024 tarihinde gönderilmiş 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi verileri aşağıdaki TABLO.3’te görüldüğü gibidir. 2023 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre davacının 2023 yılı Net Satışlarının 17.123.080,90 TL olduğu, Brüt Karının 3.637.987,41 TL olduğu, Net Satışlara göre Brüt Kar Yüzdesinin %21 olduğu, Brüt Kardan Faaliyet Giderleri olan 3.469.729,48 TL’yi düşüm yaptığımızda Faaliyet Karının 168.257,93 TL, Net Satışlara göre Faaliyet Karı yüzdesinin %1 olduğu tespit edilmiş olduğu, 4-) Teknik incelemede ... plakalı aracın Makul onarım süresinin 5 iş günü olabileceği kanaatine varılmış olduğu, bu nedenle sunulu faturalara göre davacının ... plakalı araç için tespit edilen 1 günlük brüt kazanç kaybı olan 1.995,-TL üzerinden 5 günlük Brüt kazanç kaybının (5*1.995,-TL) 9.975,-TL olabileceği hesaplanmış olduğu, davacı Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre, davacının Faaliyet Karı yüzdesinin %1 olduğu, bu nedenle davacının olabilecek 9.975,-TL Brüt Kazanç kayıp tutarı üzerinden %1 faaliyet karının yani net kazanç kaybının (9.975,-TL*%1) 99,75 TL olabileceği hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 5-) Teknik Değerlendirme sonucu, ... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle; . Hasar onarım bedelinin KDV dahil 143.016,00 TL olduğu, . Makûl onarım süresinin 5 (beş) iş günü olduğu, ... plakalı aracın; . Kaza tarihi itibariyle günlük ortalama kazancının 2.000,00 TL olduğu, . Makûl onarım süresindeki kazanç kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu, 6-) Teknik değerlendirme sonucu belirlenmiş 10.000,-TL Brüt Kazanç Kaybı için Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre hesaplanmış net Faaliyet Kârı yüzdesi %1 üzerinden net kazanç kaybının (10.000,-TL*0,01) 100 TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. 24/09/2025 Tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda; Delillerin ve hukuksal durumun takdiri 6100 Sayılı HMK madde 282 – “Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir” hükmü gereği Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, tarafımıza verilen görev çerçevesinde, dosyaya detaylı ve somut, yeni bilgi ve belgelerin ibrazı halinde yeniden değerlendirme yapmak kaydıyla, dava dosyasındaki mevcut verilerin kök rapora yapılan itiraz ve beyanlar ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, gerekçeleri yukarıda izah edildiği üzere, 10.04.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1 – ... plakalı aracın davalı sürücüsü ... ’nin kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, 2 – ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ... ’in kazanın meydana gelmesinde alabileceği tedbir bulunmadığı ve tamamen kusursuz olduğu, 3 – ... plakalı araçta mezkûr kazada oluşan hasarın kaza tarihi itibariyle; - Hasar onarım bedelinin KDV dahil 143.016,00 TL olduğu, - Yargıtay içtihatları doğrultusundaki makûl onarım süresinin 5 (beş) iş günü olduğu, - Davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması dolayısıyla hesaplanan bedelin tamamından sorumlu olacağı, 4 – ... plakalı aracın; - Kaza tarihi itibariyle günlük ortalama kazancının 2.000,00 TL olduğu, - Makûl onarım süresindeki kazanç kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu, - Davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması dolayısıyla hesaplanan bedelin tamamından sorumlu olacağı, Teknik değerlendirmelerde, kök raporundan farklı bir kazanç kaybı tespit edilmediği için, Kök raporda hesaplanan, Teknik değerlendirme sonucu belirlenmiş 10.000,-TL Brüt Kazanç Kaybı için Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre hesaplanmış net Faaliyet Kârı yüzdesi %1 üzerinden net kazanç kaybı tutarı olan (10.000,-TL*0,01) 100 TL tutarında bir değişiklik olmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait .... plakalı aracın onarımda kaldığı sürece davacının uğramış olduğu 30 günlük kazanç kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının aracının almış olduğu hasara göre onarımda kalacağı makul sürenin ne kadar olabileceği, buna bağlı olarak varsa kazanç kaybı tutarının ne kadar olabileceği, dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. . Mahkememizce araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, servis kayıtları, kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler, vergi dairesi müdürlüğü kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış taraf delilleri toplanmıştır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği kazanç kaybı nedeniyle kazanç kaybının tahsili amacıyla, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Mahkememizce uyuşmazlık hususunda yukarıda özetine yer verildiği üzere SMMM ve makine mühendisi bilirkişiden kök ve ek rapor rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü oldukları ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Buna göre, alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; 10.04.2023 Pazartesi günü saat 14:10 sularında, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Otoyolu kuzey yol üzerinde meydana gelen 4 (dört) araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasında, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin meskûn mahâl dışında, seyir halinde olduğu otoyol üzerinde yoğunlaşan trafikte hızını havanın yağışlı ve zeminin ıslak/kaygan olması durumuna göre aracının ağır vasıta olması durumunu da dikkate alarak ayarlamadığı, trafikte dikkat ve tedbir hususlarına riayet etmediği, trafik güvenliği bakımında kurallara uygun hareket etmesi gerekirken kuralları ihlal ettiği, trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu, önünde seyreden ve duraklayan araca arkasından ve dolaylı olarak çarpmanın şiddetinin etkisiyle diğer iki aracında birbirlerine çarpmasına ve toplam üç aracın hasar almasına neden olduğu, kazanın oluşumunda esas etki eden ana unsuru teşkil ettiği, “dikkatsizlik” ve “tedbirsizlik” tanımlarına göre davranış sergilediği, ihlal ettiği eylemlerin KTK madde 52/b 2 ve 84/d 3 olduğu, % 100 oranında asli ve kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...’in, meskûn mahâl dışında, seyir halinde olduğu Otoyol üzerinde doğrultu ve şerit değiştirmeksizin yoluna düz devam etmek istediği, yoğunlaşan trafikte önündeki araçlara çarpmaksızın durabildiği, kural ihlalinin bulunmadığı, kazanın oluşumunda atf-ı kabil kusurunun olmadığı, tamamen kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Yine bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre, ... plakalı aracın makul onarım süresinin 5 iş günü olduğu, bu nedenle sunulu faturalara göre davacının ... plakalı araç için tespit edilen 1 günlük brüt kazanç kaybı olan 1.995,-TL üzerinden 5 günlük Brüt kazanç kaybının (5*1.995,-TL) 9.975,00-TL olabileceği, davacı Kurumlar Vergisi Beyannamelerine göre, davacının Faaliyet Karı yüzdesinin %1 olduğu, bu nedenle davacının olabilecek 10.000,-TL Brüt Kazanç Kaybı için Kurumlar Vergisi Beyannamesine göre hesaplanmış net Faaliyet Kârı yüzdesi %1 üzerinden net kazanç kaybının (10.000,-TL*0,01) 100,0- TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, 100,00-TL kazanç kaybı bedeli talep etmiş olup, herhangi bir talep arttırım dilekçesi sunmamıştır. Sonuç olarak tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları, ... plakalı aracın dava konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen kazanç kaybı bedelini haksız fiil hükümleri nazara alınarak, Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenden ve araç sürücüsünden talep edebileceği, davacının dava dilekçesinde 100,00-TL kazanç kaybı talep ettiği, herhangi bir talep arttırım dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile,100,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-100,00-TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 10/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 6,83-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 420,77-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 6,83-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 434,43-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 10.535,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davalı ... ve ... İnşaat vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır