İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/133 E. 2026/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/133
Karar No
2026/295
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/133 Esas KARAR NO : 2026/295

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 YAZIM TARİHİ : 10/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Motorlu araç kiralaması yapan müvekkiline ait ... plakalı ... otomobil 22.07.2023 saat 18.16'da ... idaresinde İstanbul, ..., ... Bulvarı No :174 numaranın önünde sağ şeritte ... istikametine giderken aynı istikamette sol şeritte mülkiyeti ... İnş. Ltd. Şti.'ne ait davalı ... idaresindeki ... plakalı ... beton mikserinin aniden şeridine girerek sol tarafından çarpması sonucu hasarlandığını, davalı sürücü kazanın meydana geldiği ... Bulvarı iki şeritli ayrılmış bir karayolu olduğunun farkında olmadığını, bu sebeple de sağ şeritteki araçların geçişini beklemeksizin sağa manevra yaparak müvekkilin aracına çarptığını, davalı sürücü bu hareketi Karayolları Trafik Kanunun 46. Maddesinin b ve c bentlerini ihlal ettiğini, müvekkiline ait motorlu araçtaki hasar .... Tic. A.Ş.'nin 31.08.2023 ve .... Tic. Aş.'nin 04.09.2023 tarihli faturaları ile giderildiğini, müvekkili aracın tamir süreci, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı onarım çalışması gibi nedenlerle kazanın meydana geldiği 22.07.2023 ile otomobilinin onarılarak kendisine teslim edildiği 01.09.2023 tarihleri arasında otomobilinden 39 gün süreyle mahrum kaldığını, davalılar bu olayda müvekkilimizin aracından mahrum kalmasından TBK 61. Maddesi uyarınca müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kazanın meydana geldiği Bahçelievler ilçesi Bakırköy Adliyesi yetki sınırlarında olduğunu beyanla HMK'nın 107 ve ilgili maddeleri uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak 39 günlük araç mahrumiyeti için şimdilik 100-TL'nin kaza tarihi olan 22.07.2023'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Değer Arttırım: Davacı vekili, 11/02/2026 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde 100,00-TL olarak açtığı talebini 8.085,00-TL olarak belirlediklerini beyan etmiş, harcının yatırılmış olduğu görülmüştür Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. ARAŞTIRMA; 1- ... Sigorta A.Ş.'nin 14/02/2025 Tarihli yazısı ile; ... nolu sigorta poliçesi ve ... nolu hasar dosyası getirtilmiştir. 2-... Sigorta A.Ş.'nin 13/02/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ... numaralı poliçe ile ... numaralı hasar dosyası getirtilmiştir. 3-... Anonim Şirketi'nin 17/02/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; ... ve ... numaralı HGS ürünlerinin 22/07/2023 - 16/09/2023 tarihleri arasındaki bakiye ve ücretlendirilen geçiş bilgilerinin yer aldığı banka hesap hareketleri getirtilmiştir. 4-Beykoz Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/06/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı. 5-Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10/06/2025 Tarihli, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2023 yılı KDV ve Kurumlar Vergi Beyannameleri getirtilmiştir. 01/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 1-... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. 2-.. plakalı araç sürücüsü ...'un kusur ve etkisinin olmadığı değerlendirilmiştir. 3.Dava konusu ... plakalı aracın olan kazada hasarlanmış olmasından dolayı, aracın tamir edilebileceği 7 günlük makul mahrumiyet süresi için oluşan kazanç kaybı bedelinin KDV dahil 8.085,00 TL olduğu tespit edilmiş, Davacının, kaza tarihi itibarıyla tespit edilen KDV dahil 8.085,00 TL mahrumiyet tazminatını / kazanç kaybını talep edebilmesinin takdirinin mahkemeye ait olduğu Görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, 22/07/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle ... plakalı aracın almış olduğu hasara göre onarımda kaldığı süre boyunca yoksun kalınan karın tazminine ilişkindir. Uyuşmazlık meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının tespiti, davacının aracının almış olduğu hasara göre onarımda kalacağı makul sürenin ne kadar olabileceği ve buna bağlı olarak araçtan yoksunluk kaybının ne kadar olacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, servis kayıtları, kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış taraf delilleri toplanmıştır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Davacı tarafın, dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. Haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Mahkememizce uyuşmazlık hususunda yukarıda özetine yer verildiği üzere makine mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı şirketin maliki, davalı ... un sürücüsü olduğu ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Buna göre, alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; 22/07/2023 günü saat 18:16 sıralarında sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi .... Caddesi üzerinde seyir halinde iken kazanın meydana geldiği mevkiye geldiğinde, gidiş istikametine göre sağına doğru manevra yaptığı sırada aracının sağ yan kısımlarının, aynı istikamette sağında seyir halinde olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kısımları ile çarpışması sonucu iki araçlı, maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'un, sevk ve idaresindeki aracı ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, gidiş istikametine göre sağına doğru manevra yaptığı sırada sağında seyir halinde olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada, sürücülerin çarpışma eylemini gerçekleştirdiklerinin kendi aralarında düzenledikleri maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında yer alan sürücü beyanları, çizilen kroki ve kaza sonrası çekilen fotoğraflardan anlaşılmış olup, ....'un aracının hızını, cinsine, teknik özelliğine, hava ve yol durumuna uygun ve süratini görüş alanı içerisindeki bir tehlike anında emniyetle durabileceği seviyeye göre ayarlaması, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek şekilde seyretmemesi, yolun icap ve şartlarına uygun seyretmesi, aracı ile yolun sağına doğru manevra yapmadan önce manevra yapacağı yönü (şeridi) kontrol etmesi, manevra yapacağı yerin (şeridin) boş ve müsait olduğundan emin olduktan sonra seyrine devam etmesi, zorunlu dahi olsa sağındaki şeride yönelmesi gerekiyorsa önce manevra yapacağı yönü kontrol etmesi, dikkatli ve özenli olması gerekirken ayrıca sağ tarafındaki şerit üzerinde seyir eden aracın mesafesini göz önünde bulundurmaksızın manevra yapmak suretiyle objektif olarak öngörülebilir ve önlenebilir zararlı sonucu önleyemediği anlaşılmış olup, izah edilen kurallara uymayarak meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda bulunan 46/c, 52/b ve 84/j kuralını ihlal ederek %100 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un, aracı ile yolun sağında seyir halinde iken, kendisine göre solunda seyir halinde olan ... plakalı aracın, kendi şeridine doğru manevra yaparak çarpışması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında atfı kabil kusur ve etkisinin olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Yine bilirkişi raporuyla yapılan tespitlere göre, hasar fotoğraflarından, .... plakalı aracın sol ön çamurluk ve kapı kısmından almış olduğu darbenin etkisi ile hasarlanmış olduğu,Kaza tarihi (22.07.2023) onarım sonrası hazırlanan fatura (04.09.2023) arasında aracın köprü ve otoyol geçişlerinin olduğu, köprü ve otoyol geçişlerinin düzenlilik gösterdiği, geçişler arasındaki en uzun sürenin 21.08.2023 ile 26.08.2023 tarihi arasında 7 gün, 06.08.2023 ile 13.08.2023 tarihi arasında 7 gün olduğu, HGS geçişlerinden aracın onarımının, davacının beyan ettiği gibi 30 gün sürmemiş olduğu, dava konusu kazadan dolayı ... plaka numaralı aracın toplam makul onarım süresinin 6 gün olacağı, ancak, dava konusu aracın makul mahrumiyet süresinin tespitinde, aracın onarım süresinin dışında, sigorta işlemleri, eksper incelemesi, aracın tamirhaneye götürülmesi, parça tedariği vb. işlemler için kayıp sürenin de eklenmesi gerektiği, eksper incelemesi, sigorta işlemleri, yedek parça temini, aracın tamirhaneye götürülmesi ve tamir sonrası aracın tamirhaneden alınması işlemleri için makul sürenin 1 gün olacağı, buna göre makul mahrumiyet süresinin 7 gün olacağı, sigorta işlemleri, servisin yoğunluğu, serviste çalışan personelin sayısının yetersiz olması, servis personelinin mahareti, bekleme vb. nedenlerden dolayı aracın makul mahrumiyet süresinin üzerinde serviste beklemiş olmasında, davalının kusuru olmadığından Yargıtay kararları doğrultusunda, davacının makul mahrumiyet süresi olarak tespit edilen 7 günün dışında fazladan aracın tamir edilmeden beklediği günler için davalıdan talepte bulunamayacağı, kaza tarihindeki emsal araç kiralama ücretinin 1.255,00-TL olduğu, toplam amortisman değerinin 700,00-TL olduğu, mahrumiyet bedeli hesaplanırken amortisman değerinin düşülmesi gerektiği, buna göre davacının makul onarım süresi boyunca mahrumiyet bedelinin (1.255,00X7)-(700,00)=8.085,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, 11/02/2026 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde 100,00-TL olarak açtığı talebini 8.085,00-TL olarak belirlediklerini beyan etmiş, harcının yatırılmış olduğu görülmüştür Sonuç olarak tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları, ... plakalı aracın dava konusu kazaya %100 kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen araç mahrumiyet bedelini haksız fiil hükümleri nazara alınarak, Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenden ve araç sürücüsünden talep edebilceği sabittir. Bu hususlar dikkate alınarak, davanın kabulü ile, 8.085,00-TL mahrumiyet bedelinin, kaza tarihi olan 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile; 1-8.085,00-TL mahrumiyet bedeline ilişkin tazminatın, kaza tarihi olan 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 552,28-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 139,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 754,40-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılmış olan 202,12-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 552,28-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.167,68-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 15.633,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 8.085,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/133, K. 2026/295, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-133-e-2026-295-k-430927afa222