Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1205 E. 2026/440 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1205
- Karar No
- 2026/440
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1205
KARAR NO: 2026/440
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 10.04.2025
NUMARASI: 2024/963 Esas - 2025/379 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davalı ... aleyhindeki davanın reddine, davalı ....Şti'ne yönelik davanın davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı .... Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin akaryakıt ihtiyacının karşılanması ve araç kontrol sistemi kurulması için davalı ... AŞ ile sözleşme imzalandığını ve nakliye araçlarına taşıt tanıma sistemi kurulduğunu, sistemin kurulmasından sonra akaryakıt tüketiminin artması nedeniyle iş yeri kayıtlarından geçmişe dönük araştırmalar yapıldığını, yapılan incelemede önceki gün başka bir sürücünün kullandığı aracı iş yerine teslim etmeden önce yakıt aldığı, ertesi gün iş yerinden aynı aracı teslim alan personelin aracın kullanılmamasına rağmen yeniden yakıt aldığını ve bu hadiselerin sık aralıklarla yaşandığının belirlendiğini, güzergah listesinin incelenmesinde bu suistimalin sadece davalı sürücü ... tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiğini, anılan kişinin yakıt aldığı istasyonların belirlenmesi için ... Petrolden kayıtların istendiğini, gönderilen kayıtlarda bu kişinin sıklıkla ....Şti. tarafından işletilen yakıt istasyonuna uğradığı, teslim aldığı araçların yakıt deposu boşalmamışken veya araçların kilometresi değişmemişken tekrar yakıt aldığının belirlendiğini, istimalin belirlenmesinden sonra 20.06.2013 tarihinde ...'in işten çıkarıldığını ve Küçükçekmece CBS'nin 2023/26260 Soruşturma sayılı dosyasından şikayetçi olunduğunu, Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/402 Esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığını ve bu davalının eylemlerini ikrar ettiğini, soruşturma dosyasında davalı ... Şirketinin kamera görüntülerinin getirtilerek belirtilen araçlara ilişkin yakıt satış bilgilerinin istendiğini, ancak sadece ... plakalı araçla ilgili bilgilerin sunulduğunu, diğer bilgilerin Cumhuriyet Savcılığına gönderilmediğini, bu araca ilişkin yapılan incelemede ...'in, aracın yakıt deposunda bulunan taşıt tanıma sistemine yarayan kontrol halkasını söktüğü, akaryakıt istasyonundan temin ettiği içi boş bidonların içine yerleştirdiği ve pompadan alınan yakıtın bidonlara doldurduğunun belirlendiğini, her iki davalı şirketten temin edilen görüntülerde ...'in bu eylemlere 01.01.2010 tarihinde başlayarak işten çıkarıldığı ana kadar devam ettirdiğinin belirlendiğini, davalı ... Şirketi yetkilileri ve çalışanlarının hırsızlık olayına şahit olmalarına rağmen araçların yakıt depolarında bulunan taşıt tanıma sisteminin kontrol halkasının sökülmesine ve istasyonun arkasından bulunup getirilen boş bidonlara takılarak bidonların doldurulmasına engel olmayarak suça iştirak ettiklerini, ceza yargılamasında davalı şirketin saha şefinin de 2010 yılından bu yana ...'in bidonlara yakıt doldurduğunu beyan ettiğini, davalı ... A.Ş.'nin petrol dağıtıcısı olduğunu, basiretli bir tacir olan bu davalının haksız rekabeti kolaylaştırıcı can ve mal güvenliğini tehlikeye sokucu bu eylemleri önlemeyerek zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın 150.000 TL'den fazla olduğunu, ancak zararın miktarının tam olarak belirlenemediğini, müvekkiline ait bir çok araçta bu şekilde usulsüzlük yapıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili savunmasında özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, taraflar arasında düzenlenen 16.12.2002 tarihli taşıt tanıma sistemi müşteri sözleşmesine göre İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, akaryakıtın satılarak bedelinin tahsil edildiğini, davacının muhatabının kendi çalışanı olduğunu, yakıt alımının kontrolünün davacıya ait olduğunu, davacı çalışanlarının uzun yıllara yaygın dolandırıcılığının sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, sözleşme gereği araçlara monte edilen cihaz ile müvekkiline ait istasyonlardan akaryakıt sağlandığını, sistemin özellikleri ve çalışma şartlarına göre müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin 1. maddesinde müvekkilinin sorumluluğunun sınırlarının çizildiğini, alınan akaryakıtın kontrol mükellefiyetinin davalıya ve çalışına ait olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir .Davalı ... Şti vekili, savunmasında özetle; kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilileri hakkında Küçükçekmece CBS'nin 10.09.2013 tarih ve 2013/32692 Soruşturma sayılı dosyasından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, müvekkilinin basiretsiz davrandığı ve iyi niyet kurallarını ihlal ettiğinin iddia edilmesine rağmen, 2002 yılında düzenlenen taşıt tanıma sözleşmesi kapsamında davacı çalışanlarının satın aldığı akaryakıtın yaklaşık 3.5 yıl denetlenmediğini, davacı iddiasına göre alınan yakıt ile yapılan kilometre arasında iki kattan fazla fark bulunması halinde denetlemeye esas makul şüphe oluştuğunu, müvekkilinin istasyonundan akaryakıt alan ... ve ... plakalı araçların akaryakıt alımıyla ilgili 01.01.2012 ile 17.06.2013 tarihleri arasındaki detaylı satış raporlarının ibraz edildiğini, plakası bildirilen diğer araçların akaryakıt almadığının beyan edildiğini, buna rağmen kötü niyetli şekilde müvekkilinin delil sakladığının belirtildiğini, davacını çalışanının kendisini davacı şirket yetkililerinin akrabası olarak tanıtarak iş yerinde kullanılıp trafiğe çıkmayan forklif, jeneratör gibi iş makineleri için akaryakıt alındığını ifade ederek, akaryakıtın bidonlara doldurulmasını istediğini, müvekkilinin davacıya yaptığı satışlarda düşük oranda kâr elde ettiğini, akaryakıt işletmesinden üçüncü kişilerin uğrayacağı zararların ... tarafından teminat altına alındığını savunarak, bu şirketin davaya dahil edilmesini ve davanın reddini istemiştir.Davalı ... talebi ile dava ihbar edilen ... A.Ş.vekili 09.12.2013 tarihli dilekçesiyle; akaryakıt servis istasyonunun paket poliçesi işveren sorumluluk teminatının bulunduğunu, ihbardan önce müvekkiline başvurulmadığını, poliçede teminat gösterilmesinin bu zararın mutlaka karşılanacağı anlamına gelmediğini, sigortalının kusuruna isabet eden zararlardan sorumluluğu bulunduğunu beyan etmiştir. Mahkemece 16.01.2021 tarih ve 2014/421 Esas, 2021/6 Karar sayılı ilamı ile davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2021/1447 Esas, 2024/1511 Karar sayılı ilamı ile ihbar edilen aleyhine hüküm kurulması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacı ile davalı ... AŞ arasında düzenlenen taşıt tanıma sistemine ilişkin sözleşme kapsamında davacıya ait araçlardan davalı ... ... Ltd. Şti.'nden yapılan akaryakıt satışlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla oluşan davacı zararının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre davacı çalışanı ...'in eylemi haksız fiil kapsamındadır. TBK'nın 49'uncu maddesine göre haksız fiil sorumluluğu için davalının kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekir. Haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zarar ile zararlı sonucu doğuran olayın gösterdiği özellikler tazminat hukuku kurallarına uygun biçimde değerlendirilmeli, davalıların varsa kusuru tazminat hukuku ilkelerine göre zarar belirlenmelidir.Ceza dosyası kapsamında davacı çalışanı ...'in kusuru belirlenmiş, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile zarar hesaplanmıştır. Davalılardan ... Şti'nin iş yerinde olay gerçekleştiği için ve kamera kayıtlarına göre davalının davacı çalışanının eyleminin gerçekleşmesinde kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davalı ... Şti'nin de sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılarak iş bu davalı yönünden de zararın tahsiline karar verilmiştir.Davalı ... A.Ş.'nin bayisini iyi seçmek onu yeterince eğitip denetlemek sorumluluğu olduğu, iş bu olayda olduğu gibi haksız fiil işlenmesi gibi durumlarda illiyet bağı kurulamayacağından herhangi kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, ifa yardımcılığı kapsamında da sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılarak davalı ... A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı çalışanının eyleminin 2010 ile 2013 yılları arasında sürdüğü davacının bu durumu 2013 yılında fark edip işlem yaptığı, aradaki süre göz önüne alınarak davacının da kendi çalışanını denetlemek yükümlülüğü olduğu kanaatine varılarak %20 hakkaniyet indirimi yapılmıştır. İş bu indirimin mahkememizce yapılan takdiri indirim olması sebebiyle davacı aleyhine vekalet ücretine takdir edilmemiştir.Davalı ... ... Anonim Şirketi yönünden beyanı; konuya ilişkin yasal mevzuat ve Yüksek Mahkeme'nin yerleşik içtihadı gereği dahili davalı müessesesi yoluyla (taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu durumlar ayrık olmak üzere ) taraf teşkili sağlanmasının hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin dava dışı şirketin davaya dahil edilmesine yönelik talebinin reddi ve HMK'nın 61 vd. maddelerine göre davanın ihbarı niteliğinde değerlendirilerek, ... Anonim Şirketi ihbar olunan olarak kaydedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; davanın davalı ... A.Ş. yönünden reddine ve davanın ... Şti yönünden kısmen kabulüne karar vermek kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ..." gerekçesiyle, davalı ... A.Ş'ye yönelik davanın reddine, davalı ... Şti'ne yönelik davanın kısmen kabulü ile 101.904,41 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı .... Şti. (eski Ünvan: .... Şti.) ile davalı ... Şti vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin kullandığı araçları kontrol edebilmek için davalı ... A.Ş. ile anlaşma yaparak müvekkilinin güvenliğinin garanti edildiği taşıt tanıma sistemine ilişkin cihazların araçlara takıldığını, bu sistem dahilinde yakıt alınarak bedellerinin ödendiğini, ancak 2013 yılında müvekkili şirket çalışanı ... ve davalı personelleri tarafından taşıt tanıma halkasının yerinden çıkarılarak yakıtın halkanın içinden geçirilerek bidonlara doldurulduğunun tespit edildiğini, Küçükçekmece 10.Asliye Ceza Mahkemesince ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, müvekkilinin objektif kriterlere göre 127.380,52 TL zararı bulunduğunu, yakıt miktarının 38.394,31 litre ve 146.300,97 TL olduğunun bilirkişilerce belirlendiğini, ancak bilirkişilerin 127.380,52 TL üzerinden objektif zarar belirlenmesi ile müvekkilinin davayı bu miktara ıslah ettiğini, mahkemenin daha önceki kararında davalılar için %50 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığını, kaldırma kararında bu orana yapılan itirazların değerlendirilmesi için de kararın kaldırıldığını, mahkemece yeniden yapılan yargılamada bu kez davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ... hakkındaki kararın hatalı olduğunu, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkilinin davalı ...'ın yetki ve sorumluluğunda olan diğer davalıdan yakıt aldığını, ... firmasının sözleşme ile taahhüt ettiği taşıt tanıma sisteminin güvenliğini tam olarak sağlamadığı için müvekkilinin zarara uğradığını, ... ve bayisi olan ... Şirketinin müvekkili araçları dışında kimseye yakıt vermemesi gerektiğini, taşıt tanıtma sisteminin güvenliğinin de davalıda olduğunu, mahkemece haksız fiil gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi halinde esasında sözleşme ilişkisi bulunduğunu, sisteme ait halkanın sökülerek bidonlara takılması ve bu bidonlara yakıt verilmesi ile sistemin güvenirliğinin sağlanamadığını, Bu olayın müvekkilinin iş yerinin dışında, davalı ... Petrolun iş yerinde ve davalı ...&...'ın güvenliğini açıkça garanti ettiği taşıt tanıma sistemi ile gerçekleştirilmesi karşısında, zararın doğmasına veya artmasına müvekkilin etkisi bulunmadığını, müvekkilinin personel seçiminde özenli davranarak denetimler yaptığını, davalıların kurup işlettiği sistemin hatası nedeniyle zarar oluştuğunu, araçlara yakıt vermek için kurulan sistem ile bidona akaryakıt verilmesinin izah edilir bir yanının bulunmadığını, davlıların, davacının çalışanının talebinin kabul edilmemesi halinde bu zararın oluşmasının mümkün olmadığını, kaldırma kararında ...'ın sorumlu olmadığına dair bir karar verilmediğini, sadece kararın gerekçesiz olmasına işaret edildiğini, buna rağmen mahkemece davalı ...'ın sorumluluğunu kaldıracak şekilde karar vermesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı .... Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece kaldırma kararında belirlenen gerekçelere uyulmaksızın verilen kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin kaldırma kararı üzerine yazdığı gerekçenin de yetersiz olduğunu, yargılamada dört kez bilirkişi raporu, bir ek rapor ve uzman görüşü alınmasına rağmen, davanın gerekçeli kararının bir buçuk iki sayfayı geçmediğini, yeniden inceleme yapılmadan önceki gerekçenin tekrar edilerek Anayasanın 141 ve HMK'nın 27.maddesinin ihlal edildiğini, bilirkişi raporlarına yönelik dilekçelerin değerlendirilmediğini, kararda raporlar ile uzman görüşüne yer verilmediğini, hangi raporda neyin tespit edildiği, tarafların neye itiraz ettikleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, mahkemece ...ve ... tarafından hazırlanan 13.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığını, mahkemenin bu raporu neden esas aldığını, diğer raporların neden dikkate alınmadığını da açıklamadığını, gerekçede toplanan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi gerektiğini, davanın reddi veya kabulünün gerekçesinin neler olduğunun açıklanması mahkemenin ulaştığı sonuca ne şekilde ulaştığının detaylıca izah edilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı ile davalı ... AŞ arasında düzenlenen taşıt tanıma sistemine ilişkin sözleşme kapsamında, davacıya ait araçlara davalı .... Şti. tarafından yapılan akaryakıt satışlarında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla oluşan davacı zararının tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ... AŞ'ye yönelik davanın reddine, diğer davalıya yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı .... Şti. vekillerince ayrı ayrı, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının taşıt tanıma sisteminin tarafı olan davalı ... Şirketi, akaryakıtın alındığı ... ve ... aleyhine tazminat davası açtığı, mahkemece ... hakkındaki davanın ayrılarak 2014/1259 Esasa kayıt edildiği ve iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı çalışanı ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan TCK'nın 155/2.maddesi gereğince Küçükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/402 Esas sayılı dosyasından kamu davası açıldığı, mahkemece 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 512 gün adli para cezasına hüküm verildiği, hapis cezasının ertelendiği, adli para cezasının 10.240 TL olarak belirlenerek taksitlendirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili 20.01.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 127.380,52 TL'ye yükseltmiştir. Davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 16.12.2012 tarihli ... Müşteri Taşıt Tanıma Sözleşmesinin incelenmesinde; sistemin özellikleri başlıklı 1.1. maddesinde sistemin ikmal edilen taşıtı, ikmal tarihi ve saatinde yakıt cinsi gibi özellikleri bileceği sözleşmenin 1.3. maddesinde sistemin çalışmasının anlatıldığı ve buna göre aracın yakıt almak üzere pompaya geleceği, pompa tabancasının yakıt deposuna sokulması halinde taşıta ait bilgilerin kontrol edilerek dolum başlayacağı, dolum bittiğinde bir kayıt fişi verileceği belirlenmiştir. Sözleşmenin 2. maddesinde tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlenmiştir. Sözleşmenin 2.1. bendinde ...'in 2.2. maddesinde ise müşterinin yükümlülükleri düzenlenmiş olup, ...'in yükümlülükleri arasında sistemin kurulumu ve işleyişininin sağlanması hususlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer davalı ise ...'ın bayisi olarak bağımsız bir tacir sıfatıyla kendi nam ve hesabına çalışmaktadır. ... doğrudan akaryakıt satışı yapmamaktadır. Sadece bayilerine akaryakıt satarak, bu sözleşme kapsamında bayilerin sattığı akaryakıtların bedelini bir sistem üzerinden tahsil etmektedir. ...'ın sistemin işleyişi, temin edilen yakıtın niteliği, personel seçiminde özen gösterilmesi gibi konular bakımından bayi üzerinde denetim yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bayinin ortalama standartlara göre çalıştırdığı kişilere ve satışına müdahale etme imkanı bulunmamaktadır. Dava konusu edilen usulsüzlükler davacı ile davalı ... arasında düzenlenen sözleşmeye aykırı bir eylemden kaynaklanmamıştır. ... gerekli olan sistemi diğer davalının işlettiği istasyonda kurarak satış yapılmasına olanak sağlamıştır. Akaryakıt, araca takılan cihazın içerisinden geçirilerek bidonlara aktarılmıştır. Bu nedenle ... tarafından sözleşme kapsamında yapılacak bir müdahale bulunmamaktadır. Yakıtın depoya takılan cihazdan geçirilmesi nedeniyle davalı ... ...'ın sözleşmeye aykırı bir davranışının bulunmadığı, davalının sözleşme ile yüklendiği edimi aşar şekilde, davacının çalışanı ile davalı bayinin çalışanlarının haksız fiil niteliğindeki eylemlerini engelleyecek önlem alınmasının davalı ...'tan beklenemeyecek olması nedeniyle bu davalıya ilişkin davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Dairemizce mahkemenin önceki kararı incelenerek HMK'nın 353/1.a.6.maddesi gereğince kaldırılmıştır. Kaldırma kararı yasa gereğince bozma kararı niteliğinde olmayıp, kararda esasa ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. Bu nedenle kaldırma kararı dışında bırakılan hususlarda mahkemenin tespit ettiği vakıaların kesinleştiğinden söz edilemez. Dosya kapsamındaki tüm belgeler ve alınan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere davacıya ait araçların depolarına takılan taşıt tanıma sistemi cihazı sökülerek bidonlara takılması ve bidonlara mazot doldurulması suretiyle usulsüzlük yapılmıştır. Tüm bilirkişi raporlarında bu olgu tespit edilmiştir. Mahkemece birden fazla rapor ve ek rapor alınmasına rağmen 13.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde her bir araca verilen usulsüz akaryakıt miktarları belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemece bu raporun esas alınması yerindedir. Diğer raporlarda da farklı zarar miktarları tespit edilmiştir. Bu kapsamda 07.12.2018 tarihli raporda 95.553,00 TL zarar belirlenirken, davalı tarafından sunulan uzman raporunda 45349 litre akaryakıtın %87'sinin uzun yıllar içerisinde bidonlara doldurulması nedeniyle bu usulsüzlüğün davalı tacir tarafından uzunca bir süre tespit edilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirlenmiştir. 26.11.2015 tarihli raporda ise zarar miktarı 148.985,28 TL olarak belirlenmiştir. Öncelikle davacı şirket uzun yıllara yayılan akaryakıt ürünlerinin alımında, kendi çalışanlarının aldığı akaryakıtın büyük bir kısmın araçlar yerine, araçlara takılan taşıtma cihazını kullanarak bidonlara doldurulması olayını kontrol etmemesi nedeniyle zararın artmasına neden olmuştur. Bu nedenle mahkemece davacının kusurlu olarak kabul edilmesi yerindedir. Uzun yıllara yayılan ve haksız fiil oluşturan bu eylemlerden meydana gelen zararın miktarının tam olarak tespit edilemediği durumlarda mahkemece TBK'nın 114/son maddesi yollamasıyla TBK'nın 50 vd. maddelerindeki düzenlemelere göre zarar miktarının tespiti kanuna uygundur. Bu kapsamda TBK'nın 51.maddesi gereğince hakim tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği kuralı ve zarar görenin zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa tazminatın indirilmesine ilişkin TBK'nın 52.maddesine uygun şekilde işlem yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece uzun süren yargılama süresince taraflara hukuki dinlenilme hakkı sağlandığı, tarafların delillerinin toplandığı, bilirkişi raporları alındığı, hükme esas alınan delillerin gerekçeli kararda hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde ve yeterli şekilde değerlendirildiği, davalı ...'ın zarardan sorumlu tutulmamasının nedenlerinin açıklandığı, ayrıca zarardan indirim yapılmasına ilişkin somut gerekçe oluşturulduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekili ile davalı ... Şti vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin ve davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 116,60 TL nispi istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 5.220,81 TL nispi istinaf karar harcının davalı .... Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.