İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/606 E. 2025/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/606
- Karar No
- 2025/714
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/606 Esas - 2025/714 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/606 Esas KARAR NO : 2025/714
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 04/11/2021 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 YAZIM TARİHİ : 02/12/2025
ESAS DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, ... San. Ltd. Şti.'ne 08.01.2016, 17.04.2017 ve 10.10.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri dayanarak muhtelif tarihlerde krediler kullandırıldığını, diğer davalılar ..., ... ve ... ise anılan kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, müvekkili bankanın fazlaya dair haklarını saklı tutmak kaydıyla ....Noterliği aracılığıyla 15.10.2020 tarihli .... yevmiye nolu kat İhtarnamesi ve 23.10.2020 tarihli .... yevmiye nolu Ek Kat İhtarnamesini Davalılara keşide ederek kredilerinin kat edildiğini, 01/11/2017 tarihinde düzenlenen .... referans no 30.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 48 saat içerisinde iadesi veya karşılığının nakit depo edilmesini, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 1.839.890,01 TL, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 598.608,87 TL, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 1.859.211,82 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.637,51 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.979,19 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.979,19 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.977,04 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.943,70 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.910,36 TL, olmak üzere toplamda 4.309.137,69 TL'nin noter masrafları, işleyecek faiz, BSMV ve diğer her nevi masrafları ile ihtarnamenin muhataplara tebliğinden itibaren bir işgünü içerisinde ödenmesini, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiğini, ödemeler yapılmadığından müvekkili bankanın anılan sözleşmeleri, 21.03.2016 tarihli Şirket Kredi Kartı Başvuru Formu ve Sözleşmesini, ihtarnameleri ve noterlik makbuzunu dayanak göstererek davalılar hakkında ....E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Davalılar borcun bir kısmının ödendiği iddiası ile borca, faize, tüm ferilere itiraz ettiklerini, itirazları nedeni ile ....takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu itirazları ödemeyi geciktirmeye yönelik, haksız ve kötüniyetli olduğunu, itiraz dilekçelerinde itirazlarına dayanak herhangi bir belge sunmadıklarını, davalılarla akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinin 14-14.8 ve 33.1-33.2 v.b. Maddeleri gereğince takibe konu kredi alacağı için .... iletilen Faiz Bildirimi ve Eki Kredi İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Tablosu kapsamında yıllık %50 temerrüt faizi uygulandığını, bu oran 32.2. maddede yer alan “Müşteri bu sözleşmeden doğmuş olan borçlarının ifasında, kredi vade ve türlerine bakılmaksızın özellikle kredi anapara dönem faizi ve teferruatını vadesinde ödemediği takdirde hiçbir ihbar ya da ihtara gerek kalmaksızın borçlarının tamamının muaccel olacağını ve muacceliyeti takip eden günden itibaren temerrüde düşmüş sayılacağını, bu andan itibaren bu suretle veya sair bir suretle temerrüde düştüğü veya düşürüldüğü takdirde hesaplarına temerrüd tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüd uygulanmasını .... ve onun yerine kaim olacak fon ve fonlara yapılması gereken fon kesintisini de ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmü gereğince talep edildiğini, Müvekkili Bankanın TL bazında en yüksek faiz oranı yıllık %50 olarak tespit edilerek ....'na bildirildiği için bu doğrultuda gecikme faizi %50 olarak belirlenmiş olmasında taraflar arasındaki sözleşme ve yasa hükümlerine aykırılık bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 36.1. maddesi “Banka, bu sözleşme ve eklerinden gerek her ne nitelikte olursa olsun, her türlü hesaplar senetler ve taahhütlerinden dolayı müşterinin, bankaya borçlu bulunduğu paraların tahsili amacı ile müşteri aleyhine dava açmak ya da icra takibi yapmak suretiyle alacaklarını tahsil etmek zorunda kalırsa, bu konuda takdiri bankaya ait olmak üzere, (noter kanalıyla yapılacak her türlü ihtarname ve ihbarnameler de dahil) yapacağı her türlü masrafları ve davanın takibin sonuçlandığı tarihte yürürlükteki .... Avukatlık Asgari Ücret tarifesi'nin üç katı tutarında avukatlık ücretini, bankanın kendi avukatına daha fazla ücret ödemesi halinde aradaki farkı ödemeyi müşteri ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil(ler) kabul ve taahhüt ederler.” hükmü uyarınca Davalılar icra dosyasına konu edilen tüm alacak kalemlerinden sorumlu olduklarını, İleri sürerek, re'sen nazara alınacak nedenlerle Davalıların ..... sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazların iptaline, takibin aynen tüm fer'ileri ile birlikte devamına, asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmelerine hükmolunmasını talep etmiştir. ESAS DAVADA CEVAP: Davalılar müşterek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın .... E. sayılı ilamsız icra takibinin dışında, .... E. sayılı dosyası tahtında müvekkillerinden ... adına kayıtlı ....parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde (1.) dereceden 5.000.000,00 TL değerindeki taşınmazı ile ilgili ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte başlattığını, İpotekli taşınmaz için ....Tal. sayılı dosyasından yapılan kıymet takdirinde değeri 7.000.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu değerin düşük tespit edildiği yönündeki itirazlarıyla ilgili ....E. sayılı dava dosyasından görülen Kıymet Takdirine İtiraz Davasının halen derdest olduğunu, Ayrıca takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olarak başlatılmasından ötürü yaptıkları şikayet ile ilgili .... E. sayılı dosyasından verilen şikayetin reddine dair Kararın da istinaf incelemesi devam ettiğini, davacı bankanın ipotek dışında ayrıca makine rehinleri de bulunduğunu, kullanılan kredilerin geri ödenmesi işlemlerini teminat altına almak amacıyla Davacı Bankaya İİK'nın "rehin" olarak belirttiği anlamda "rehin" ve "ipotek" teminatları verildiğini, İpotekli taşınmazın gerek değeri, gerekse ipotek limiti davacı bankanın alacağının üzerinde olduğunu, İİK'nun 45. maddesi, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğini belirten amir hüküm olduğunu, hal böyle iken müvekkillerinin itirazlarında niyetli olduğundan bahsedilmesinin kabulü mümkün olmadığı gibi, aksine amir hüküm karşısında kanuna aykırı işlem yapan davacı bankanın kötü niyetinden söz edilmesi gerektiğini, .... Dairesi'nin, - 30.03.2021 T. .... sayılı kararında, “... müteselsil kefil kendi kefaletinin teminatı olarak ipotek vermiş ise asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK. 45. maddesi uyarınca önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmadığını şikayet konusu yapabilir... Bu hükme uyulmadan müteselsil kefil hakkında takip yapılması halinde takip borçlusu olan müteselsil kefil süreye bağlı olmaksızın icra mahkemesine başvurarak takibin iptalini isteyebilir” denildiğini, - ..... 24.06.2021 T. .... sayılı kararında, “ sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek ise bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nun 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır (Dairemizin 2..... sayılı ve ..... sayılı içtihadı). Öte yandan alacağın ipotekle karşılanmayan kısmı için müteselsil kefil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabilir denildiği, İşbu kararların huzurda görülen davaya uygulanmasında, müvekkili ...'in verdiği ipoteğin limiti takip tutarının üzerinde olduğundan ve ipotek resmi senedi açıkça Bankaya olan kefaletlerine karşılık verildiğini de belirttiğinden, hakkında ilamsız takip başlatılmayacağını, .... Dairesi'nin, 09.02.2021 T. .... 1294 sayılı kararında,”...Kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nın 45. maddesinde öngörülen vehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu bulunduğu 21.12.2020 T. ....: ....sayılı kararında, "...Alacaklı bankanın şikayete konu takipteki alacağın ipotek ile temin edilmiş olduğuna ilişkin cevabi yazısı ekinde bulunan resmi akit tabloları incelendiğinde, ipoteğin, gerek kredi borçlusu şirketin ve gerekse — İpotekli “taşınmaz — malikinin her türlü — sözleşmeden, — kefaletinden, kaynaklanan doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatı olarak tesis edildiğinin ve ipotek üst sınırı toplamının da 1.280.000 TL olduğunun görüldüğü, bu durumda, şikayetçi borçlunun kefalet borcunun, bu ipoteklerin teminatı kapsamında olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 45. maddesinin amir hükmü gereği hakkında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olup, mahkemece, şikayetin kabulü ile şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayete konu takip tarihi itibariyle henüz rehin paraya çevrilmediği halde yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu...” 30.06.2020 T. .... sayılı kararında, “...kredi sözleşmesinin Müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak İpotek vermişler ise bu halde asıl borçlu gibi haklarında öncelikle İİK'nun 45. maddesinde öngörülen rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunluluğu vardır (Dairemizin ..... sayılı ve .... sayılı içtihadı). Öte yandan alacağın ipotekle karşılanmayan kısmı için müteselsil kefil aleyhine genel haciz yolu ile takip yapılabilir...” İşbu kararlar gözetildiğinde müvekkili ...'in verdiği ve .... E. Sayılı dosyası tahtında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinden satışı devam eden taşınmazın ipotek resmi senedinin 1. maddesi, "kefalet" hükmünü içerdiğinden, ipoteğin limiti 5.000.000,00 TL'de davacı bankanın alacağını karşılar nitelikte olduğundan ipotekli taşınmazı paraya çevirmeden ... hakkında ilamsız İİK.'nun amir hükmü karşısında ip başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın İİK'nın amir hükmü karşısında kötü niyetli olarak hareket ettiğini, Müvekkili ... San. Ltd. Şti.'nin hali hazırda kullandığı fabrika bina ve arsasının müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu ve bu taşımaz üzerinde 5.000.000,00 TL limitle 1. derece Davacı Banka lehine ipotek bulunduğunu, Ayrıca müvekkili ... San. Ltd. Şti.'nin maliki olduğu sıfır değeri 1.500.000,00 EURO ve ikinci el değeri yaklaşık 750.000,00 EURO olan bir makine üzerinde davacı bankanın rehni bulunduğunu, işbu makinenin, müvekkili ... San. Ltd. Şti.'nin fabrikasında aktif olarak kullanılmakta olduğunu, makinenin değerinin en az, müvekkiline ait fabrikanın değerine eşit olduğunu, davacı tarafından takibin bu makine üzerinden yapılmış olması halinde bir rehin limiti de bulunmadığından tek başına alacağın faiz ve fer'ilerini dahi karşılayabilecek nitelikte olduğunu, Anılan makina üzerinde, .... Noterliğinin, -18.10.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı Taşınır Rehin Sözleşmesi ile 750.000,00 TL değerinde 1. derece, - 16.07.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı Taşınır Rehin Sözleşmesi ile 1.500.000,00 TL değerinde 2. derece, - 24.09.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı Taşınır Rehin Sözleşmesi ile 1.500.000,00 TL değerinde 2. Derece, olmak üzere üç farklı rehin işlendiğini, rehin belgelerinin ekte sunulduğunu, Davacı bankanın rehne konu makinin paraya çevrilmesi için ....E. sayılı icra dosyası tahtında da usulsüz olarak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, bu takibe ilişkin itirazlar üzerine de davacı bankanın .... E. sayılı dosyası tahtında itirazın iptali davası açtığını, davacı banka elindeki teminatlardan çok müvekkili şahısları hedef alarak aile hayatlarına da zarar vermeyi hedefleyecek şekilde varlıklarına yöneldiğini, Davacı bankanın yaklaşık 4.000.000,00 TL anapara alacağının karşılığı olarak mevcut ipotek ve rehin teminatları değerinin 10.000.000,00 TL olduğunu, kaldı ki, söz konusu takiplere müvekkillerinin itiraz etmedikleri düşünülse dahi yapılacak tüm hacizlerin "taşkın haciz" olacağı da açık olduğunu, Davacının rehin ve ipotekleri paraya çevirmek yerine huzurda görülen davaya dayanak ilamsız icra takibini başlatması dahi salt müvekkillerinin tüm kaynaklarını durdurup, haksız alacağına itiraz edebilmelerine engel olarak müvekkillerinin iflasına sebep olmakta olduğunu, yine, rehinleri bir kenara bırakıp bu davayı açması, fazladan teminatı için tahsilat sağlama ve vekalet ücreti alma çabasından başka bir şey olmadığını, hatta davacı bankanın müvekkillerine zarar verme çabası, tahsilat yapma çabasına oranla o kadar yüksek olduğunu, Davayı açarken dahi kanunun emredici hükümlerine dikkat etmeden müvekkili Şirket ile ...'e takip başlattığı gibi, itirazın iptali davasına da bu müvekkillerini dahil ettiğini, Davacı Banka, her bir ... ile birlikte müvekkillerinin tümünün imzasını taşıyan teminat bonoları da aldığını, ayrıca kredilerin son yapılandırılması sırasında her bir taksit için ayrı ayrı da teminat senetleri de aldığını, Davacı banka, huzurda görülen davada ipotek belgelerini ve rehin belgelerini imtina ettiği gibi, bu bonoları da bildirmekten imtina ettiğini, Müvekkili şirketin kendi makine teminatı ve ...'in gayrimenkul teminatı dışında diğer kefiller ... ve ... de senet vererek kefalet borçlarına karşılık teminat verdiklerini, İhtarnamenin keşide edilmesi ile birlikte müvekkili şirketin tüm ödemeleri yaptığı hesaplara ulaşmasını davacı bankaca engellenmişken, bir diğer deyişle davacı banka yaptığı ödemeleri kendi uhdesinde gizlemişken bunun ispatını müvekkilinden talep etmesinin de hukukla bağdaşmayacağını, Muhtelif tarihlerde krediler kullanan müvekkilinden davacı banka bu kredilere ilişkin birçok kalemde hukuka uygun olmayan masraflar aldığını, hukuka uygun olmayan işlemler masraf kalemi ile kalmadığını, sözleşmelere aykırı olarak ve müvekkilinin bilgisi dışında bedeller de tahsil ettiğini, Davacı banka tek tarafın hazırladığı ve çok sayıda haksız şart içeren imzalattığı sözleşmelere istinaden müvekkilinin muvafakati alınmaksızın alınan bedellerin tamamı, gerçekte kredilerin ödenmesi amacını içermekte olduğunu, Bunun dışında, davacı banka tarafından kredilerin yapılandırılması adı altında yapılan işlemlerde de Davacı Banka tarafından her seferinde fahiş rakamlar tahsil ettiğini, hatta kredilerin yeni bakiyeleri ve faiz oranlarını da davacı bankanın tek taraflı işlemiyle ve her seferinde müvekkili aleyhine belirlendiğini, Talep ettikleri belgelerin davacı bankadan celbi sonrasında bilirkişiler tarafından kredilerin açılışından itibaren hesaplanması halinde bu iddialarının gerçekliğinin ortaya çıkacağını, müvekkili şirket tarafından düzenli olarak krediler ödenirken tüm dünyada etkili olan Covid-19 pandemisinin etkisi ile ödemelerinde aksama oluşması üzerine davacı bankadan kredilerinin yapılandırılmasını talep ettiğini, aynı zamanlarda diğer bankaları ile de görüşerek tüm kredileri yönünden o zaman bankalar tarafından genel olarak uygulanan şartlar dahilinde öteleme hakkını kullandığını, Bu sırada davacı banka, müvekkillerinin krizden etkilenmemek için yaptığı bu hamleden çıkar sağlamak amacıyla kredileri piyasada uygulanan genel şartların çok üzerinde ve ağır faiz ve şartlarla yapılandırdığını ve ... tarafından belirlenen kriterleri ve şartları yerine getirmeden takip hesaplarına aldığını, Müvekkilinin kredilerini ötelemesinden önce yaptığı ödemeleri yok sayan ve yüksek faiz ile kredileri yeniden yapılandıran davacı banka, yeni oluşan kredilerin geri ödemesini de gerek piyasadaki uygulamalar, gerek ... Tebliğlerinde uzatılan 180 günlük süre ve sair hususları dikkate almadan takip hesaplarına aktararak, garanti tahsil edeceği krediyi uzun vadede taşımak yerine müvekkilinin mahvına sebep olacak şekilde tahsile giriştiğini, aslında bankanın bu hamlesi, müvekkilinin ödeme güçlüğü içerisinde bulunmasından deği kendisinin uzun vade krediler vermeyi bırakmasından, yani aslen kendi sermaye yetersizliğinden kaynaklandığını, Davacı banka, son ötelemeyi yaparak müvekkilden olan alacağını büyüttüğünü, sonrasında da yasal süreleri beklemeyerek alabileceği bedelin yükselmesini sağladığını, davacı Banka her işlemde müvekkilinden faizleri tekrar ve tekrar tahsil ettiğini, celbini talep ettikleri belgeler geldiğinde ve akabinde hazırlanacak bilirkişi raporunda da bu durumun görüleceğini, Keşide edilen ihtarnameler ekindeki alacak kalemlerine bakıldığında altı adet ve her biri yaklaşık 2.000,00 TL Muhtelif Alacak Hesabı bulunduğunu, bu hesapların neye ilişkin olduğu ihtarnameden anlaşılmamakla birlikte kuvvetle muhtemel haksız masraf alacaklarına ilişkin alacaklar olduğunu, Davacı bankanın talep ettiği temerrüt faizin fahiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 T. .... sayılı kararında, “...TBK'nın 88. ve 120. maddelerinin ticari işlerde uygulanamayacağı -Yargıtay uygulamasında bankaların .... bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiş olması halinde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi. tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmedeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacağın tespit edilmesi ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerektiğini belirtmiştir. Kararın gerekçesinde, "Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların .... bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oram da belirlenmemiştir...” denilmekte, buna göre, davacının kendi beyanları ile belirttiği üzere, "davacı bankanın .... bildirdiği en yüksek faiz oranının %100 fazlasının" somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığını, faizin, kredinin kat tarihine göre, müvekkile ait mevcut krediler ile aynı şartlarda (teminatlı, Uzun vadeli ve 2 milyon TL civarı tutarlı) krediler yönünden uyguladığı faiz oranlarının talep edilerek ortaya çıkacak ortalama orana göre hesaplanmasının gerektiğini, Genel Kredi Sözleşmeleri'nin kefalet bölümlerine bakıldığında tüm ...'lerdeki el yazılarının müvekkile ...'in kendisine ait olmadığının açıkça anlaşıldığını, ancak tüm ...'lerin imza incelemesinin yapılması yerine hangi ... kapsamında kredilerin kullandırıldığının tespiti ardından imza incelemesi yapılmasının makul olduğunu düşündüklerini, müvekkil ...'in el ü olduğunu bildirdikleri yazıların celp edilebileceği resmi kurumlara ilişkin liste delilleri kısmında bildirildiğini, Mahkemece söz konusu belgelerin celbi ve Mahkemece gerek görülmesi halinde huzurda alınacak yazı örnekleri bilirkişiye verilerek alınacak rapor ile hangi ....'lerden hangisi veya hangilerinin müvekkilinin el yazısı ile yazılıp imzalandığını tespit etmenin mümkün olacağını, bu husus sorumluluk bedelini etkileyeceği için araştırılmasının önemli olduğunu, savunarak, re'sen de dikkate alınacak sebeplerle, Müvekkilleri ... San. Ltd. Şti. ve ... yönünden ilamsız takip açılamayacağından davanın reddi ile bu müvekkilleri lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Diğer müvekkilleri ... ve ... yönünden, fazladan açılan takip miktarı ile fazla talep edilen faiz miktarı nedeniyle davanın reddi ile alacaklının kanununun amir hükümlerine aykırı haksız takibi nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Kabul edilen bir kısım bulunması halinde, itiraz dışında başka bir yolla kendisinden fazladan talep edilen bedelleri ödemeye engel olamayacaklarından haklarında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmemesini, talep etmektedir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile Davalı ... San. Ltd. Şti. arasında 08.01.2016, 17.04.2017 ve 10.10.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığını, kredinin teminatını teşkil etmek üzere davalı ... San. Ltd. Şti.'ne ait .... Model ... Seri Numaralı .... cihazının Taşınır Rehin Sözleşmesinin taraflarca hazırlanarak .... Noterliğinin 24.09.2019 tarih ve ... yevmiye numarasından noter huzurunda imzalanarak, Rehin Siciline Tescil Tarihi / Saati :24.09.2019 12:01 Tescil Numarası : .... olarak tescil edildiğini, Davalı ... San. Ltd. Şti.'ne fazlaya dair hakları saklı tutmak kaydıyla .... Noterliği aracılığıyla 15.10.2020 tarihli .... yevmiye nolu Kat İhtarnamesi ve .... yevmiye nolu Ek Kat İhtarnamesi keşide edilerek kredilerinin kat edildiğini, anılan ihtarnamelerle, 01.11.2017 tarihinde bankamızca düzenlenen .... referans no 30.000 TRY tutarlı teminat mektubunun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 48 saat içerisinde iadesini veya karşılığı kadar bankamıza nakit depo edilmesini, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 1.839.890,01 TL, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 598.608,87 TL, .... numaralı Kurumsal Kredi için toplamda 1.859.211,82 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.637,51 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.979,19 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.979,19 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.977,04 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.943,70 TL, .... numaralı Muhtelif Alacak Hesabı için toplamda 1.910,36 TL, olmak üzere toplamda 4.309.137,69 TL'nin noter masrafları, işleyecek faiz, BSMV ve diğer her nevi masrafları ile ihtarnamenin muhataplara tebliğinden itibaren bir işgünü içerisinde ödenmesini, aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı ve rehinli taşınırın satışının talep edileceğinin ihtar edildiğini, İhtarlara rağmen borç ödenmediğinden Rehin Sözleşmesine dayalı olarak .... E. sayılı dosyası ile Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi istemli ilamsız icra takibi başlatıldığını, İcra takibinde; -....Noterliği 15.10.2020 tarihli .... Yevmiye Nolu Kat İhtarnamesi Ekli Hesap Özeti, Noterlik Makbuzu ve Tebliğ Şerhi, - ....noterliği 23.10.2020 Tarihli .... Yevmiye Nolu Ek Kat İhtarnamesi Ekli Hesap Özeti Noterlik Makbuzu ve Tebliğ Şerhi, - 08.01.2016, 17.04.2017 ve 10.10.2018 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, - 21.03.2016 tarihli Şirket Kredi Kartı Başvuru Formu ve Sözleşmesi, - .... Noterliği 24.09.2019 tarih ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi, Dayanak olarak gösterildiğini, Davalı borçlu icra dosyasına verdiği borca itiraz dilekçesinde müvekkili bankaya borçlu olmadığını bildirilerek borca, faize, tüm ferilere itiraz ettiğini, itiraz nedeni ile icra müdürlüğü takibin durdurulmasına karar verdiğini, itirazı ödemeyi geciktirmeye yönelik, haksız ve kötüniyetli olduğunu, Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu ile takip yapılmış olduğundan işbu davada 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanun'nun uygulanacağını, davalı şirket her ne kadar TMK'ya atıfta bulunarak rehin konusu menkulün teslim edilmediğini bu nedenle takip konusu rehin sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia etmekte ise de taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın temeli ticari işlemlerde teslimsiz taşınır rehni olduğunu, 6750 sayılı Kanun'un "Rehin Hakkının Kurulması" başlıklı 4. Maddesinde: “(7) Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin sicile tescil edilmesiyle kurulur. (4) Yazılı olarak düzenlenen rehin sözleşmesinin Sicile tescil edilebilmesi için tarafların imzalarının noterce onaylanması veya sözleşmenin Sicil yetkilisinin huzurunda imzalanması şarttır. (6) Rehin sözleşmesinde aşağıdaki hususların yer alması zorunludur: a) Rehin sözleşmesinin tarafı; 1) Ticari işletme ise ticaret unvanı, MERSİS numarası, temsil ve ilzama yetkili temsilcinin adı, soyadı ve imzası, b) Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı, c) Rehne konu varlık ile bu varlığın ayırt edici özelliklerini belirten seri numarası, markası, üretim yılı, şasi numarası, belge seri numarası, varsa .... ya da .... Sanayi ürünü kodu gibi hususlar... ” hükmünü amir olduğunu, .... Noterliği'nin 24.09.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı rehin sözleşmesi taraflarca yazılı olarak düzenlenip imzaları noterlikçe onaylandığı ve 24.09.2019 tarihinde ve 12:01 saatinde .... Noterliği tarafından .... tescil numarası ile Rehinli Taşınır Sicili Tescil İşlem Belgesi düzenlendiğini, rehnin azami miktarının 1.500.000.00 TL olduğu hususları rehin sözleşmesinde taraflarca karşılıklı kabul edildiğini, Rehne konu varlık olan ... seri numaralı, .... model. .... markalı menkul tüm ayırt edici özellikleri ile beraber rehin sözleşmesine Kanun'a uygun şekilde konu edildiğini, akdedilen rehin sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğunu, rehin konu menkul 6750 sayılı Kanun'a göre üzerinde rehin hakkı kurulabilen varlıklardan olduğunu, Davalının itirazları sadece müvekkili bankanın alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, Ayrıca, davalı şirket .... E. sayılı dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde rehin konusu menkulün rehinli gayrimenkul içerisinde yer aldığından dolayı mütemmim cüz konumunda olduğunu bu nedenle rehin sözleşmesinin de geçersiz olduğunu iddiasının yersiz olduğunu, Davalı şirket itiraz dilekçesinde, borcun tespiti halinde takip konusu miktarın rehin sözleşmesinden karşılanmasına onay verdiğini belirterek rehin sözleşmesinin geçerliliğini icra takibine yapılan itiraz dilekçesinde kabul ettiğini, Genel Kredi Sözleşmelerinin 14-14.8 ve 33.1-33.2 v.b. maddeleri gereğince ve müvekkili Banka tarafından .... iletilen faiz bildirimi ve eki kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları tablosu kapsamında yıllık %50 temerrüt faizi uygulandığını, bu oran 32.2. yaddede yer alan “Müşteri bu sözleşmeden doğmuş olan borçlarının ifasında, kredi vade ve irlerine bakılmaksızın özellikle kredi anapara dönem faizi ve teferruatını vadesinde ödemediği takdirde hiçbir ihbar ya da ihtara gerek kalmaksızın borçlarının tamamının muaccel olacağını ve muacceliyeti takip eden günden itibaren temerrüde düşmüş sayılacağını, bu andan itibaren bu suretle veya sair bir suretle temerrüde düştüğü veya düşürüldüğü takdirde hesaplarına temerrüd tarihinden itibaren borç ödeninceye kadar bankanın temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli kredilerinden cari kredi faiz oranı en yüksek olanının %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüd faizi uygulanmasını .... ve onun yerine kaim olacak fon ve fonlara yapılması gereken fon kesintisini de ödemeyi kabul ve taahhüt eder” hükmü gereğince talep edildiğini, müvekkili bankanın TL bazında en yüksek faiz oranı yıllık %50 olarak tespit edilerek ....'na bildirildiğini, bu doğrultuda gecikme faizinin %50 olarak belirlenmiş olmasında taraflar arasındaki sözleşme ve yasa hükümlerine aykırılık bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesi'nin 36.1. maddesi “Banka, bu sözleşme ve eklerinden gerek her ne nitelikte olursa olsun, her türlü hesaplar senetler ve taahhütlerinden dolayı müşterinin, bankaya borçlu bulunduğu paraların tahsili amacı ile müşteri aleyhine dava açmak ya da icra takibi yapmak suretiyle alacaklarını tahsil etmek zorunda kalırsa, bu konuda takdiri bankaya ait olmak üzere, (noter kanalıyla yapılacak her türlü ihtarname ve ihbarnameler de dahil) yapacağı her türlü masrafları ve davanın takibin sonuçlandığı tarihte yı teki .... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin üç katı tutarında avukatlık ücretini, bankanın kendi avukatına daha fazla ücret ödemesi halinde aradaki farkı ödemeyi müşteri ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil(ler) kabul ve taahhüt ederler.” hükmü uyarınca davalılar icra dosyasına konu edilen tüm alacak kalemlerinden sorumlu olduklarını, İleri sürerek, re'sen nazara alınacak nedenlerle davalının .... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen tüm fer'ileri ile birlikte devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine hükmolunmasını talep etmektedir. BİRLEŞEN DAVA CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka, müvekkili hakkında huzurda görülen davaya dayanak .... E. sayılı icra takibi dışında, .... E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile .... E. sayılı ilamsız, icra takipleri başlattığını, Davacı Banka .... E. sayılı dosyasından başlatılan takibe müvekkilinin itirazı nedeniyle .... E. sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtığını, söz konusu davada talep edilen alacak ile huzurda görülen davada talep edilen alacak aynı alacak kalemlerine ilişkin olduğundan, huzurda görülen davanın, derdest .... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, Rehne konu makine üzerinde takibe dayanak yapılan .... Noterliği'nin 24.09.2019 tarih ve ... yevmiye numarasından 1.500.000,00 TL değerinde (2.) derece taraf imzaları onaylı Taşınır Rehin Sözleşmesi dışında davacı banka lehine .... Noterliği'nin 18.10.2018 tarih ve ... sayılı 750.000,00 TL değerinde (1.) derece rehni, .... Noterliği'nin 16.07.2019 tarih ve ... sayılı 1.500.000,00 TL değerinde (2.) derece Taşınır Rehin Sözleşmelerinin de bulunduğunu, takibe dayanak yapılan rehin belgesi, kendisinden önce yine alacaklı tarafından tesis edilen 16.07.2019 tarihli rehin belgesi ile aynı dereceden tesis edildiğinden bu haliyle usulsüz ve hatalı olduğunu, Her üç rehin belgesinin alacaklısının da aynı alacaklı, huzurda görülen davanın davacısı, olması itibari ile fek gerçekleştirmeden aynı dereceye rehin tesis etmesi, kendisinin hatası olduğunu, derecesi diğer derece ile mükerrer olan rehin belgesi ile başlatılan takip de usulsüz olacağını, diğer rehin belgeleri takibin dayanağı olmadığından, huzurda görülen davada alacağını başkaca bir rehin belgesine dayandırması da mümkün olamayacağını, Rehnin üst dereceden istifade etmesi hukuken ve sözleşme şartlarına uygun, aşağı dereceye inmesi gibi bir düzenleme bulunmaması nedeniyle takip usulsüz rehin belgesi ile başlatıldığını, ancak sayın mahkemece bir an için rehnin hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi, bu durumda rehin alacağının 1.500.000,00 TL değil, 3.750.0000,00 TL olması nedeniyle gerek takibin gerekse davanın eksik harçla ikmal edildiğini kabul edilmesinin gerekeceğini, Davacı bankanın .... E. sayılı icra takibi ile, bu davada taraf olmayan ... adına kayıtlı ....parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde davacının (1.) dereceden 5.000.000,00 TL (beş milyon Türk Lirası) değerindeki ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile işlemler devam ettiğini, taşınmazın değeri .... Tal. sayılı dosyasından yapılan kıymet takdirine göre 7.000.000,00 TL olarak değerlendirildiğini, bedelin düşük tespit edildiği yönünde yaptıkları itiraz .... E. sayılı dava dosyasından görüldüğünü, Takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip olarak başlatılmasına karşı yaptıkları şikayet ile ilgili .... E. sayılı dosyasından şikayetin reddine dair karar verildiğini, bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi devam ettiğini, İpotek gerek limiti, gerek değeri itibari ile alacaklının takibe dayanak ihtarname ile talep ettiğialacağını karşılayacak değerde olduğunu, İİK'nun "Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında; "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir" denildiğini, Kanunda geçen rehin kavramı "Kanundaki Istılahlar" başlıklı 23. Madde'nin 2. Fıkrası'nda "Sadece "Rehin" tabiri, "ipotek" ve "taşınır rehni" tabirlerine giren bı rehinlerini ... İfade etmektedir" denildiğini, Kanun, alacaklının alacaklarının taşınır ve/veya taşınmaz rehniyle teminat altına alınması halinde rehin veren ve kredi borçlusu yönünden ilamsız takibe geçilemeyeceğini amir imle düzenlediğini, alacaklının elinde farklı takiplere konu olacak rehinler bulunması halinde bunların birbirlerine üstünlüğünü belirlemediğini, bu hususu açıklayan en yakın tarihli ..... 09.06.2021 T. .... sayılı kararında, “İİK'nın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkında ki 167'nci madde hükmünün mahfuz olduğu, aynı Kanun'un 167. maddesinde ise alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; ... Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı tarafindan borçlular hakkında 17.01.2017 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayete konu ...Esas sayılı takip dosyası ile de borçlular hakkında aynı tarihte bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, her iki takibe ilişkin takip talebinde de "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsili talebidir" ibarelerinin yazılı olduğu, her ne kadar anılan takip dosyalarında yer alan alacak miktarları kesin olarak birbirleri ile uyuşmasa da, alacaklı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde her iki takip dosyasına konu alacağın aynı borç ilişkisinden kaynaklandığının belirtilmesi karşısında, her iki takip dosyasına konu borcun aynı olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK'nun 45/1 madde hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Bu husus kamu düzeni ile İlgili olup süresiz şikayete tabidir. Bölge Adliye Mahkemesinin, ipotekli takip dosyasında yapılan kiymet takdir raporunu esas alarak takibin semeresiz kalacağına ilişkin gerekçesi, satışın muhammen değerin üzerinde bir bedelle de yapılabilmesi mümkün olduğundan ve şikayet tarihi itibariyle ipotekli takip henüz derdest olduğundan yerinde bulunmamıştır. O halde; kambiyo takibine ilişkin borçla ilgili olarak, ... Esas sayılı dosyasında İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan derdest takibin bulunduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi'nin şikayetin kabulüne yönelik kararı yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesi'nce alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.” denildiğini, Yargıtay, bu kararı ile, alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibini tercih etmesi halinde artık o takip derdest olduğu sürece başkaca bir icra takibine geçemeyeceğini belirttiğini, ayrıca kararda, bozulmasına karar verilen Bölge Adliye Mahkemesi'nin “ipotekli taşınmazın değerinin borcun altında kalması" yönündeki belirlemesinin de bu durumu değiştirmeyeceğini belirttiğini, her ne kadar dava dışı ... tarafından davacı bankaya verilen ipotek, gerek limiti, gerek değeri itibari ile davacının alacağını karşılayacak tutarda ise de, bu tutarın altında satışının yapılması ihtimali durumu değiştirmeyeceğini, söz konusu karar, teminatlar arasında bir üstünlük belirlememekle birlikte, bir teminatın paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibin derdest olduğu müddetçe başkaca bir teminatın paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu edilemeyeceğini belirtmesi anlamıyla da önemli olduğunu, Yargıtay, İİK'nın 45. maddesini bir bütün olarak kabul edip bir takip türünün seçilmesi durumunda o takip derdest olduğu sürece farklı bir takibe geçemeyeceğini belirtildiğini, Kanunun amir hükmü gereği hukuka aykırı olarak başlatılan icra takibine itirazın hukuka aykırı olduğundan bahsedilmesi de mümkün olmadığını, amir hükme aykırı takibi başlatan alacaklının kötü niyetinden söz etmenin daha doğru olacağını, Davacı banka, her bir .... ile birlikte müvekkilinden, kendisi ve dava dışı kefillerinin tümünün imzasını taşıyan teminat bonoları ile kredilerin son yapılandırılması sırasında her birtaksit için de ayrı ayrı teminat senetleri aldığını, huzurda görülen davada ipotek belgelerini ve takibini, ilamsız icra takibini Ve bu bonoları bildirmekten imtina ettiğini, Davacı banka kullandırılan kredilerin yapısı sürekli artan bir teminat artı teminat artı teminat olarak ilerlediğini, alacağını tahsile yarayacak ve borçluya en az zarar verecek şekilde takibe başlaması gerekirken ve kanunun amir hükümlerine de aykırılık teşkil edecek şekilde devam etme isteği, ... nezdinde üç dönem milletvekilliği ve .... başkan vekilliği gibi önemli görevler ifa eden müvekkili ... ve ailesini itibarsızlaştırma çabasından başka bir şey olmadığını, Müvekkili davacı bankadan muhtelif tarihlerde kullandırdığı kredilerini yapılandırdığını, davacı banka kredilere ilişkin müvekkilinden bir çok kalemde hukuka uygun olmayan masraflar tahsil ettiğini, müvekkilinin muvafakati alınmaksızın alınan bedellerin tamamı, gerçekte kredilerin ödenmesi amacını içerdiğini, kredilerin yapılandırılması adı altında yapılan işlemlerde de davacı banka tarafından her seferinde fahiş rakamlar tahsil ettiğini, kredilerin yeni bakiyeleri ve faiz oranları da bankanın tek taraflı işlemi ile ve her seferinde müvekkili aleyhine belirlendiğini, Davacı bankadan celbini talep ettikleri belgelerin incelenmesi ile kredilerin açılışından itibaren hesaplanılması halinde bu iddialarının gerçekliğinin ortaya çıkacağını, Covid-19 pandemisi etkisi ile müvekkilinin ödemelerinde aksama oluşması üzerine davacı bankadan kredilerinin yapılandırılmasını talep ettiğini, aynı zamanlarda diğer bankaları ile de görüşerek tüm kredileri yönünden o zaman bankalar tarafından genel olarak uygulanan şartlar dahilinde öteleme hakkını kullandığını, müvekkili krizden etkilenmemek için yaptığı bu hamleden Davacı Banka çıkar sağlamak amacıyla kredileri piyasada uygulanan genel şartların çok üzerinde ve ağır faiz ve şartlarla yapılandırdığını, ... tarafından belirlenen kriterleri ve şartları yerine getirmeden takip hesaplarına aldığını, Müvekkili kredilerini ötelemesinden önce yaptığı ödemeleri yok sayan ve yüksek faiz ile kredileri yeniden yapılandıran Davacı Banka, yeni oluşan kredilerin geri ödemesini de gerek yasadaki uygulamalar, gerek ... tebliğlerinde uzatılan 180 günlük süre ve sair hususları dikkate almadan takip hesaplarına aktararak aslında yukarıda değindikleri üzere, garanti tahsil edeceği krediyi uzun vadede taşımak yerine müvekkilinin mahvına sebep olacak şekilde tahsile giriştiğini, Bankanın bu hamlesi, müvekkilinin ödeme güçlüğü içerisinde bulunmasından değil, kendisinin uzun vade krediler vermeyi bırakmasından, yani aslen kendisinin sermaye yetersizliğinden kaynaklandığını, Davacı banka, son ötelemeyi yaparak müvekkilinden olan alacağını büyüttüğünü, sonrasında da yasal süreleri beklemeyerek alabileceği bedelin yükselmesini sağladığını, bilirkişi incelemesinde de görüleceği üzere davacı banka her işlemde müvekkilinden faizleri tekrar ve tekrar tahsil ettiğini, bu hususlar, celbini talep ettikleri belgeler geldiğinde ve akabinde hazırlanacak bilirkişi raporunda da görüleceğini, Davacı banka keşide ettiği ihtamamelerin ekindeki alacak kalemlerine bakıldığında altı adet ve her biri yaklaşık 2.000,00 TL olan muhtelif alacak hesabı bulunduğunu, neye ilişkin olduğu ihtarnameden anlaşılmamakla birlikte kuvvetle muhtemel haksız masraf alacaklarına ilişkin olduğunu, Davacı bankanın talep ettiği temerrüt faizin fahiş olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 T. .... sayılı kararında, “...TBK'nın 88. ve 120. maddelerinin ticari işlerde uygulanamayacağı -Yargıtay uygulamasında bankaların ....bildirdikleri, ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiş olması halinde, davacı bankanın kayıtlarıüzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temeri tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihi kadar sözleşmedeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacağın tespit edilmesi ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerektiği”ni belirtmiştir. Kararın gerekçesinde, "Ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların .... bildirdikleri, ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir...” denilmekte, buna göre, davacının kendi beyanları ile belirttiği üzere, "davacı bankanın merkez bankasına bildirdiği en yüksek faiz oranının %100 fazlasının” somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığını, faizin, kredinin kat tarihine göre, müvekkile ait mevcut krediler ile aynı şartlarda (teminatlı, uzun vadeli ve 2 milyon TL civarı tutarlı) krediler yönünden uyguladığı faiz oranlarının talep edilerek ortaya çıkacak ortalama orana göre hesaplanmasının gerektiğini, savunarak, re'sen de dikkate alınacak sebeplerle, öncelikle huzurda görülen davanın .... E. sayılı dosyası birleştirilmesine, davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmektedir. GEREKÇE: Esas dava, Davacı bankanın .... Şubesi ile davalılardan "... Şirketi" arasında diğer davalılar ..., ... ve ...'in kefaleti ile imzalanan üç ayrı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediler nedeni ile davalılardan asıl borçlu ve kefillerin varsa takip tarihi itibari ile fer'ileri ile birlikte borçlu olduğu miktarın belirlenmesine ilişkindir. Birleşen dava, Davacı bankanın.... Şubesi ile davalı şirket arasında düzenlenen üç ayrı genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılacak kredilerin teminatını teşkil etmek üzere, .... Noterliği'nin 24/09/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı taşınır rehin sözleşmesi kapsamında, davalı şirkete ait 1989 model ... seri numaralı, .... kaydına rehin işlenen makine ile ilgili, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ödenmediği iddiasına dayalı olarak ....sayılı taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle takip tarihi itibariyle davalı şirketin varsa fer'ileriyle birlikte borçlu olduğu miktarın belirlenmesine ilişkindir. Taraflarca delil olarak dayanılan kredi sözleşmeleri, ihtarnameler ve tebliğ şerhleri, hesap hareketleri ve delil olarak dayanılan diğer belgeler dosyaya sunulmuş ayrıca yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişi tarafından dosyaya kazandırılmıştır. Esas dava ile ilgili, .... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, Davacı (alacaklı) tarafından davalı asıl borçlu şirket ve kefiller aleyhine, kredi sözleşmeleri, ihtarnameler ve hesap özeti dayanak gösterilmek sureti ile 3.953.618,41 TL asıl alacak, 494.365,85 TL işlemiş faiz, 1.781,08 TL ihtarname bedeli toplamı 4.449.765,34 TL'nin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %50 temerrüt faizi, ihtarname masrafına yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsili, Gayri nakdi kredi hesaplarından 01/11/2017 tarihinde alacaklı bankaca düzenlenen .... referans numaralı 30.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun karşılığı kadar tutarın faiz getirmeyen bir hesapta nakit depo edilmesi istemi ile 09/11/2020 tarihinde yapılan ilamsız takipte ödeme emrinin tebliği sonrasında yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen dava ile ilgili, .... esas sayılı dosyasının incelenmesinden, Davacı (alacaklı) banka tarafından davalı borçlu şirket aleyhine, 1.500.000,00 TL rehin alacağının tahsili amacıyla asıl alacağa yıllık %50 ve değişen oranlarda akdi temerrüt faizi uygulanmak suretiyle tahsil amacıyla, Taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla 09/11/2020 tarihinde yapılan takipte, ödeme emrinin tebliği sonrasında yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Yine birleşen dava ile ilgili borçlu şirketin anılan sözleşmeler doğrultusunda kullandığı kredilerin teminatı olarak .... model ... seri numaralı, .... cihaz üzerine .... . Noterliği'nin 18/10/2018 tarihli, 16/07/2019 tarih, 24/09/2019 tarihli taşınır rehni sözleşmeleri ile rehin güvence bedeli olarak toplam 3.900.000,00 TL üzerinden rehin tesis edildiği sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkememizce Bankacı(Müfettiş) Bilirkişi ...'tan 04/07/2022 tarihli rapor aldırılmış, taraflarca rapora yapılan itiraz sonrasında, rapor yeterli görülmediği için banka kayıtları üzerinde inceleme ve örnek alma yetkisi de verilmek, önceki rapor ve rapora yönelik itirazlar da değerlendirilmek suretiyle, Bankacı(Hukukçu) Bilirkişi ...'dan 25/05/2023 tarihli ön rapor aldırılmış, ön raporda belirtilen eksik belgeler gerek taraflarca gerekse yazılan müzekkerelerle temin olunduktan sonra düzenlenen 10/02/2025 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiş, itirazları karşılar şekilde 08/09/2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır. Davacı bankanın .... Şubesi ile Davalı ... San. Ltd. Şti. Arasında akdedilen; -08.01.2016 tarihli 4.000.000,00 TL'lık limitli Genel Kredi Sözleşmesinin 41. sayfasındaki “Kefalet” bölümünü de Davalılar ..., ... ile ... 4.000.000,00 TL'lık kefalet limitiyle, -07.04.2017 tarihli 2.000.000,00 TL'lık limitli Genel Kredi Sözleşmesinin 41. sayfasındaki “Kefalet” bölümünü de Davalılar ..., ... ile ... (2.000.000,00 TL'lık azami miktarla kefil olmasına eşi ... 17.04.2017 tarihli eş muvafakatnamesi verdiği) 2.000.000,00 TL'lık kefalet limitiyle, -10.10.2018 tarihli 750.000,00 TL'lık limitli Genel Kredi Sözleşmesinin 44. sayfasındaki “Kefalet” bölümünü de Davalılar ..., ... ile ... 750.000,00 TL'lık kefalet limitiyle, müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, Anılan sözleşmelerin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Yine kullandırılan kredinin teminatı olarak davalı üçüncü şahıs aynı zamanda müteselsil kefil olan ...'e ait .... Parsel'in tamamı üzerinde, ....'nün 22/02/2016 tarih ve .... yevmiye numaralı işlemi ile birinci derecede fekki bankaca bildirilinceye kadar(süresiz) 5.000.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiği, Söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla .... esas sayılı dosyasında, esas ve birleşen davada da davalı şirket ile esas davada kefil ... aleyhine 09/11/2020 tarihinde 3.953.618,41 TL asıl alacak, 494.365,85 TL işlemiş faiz ve 1.781,09 TL ihtarname bedeli toplamı 4.449.765,35 TL'nin tahsilinin yine akdi ve yasal faiz uygulanmak suretiyle talep edildiği anlaşılmaktadır. Genel kredi sözleşmelerindeki kefaletler yasal koşulları taşımakla, geçerli olmakla, aksi yöndeki savunma haklı değildir. Gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenen raporda, taraflar arasındaki sözleşmelerin ilgili maddeleri, ihtarname, hesap özeti içeriği, geri ödeme planı ve diğer belgeler yasal mevzuat ve yerleşik yargı uygulaması kapsamında bütün olarak değerlendirilerek ve takip talebindeki istek kalemlerindeki rakamlarla bağlı kalarak, Asıl davada, davacı bankanın davalı asıl borçlu şirketten genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden ötürü takip tarihi itibariyle 3.953.618,41 TL asıl alacak, 395.665,35 TL takip öncesi işlemiş faiz, 1.781,08 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 4.351.064,84 TL alacaklı bulunduğu, ayrıca 30.000,00 TL teminat mektubu depo talep hakkının olduğu, Ancak davalı asıl borçlu ... Şirketi'nin kullandığı kredilerin teminatında 5.000.000,00 TL ipotek ve 3.900.000,00 TL taşınır rehni bulunduğundan, esas dosyada talep ve takip hakkına sahip olmadığı, Yine takip tarihi itibariyle kefil ..., ... ve ...'ten takip tarihi itibariyle 3.953.618,41 TL asıl alacak, 367.220,08 TL takip öncesi işlemiş faiz, 1.781,08 TL ihtarname bedeli olmak üzere toplam 4.322.619,57 TL alacaklı bulunduğu, Ancak davalı kefil ...'in verdiği 5.000.000,00 TL'lik ipotek kefalet borçlarının da teminatını oluşturduğundan, bu dosyada Yılmaz aleyhine talep ve takip hakkının bulunmadığı, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %40,80 temerrüt faizi, ihtarname masrafı ile ilgili yıllık %9 oranında yasal faiz talep edilebileceği belirlenmiştir. Birleşen dava dosyası ile ilgili bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ve hesaplamada, Davacı Bankanın, .... E. sayılı Taşınır Rehninin Paraya Çevrilmesi Yoluyla yapılan takip dosyasında takip tarihi 09.11.2020 itibariyle, Davalı asıl borçludan (.... E. sayılı dosyasıyla yürütülmekte olan Genel Haciz Yoluyla yapılan nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), 3.953.618,441 TL Hesap Kat İhtarma Konu Krediler ANAPARA, 395.665,35 TL Hesap Kat İhtarına Konu FAİZ + BSMV + Takip Tarihine Kadar İşlemiş AKDİ + TEMERRÜT FAİZİ ve 1.781,08 TL İhtarname Bedeli olmak üzere toplam 4.351.064,84 TL alacağının bulunduğu, ayrıca 30.000,00 TL teminat mektubu depo talep hakkının olduğu, ancak talebiyle bağlı olarak 1.500.000,00 TL talep edebileceği, teminat mektubunun davadan sonra çıkışı yapıldığından depo talep hakkı sona erdiği, Takipten sonra 11.11.2020 tarihinde 1.451,28 TL, 13.01.2021 tarihinde 46,59 TL ve Dava tarihinden sonra 20.06.2022 tarihinde .... E. sayılı Dosyasından ipotekli taşınmaz satışından 4.343.654,40 TL ödemelerin İcra Dairesinin nihai hesabında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Esas davada davalılardan kefil ...'e ait gayrimenkule ait davacı banka lehine vermiş olduğu ipoteğin kefilin davacıya olan kefaletten doğan şahsi sorumluluğunun da teminatını oluşturduğu, somut olayda, davalının aynı borç için ipotek veren üçüncü şahıs olarak ayni, kefil olarak da şahsi sorumluluk üstlendiği, dolayısıyla alacaklı bankanın davalı ... hakkında ipotek veren üçüncü şahıs sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi, ipoteği aşan kısım için kefil sıfatı nedeniyle genel haciz yoluyla takip hakkı bulunduğu, ancak esas davada alacağın ipotek bedelini aşmadığı anlaşılmakla, ... hakkında esas davanın reddi cihetine gidilmiştir. Yine esas davada, davalı borçlu ... Şirketi'nin kullandığı kredilerinin teminatında 5.000.000,00 TL ipotek ve 3.900.000,00 TL taşınır rehni(dosya içeriğine sunulan rehin ve ipotek belgeleriyle sabit olmakla) bulunmakla, ilamsız takip yapma hakkına sahip olmadığından, davalı şirket hakkındaki esas davanın da reddi cihetine gidilmiştir. Esas davada diğer kefiller ... ve ...'in kefaletlerini içeren genel kredi sözleşmelerinin 32.2 maddesi dikkate alındığında, mektup bedelinin depo edilmesinin talep edilemeyeceği anlaşılmakla, takip talebindeki bu istem için davanın reddi cihetine gidilmiştir. İddia, savunma ve dayanılan deliller bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında mevcut genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ve ödenmeyen kredi nedeni ile yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl borçlu ... Şirketi ile kefillerden ... aleyhine açılan davanın(bankanın icra takibinde kötü niyetli olduğu anlaşılamamakla, kötü niyet tazminat istemi haklı görülmeyerek) reddi cihetine gidilmiş, Diğer kefiller ... ve ... aleyhine açılan esas davada, davalı kefillerin takip tarihi itibari ile bilirkişi raporunda belirlenen tutar kadar kredi veren bankaya borçlu oldukları anlaşılmakla ve bu yönde (özellikle esas rapora yönelik itirazlar ek rapor ile karşılanmış olmakla) kanaat oluşmakla, rapordaki hesaplama hükme esas alınmak sureti ile (alacağın likit olma özelliği dikkate alınarak, asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı üzerinden icra inkar tazminatına hüküm olunmak, bankanın icra takibinde kötü niyetli olduğu anlaşılamamakla, kötü niyet tazminat istemi haklı görülmeyerek) davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, Birleşen davada ise davalı şirketin takip tarihi itibari ile bilirkişi raporunda belirlenen tutardan daha fazla kredi veren bankaya borçlu olduğu anlaşılmakla ve bu yönde (özellikle esas rapora yönelik itirazlar ek rapor ile karşılanmış olmakla) kanaat oluşmakla, rapordaki hesaplama hükme esas alınmak sureti ile (alacağın likit olma özelliği dikkate alınarak, asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı üzerinden icra inkar tazminatına hüküm olunarak, yine takipten sonra yapılan tahsilatlara hüküm fıkrasında yer verilerek icra dairesinde infaz aşamasında dikkate alınması ibaresine yer verilerek) davanın kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Esas davada, A)Davalılardan ... Şirketi ile ... aleyhine açılan davanın reddine, Davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine, B)Davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davada, Davanın kısmen kabulü ile; .... esas sayılı dosyasında yürütülmekte olan taşınır rehininin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; .... esas sayılı dosyasında 3.953.618,41 TL anapara, 367.220,08 TL işlemiş faiz, 1.781,08 TL ihtarname bedeli toplamı 4.222.619,57 TL'ye yönelik itirazın iptali ile, 3.953.618,41 TL asıl alacağa yıllık %40,80 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV, 1.781,08 TL ihtarname bedeline yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, Asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 4.320.838,49 TL'nin %20'i tutarı 864.167,70 TL icra inkar tazminatının davalılardan ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine, C)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 288.447,14 TL harçtan, peşin alınan 53.742,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 234.705,10 TL harcın davalılar ... ve ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına, D)Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 53.742,04 TL peşin harç olmak üzere toplam 53.801,34 TL'nin davalılar ... ve ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, E)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 578.488,15 TL nispî vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, F)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılardan ... Şirketi ile ... yararına hesaplanan 603.474,19 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, G)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalılardan ... ve ... yararına hesaplanan 45.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, H)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, teminat mektup bedelinin depo edilmesi talebi yönünden davalılardan ... ve ... yararına hesaplanan 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, I)Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 2.334,50 TL ve bilirkişi ücreti 14.000,00 TL olmak üzere toplam 16.334,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 15.500,68 TL'sinin davalılardan ... ve ...'ten alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, İ)Davalılardan ... Şirketi tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, Diğer davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, J)Arabuluculuk için ödenen 1.360,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 1.290,58 TL'sinin davalılar ... ve ...'ten, 69,42 TL'sinin davacıdan, Alınarak hazineye gelir kaydına, K)HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 2-Birleşen (....Esasında kayıtlı iken) davada; Davanın kabulü ile; .... esas sayılı dosyasında, 1.500.000,00 TL rehin (asıl) alacağa yönelik itirazın iptali ile, takibin 09/11/2020 tarihli takip tarihindeki koşullar ile devamına, 1.500.000,00 TL alacağın % 20 tutarı 300.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kötü niyet tazminat isteminin reddine, Takipten sonra 11/11/2020 tarihinde 1.451,28 TL, 13/01/2021 tarihinde 46,59 TL ve dava tarihinden sonra 20/06/2022 tarihinde ....Esas sayılı dosyasına ipotekli taşınmaz satışından yapılan 4.343.654,40 TL tahsilatın icra dairesince infaz aşamasında nihai hesaplarda dikkate alınmasına, A)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 102.465,00 TL harçtan, peşin alınan 18.116,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 84.348,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B)Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 18.116,25 TL peşin harç olmak üzere toplam 18.175,55 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, C)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 228.000,00 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D)Davacı tarafından yapılan 320,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, E)Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, F)HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Esas ve birleşen davada davacı vekili Av. ....'in(e-duruşma) yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/11/2025
Başkan .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip .... ¸e-imzalıdır.