İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/566 E. 2025/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/566
Karar No
2025/713
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/566 Esas - 2025/713 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/566 Esas KARAR NO : 2025/713

DAVA : İpoteğin Kaldırılması DAVA TARİHİ : 04/01/2021 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan İpoteğin Kaldırılması davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Müteveffa Davacı ... ve davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacının davalılar arasında imzalanan Tarımsal Amaçlı Genel kredi Sözleşmesine verdiği kefaletin iptali ve aynı kredi kapsamında kredi kullanan lehine teminat olarak tesis edilen ... ili, ... ilçesi, ... nolu bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlarının tapu kayıtları üzerindeki ipoteklerin müteveffa davacı ...'nın ayırtım gücünün bulunmaması, davacı eş ...'nın onay bölümünün boş olması, davacı eş ...'nın rızasının olmaması, davacı eş ...'nın okuma yazma bilmemesi, eş rızasında ada ve parsel bilgilerinin bulunmaması ve ayrıca davacı ...'nın hastalığı ve yaşlılığından faydalanılarak, ihtiyacı olmamasına rağmen hile ile yüklü miktarda kredi çektirmek suretiyle davacı ...'nın iradesi sakatlanarak ipotek tesis ettirildiğinden bahisle ... ili, ... ilçesi, ... nolu bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlardaki ipoteklerin geçersiz olması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı ..., davalılar Yösüf ... ile müvekkili banka arasında kurulan, 15.05.2019 tarih ve 292 sözleşme numaralı Tarımsal Amaçlı Genel Kredi Sözleşmesine (Tarımsal Kredi) kefil olduğunu, kendi adına kayıtlı ... ili ... ilçesi Generel Zeki Doğan Mah. 36202 Ada 2 Parsel 6-7-8-9-18-19 numaralı bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlarını davalı Yösüf ...'in kredi borcuna karşılık ipotek olarak teminat verdiğini, dava dilekçesinde her ne kadar davacı ...'nın genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığı tarihte ayırtım gücü bulunmadığını, ayrıca imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin eş rızası alınmaksızın imzalandığını ve son olarak her iki davacının da hukuki işlem iradeleri sakatlandığından tesis edilen işlemlerin geçersiz olduğunu iddia etmişse de, bu iddialar mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu kredi sözleşmesinin imzalanması sürecinde de müvekkili banka tarafından gerekli incelemelerin titizlikle yapıldığını, ... hakkında o dönemde vasi kararının bulunmaması ve kabul anlamına gelmemekle birlikte şube yetkililerinin ipotek verenin mümeyyiz olmadığını hal ve hareketlerinden ve dış görünüşüne bakarak anlama ihtimali bulunmadığından kredi verme sürecinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemesi üzerine kredi işlemleri tamamlandığını, müvekkili bankanın ilgili şubesince Yusuf ...'in başvurmuş olduğu kredinin teminatı olarak alınan davacı ...'ya ait gayrimenkuller için ipotek borçlusu ...'nın eşi ...'dan ipotekler için ayrı ayrı muvafakat alındığını, ...'nın okuma yazma bilmediği, okuma yazma biliyormuş gibi imza attırıldığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, zira okuma yazma bilmeyen bir kişinin adını soyadını yazarak altını imzalaması imkansız olduğunu, dava konusu sözleşmeler imzalanırken davacı ...'nın ayırt etme gücüne haiz olmadığına dair ve diğer davacı ...'nın okuma yazma bilmediğine dair en ufak bir şüphe oluşmadığı belirtilerek davanın reddini savunmuştur. Davalı Yösüf ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'nın işlem tarihinde ehliyetinin bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı eş ...'nın kefalet sözleşmesine rızası olmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ...'nın okuma-yazma bilmediği yönündeki iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu, davacı ...'nın okuma-yazma bilmediği, bu nedenle ipotek eş muvafatnamesinin geçersiz olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, zira davalı Ziraat Bankası'nca okuma-yazma bilmeyen bir kişiye imza attırılmasının sözkonusu olamayacağını, davacı ...'nın davalı Yösüf ... ile bir tanışıklığının bulunmadığı, davacıların aldatma ve hile ile iradelerinin sakatlandığı belirttiklerini ancak 2017-2018 yıllarında davacı ... kurbanlık hayvan almak için Kalecik ilçesine gittiğinde davalı müvekkili Yösüf ... ile tanıştığını, 2-3 yıl boyunca tüm kurban bayramlarında kurbanlarını Kalecik'te kestiklerini, aralarında bu anlamda bir ilişki doğduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, tarımsal kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle tesis edilen ipoteklerinin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı ... 17/03/2022 tarihinde ölmekle mirasçıları tarafından dava takip edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti... .... .... A.Ş.'nin 15/05/2019 tarihli ve 292 sözleşme nolu, 300.000 TL bedelli, tarımsal mahiyette Genel Kredi Sözleşmesi'nde borçlunun davalı ..., kefilin müteveffa davacı ... olduğu, bu Sözleşme'ye ek 25/12/2019 tarihli 450.000 TL limit artırım bedelli Sözleşme'nin de aynı taraflarca imza altına alındığı, toplam 750.000 bedelinde kredi sözleşmesi yönünden müteveffa davacı ...'nın ... ili, ... ilçesi, ... nolu bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlarda ipotek tesis ettirdiği anlaşılmıştır. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... nolu bağımsız bölümlerde bulunan taşınmazlara ait kredi ve ipotek belgeleri celp edilmiştir. Davacı ... ölmeden önce ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 21/10/2020 tarih ve 2020/291 Esas, 2020/753 Karar sayılı kararında “…... Şehir Hastanesinin 31/08/2020 tarih ve 4.007 nolu sağlık kurulu raporunda ‘Demans’ rahatsızlığının mevcut olduğu bildirilmiş" gerekçesiyle TMK 405.madde gereğince hastalığı sebebiyle kısıtlanmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı ...'nın 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin varsa tedavi gördüğü hastanelerin bildirilmesi istenmiş, bildirilen hastanelerden tedavi evrakları, SGK'dan ...'nın medusa kayıtları celp edilmiştir. Davacı ...'nın işlem tarihlerinde fiil ehliyeti bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aldırılan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu 13/09/2023 tarih ve 8591 sayılı raporunda; raporda sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))” davası nedeniyle; “15/05/2019 işlem tarihi itibarıyla fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...’nın 15/05/2019 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunduğu rapor edilmiştir. Davacılar vekilinin ATK raporuna yönelik itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'ne gönderilerek, inceleme konusu yapılan 15/05/2019 işlem(kredi sözleşmesi) tarihine yönelik incelemeye yönelik itirazların değerlendirilmesi, 17/05/2019 ipotek tesis tarihi, 25/12/2019 kredi limit artırım tarihi, 27/12/2019 ipotek tesis tarihlerinde müteveffa ...'nın fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden aldırılan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu 20/03/2024 tarih 2804 sayılı raporunda; sıralanmış tıbbi belgeler ile dava dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; görülmekte olan “İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))” davası nedeniyle; “inceleme konusu yapılan 15/05/2019 işleme (kredi sözleşmesi) ilişkin incelemeye dair itirazların değerlendirilmesi, 17/05/2019 ipotek tesis, 25/12/2019 kredi limit artırım, 27/12/2019 ipotek tesis tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan Hüseyin oğlu, 1946 doğumlu, 17/03/2022 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; sorulan 15/05/2019 ve 17/05/2019 işlem tarihlerinde muris hakkında fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kişinin mevcut tıbbi belgelerinde demans tanısının ilk kez ilk iki işlemden (15/05/2019 ve 17/05/2019) yaklaşık 10 ay sonra düzenlenmiş ... Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin 24/03/2020 tarihli muayene takip formunda; 'dejeneratif tipte demans (Alzheimer?) düşünüldüğü' şeklinde mevcut olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunca gönderilen ilaç ve reçete kayıtlarına göre kişiye demansa yönelik tedavinin 02/04/2020 tarihinde başladığının görüldüğü cihetle, sorulan ilk iki işlem tarihinde (15/05/2019 ve 17/05/2019) murisin telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; sorulan 25/12/2019 ve 27/12/2019 tarihlerinden 1 ay önce düzenlenmiş... Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. ... kaşe-imzalı 25/11/2019 tarihli raporunda; “her türlü hukuki tasarrufu yapabilecek durumda akli melekelerinin yerinde olduğu, kanuni ehliyetinin bilincinde olduğu”nun belirtildiği, belirtilen işlemlerden 3 ay sonra düzenlenen ... Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin 24/03/2020 tarihli muayene takip formunda; 'dejeneratif tipte demans (Alzheimer?) düşünüldüğü'nün kayıtlı olduğu, yine son iki işlemden 8 ay sonra ... Şehir Hastanesinin 31/08/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda; “MMT: 22. Tanı: Demans. TMK'nın 408. maddeleri uyarınca; akli dengesi akıllıca yaşam sürmek için kısmen yeterlidir. Orta dereceli normal bir yaşam sürebilir. Yaşlılığı ve ağır hastalığı sebebiyle hukuki işlerini gerektiği gibi yönetemez. Beyanı alınabilir. Vekaletname vermeye ehildir. İradesi vereceği kararlar üzerine kısmen etkilidir. Vasi tayini gerekir.” şeklinde kayıtlı olduğu, Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal tarafından düzenlenen 17/11/2020 protokol tarihli muayene raporunda; 'Bunama, Alzheimer Hastalığı' tanısının konulduğu göz önüne alındığında; yakın tarihlerde düzenlenmiş tıbbi belgelerde murisin zihinsel durumu ile ilgili çelişkili sonuçların bulunduğu, işlem tarihlerinde kişinin zihinsel fonksiyonlarını gösteren detaylı muayene bulguları mevcut olmadığından Kurulumuzca son iki işlem tarihinde hukuki işlem ehliyetine haiz olup olmadığına ilişkin tıbbi bir kanaat edinilemediği; bu duruma göre ...’nın 15/05/2019 ve 17/05/2019 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu, 25/12/2019 ve 27/12/2019 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olup olmadığının bilinemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunduğu rapor edilmiştir. Adli Tıp Birinci Üst Kurulu 26/11/2024 tarih 741 sayılı raporunda; görülmekte olan “İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))” davası nedeniyle, davacı mirasçıları vekili ve davacının Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu raporuna itirazları doğrultusunda 15/05/2019 tarihli işleme (kredi sözleşmesi) ilişkin incelemeye dair itirazların değerlendirilmesi, 17/05/2019 tarihli kredi limit artırım, 27/12/2019 tarihli ipotek tesis tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Birinci Üst Kurul tarafından rapor düzenlenmesi istenen Hüseyin ve Tenzile oğlu, 04/02/1946 doğumlu, 17/03/2022 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler ile dava dosyası ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların tüm olarak 26/11/2024 tarihinde Adli Tıp Birinci Üst Kurulunda değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; sorulan 15/05/2019 ve 17/05/2019 işlem tarihlerinden yaklaşık 6 ay sonra, sorulan 27/12/2019 işlem tarihinden yaklaşık 1 ay önce... Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. ... kaşeli ve imzalı, 25/11/2019 tarih ve 10821 rapor nolu raporunda; “yapılan muayenesinde ruhsal fonksiyonlarının yerinde olduğu, her türlü hukuki tasarrufu yapabilecek durumda akli melekelerinin yerinde olduğu, kanuni ehliyetinin bilincinde olduğu tespit edildi.” şeklinde belirtildiğinin görüldüğü, son işlem tarihinden yaklaşık 3 ay sonra ... Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi Nöroloji Polikliniğinin 24/03/2020 tarihli muayenesinde Alzheimer düşünüldüğü, ancak şikayetlerinin 1 aydır devam ettiğinin kayıtlı olduğunun görüldüğü, muris hakkında sorulan işlem tarihlerinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulguya rastlanmadığı dikkate alındığında; muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...’nın 15/05/2019, 17/05/2019 ve 27/12/2019 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu rapor edilmiştir. Mahkememizin 13/03/2025 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı Ayşe Mert: "müteveffa davacı ...'nın 2010-2013 yılları arası kiracısı olarak kendisi ile aynı binada oturdum, daha sonra yakın bir yere taşınarak kendisi ile görüşmelerimi devam ettirdim. Bana sormuş olduğunuz 2019 yılı ve öncesinde benim gibi davacının binasında kiracısı olarak oturan şu an ismini hatırlamadığım bir kadının damadı olan ...isimli kişi neredeyse hergün ...'yı ziyarete gelir, ben de bu ortamda bulunduğum halde kısık sesle konuşarak kendisini alır dışarı götürürdü. Ethem amca bu ...yardımıyla dışarıdaki işlerini hallederdi, ben Ethem amcanın ...tarafından dolandırıldığını düşünüyorum. Kendisi tutumlu ve yardımsever birisi idi. İhtiyaç halinde olduğunu söyleyen kişilere isteyerek yardım ederdi. ...isimli şahsın bir de Bülent Gökgöz isimli bir kardeşi olduğunu duydum, ancak bu şahısla tanışmadım. Bana sormuş olduğunuz 2019 yılı ve öncesinde davacı ...'nın akli melekelerinin pek yerinde olmadığını, saçı kısa olmasına rağmen elini makas gibi yaparak saçını kestiğini, yine uzun bir saçı bulunmamasına rağmen saçını uzamış gibi tutup göstererek bakın saçım ne kadar uzamış dediğini, tırnakları kısa olmasına rağmen tırnağının uzadığını söyleyerek ellerini tırnak makası şeklinde kullanarak tırnaklarını kesmeye çalıştığını gözlemlerdim. Bu gözlemlerin haricinde başka bir olağan dışı davranışına şahit olmadım. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talep etmiyorum, ...'i tanımıyorum, hiç görmedim. Davacı Ethem ile ilişkisini bilmiyorum. Diğer davacı ...'nın davacı Ethem'in ...ile görüşmesinden rahatsız olduğunu, Ethem'in akli melekeleri yerinde olmadığından Mesut'un kendisinin malvarlığını edineceğinden korktuğunu bana anlattığı olurdu. Havva'nın bu olaylardan ipotek verilmeden önce haberdar olup olmadığını bilmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 19/06/2025 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...; "Müteveffa ... ile aynı mahallede otururdum, kendisinin 22 dairesi ve 3 dükkanı vardı, ben de bu mülklerinin tesisat işlerini yapardım. 2019 yılının öncesinde kendisinin yanına evine gittiğimde elinde makasla saçlarını ucundan kestiğini yahut parmakları ile kesermiş gibi yaptığını görürdüm. Bunun haricinde farklı bir davranışına rastlamadım. Bülent Gökgöz isimli şahsın ay başlarında kasa kasa meyveyi ...'ya taşıdığını görürdüm, ancak Ethem'in siparişi üzerine mi yoksa kendisine yakınlık kurmak için mi getirdiğini bizzat görerek şahit olmadım. Benim düşüncem ay başı olduğunda kendisinden gelirinden faydalanmak için bu şekilde davrandığıdır. Bana sormuş olduğunuz Yösüf ...'i ise tanımıyorum, kendisini ... yanında görmedim. Davaya konu olay yaşandıktan sonra ... bu olayın tesiri ile yatalak hasta olacak şekilde hastalandı. Bundan öncesinde ise normal sohbet ederdi, aklı başındaydı, kendi kararlarını verebilen birisiydi. Bu davaya konu olaylar olduktan sonra ise yatağa düştü, konuşmayı bıraktı, ben de evinde kalarak kendisinin bakımını sağladım. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum, ...'nın ticari ilişkileri ile ilgili bana yöneltmiş olduğunuz sorular hakkında bilgim yoktur. ...'nın okuma yazması olmadığını biliyorum çünkü kendisi adına maaşını ben çekip teslim ederdim " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 19/06/2025 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...;" ...'nın ilk kiracılarındanım, kendisini ölene kadar tanıdım. Kendisi normal olarak yaşamını sürdüren birisiydi, ancak ben 2006 yılında evlenerek aile evinden ayrıldım. 2009 yılında da annemler taşındı, bu nedenle 2019 yılı öncesinde kendisi ile yakın görüşmem olmadı. 2020-2021 gibi kendisinin yaşadığı tekrar taşındım. 2019 yılı öncesinde hayatını nasıl geçirdiğini, akli melekelerinin yerinde olup olmadığını, maddi olarak zor durumu olup olmadığını bilmiyorum dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum dedi. ...'nın ticari ilişkileri ile ilgili bana yöneltmiş olduğunuz sorular hakkında bilgim yoktur ancak ... insanlarla ticari ilişkiye girecek yapıda bir kişi değildi. ...'nın okuma yazması olmadığını biliyorum çünkü kendisi parmak basardı "şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamından; müteveffa davacı ... ve davacı ... vekilinin dava dilekçesi ile öncelikle müteveffa davacı ...'nın ayırtım gücü bulunmadığından bahisle ipoteklerin geçersiz olduğunun tespitini talep etmiş ise de hükme esas alınabilir nitelikteki Adli Tıp Birinci Üst Kurulu 26/11/2024 tarih 741 sayılı raporu ile; müteveffa davacı ...'nın işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, müteveffa davacı ...'nın işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, müteveffa davacı ...'nın 15/05/2019, 17/05/2019 ve 27/12/2019 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu rapor edilmekle bu vakıanın davacı tarafça usulüne uygun dayanılan delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır. Yine davacı eş ...'nın Genel Kredi Sözleşmesi'nde onay bölümünün boş olması, davacı eş ...'nın rızasının olmaması, davacı eş ...'nın okuma yazma bilmemesi, eş rızasında ada ve parsel bilgilerinin bulunmaması nedeniyle ipoteklerin geçersiz olduğunun tespiti talep edilmiş ise de Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş.'nin 15/05/2019 tarihli ve 292 sözleşme nolu, 300.000 TL bedelli ve bu Sözleşme'ye ek 25/12/2019 tarihli 450.000 TL limit artırım bedelli Sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin tarımsal mahiyette olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin 3. fıkrasının "Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlemesine göre tarım kredi sözleşmesine verilecek kefalet için eş rızasının aranmasının gerekmeyeceği anlaşılmakla, davacının usulüne uygun eş rızasının alınmadığına ilişkin iddiası dinlenebilir bulunmamıştır. Yine müteveffa davacı ...'nın hastalığı ve yaşlılığından faydalanılarak, ihtiyacı olmamasına rağmen hile ile yüklü miktarda kredi çektirmek suretiyle davacı ...'nın iradesi sakatlanarak ipotek tesis ettirildiği iddia edilmiş ve bu iddianın ispatı bakımından tanık deliline dayanılmış, davacı tanıkları dinlenmiş, dinlenen tanıklar ın sebep ve saiki açıklanmayan, duyuma dayalı beyanları hükme esas alınmamış, buna göre tanık beyanları ile davacının hastalığı ve yaşlılığı ndan faydalanılarak, ihtiyacı olmamasına rağmen hile ile yüklü miktarda kredi çektirmek suretiyle davacı ...'nın iradesi sakatlanarak ipotek tesis ettirildiği ispatlanamamış olup, tüm bu açıklamalar karşısında, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Mahkememizin 30/12/2021 tarihli müzekkeresi ile dava konusu ipotek tesis edilen ... ili, ... ilçesi, General Zeki Doğan Mah., 36202 ada 2 parsel 6-7-8-9-18 ve 19 nolu bağımsız bölümler üzerine davalıdır şerhi konulmuş olması karşısında, iş bu karar tarihi itibariyle kaldırılmasına, ... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalıdır şerhinin kaldırılmasının istenmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan 26.128,58 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan ‭25.513,18 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde müteveffa davacı ... mirasçıları ile davacı ...'ya iadesine, 4-Müteveffa davacı ... mirasçıları ile davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2. maddesi uyarınca 232.200 TL vekalet ücretinin müteveffa davacı ... mirasçıları ile davacı... .... .... 'dan alınarak davalılara verilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalı banka vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... .... .... ...vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/566, K. 2025/713, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-566-e-2025-713-k-16eb9b02e2d3