İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/499 E. 2026/237 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/499
Karar No
2026/237
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/499 Esas KARAR NO :2026/237

DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/08/2021

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... Esas, 2022/... Karar Sayılı Dava Dosyası

KARAR TARİHİ:11/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı müvekkil ... GAZ A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. (... Petrol) arasında, "... Mahallesi, ... - ..." adresinde bulunan ve tapuda "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ...Parsel"de kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan otogaz satış ve servis istasyonunun işletilmesi için 01.01.2018 tarihli ve 5 yıl süreli Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davalı taraf Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllık asgari 450 ton ve sözleşme süresince toplam 2.250 ton otogaz ürününü ... Gaz A.Ş. veya ... ... Petrol A.Ş/... ... A.Ş.’nin yazılı olarak göstereceği ikmal kaynaklarından satın almayı, eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70-USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi; söz konusu kar mahrumiyeti tutarının ... Gaz A.Ş. tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... Gaz A.Ş. tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın, talep edilebileceğini; ... Gaz A.Ş.’in anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı ... Petrol, ... 28. Noterliği'nin 04.03.2021 tarih, 04882 yevmiye nolu İhtarnamesi ile yukarıda anılan sözleşmelere aykırı olarak süresinden önce ve haklı bir neden bulunmaksızın sözleşmeyi feshettiğini, davacı şirket tarafından keşide edilen sözleşme ve eklerine aykırı tutumu neticesinde, .... Noterliği'nin 26.03.2021 tarih, ... yevmiye nolu İhtarnamesi ile davaya konu alacakların işbu ihtarın tebliğini izleyen 3 gün içerisinde müvekkil şirkete ödenmesi davalı ... Petrol'den talep edildiğini, davalı tarafından imzalanmış olan Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca davacının, davalının taahhüt ettiği miktarda ürün almamasından dolayı toplam 91.375,62-USD kar mahrumiyeti alacağı bulunduğunu, davacı şirketin fazlaya ilişkin ve diğer hak ve alacaklarına ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; 91.375,62-USD'lik kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000,00-USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Asıl Davada Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; öncelikle davacı tarafından açılan davanın eksik harcının tamamlanması ve yazılı yargılama usulünün uygulanmasını talep ettiklerini, davalı ve ... GAZ A.Ş. Arasında 01/01/2018 tarihinde otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, imzalan sözleşmenin ürün alım taahhütnamesi ve ticari koşullar başlıklı 2 ek protokolü bulunduğunu, yapılan Protokollerde yıllık 450 ton ürün taahhütnamesi imzalandığını, davalı yıllık yakıt alım taahhüdünün üzerinde ürün alımı yaptığını, davalı imzalamış olduğu sözleşmenin devam ettiği dönemlerde 6 Ekim2018 tarihinde resmi gazete de Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de değişiklik yapılmasına dair tebliğ (tebliğ no: 2018-32/51) yayınlandığını, yayınlanan Tebliği kanunun 8. Maddesinin 4 fıkrasında sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, hükmü resmi gazetede yayınlandığı tarihte yürürlüğe girdiğini, ayrıca, aynı maddenin 23. Bölümünde döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılan sözleşmelerin Türk parası olarak yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu belirtildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin öncelikle döviz cinsi yükümlüğü olan kar mahrumiyetin Türk parası cinsinden sözleşmenin kurulduğu tarih olan 01/01/2018 tarihindeki kur üzerinden denkleştirilmesini, davalı ile davacı arasında kar paylaşımı ticari koşullar sözleşmesinde belirlendiğini, ancak, davacı taraf nakliye ve tüpraş rafinerisinin maliyetini davalıya yansıtarak kar marjını düşürülmüş ve sözleşmede ön görülen kar paylaşımı sağlanamadığını, arz ve izah edilen ve mahkemenizin resen takdir edeceği nedenlerle davanın reddini, mahkemeniz aksi kanatte ise haklı nedenli feshin kabulü ile davalı tarafca iddia edilen kar mahrumiyetinde indirim yapılarak hüküm kurulmasını, dava masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir. Birleşen Davada Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle; davacı ile davalı arasında "... Mahallesi, ... - ..." adresinde bulunan ve tapuda "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2709 Ada 4 Parsel"de kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan otogaz satış ve servis istasyonunun işletilmesi için 01.01.2018 tarihli ve 5 yıl süreli Otogaz Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davalı şirketten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.759,73 TL cari hesap alacağının bulunmasına karşı bedelin davalı şirket tarafından ödenmediğini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı icra takibinde davalı, müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davayı ikame etme zorunluluğu olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, İİK. md. 67 uyarınca icra takibine konu müvekkili şirket alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini, davalının davaya konu icra takibi itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen Davada Davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Özetle; taraflar arasındaki cari hesap alacağına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmeden bağımsız olarak taraflar yazılı akdedilmeyen bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşma neticesinde davacının fatura alacağı olduğu iddia edildiğini, müvekkili ....Petrolcülük otogaz alımlarını düzenli ve peşin olarak ödediğini, yapılan ödemelerin hepsi banka kanalıyla yapıldığını, ödemenin yapılmasından itibaren otogaz yakıtı davacı tarafından ... Mah. ... Yolu Cad. No:399/1-1 .../ ... adresine teslim edildiğini, otogaz yakıtı peşin ödeme yapılarak davacı tarafından müvekkilinin iş yerine teslim edildiğini, davacı ... GAZ A.Ş. müvekkiline kârlılık hesaplaması, nakliye bedeli, sadakat kart uygulamalarından eksik ödeme yapması nedeniyle fark faturası kesildiğini, taraflar arasında İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesin 2021/499 Esas dosyasında sözleşmeye dayalı uyuşmazlık devam ettiğini, tarafları ve konusu aynı olan dosyaların birleştirilmesini talep etmiştir. Bilirkişinin 25/08/2022 tarihli raporunda özetle; Yapılan sözleşme ve çalışma yönteminde bir sorun görülmemekte teknik olarak çalışmalar belirli esaslar ve prensipler ışığında yapılmaktadır.Lisans yenilemesi ve tadilleri kurallarına göre yapılmıştır.Dağıtıcı Firma üzerine düşeni yapmıştır. Mali olarak hesabı konusunda ise ayrıntılı çalışma yapacak eğitimim bulunmamaktadır.Bu konuda inceleme ve hesaplamanın yetkili bilirkişi ile yapılmasını önermekteyim. Sözleşmeleri teknik açıdan inceledim.Hukuki açıdan ise detayların ve varsa itiraz edilebilecek hususların yetkili bir hukuk bilirkişisi tarafından incelenmesini, bildirmiştir. Bilirkişinin 08/12/2022 tarihli raporunda özetle; Bayi, sözleşmede asgari satın alma yükümlülüğü kararlaştırılmışsa en az kararlaştırılan bu miktarda, ürün satın almak yükümlülüğünde olduğu, sözleşmenin tarafları, yoksun kalınan kârın talep edilebileceğini kararlaştırdıkları, bu kapsamda Ürün alım tahahhütünden kaynaklı kar mahrumiyeti doğduğu, sözleşmenin feshi sonrasında davacı tarafın aynı bölgede bayilik sözleşmesi kurmadığı ve kurma ihtimalinin; şartlara ve taraflar arasındaki etkenlere bağlı olarak göreceli bir kavram olduğu, , Bu hususun kar mahrumiyetini önlemek için gerekli tedbirleri alıp alınamayacağı hususunun şartlara ve taraflar arasındaki etkenlere bağlı olarak göreceli bir kavram olduğu, Kar mahrumiyetinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ve 04/08/2021 tarihli Davacı tarafın dava dilekçesinin ek-5 de sunmuş olduğu Ürün alım miktarlarına ilişkin hesap tablosunda belirtildiği miktarlara göre (başka aksi bir bilgi mevcut değil); 5 yıllık sözleşmeye karşılık, (sözleşme süresince toplam 2250 ton oto gaz alımı ve taahhüdün yerine getirilememesi durumunda yıllık sözleşme süresinin sonunda eksik kalan miktar üzerinden ton başına 70 USD ödeme taahhüdünü içeren) 91.375,62 USD kar mahrumiyeti doğduğu, davacı tarafın sözleşmeye aykırı olarak herhangi bir nam ve hesap adına kesinti yapıp yapmadığı ve bu yönde hakkının olup olmadığı, hususunun alım faturaları ve ödeme dökümleri üzerinden, mali uzmanlık alanındaki bilirkişi nezdinde değerlendirilmesi, Türk parasının korunması hakkındaki kanunda yapılan değişiklik kapsamında sözleşmenin döviz üzerinden sürdürülüp sürdürülemeyeceği hususunun geçerli tarih ve ilgili mevzuat kapsamında; döviz üzerinden sürdürülebileceği, Covid 19 salgının ifa kabiliyetini ortadan kaldırması veya kısıtlaması hususunda değerlendirilerek kar mahrumiyeti alacağının doğup doğmadığının tespiti hususunda ; İlgili döneme ait yasama ve yürütme tarafından verilen herhangi bir yayım, karar vb. unsurun olmadığı göz önünde bulundurularak, dosyada davalı ve davacı tarafların arasında bu sürece dair herhangi bir talebin / uygulamanın olmaması dosya içeriğinde görülmektedir. Bu kapsam da sözleşme hükümleri geçerliliği mevcut olup kar mahrumiyeti alacağının baki kaldığı, bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinin 26/12/2023 tarihli raporunda özetle; Yanlar arasında akdedilmiş 01.01.2018 tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesinin, davalı yanca feshedilmesi nedeniyle; davacı yanın asıl davada işbu sözleşmeye dayalı olarak kar mahrumiyeti ile birleşen davada cari hesap alacağını talep edip edemeyeceği, kar mahrumiyeti talep edilebilecekse bedelinin Türk Parasının Korunması Hakkındaki Kanun'da yapılan değişiklik kapsamında sözleşmeye dayalı olarak döviz üzerinden talep edilip edilemeyeceği ile Covid-19 salgınının ifa kabiliyetini ortadan kaldırması veya kısıtlaması yönünden davacı yanın kar mahrumiyeti talebinin yerinde olup olmayacağı hususlarında toplanan yanlar arasındaki ihtilafla ilgili olarak dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; asıl davada: Davalı yanın 01.01.2018 tarihli sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceği, haksız fesih olarak kabul edilebileceği, Covid-19 pandemisinden dolayı davalı bayinin “satın alma taahhüdü” ile sorumluluğunun ortadan kalkmadığı /sürdüğü, Davalı yanın sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti talebindebulunabileceği, Yanlar arasındaki ihtilafta Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında kararla getirilmiş dövizle sözleşme bedelini belirleme yasağının uygulanmasının mümkün olamayacağı, Davacı yanın kar mahrumiyeti isteminin, sözleşmenin feshi tarihi olan 04.03.2021 tarihinden 04.09.2021 tarihine kadar olan dönemi kapsayabileceği, Sözleşmenin feshi tarihi olan 04.03.2021 tarihinden öncesi için kar mahrumiyeti talebinde bulunulamayacağı gibi kar mahrumiyeti talebinin sözleşmenin sona ereceği tarih olan 01.01.2023 tarihine kadar geçecek tüm sözleşme dönemini kapsamayacağı, Buna göre davacı yanın talep ve dava edebileceği kar mahrumiyeti bedelinin 15.750,00 USD olarak hesaplanabileceği, Davacı yanın hesaplanan 15.750,00 USD kar mahrumiyeti alacağına 04.04.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a.maddesi uyarınca faiz işletilebileceği, birleşen davada: Davacı yanca ....İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı icra takibinde; 19.744,90 TL Asıl Alacak + 1.014,83 TL İşlemiş Faiz =20.759,73-TL toplam alacak olarak talepte bulunabileceği, asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi uyarınca faiz yürütülebileceği, davacı yanın birleşen dava konusu alacağına ilişkin icra inkar tazminatı isteminin sayın mahkemenin takdirinde olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi ...'in raporunda özetle; Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'na göre ... firmaları ile bayi arasındaki sözleşmeler maksimum 5 yıllık yapılabilmektedir, ... ... İlçesi bölgesinde EPDK ( Enerji Piyasası Denetleme Kurumu'nda ”aktif akaryakıt istasyonlu” olarak 9 istasyon bulunmaktadır. ... ... İlçesi bölgesinde bulunan 9 (dokuz) aktif lisanslı istasyondan intifa süresi en erken biten 15.09.2025 tarihli tek istasyon bulunmaktadır. ... ... Belediyesi imar planlarında görünen istasyon olarak ayrılmış 5 alan (beş) alan bulunmaktadır. Bu hususlar ışığında bayilik sözleşme görüşmelerinin: Farklı dağıtım firmaları ile yapılması, Karara bağlanması, Sözleşmelerin hazırlanması, Sözleşmelerin karşılıklı incelenip imzalanması, ... firmasının alt ve üst yapıda yapacağı teknik ve kurumsal uygulamaları düşünüldüğünde; Bayi ve ... firması arasında, mahkemenin sormuş olduğu “ aynı bölgede yeni bir bayilik kurulması için gereken makul süre” minimum 1 yıldır. Bilirkişi heyetinin 03/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; sektörel uygulama olarak; Kararı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacının her yıl sonunda davalı tarafa yazılı olarak bilgi verdiğini ispat ederse Tüm sözleşme yılı için 93.375,83 USD Kar mahrumiyeti talep edebileceği ile yine Talimat Mahkemesi kanalıyla Bilirkişi eli ile yapılan hesaplama ve sözleşmenin son iki dönemi için Davacının Kar Mahrumiyet talebi altta hesaplanmıştır. Davacının Kar Mahrumiyeti Talebi açısından; A1) Davacı tarafından her sözleşme yılı sonunda Her yıl sonunda bir önceki yıla dair kar mahrumiyeti ve ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmiş ise Davacı tarafından ton başına 70 USD kar mahrumiyeti taahhüdü Mahrum Kalınan “KAR MAHRUMİYETİ” ni talep edebileceği, Bunun içinde öncelikli olarak Davacının her yıl sonuna ait Davalı tarafı konudan haberdar ettiğine dair “Yazılı” ihtirazi kayıt bilgilerini Sayın Mahkemeye sunması durumunda Davacının Tüm sözleşme süresince kar mahrumiyetinin 91.375,83 USD olacağı, Dava tarihindeki USD kuru 8,42 TL’den (91.375,83 USD x 8,42 TL=) 769.384,49 TL olacağı, A2) Dava dosyası kapsamında Sayın Mahkeme tarafından yerinde inceleme yapılarak Yeni bayilik kurulmasının minimum 1 yıllık bir süreyi kapsayacağı Bilirkişi eliyle tespit edildiğinden 04.03.2021 ile 04.03.2022 tarih aralığındaki 1 yıl için ton başına 70 USD kar mahrumiyeti olup bir yıllık tonaj taahhüttü 450 tonun çarpılması sonucunda (450 ton x 70 USD=) 31.500.- USD olacağı, Dava tarihindeki USD kuru 8,42 TL’den (31.500.- USD x 8,42 TL=) 265.230.- TL olacağı, A3) Sözleşmenin 4 yıl (04.03.2021) içinde feshedilmesinden dolayı, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 2021 ve 2022 yıllı kar mahrumiyetlerini Davacı tarafın talep edebileceği, 2021 yılı için 30.659,16 USD ve 2022 yılı için 31.500.- USD olmak üzere Toplam 62.159,16 USD olacağı, Dava tarihindeki USD kuru 8,42 TL’den 62.159,16 USD x 8,42 TL=) 523.380,13 TL olacağı, kök raporda yer aldığı şekli ile; Davalı yanın 01.01.2018 tarihli sözleşmeyi feshinin haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceği, haksız fesih olarak kabul edilebileceği, Covid-19 pandemisinden dolayı davalı bayinin “satın alma taahhüdü” ile sorumluluğunun ortadan kalkmadığı /sürdüğü, Davalı yanın sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle davacının kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, Yanlar arasındaki ihtilafta Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında kararla getirilmiş dövizle sözleşme bedelini belirleme yasağının uygulanmasının mümkün olamayacağı, Sektörel inceleme kısmında alternatifli olarak hesaplanan Davacı yanın USD kar mahrumiyeti alacağına 04.04.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a. maddesi uyarınca faiz İşletilebileceği, birleşen davada; Davacı yanca ....İcra Müdürlüğünün 2021/... sayılı icra takibinde: 19.744,90 TL Asıl Alacak,1.014,83 TL İşlemiş Faiz = 20.759,73-TL Toplam alacak Olarak talepte bulunabileceği, Asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi uyarınca faiz yürütülebileceği, Davacı yanın birleşen dava konusu alacağına ilişkin icra inkar tazminatı isteminin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın Asıl davada, dava konusu ettiği 1.000.- USD x8,42 TL= 8.420.-TL Kar Mahrumiyeti talebi mevcuttur. Birleşen dava dosyası yönünden de 20.759,73 TL talebi mevcuttur. DELİLLER: -....İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı icra dosyası -... Belediye Başkanlığının 24/05/2024 tarihli yazı cevabı. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporları -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, taraflar arasında akdedilen 01.01.2018 tarihli ve 5 yıl süreli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ile eki niteliğindeki Ürün Alım Taahhütnamesi kapsamında davalı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedildiği iddiasına dayalı kar mahrumiyeti (cezai şart) alacağının tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise cari hesap ilişkisine dayalı alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. (Bkz.Tunçomağ Kenan; Türk Borçlar Hukuku I.Cilt Genel Hükümler İstanbul 1976 Sh.853 vd., Eren Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 5.Bası, Cilt 2 Sh.1169-1171; Kılıçoğlu M.Ahmet; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 4.Bası Sh.575-577; Reisoğlu Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 12. Bası Sh. 362.) Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin sürekli borç ilişkisi doğuran, çerçeve sözleşme niteliğinde olup, eki olan ürün alım taahhütnamesi ile davalıya asgari alım yükümlülüğü yüklenmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı bayinin yıllık 450 ton otogaz alım taahhüdünde bulunduğu, eksik alım yapılması halinde ise ton başına 70 USD kar mahrumiyeti ödemeyi kabul ettiği sabittir. Sözleşmede düzenlenen “kar mahrumiyeti” hükmünün; eksik alım halinde uygulanması, zarar ispatı aranmaksızın talep edilebilir olması karşısında bu düzenlemenin TBK m.179 kapsamında ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda: alacaklının zararı ispat etmesine gerek olmadan cezai şart, borcun ihlali ile muaccel hale gelir. Davalı tarafça sözleşmenin 04.03.2021 tarihli ihtarname ile feshedildiği anlaşılmış olup, bu feshin haklı nedene dayanmadığı bilirkişi raporunda açıkça belirtilmiştir. Mahkememizce de bu tespit benimsenmiştir. Nitekim, davalı tarafça ileri sürülen; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında mevzuat değişiklikleri, kârlılık düşüşü, pandemi koşulları gibi hususların sözleşmenin ifasını imkânsız kılmadığı, sadece ticari risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu noktada, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesi uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardan borçlunun sorumlu olduğu; yine aynı Kanun’un 179 ve devamı maddelerinde düzenlenen cezai şart hükümleri gereğince tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırdıkları cezai şartın geçerli olduğu açıktır. Ayrıca bilirkişi heyetince sunulan raporlarda; sözleşmenin haksız feshedildiği, davacının kar mahrumiyeti talep edebileceği, döviz cinsinden kararlaştırılan cezai şartın somut olayda uygulanabileceği tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda farklı ihtimallere göre yüksek tutarlı kar mahrumiyeti hesaplamaları yapılmış ise de; davacı taraf işbu davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak yalnızca 1.000 USD talepte bulunmuştur. Bu nedenle mahkememiz, taleple bağlılık ilkesi gereği (HMK m.26) sadece talep edilen miktar yönünden hüküm kurmuştur. Bu kapsamda; davacının asıl davadaki talebinin kabulüne karar verilmiştir. Faiz yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı tarafından gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesi için süre verildiği, bu sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşılmıştır (TBK m.117). Bu nedenle 12.04.2021 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiş alacağın yabancı para cinsinden olması sebebiyle 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca yabancı para mevduatına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen Dava Yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, cari hesap alacağının ticari defter ve kayıtlarla desteklendiği, TTK m.222 uyarınca: davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterleri ile çelişmediği davalının borcu ödemediği ve itirazının haksız olduğu anlaşıldığından; davacının icra takibinde talep ettiği cari alacağa karşı davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davacı lehinde %20 icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Asıl ve birleşen 2021/... Esas sayılı DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Asıl davada; 1.000,00-USD cezai şartın davalıdan 12/04/2021 temerrüd tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduatına uygulanan en yüksek faiz oran ile tahsili ile davacıya verilmesine, -Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 143,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 588,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcın, 143,80-TL peşin harcın ve 571,90 keşif harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.258,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 8.447,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, 2-Birleşen 2021/... Esas sayılı davada; davalının .... İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E. sayılı sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, - Davalının takip tutarının %20'si olan 3.948,98-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Alınması gereken 1.348,77-TL harcın, peşin alınan 250,73-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.098,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ve 250,73TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 54,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 19.744,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, -Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/03/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/499, K. 2026/237, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-499-e-2026-237-k-fa97e710c21f