İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/587 E. 2026/252 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/587
- Karar No
- 2026/252
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/587 KARAR NO : 2026/252
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02.12.2015 KARAR TARİHİ : 05.03.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.08.2015 tarihinde ---- üzerinde ---- köprüsünde her türlü iş güvenlik tedbirlerini almış olarak çalışma yapmaya başladığını, çalışmanın bitmesine yakın bir zaman dilimi içerisinde davalılardan ----- güvenlik tedbiri alınmış alana dalarak davacının yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın tamamen davalının kusuru ile meydana geldiğini, davacının ve diğer çalışan ---- ile çalışma alanı içerisinde gerekli tedbirleri aldıklarınını ve köprüde boya işlemlerini gerçekleştirmiş olduklarını, çalışmanın bitmesine yakın bir dönemde davalı ---- kendi kullanımında olan davalı ---- ait ---- plaka sayılı araç ile çalışma alanına girdiğini, hiçbir şeyden haberi olamayan davacı ----- çarparak yaralandığını ve iş arkadaşı ----çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davacının ----- ait iş yerinde 2.000,00-TL maaşla çalışan bir kişi olduğunu, kaza sebebiyle uzunca bir süre çalışamayan davacının gelir kaybına uğradığını, yine vücudunda bir çok kırık meydana geldiğini, ameliyat geçirmesine rağmen çalışmakta zorlandığını, iş gücünde büyük bir kaybın olmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile öncelikle kazaya sebebiyet veren ---- plaka sayılı aracın kaydına 3. Şahıslara devrin engellenmesi için tedbir kararı verilmesini, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle çalışılamayan aylar sebebiyle uğranılan gelir kaybı sebebiyle 1.000.00-TL, iş gücü kaybı sebebiyle 1.000,00-TL olmak üzere 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebiyle çok büyük acı ve ızdırap duyduğundan, uzunca bir süre aile fertlerinin bakımına muhtaç hale gelmiş olması sebebiyle 30.000,00-TL manevî tazminatın davalı araç sürücüsü ve araç sahibinden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah Dilekçesi: Davacı vekili 22.02.2019 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davacının geçici iş göremezlik yönünden 1.000,00-TL olan taleplerini 6.604,14-TL'ye, iş gücü kaybına dayalı taleplerini 26.850,58-TL'ye çıkardıklarını belirterek toplamda 33.454,72-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini, 30.000,00-TL manevi tazminatın yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ---- ve araç sahibi ----- müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; --- plakalı araç ile seyir halinde iken önünde giden aracın aniden manevra yapması neticesinde dubanın solundan geçmek için manevra yaptığı sırada ---- ve ---- gördüğünü, tekrar manevra yapmak istediğinde ise araçta bulunan ----- sisteminin devreye girmesi ile kontrolü kaybettiğini ve kazanın meydana geldiğini, sol şeritte bir kamyona çekili romörk üzerinde bulunan mecburi istikamet tabelası dışında hiç bir güvenlik önlemi alınmadığı için kusurun kendisine olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçe vadesi ile kaza tarihinin karşılaştırılarak, poliçenin kaza tarihinde geçerli olup olmadığının araştırılmasını ayrıca poliçede sigortalanan araç ile kazaya karışan aracın aynı araç olup olmadığının da tespitini, poliçe vadede değilse veya kazaya karışan araç ile sigortalı araç aynı değilse, davanın reddini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araç sürücüsünün dava konusu maluliyetin oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, tarafların, maluliyetin meydana gelmesinde etkili olan kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kaza ile illiyeti bulunan maluliyete ilişkin rapor alınmasını, konusunda uzman aktüer bilirkişiden aktüer raporu alınmasının gerektiğini belirterek aleyhe açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın, davacının kusuru sonucunda meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde tek ve ağır kusurlu olan tarafın eksik ve hatalı işaretleme yapan davacı ve müteveffa ---- olduğunu, davacı ve müteveffa , ----- Köprüsünde yaptıkları çalışma esnasında gerekli önlemleri almadıklarını, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için davacının gelirinin ve maluliyet oranının tespiti gerektiğini, manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ve kaskosunun bulunduğunu belirterek davacının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, trafik kazası nedeniyle davacıda meydana geldiği iddia olunan maluliyet nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine yönelik davadır.Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 04.07.2019 tarih, ---- esas, ---- karar sayılı ilamı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin 06.07.2022 tarih, ---- esas, --- karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma ilamı sonunda dosya mahkememizin ----- esasına kaydedilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. Davalı Sigorta şirketine 09/10/2014 yılı 09/10/2015 arasında ZMMS poliçesi ile sigortalanmış ---- plakalı aracın kişi başı teminat limiti 290.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. 30.08.2015 günü saat 08.25 sıralarında davalı ---- sevk ve idaresindeki----- plaka sayılı araç ile --- karayolu üzerinde ----- istikametine seyir halinde iken ----- köprüsü etrafında maktul ile katılan mağdurun da bulunduğu kişilerin çalışma yaptığı yol üzerinde çalışma mahallinin güvenliğinin sağlanması amacıyla çalışma mahallinden uygun mesafe öncesi bir mahale ışıklı uyarı levhasının konularak 3 şeritli olan karayolunun bir kısmını dubalar ile kapattıkları, çalışmalarını kapalı alan içerisinde icra ettikleri, trafiğin akışının sağlanması için kaza mahallinde açık alan bırakıldığı, ancak araçların geçişi için bırakılmış olan bu mahalde trafik yoğunluğunun bulunduğu, sanığın sevk ve idaresindeki araç ile trafiğe açık bölümdeki yoğunluğu görmesi üzerine uyarı levhası ve dubalar ile kapatılmış olan çalışma alanına dubaların arasından duraksamadan hızlı biçimde girdiği ve devamında---- ile davacı ----- çarpmak suretiyle dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. -----Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ----- sayılı davada, Adli Tıp Kurumu ----- Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, yola gereken dikkati vermeyen, görüş alanını gereği gibi kontrol altında bulundurmayan, ileride gerekli ve yeterli işaretlemeler yapıldıktan sonra sol ve orta şeridi trafiğe kapatılan kaza mahalline yaklaşırken, zamanında önlem almayıp kontrolsüz seyreden, bu haliyle dikkatsizliğinden dolayı yolun trafiğe kapatılan bölümüne giriş yapıp burada çalışma yapan yayalara tedbirsizce çarpan sürücü ---- asli ve tam kusurlu olduğu, yayalar --- ve -----kusursuz olduğu tespit edilmiş, yapılan yargılama sonunda mahkemenin ----sayılı ilamıyla, sanık ------ tam ve asli kusurlu kabul edilerek taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Aynı kazada vefat eden yaya ----- yakınları tarafından eldeki davanın davalıları aleyhine açmış oldukları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat davası sonucunda ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Karar sayılı dosyasında mahkemece kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunda kaza yerinde alınması gereken önlemler de değerlendirilerek, davalı sürücü ---- %100 oranında tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin ----- Karar sayılı kararı ile mahkemenin hükmüne esas aldığı kusura ilişkin bilirkişi raporunun, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı kabul edilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında, kazanın oluşumunda araç sürücüsü--- 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b (Araçların hızlarını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği ayrıca sürücünün kaza anında aşırı hızlı olduğu kanaatine varıldığı, davacı ---- herhangi bir kusur izafe edilmediği, aynı kazaya ilişkin ceza dosyasında ve ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------. sayılı dosyasından aldırılan kusur raporlarının oluşa uygun, birbirini ve kaza tespit tutanağını doğruladığı anlaşıldığından, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü---- %100 oranında tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. (-------sayılı ilamı) Somut davada kaza tarihi 30.08.2015 olup, bu tarih itibariyle maluliyetin belirlemesine esas yönetmeliğin "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" olduğu anlaşılmıştır. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engel oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. İtirazlar üzerine dosya üst kurula tevdi edilmiş, hazırlanan raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engel oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engel oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği sonucuna varılmıştır. Yargıtay ----. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, ---- Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Davacının maddi zararının tespiti için dosya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda; davacının geçici iş göremezlik zararının 638,51 TL olduğu tespit edilmiştir. Aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin içtihatlarına uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve davacının toplam maddi zararının 638,51 TL olduğu sonucuna varılmıştır.6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalılar araç maliki ve sürücüsü yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır. Davalı sigorta şirketi yönünden, dava tarihi itibariyle sigorta şirketine dava açmadan önce başvuru zorunluluğu olmaması, dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru yapılmaması sebebiyle dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır.Manevi tazminata karar verilebilmesi için; davalının bir fiilinin olması, bu fiilin hukuka aykırı olması, davacı tarafın zarara uğraması, zarar ile fiil arasında illiyet bağı olması ve davacı tarafın kusurlu olması gerekir. Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre özel haller göz önünde tutularak manevi tazminata karar verilmelidir. Manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar verilecek paranın miktarı, her şeyden önce adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayan da manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzeyen bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında belirlendiği gibi manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına amaç edinmez, tazminatın sınırı tazminatın amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut duruma göre elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde belirlenen ve manevi tazminata hükmedilirken nazara alınması gereken özel hal ve şartlar dikkate alınarak objektif ölçütler kullanılmak kaydı ile manevi tazminat değerlendirmesi yapılmalıdır.Tüm dosya kapsamı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, haksız fiilin ağırlığı, haksız fiil tarihi ve paranın satın alma gücü, davacının maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, Maddi Tazminat Talebi Yönünden; A) Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, B) 638,51 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren, davalılar ---- ve ------ yönünden 30.08.2015 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 109,30-TL peşin harçtan ve 108,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 514,70-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan toplam 217,30-TL peşin ve ıslah harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 638,51-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(3) Maddelerine göre davalılar lehine takdir olunan 638,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, Manevi Tazminat Talebi Yönünden; C)10.000,00 TL manevi tazminatının 30.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının davalılar --- ve --- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından 27,70-TL başvurma harcı, 4,10-TL vekalet harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 15.910,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura ücretleri, 1.818,10-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 22.759,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 3.739,47-TL'nin davalılar --- müştereken ve müteselsilen, 76,34-TL'nin davalı ----- Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 18.944,09-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ------- tarafından 25,60-TL vekalet harcı, 150,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 175,60-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 146,75-TL'nin davacıdan alınarak davalı --- verilmesine, 28,85-TL'nin davalı ---- üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ------ Şirketi tarafından 4,30-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak takdiren davacıdan alınarak davalı --- Şirketi'ne verilmesine, 10-Davalı -----tarafından 29,90-TL vekalet harcı, 150,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 179,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 150,34-TL'nin davacıdan alınarak davalı ---- verilmesine, 29,56-TL'nin davalı ------ üzerinde bırakılmasına, 11-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar --- ve ------ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı ---- vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.