İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/374 E. 2026/245 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/374
- Karar No
- 2026/245
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/374 Esas KARAR NO: 2026/245 DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/05/2022 KARAR TARİHİ:04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin uluslarası ticaret ile iştigal eden saygın bir iş adamı olduğunu, Müvekkilinin, ülkemizde mücevher ithal etmek ve akabinde de perakende halinde bu mücevherleri satmak üzere hesabına tazminat talep etmiş oldukları ------ tarihinde kurmuş olduğunu, Müvekkilinin tek hissedarı ve ortağı olduğunu, müvekkilin uluslararası alanda faaliyet göstermekte olduğundan ötürü kurmuş olduğu ---- ülkemizdeki faaliyetleri yürütecek ve kendisinin yurtdışında bulunduğu zaman diliminde şirketi en geniş anlamda temsil edecek bir üçüncü kişiye ihtiyaç duyduğunu,bu ihtiyaca istinaden müvekkilinin davalı ile anlaşmış ve bu kişiyi şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak atamış olduğunu, müvekkil şirket kurulduktan sonra vakit kaybetmeksizin faaliyetlerine başlamak üzere yurt dışından değerli taş ithal etmeye başladığını, değerli taşlar ithalat sürecinin tamamlanmasını müteakiben yurt içi pazarda peraketnde satışa arz edileceğini, Müvekilinin ülkeye dönüp işlerin ne durumda olduğunu kontrol ettiğinde şirket defterlerine kaydedilen ve ekte sunulu gümrük beyannamelerinde görünen değerli taşların mevcut olmadığını bu değerli taşların satışının da yapılmadığını şirket hesaplarına satış geliri girmediğini ezcümle ne değerli taşların ne de bunların satışından elde edilen gelirin ortada olmadığını tespit ettiğini, Müvekkilinin şirket defterlerine göre şirket mevcudunda bulunan değerli taşların kayıp olduğunu satış durumunun söz konusu olmadığını şirketin herhangi bir satış geliri elde etmediğini tespit ettiği esnada davalının şirket hesaplarının kendi şahsi harcamaları için kullandığını kendi şahsi kredi kartı harcamalarını dahi şirketin banka hesapları üzerinden gerçekleştiridğini gördüğünü, Müvekkili şirket için yapmış olduğu harcamanın ve ortaya koymuş olduğu sermayenin adeta hiç edildiğini görünce konu ile ilgili olarak davalı ile görüşmüşse de sonuç alamamış ve ne değerli taşları ne de eğer satılmış ise satıştan elde edilen gelirleri bulamadığını, ortada ne değerli taş ne de değerli taş satışından elde edilen bir para var olduğunu, davalı şirket müdürü değerli taşların ya da satış gerçekleşti ise bunların gelirinin akıbeti hakkında hiçbir bilgi vermediğini, Müvekkili şirket hesaplarında görünen aktifler değerli taşlar ile şirket mevcudunun fiili durumundan kaynaklanan farklılığın ayrıca davalının şirket banka hesapları üzerinden gerçekleştirmiş olduğu şahsi harcamaların sebebiyet verdiği zararın ------- tazmin edilmesini talep ettiğini, Dava Türk Ticaret Kanununun 553 vd. maddeleri uyarınca şirket müdürünün hukuki sorumluluğuna ilişkin olduğunu, ---- kuruluşundan bir gün sonra şirketi münferiden yetkili müdür olarak atanan davalının ----- tarihine kadar takriben 4 senelik bir süre içerisinde gerçekleştirdiği kusurlu eylemler dolayısıyla şirketi uğratmış olduğu zararın tespiti ve şirkete tazmin edilmesi gerektiğini, bu zarar kalemleri genel anlamda iki başlık altında toplanmakta olup yurdışından ithal edilen değerli taşların resmiyette şirket mevcudunda görünmelerine rağmen fiilen şirket mevcudunda bulunmamaları bu konuda davalıdan hiçbir somut açıklama alınamaması ve davalının şirket banka hesaplarını şahsi harcamaları için kullanmasından ibaret olduğunu, Kanattilerince davalının eylemlerinin özen yükümlülüğüne aykırı davranmak olarak nitelendirilmesi fiili durumu ifade etmekte oldukça hafif kalacağını, nitekim davalının açıkça ve kasten ----- şirketinin maddi varlıklarını kendi şahsi menfaati için tüketmiş olduğu açık olduğunu, bu durumun aynı zamanda TCK md. 155/2 uyarınca güveni kötüye kullanma fiili teşkil ettiği ortada olduğunu, konu ile ilgili olarak ---- soruşturma numaralı dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını ,Davanın kabulüne -------- tarihleri arasında münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görevlendirilen davalının şirketi uğratmış olduğu zararın TTK md. 553 vd. Hükümleri uyarınca tazminine bu kapsamda 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davasının esas olmak üzere şimdilik 50.000,00-TL zararın davalıdan alınarak ---- verilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, şirketin zarara uğratıldığına dair beyanları mevcut olduğunu, zararın şirkete iadesini talep ettiğini, zararın doğrudan zarar olduğu sonucu ortada olduğunu, Dolayısıyla şirketin doğrudan dava açması gerekirken şirket yetkilisinin doğrudan şirket adına dava açması usul hükümlerine aykırı olduğunu, Davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,Açılan dava HMK 107 kapsamındaki belirsiz alacak davası olduğunu,. Belirsiz alacak davasında belirlenen kısmın harcın önceden ödenmesi şart olduğunu, Davacı taraf dilekçe içeriğinde --- pırlanta kaybından söz etmesine rağmen sadece ------ harcının ödenmesi kanuna aykırı olduğunu, Harcın belirlenen beden üzerinden ikmali gerektiğini, mahkememiz tarafından harcın ikmal ettirilmesi gerektiğini, Gerek doktrinde gerekse --------- kapsamında ------ zararın dava konusu edilmesi için genel kurul kararının şart olduğunu, Gerekirse bu konuda şirkete kayyım dahi atanması gerektiğini, Dosya kapsamında alınan herhangi bir karar bulunmadığını, Müvekkilinin davacı şahısla birlikte faaliyet adresi ---------- ortakları olduğunu, İlgili şirket inşaat işlerinde faaliyet gösteren firma olduğunu, Müvekkilinin davacı şahısla tanışması bu firma sayesinde olduğunu, İş bu firmanın ortaklarından bir tanesi de yine davacının yetkilisi olduğu ------ adlı şirket olduğu, Davacı taraf, --- pırlanta getirip ---------- pazarlamak istediğini onun için müvekkilini ortak yapmak istediğini müvekkiline ilettiklerini. Müvekkilinin ilk etapta teklifi kabul etmediğini Fakat daha sonra davacının ısrarı, şirket ortaklığı, tanışıklığı göz önünde bulunduran müvekkili, sadece vekaleten yardımcı olmayı kabul ettiğini, Müvekkilinin teklifi kabul etmesiyle birlikte --------- kurulduğunu, İthal edilecek değerli taşların tüm vergilerden muaf olabilmesi için kişinin --------- üyeliğinin olması gerektiğini, Müvekkilin, sırf işlerinin görülmesi ve dost bildiği davacının bir sorunla karşılaşmaması için ------üyelik için başvuruda bulunmuş olduğunu ve üyeliğin kabul edildiğini, Prosedürlerden sonra değerli taşlar ----- üzerinden vergi muafiyetinden yararlanarak yurt dışından ülkeye sokulduğunu, Müvekkilinin her seferinde malları gümrükten teslim alıp davacının---------- kiralamış olduğu ofisine götürdüğünü, Burada malları davacı taraf, teslim aldığını, Davacı taraf, kiralamış olduğu ofiste çalışmak üzere müvekkilinin kayın biraderi ile başka birini aldığını, ----- alınan taşlar hiçbir zaman müvekkilinin uhdesinde kalmadığını, Taşlar kiralanan ofiste ve davacının kontrolünde kalıp buradan işlendiğini ve satış da iş bu ofisten yapıldığını, Hatta müvekkiliyle birlikte davacının da dahil olduğu personel -------- grubu var olduğunu, Bununla ilgili yazışmaları ibraz ettiklerini, Her taşın fiyatı ve onayını davacının verdiğini, Satılan taşların paraları bazen elden bazen de banka vasıtasıyla alındığını, Davacının talimatı doğrultusunda paralar bazen müvekkilinin hesabına aktarıldığını, Müvekkili de yine davacının talimatı doğrultusunda paraları --- firmasının ortağı olan -------hesabına aktardığını,. Bu yolla davacı taraf, inşaat ile ilgili ödemeleri bu şekilde yaptığını, Davacı şahıs pırlanta fuarlarına katılım sağladığını, ----------gelen misafirleri olduğunu, Gelenlerin tüm harcamaları müvekkilinin kredi kartları üzerinden olduğunu, Haliyle müvekkilinin de yapmış olduğu harcamaları davacının bilgisi dahilinde şirketten aldığını, Davacı tarafın ayrıca piyasaya da çok borcu olduğunu, Onun için davacı şahsın talimatıyla müvekkili şirketten para çekip davacıya şahısa verdiğini, Davacı tarafın gayri resmi işlerinden rahatsız olan müvekkili, şirketten ayrılmış olup durumu --------- bildirdiğini, Müvekkilinin istifası sonrası davacı taraf, hiç hakkı olmadığı halde iş bu davayı açttığını, TTK 553.Maddesi kapsamında gidilen sorumluluk haksız fiil sorumluluğu olduğunu, Haksız fiil için kusur-illiyet rabıtası-zarar olmak zorunda olduğunu, Müvekkilinin kusuru ancak yargılama sonucunda varsa ortaya çıkacağını, Fakat olayda kusurlu olan davacının kendisi olduğunu, Zira kendisi şirketin sahibi olduğunu, Müvekkilinin şirketin yetkilisi ve ortağı olmadığını, Sadece vekaleten iş yapan kişi olduğunu, Müvekkilinin davacı şahısa yardımcı olduğunu, Hatta bunun için --- üyesi dahi olduğunu, Yapılan tüm işlemler davacının talimatı doğrultusunda olduğunu, Aslında kanunun lafzına ve ruhuna bakıldığında müvekkilinin hakkında dava açılmaması gerektiğini, Davanın reddi gerektiğini, Davanın REDDİNE, Masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalının şirket müdürü olarak,TTK 553 maddesi (yöneticinin sorumluluğu) kapsamında şirkete zarara uğratıp uğratmadığı bu nedenle zarara uğratması halinde zararın miktarı ve tespit edilecek zararın dava dışı şirkete verilip verilmeyeceği hususlarına ilişkindir. "Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın uluslararası alanda faaliyet göstermekte olduğunu, bundan dolayı kurulan ---- mücevher firmasının --- işlerini yürütmesi için üçüncü bir kişiye ihtiyaç duyulması nedeniyle davalının şirkete ------- tarihinde yetkili müdür olarak atandığını, --------- tarihinde şirket kurulduktan sonra faaliyetlerine başlamak üzere yurt dışından değerli taş ithal etmeye başlandığını, değerli taşların ithalat sürecinin tamamlanmasına müteakip yurt içi pazarda satışa arz edileceğini, şirketin ekte sunulan gümrük beyannamelerinden de anlaşılacağı üzere --- tarihinde toplam ---- değerinde pırlanta taş,---- değerinde pırlanta taş, --- tarihinde toplam -------- değerinde pırlanta taşın ithal edildiğini, ancak şirket defterlerine kaydedilen ve gümrük beyannamelerinde görünen değerli taşların mevcut olmadığını, bu değerli taşların satışının da yapılmadığını, şirket hesaplarına satış geliri girmediğinin tespit edildiğini, şüpheli şirket müdürünün de değerli taşların akıbeti hakkında hiç bir bilgi vermediğini, Türk ticaret kanununun 553 vd. maddeleri uyarınca şirket müdürünün hukuki sorumluluğu gereğince, ----kuruluşundan bir gün sonra şirketi münferiden yetkili müdür olarak atanan davalının ------ tarihine kadar takriben 4 senelik bir süre içerisinde gerçekleştirdiği kusurlu eylemler dolayısıyla şirketi uğratmış olduğu zararın tespitiyle, ----------- tarihleri arasında münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görevlendirilen davalının şirketi uğratmış olduğu zararın TTK md. 553 vd. Hükümleri uyarınca tazmini kapsamında da 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davasının esas olmak üzere şimdilik 50.000,00-TL zararın davalıdan alınarak----- verilmesini talep etmiş,Davalı vekili, müvekkilinin davacı şahısla birlikte faaliyet adresi ---- olan --------ortakları olduğunu, İlgili şirketin inşaat işlerinde faaliyet gösteren firma olduğunu, Müvekkilinin davacı şahısla tanışması bu firma sayesinde olduğunu, iş bu firmanın ortaklarından bir tanesi de yine davacının yetkilisi olduğu ---- adlı şirket olduğu,ilk etapta kabul etmemesine rağmen davacının ısrarı, şirket ortaklığı, tanışıklığı göz önünde bulunduran müvekkilinin, sadece vekaleten yardımcı olmayı kabul ettiğini, müvekkilinin teklifi kabul etmesiyle birlikte ------ kurulduğunu, ithal edilecek değerli taşların tüm vergilerden muaf olabilmesi için kişinin ------ üyeliğinin olması gerektiğini, müvekkilin, sırf işlerinin görülmesi ve dost bildiği davacının bir sorunla karşılaşmaması için -----üyelik için başvuruda bulunmuş olduğunu ve üyeliğinin kabul edildiğini, prosedürlerden sonra değerli taşların-------- üzerinden vergi muafiyetinden yararlanarak yurt dışından ülkeye sokulduğunu, müvekkilinin her seferinde malları gümrükten teslim alıp davacının ---------- kiralamış olduğu ofisine götürdüğünü, burada malları davacının teslim aldığını, gümrükte alınan taşların hiçbir zaman müvekkilinin uhdesinde kalmadığını, taşların kiralanan ofiste ve davacının kontrolünde kalıp buradan işlendiğini ve satışın da iş bu ofisten yapıldığını, hatta müvekkiliyle birlikte davacının da dahil olduğu personel --------- grubu var olduğunu, Bununla ilgili yazışmaları ibraz ettiklerini, her taşın fiyatı ve onayını davacının verdiğini, satılan taşların paraları bazen elden bazen de banka vasıtasıyla alındığını, davacının talimatı doğrultusunda paralar bazen müvekkilinin hesabına yattığı, davacıın pırlanta fuarlarına katılım sağladığını, ------- gelen misafirleri olduğunu, gelenlerin tüm harcamalarının müvekkilinin kredi kartları üzerinden olduğunu, haliyle müvekkilinin de yapmış olduğu harcamaları davacının bilgisi dahilinde şirketten aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı taraf, savunmasında geçen ------------- yazışma kayıtlarını sunmuş, tanıklar dinlenmiş, şirket ticari sicil kayıtları, ticari defterleri, taraf banka hesap hareketleri, ---------Karar sayılı dosya dosyaya celbedilmiş, bu dosyanın yapılan incelemesinde dosyamız davacısının müşteki, davalısının sanık, suçun hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak olduğu, sanığın beraatine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüş, Mahkememizce dava dışı ------ şirketi ticari defter ve kayıtları ile değerli taşlar konusunda inceleme yaptırılarak ----------tarihli alınan raporlar aldırılarak dosyaya sunulmuş, raporlarda dava dışı şirket ticari defterlerinin kayıt nizamına uygun ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespiti yapılmış, dava tarihi itibarıyla kayıp olduğu iddia edilen pırlantaların değer tespiti yapılmıştır.Duruşmada dinlenen tanık anlatımları:Davalı tanığı ----- tarihli duruşmasında alınan beyanında: ''Tanıklık yapacağım hususu anladım. Ben davacıya ait ------ inşaat firmasında ---- arasında taş ustası (mermer ve seramik) olarak çalıştım. Bu nedenle ---- tanıyorum. Davacının ayrıca pırlanta, mücevher işiyle de uğraştığını biliyorum. Davalı da benim çalıştığım dönemde, çalıştığım ------------isimli firmanın sahibiydi. Davacı ise mücevher işiyle uğraşıyordu fakat yabancı uyruklu olup ---- vergi muafiyetinden yararlanmak için bir ---- imzasına ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle de ------- firmasında da davalıyla çalışmak istedi. Fakat davalı ortak mıydı, müdür müydü bilemem. --- faaliyet gösteriyordu. ------- bütün mücevher işlerini, alım satım ve ithalat ihracat işlerini bizzat -------bey yapıyordu. Davalı sadece işlemlere ilişkin imza atıyordu. Mücevherlerin fiili olarak alım satımının gerçekleştirilmesini, parayı kimin alıp nereye gönderdiği konusunda benim bilgim yoktur, Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: Ben bahsettiğim firmada işçi olarak çalışmaktayım,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ------- Mahkememizin ---- duruşmasında alınan beyanında: Tanıklık yapacağım hususu anladım. Davalı benim patronumdu. ---isimli şirkette yanlış hatırlamıyorsam ---- yılları arasında inşaat, mermer, merdiven, seramik ustası olarak çalıştım. Davacıyı sadece birkaç kez görmüşlüğüm vardır. Ayrıca ------- diye biri de vardı. Biz dışarıdan ortak olarak biliyorduk ancak ne derece ortaklık vardı, bilemem. Zannedersem ------- başka bir şirketi de vardı. Fakat adını da ne iş yaptığını da bilmiyorum. Davalı ile davacının ve ----- o bahsettiğim diğer şirkette de birlikte çalıştıklarını duyuyorduk, duyduğumuz kadarıyla, davalı -------- beyin sadece imza yetkisi vardı. Onun dışında nasıl bir çalışmaları vardı bilemem. Bu şirketin mücevher ile ilgili iş yaptığını biliyorum ancak iş ile ilgili ayrıntılı bilgiye sahip değilim,Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: Davalı ile davacının birlikteyken mücevher teslim aldıklarını birkaç kez gördüm. Hepsinde de her ikisi birlikteydi. Yani mücevherleri davacı ------ ofisine getirirdi. Sanırım imza yetkisi--- beyde olduğu için orada imza işlerini yapıyorlardı. Daha sonra ----- mücevherleri kendisine ait nerede olduğunu bilmediğim dükkanına götürüyordu,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı asil Mahkememizin --------- tarihli celsesinde isticvap edilmiş, beyanında :' Bir şirketin elmas ithalatını vergiden muaf olarak yapabilmesi için ----- üye olması gerekmekte, şirketin borsaya da üye olabilmesi için yetkilisinin ------olması gerekmekte idi, davacı da bana bahsi geçen şirkette bu nedenle müdürlük teklif etti bende bu yüzden şirketin müdürlüğünün kabul ettim ve böylece şirket ------üye oldu, yine yapılacak satışların vergisiz olabilmesi için satışların ---- üye olan bir şirkete yapılması gerekecekti fakat dava konusu elmaslar----- üye şirkete değilde üye olmayan şahıslara satışı yapıldığı için defterden düşemedik, çünkü üye olmayan bir şahsa satış yapıldığında fatura kesilmesi ve karşı tarafın ----- gerekecekti, bu da piyasada kabul görmediği için satış yapılmasına rağmen defterden düşümü yapılamadı ve satışlar gayri resmi olarak yapıldı, sorulduğunda;benim müdür olduğum şirket sadece dava konusu ve ticari defterlerde kaydı bulunan elmas ithalatı için kurulmuş olup, benim müdürü olduğum dönemde sadece 3 parti elmas ithalatı yapılmış olup başka bir ithalat gerçekleşmemiştir , sorulduğunda; yine savunmamda belirttiğim üzere bu elmasların satışının bir kısmının bedeli benim hesabıma yatırılmış, aynı günde bu yatırılan paralar benim ve davalının birlikte ortak olduğu ------aktarılmıştır, sorulduğunda; Dava konusu elmas ithalatında elmasları bildiğim kadarıyla ----isimli uluslararası taşıyıcı firma tarafından ---- getirtiliyor, gümrükten aynı firma tarafından alınıyor ve--- yukarıda bahsettigim ----- getiriliyor ve---- hem ben hem de davacı asilin kendisi mutlaka bulunurdu ve ben müdür olduğum için gelen kargoyu imzalıyordum , sorulduğunda; Sonrasında bu elmaslar müdürü olduğum şirketin ------ de ki firmasına davacı asil ve yanında birileri ile o büroya götürüyorlardı ve ordaki kasaya koyuyorlardı ben şirket müdürü olmama rağmen bu büroya 1 yada 2 defa gittim kasayı o zaman gördüm, benim elmaslarla başka bir bağım olmamıştır ,ben davacı ile olan ortaklığımın inşaat bölümünden sorumluyum, sadece inşaat işleri ile ilgilendim, elmasların satımı ile ilgili işim olmamıştır, bahsettiğim kasanın anahtarı da bende hiç bir zaman bulunmamıştır sadece davacıda olmuştur.'' şeklinde beyanda bulunmuş, bu tanık beyanlarının aksini gösterir dosyada delile rastlanmamıştır.Davacı vekili------ tarihli dilekçeyle dava değerini artırmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlıklı 553. maddesinde (birinci fıkra) kurucuların, yönetim kurulu üyelerin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları; (ikinci fıkra) kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişilerin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları ve üçüncü fıkrasında da hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacağı; bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı düzenlemesi bulunmaktadır.Buna göre, anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğundan söz edilebilmesi için üyelerin hukuka aykırı eylem-işlemi bulunmalı, bu eylem-işlemlerinde davacı tarafça ispat edilen kusurlarının bulunması, bunun sonucu olarak ortaya bir zarar çıkmalı ve zararla üyelerin eylem-işlemi arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Dosya kapsamına itibarıyla, --- sayılı ---- değerli taş teslim tarihlerini de kapsayacak şekilde ------tarihine kadar yönetim kurulu başkanı ve davlıyla birlikte şirkete temsile münferiden yetkili kişi olduğunun anlaşıldığı, davalınında dışardan müdür olarak atandığı ve münferiden temsile yetkili olduğu, her iki tarafında kabulünde olduğu üzere dava dışı şirketin değerli taş işi yapması için yasal olarak bir ------ vatandaşının şirkette yetkili olarak atanması gerektiğinden davacının bu şirkete müdür olarak atandığı, zaten davalı ve davacının kabullerinde olduğu üzere daha önceden birbirlerini tanıdığı ve başka şirkette inşaat işinde birlikte iş yaptıkları, bilirkişi raporuna göre dava dışı şirketin ticari defterlerinde dava konusu değerli taşların hepsinin ------- ticari defterlere kaydedildiği, ticari defterlerde bu değerli taşların satışının ise gözükmediği, aynı tarihlerde davacı ve davalının ayrı ayrı münferiden şirketi temsile yetkili oldukları, bilirkişi raporuna göre bu değerli taşların bedelinin davacı tarafından ödendiği gibi şirketle ilgili harcamalarında davacı tarafından gerçekleştirildiği, davalının şirket müdürü sıfatıyla ithal olunan pırlantaları teslim aldığı, dosyaya sunulan --- mesaj kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davacının ----- ticaretini aktif olarak kendisinin yönettiği, tüm alış-satış talimatlarını kendisinin verdiği, yine tanık beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla, --- giriş çıkış yaparak şirket işleri ile bilfiil iştigal eden ----bilgisi dahilinde değerli taşların teslim alındığı, bu değerli taşların davacı tarafından başka yere götürüldüğü, yani dava konusu değerli taşlar üzerinde davacının fiili hakimiyetinin söz konusu olduğu, değerli taşların bu davanın açıldığı tarihi şirket yönetim kurulu başkanı olup şirketi tam temsili yetkili ------aradan geçen sürede işbu pırlantaların kayıt ve satışını denetlememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, aynı kayıtlara göre 3 hesap yılı boyunca şirket namına satışların ithal olunan değerli taş bedellerine göre daha düşük miktarlarda olup şirket giderlerinin önemli ölçüde ------ tarafından finanse edildiği, bilirkişi raporuna göre davalının şirket hesabından yaptığı harcamaları tekrar şirkete ödediği, bu anlamda davacının dava dışı şirkete verdiği bir zararının söz konusu olmadığı, sonuç olarak dava dışı ------------- var olduğu iddia edilen zararın bilirkişi raporunda özellikleri belirtilen değerli taşların kayıp olmasına dayandırıldığı, oysa yukarıda ayrıntılı olarak tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, ----------- bu şirketin tüm faaliyetini oluşturan zarara konu değerli taş ticareti üzerindeki fiili hakimiyetin aynı zamanda şirketin yönetim kurulu başkanı ve münferiden de yetkilisi olan davacıda olduğunun anlaşıldığı, bilirkişi raporunda ticari defter incelemesine göre ticari defterlerde bir zarar tespitinin söz konusu olmadığı, değerli taşların kayıp olması ihtimalinde davalıya izafe dilebilecek bir kusurun da, kendiside şirketi münferiden temsile yetkili ve yönetim kurulu başkanı olan davacı tarafça kanıtlanamadığı kanaatine varilmış, mahkememizce zararın oluşumunda davalının kusuru ve illiyet bağının somut deliller çerçevesinde tespitine yönelik bir yargılama yapılmasından dolayı varılan sonuca ----- Karar sayılı dosyada yapılan yargılamanın etkisi bulunmayacağı düşünüldüğünden ceza dosyasının sonucu beklenmemiş, bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE, 2-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harcın peşin ve tamamlama suretiyle alınan 417.294,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 416.562,88-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.300.353,29-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Davalı tarafça yatırılan 99,00-TL harç ve 682,00-TL posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 781,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/03/2026