İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/60 E. 2020/225 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/60
Karar No
2020/225
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/60 Esas KARAR NO : 2020/225 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: İzmir ili,...Sokak...Mahallesi, ... Sitesi Çeşme adresinde kain, sosyal tesislerde bulunan... tesisat numarasına ait abonelik sözleşmesinin haksız fesih edildiğinin, feshin geçersizliğinin ve sözleşmenin halihazırda geçerli ve yürürlükte olduğunun tespiti ile, müvekkilinden fazla tahsil edilen ve davalıya ödenen fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere önceki yıllardaki tüketim endeksleri mukayese edilerek hesaplanacak alacak tutarlarının şimdilik 15.000 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : 1-Taraflar arasında imzalanan davacıya ait... tesisat numaralı Perakende Satış Sözleşmesi, 2-Davacıya ait ... tesisat numaralı sayaç tüketim endeks ve ödeme bilgileri, 3-Davacıya ait ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin cari hesap borç dökümü, 4-Davacı tarafından davalı şirkete yapılan 03/09/2019 tarihli başvuru dilekçesi, 5-Davacı tarafından yapılan ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin ödeme belgeleri, 6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı 24/01/2020 başvuru tarihli 13/02/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşamama tutanağı, 7-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki Perakende Satış Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin, halihazırda geçerli ve yürürlükte olduğunun tespiti ile davacıdan fazla tahsil edildiği iddia edilen bedelin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Davacı vekilince, taraflar arasındaki Perakende Satış Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin, halihazırda geçerli ve yürürlükte olduğunun tespiti ile davacıdan fazla tahsil edildiği iddia edilen bedelin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi talepleri ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilen davanın yargılaması sonucunda İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı 24/01/2020 başvuru tarihli 13/02/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşamama tutanağı mahkememize sunulmuş ise de, zorunlu arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce başvurulması gerektiği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı izahtan varestedir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında imzalanan davacıya ait ... tesisat numaralı Perakende Satış Sözleşmesi, davacıya ait ...esisat numaralı sayaç tüketim endeks ve ödeme bilgileri, davacıya ait... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin cari hesap borç dökümü, davacı tarafından davalı şirkete yapılan 03/09/2019 tarihli başvuru dilekçesi, davacı tarafından yapılan ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin ödeme belgeleri, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı 24/01/2020 başvuru tarihli 13/02/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşamama tutanağı ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki Perakende Satış Sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin, halihazırda geçerli ve yürürlükte olduğunun tespiti ile davacıdan fazla tahsil edildiği iddia edilen bedelin davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, iş bu davanın davacıya ait iş yerine ilişkin elektrik abonelik sözleşmesinin haksız yere feshedildiğinin, halihazırda geçerli ve yürürlükte olduğunun tespiti ve davacıdan fazla olarak tahsil edildiği iddia edilen bedelin davacıya iadesine yönelik istirdat davası olduğu, işi yerine ilişkin abonelik sözleşmesi dikkate alındığında davanın ticari dava niteliğinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları kapsamında menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın görevsiz mahkemede doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Gerekçesi yukarıda açılandığı üzere; 1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında yatırılan 256,17-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 201,77-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'a iadesine, 3-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca 2.250,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ...'ne verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/06/2020

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/60, K. 2020/225, T. 30.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-60-e-2020-225-k-8e1aab0fd1ee