İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/563 E. 2021/28 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/563
- Karar No
- 2021/28
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/563 KARAR NO : 2021/28 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2020 KARAR TARİHİ : 14/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dilekçe ekinde sunmuş olduğu faturaların kayıtlı bulunduğu cari hesaptan kaynaklanan 109.671,70-TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine İzmir.... İcra Müdürlüğünü... sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra yoluyla icra takibinin başlatıldığını, ödeme emri borçlu şirkete 20.12.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğden sonra davalı borçlu şirket bu takibe ve borca 26.12.2019 tarihli dilekçe ile yetkiye ve borca itiraz ettiğini, itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itiraz üzerine açılacak olan davanın ön şartı olan Arabuluculuk Başvurusunun yapıldığını, ancak Arabuluculuk dosya numarası ile düzenlenen tutanak ile uzlaşmaya varılamadığını, kayıt altına alındığını, borçlu/ davalının şirketin bu itirazı ile birlikte borcun ödendiğine dair belge sunmadığı için soyut olan, bir belgeye dayanmayan itirazı tamamen söze dayalı olduğunu, davacı müvekkilinin alacağının gerçek alacak olup tarafların ticari defter kayıtlarında da bu alacak mevcut olduğu için alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine iş bu itirazın iptali davasını açmak zorunluluğunun doğduğunu, davalı/borçlu şirketten %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi vekaleten talep etmiştir. CEVAP : Davalı tarafından dava dilekçesine cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk Dosya numaralı arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslı gibidir onaylı sureti, 2-İzmir... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, 3-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket layehine başlatılan icra takibine itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67.maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir. Az önce yer verilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere ticari mahiyette bulunan ve zorunlu arabuluculuk dava şartı yoluna tabi davalarda dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk yolunda düzenlenen arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin Mahkemeye sunulması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından davanın açılışı sırasında arabuluculuk son anlaşamama tutanağının ''Aslı Gibidir.'' şerhi düşülmüş suretinin Mahkememize sunulması, tutanak aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin Mahkememize sunulmaması üzerine, 23/10/2020 tarihli tensip tutanağının 13 numaralı ara kararında ''Davacı vekilinin dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu bildirdiği ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağının 'Aslı gibidir.' şerhini içerir fotokopisini mahkememize sunmuş olduğu görülmekte ise de, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği anlaşılmakla, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine'' karar verilmiş, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkememize sunulmaması durumunda 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği davacı vekiline ihtar edilmiş, davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir ön inceleme duruşma gününü bildirir tebligat usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir ön inceleme duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen, davacı vekili kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmamıştır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları,İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk Dosya numaralı arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslı gibidir onaylı sureti, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket layehine başlatılan icra takibine itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi talebine ilişkin olduğu, dava dilekçesine konu edilen talep dikkate alındığında davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, davacı vekili tarafından davanın açılışı sırasında arabuluculuk son anlaşamama tutanağının ''Aslı Gibidir.'' şerhi düşülmüş suretinin Mahkememize sunulduğu, bunun üzerine 23/10/2020 tarihli tensip tutanağının 13 numaralı ara kararında ''Davacı vekilinin dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu bildirdiği ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağının 'Aslı gibidir.' şerhini içerir fotokopisini mahkememize sunmuş olduğu görülmekte ise de, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemediği anlaşılmakla, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine'' karar verildiği, davacı vekilinin kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı, ilgili belgenin sunulmasına engel teşkil eder mahiyette bir duruma ilişkin olarak herhangi bir delilin de Mahkememize sunulmadığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin Mahkemeye sunulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı vekilince kendisine usulüne uygun şekilde verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcıdan, davanın açılışı sırasında yatırılan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2021
Katip ... eimza
Hakim ... eimza