İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/395 E. 2020/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/395
- Karar No
- 2020/519
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/395 KARAR NO : 2020/519 DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/08/2020 KARAR TARİHİ : 17/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/07/2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracılıyla Seferhisar Kuşadası yan yolu 5198 sokak üzerinden Seferhisar istikametine seyir halindeyken 122 numaralı meskenin önüne gelindiğinde yol üzerinde yatan ...'ın üzerinden araç ile geçmesi neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kasası sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin Seferhisar Necat Hepkon Devlet Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğünü, söz konusu kazanın Seferhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... karar sayılı numarasıyla soruşturmanın yürütüldüğünü, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre yaya ... ve sürücü...lakalı araç sürücüsü ...kusurlu bulunduğunu, ...plaka sayılı aracın davalı ...nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi olduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı ... şirketinden tazmini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediğini davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağı taraflarına tebliğ edilmediğini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtıdığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafa müvekkil şirketçe ödeme yapılmış ise de söz konusu ödeme nedeniyle müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları uyarınca sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınmadığını, hem malul kalan kişinin hem bakım ihtiyacını karşılayan kişinin yaşı, evlilik durumu, sosyal ve ekonomik durumu, tazminat takdirinde dikkate alınması gerektiğini, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri tazminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 98 ince maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, dolasıyla, müvekkili olduğu şirketin Sağlık gideri teminatının bulunmadığını, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10/07/2019 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik bedelinin belirlenmesi ve davalı ... şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. Davacı vekili dosyaya sunduğu 17/11/2020 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 20/11/2020 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığını beyan etmiştir. Davadan feragat 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmayan bir taraf işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacılar vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından gerçekleştirilen yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 18,13-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 54,40-TL harçtan mahsubu bakiye 36,27-TL harcın talep halinde davacıya ödenmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.17/11/2020
Katip ... eimza Hakim ... eimza