Diğer ·
2026/17 E. 2026/128 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/17
- Karar No
- 2026/128
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/17 Esas KARAR NO : 2026/128
DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren; ...’nın da aralarında bulunduğu 35 ülkede 394'ü ... olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, vekil eden Dünyada en çok bilinen markalardan biri olmasının yanı sıra küresel moda dünyasında söz sahibi bir lifestyle markası olarak tanındığını, müvekkilleri adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce vekil edeninin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretildiğini ve/veya satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaştığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçla elinde bulundurduğu ürünlerin müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ettiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, Karsı taraflara ait “..." adresinde yer alan " ...” tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini beyan ve dava etmiştir. Mahkememize sunulan 06/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; aleyhine tespit istenenin işyerinde bulunan t-shirt, sweatshirt, eşofman ürünlerinde kullanılan “...” ibarelerinin tespit isteyen tarafın tanınmış tescilli “...”, ”...”, ”...”, ”şekil” markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğunu, bu sebeple iltibas yarattığını, işyeri vergi levhasında mükellefin “...” olduğunu, ... Vergi Dairesine, ... numara ile kayıtlı olduğunu, tespit talep edilen Adreste; taklit olduğu değerlendirilen “...” markalı 19 adet t-shirt, sweatshirt, 3 adet alt-üst takım çocuk eşofman ürünün satışa sunulduğunu, işyeri sahibinin “ürünlerde orijinallik iddiası olmadığını yönünde görüş bildirmiştir. Davacı vekilinin sunduğu 09.06.2026 tarihli dilekçesi ile açmış oldukları davadan ve tüm taleplerinden feragat ettiklerini karşılıklı yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır. Davadan ve tüm taleplerden feragat eden davacı vekilinin Yusuf Yıldırım olduğu ve dosyada davadan feragat yetkisi bulunan avukat tarafından dayanak vekaletnamedeki tüm yetkileri kapsar şekilde 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 56. Maddesi gereğince vekalet yerine geçmek üzere usulüne uygun yetki belgesinin ibraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 09.06.2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname ve vekaletname yerine geçen yetki belgesi incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğunun görüldüğü anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celseden önce vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 244,00-TL nin peşin yatırılan 810,28-TL den mahsubu ile bakiye 566,28-TL fazlalık harcın aynı Kanunu'nun 31.maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı feragat anında vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair tarafların yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸