İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/32 E. 2020/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/32
Karar No
2020/229
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/32 Esas KARAR NO : 2020/229 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 14/01/2020 KARAR TARİHİ : 01/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;.... Şti. hakkında İzmir... İş Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında tespit davası açtıklarını, adı geçen şirketin tasfiye sonu sicilden terk edildiği anlaşılması üzerine, mahkemece ihya davası açılmak üzere süre verildiğini, davanın görülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğini bildirmiş... ... Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Sicil kayıtlarının tetkikinde... ... Şti'nin 6103 Sayılı kanunun 20 (1) fıkrası uyarınca zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 TTK geçici 7.md uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited şirketler ile Kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicil kayıtlarına silinmesine ilişkin tebliğin 5.maddesinin 4. Fıkrası uyarınca 04/04/2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihbarda bulundurulduğunu, bu hususun 15/04/2014 tarih Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12/08/2014 tarihinde ticaret sicil kaydının resen silindiğini, silme işleminin kanun hükmünün uygulaması sonucu olması ve müdürlüğün yasal hasım konumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermemesi sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını TTK'nun geçici 7. Maddesinin 15.fıkrası uyarınca alacaklıların ve hukuki menfaati bulunanların silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya talebinde bulunabileceklerini bildirmiş, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun geçici 7.md hükmü uyarınca Ticaret Sicilinden resen silinen... ... Şti'nin ihyası istemine ilişkindir. Davaya konu İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez... sicil no'sunda kayıtlı ...Pazarlama İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından sicil kaydı 12/08/2014 tarihinde resen terkin edilmiştir. TTK'nun geçici 7 (15) maddesinde; "Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında davacı ve davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. TTK'nun 7 (15) maddesinde düzenlenen beş yıllık süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksiklik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durumun hak düşürücü süreye etkili olup olmayacağı tartışılabilir ise de mahkememizce böylesi bir durumun hak düşürücü süreye etkili olmadığı kabul edilmiştir. İkinci fıkrada getirilen derdest davaların bulunması istisnası, ilgili maddede davacı ve davalı sıfatlarının açıkça vurgulanması karşısında bu sıfatla devam eden davalarla sınırlı olarak düşünülmeli, bunun dışında kalan şirketin mal varlığının bulunması veya şirket adına veya şirket aleyhinde bir ipoteğin bulunmuş olmasının hak düşürücü süreden sonra şirketin ihyası konusunda dava açılmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmalıdır. Zira geçici 7. maddede ön görülen terkin hali tasfiyesiz terkindir. Aksi halde aynı maddedeki silinme tarihinden on yıl sonra şirkete ait mal varlığını hazineye intikal edeceği hükmünün bir anlamı kalmayacağı gibi sonsuz bir sürede ihya davası açılabileceği sonucuna ulaşılacaktır. Somut olayda Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen evraka göre terkin işleminin yasada düzenlenen usule göre eksiksiz yapılmadığı, TTK'nun geçici 7 (4) maddesi uyarınca şirketin temsil ve izama yetkili kişiye ihtar yollanmadığı anlaşılmış ise de davanın şirketin yeniden ihyası amacına yönelik olarak şirket yetkilileri tarafından açılmayıp, şirket alacaklısı tarafından şirket aleyhinde İş Mahkemesinde görülen dava ile sınırlı olarak açıldığı göz önünde tutularak yasada düzenlenen hak düşürücü sürenin dava konu ve sebebi yönünden de uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ile yasal düzenleme ışığında somut olayda ihyası talep edilen şirketin 12/08/2014 tarihinde TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen silindiği, davanın terkin edilen şirketin alacaklısı tarafından İş Mahkemesinde açılan davadaki alacağın tahsili amacıyla sınırlı olarak açıldığı, dava tarihi olan 14/01/2020 tarihi itibariyle TTK'nun geçici 7 (15) maddesinde düzenlenen beş yıllık hak düşürücü sürenin aşılarak davanın açıldığı birlikte değerlendirildiğinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7(15).maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alınmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2020

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... E-imza E-imza E-imza E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/32, K. 2020/229, T. 01.07.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-32-e-2020-229-k-0d93d9fa9806