Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1348 E. 2026/941 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1348
- Karar No
- 2026/941
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1348 Esas
KARAR NO:2026/941
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:11/05/2022
NUMARASI:2020/408 Esas, 2022/401 Karar
DAVA:TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan, Rücuen)
KARAR TARİHİ:25/06/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkili nezdinde sigortalı dava dışı ... ünvanlı işyeri ile aynı işhanında bulunduğunu, 18/07/2019 tarihinde davalı şirkete ait bölümde çıkan yangına itfaiye ekipleri tarafından müdahale edilirken kullanılan suyun riziko adresine sirayet ederek sigortalısının emtiasına zarar verdiğini, eksper raporuna göre müvekkilinin 01/08/2019 tarihinde sigortalısına 31.779,80 TL ödeme yaptığını, hasar bedelinin kusurlu olan davalıdan tahsil edilemediğini belirterek 31.779,80 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 18/07/2019 tarihinde meydana gelen yangında bir kusurunun bulunmadığını, davacının sigortalısının zararı yangın sebebiyle değil itfaiye ekiplerinin müdahalesi sırasında kullandığı su sebebiyle oluştuğu için müvekkilinin kusurundan söz edilemeyeceğini, ayrıca bu hususun uygun illiyet kavramı teorisine de aykırı olduğunu, zira illiyet bağının üçüncü bir kimse olan itfaiye ekipleri tarafından kesildiğini, bu nedenle husumetin de zarara sebebiyet veren itfaiye ekipleri yani İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; dava konusu zararın davalı şirkete ait atölyede meydana gelen yangından kaynaklandığı gerekçesine istinaden 31.779,80 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 17/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının zararı, yangından değil, itfaiye ekiplerinin orantısız ve hatalı olarak yangını söndürmek için sıktıkları sudan kaynaklandığından müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, husumetin de zarara sebebiyet veren itfaiye ekipleri yani İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkil şirket 2014 yılında sicilden terkin edildiği halde işbu davanın açıldığını, ancak bu halde müvekkili şirketin, davanın tarafı olma ehliyetinin ve dava takip yetkisinin bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği gibi ayrıca davalı şirketin terkin edildiği itirazının da yersiz ve kötüniyetli olduğunu, zira arabuluculuk toplantısında davalı şirketin yetkilisinin toplantıya katıldığını, dava açılırken Uyap sisteminde şirketin pasif olduğuna dair bir uyarı ve kayıt olmadığını, dava sürecinde vekilin ve temsilcinin bu yönde bir beyanları olmamasına rağmen karar celsesinde davalı vekilinin bu yönde beyanda bulunduğunu, 2014 yılında TTK'nun geçici 7. maddesine göre sermaye artırımı yapmadığı için resen terkin işlemine tabi tutulmasına rağmen davalı şirketin aktif olarak faaliyetlerine devam ettiğini, şirketin taraf olduğu dosyaların da bulunduğunu (İstanbul 2. İş Mahkemesi 2017/663 Esas), eğer şirket terkin edilmişse vekilin de yetkisinin olmadığını, davalı şirketin terkininin geçerli sonuçlar doğurması halinde iyi niyetli alacaklıları korumak adına TBK'nun 46 vd. maddeleri uyarınca tüm işlemlerin temsilci ... adına sonuç doğuracak şekilde yapıldığının kabulü gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temsilcinin şahsında sonuç doğuracak şekilde değiştirilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davalı vekili son celsede müvekkili şirketin terkin edildiğini beyan etmiş olup mahkemece, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı firmanın sicil kaydının 16/07/2014 tarihi itibariyle kapalı olduğunun belirtildiği, davalı şirket ve yetkilisinin 10/08/2020 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesine bizzat katılım sağladığı ve arabuluculuk tutanağını imzaladığı, dava açıldıktan sonra davalı vekili tarafından dosyaya vekaletname sunulduğu, UYAP sisteminde davalı şirketin kaydının aktif olduğu, UYAP sistemi kayıtları ile ticaret sicil kayıtlarının entegre şekilde çalıştığı hususları tespit edilerek davanın kabulüne dair yazılı olduğu şekilde istinaf başvurusuna konu işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.Öncelikle, sicilden terkin edildiğine yönelik iddiaların incelenerek davalı şirketin, dava şartı olması sebebiyle taraf sıfatına sahip olup olmadığı hususunun tespiti gerekir."... şirketlerin tasfiyesinde, Türk Ticaret Kanununun 552. maddesi yollaması ile TTK’nun 441-450. maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanır. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır..." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/06/2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, istinaf dilekçesi ekinde sunulan 16/07/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine göre, içlerinde davalı şirketin de bulunduğu şirketlerin 07/07/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiklerinin tescil ve ilan edildiği anlaşılmış olup işbu eldeki dava ise 17/08/2020 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca, tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmalarının dava şartı olarak düzenlenmesi sebebiyle davalı şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası yoluna gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalı şirketin sicilden terkin edildiği iddiaları usulüne uygun şekilde araştırılmadan hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin ayrı ayrı KABULÜNE,
2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/408 Esas, 2022/401 Karar sayılı ve 11/05/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 542,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,28 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf harçları ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/06/2026