İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/633 E. 2020/488 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/633
Karar No
2020/488
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/633 KARAR NO : 2020/488 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2019 KARAR TARİHİ : 27/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/07/2019 tarihinde...ün kendisine ait ve sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile...adına sigortalı olan ancak müvekkili ...e ait olan ve sevk ve idaresindeki ...lakalı aracın çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ... sigortalı araca Kayseri'de Kayseri caddesi üzerinde bulunan... önünde park halinde olduğu sırada park yerinden çıkarken sol arka kısmından çarptığını, davalı sigortalı araç sürücüsünün KTK 67. ve 84/c. maddelerine göre asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS trafik sigortacısı olduğunu, zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, dava şartlarının yerine getirilmesine rağmen zararın karşılanmadığını, müvekkilinin aracında oluşan hasarın Almanya'daki Bilirkişi Bürosunca hesaplandığını, 13/07/2019 tarihli rapor ile kdv dahil 2.395,77-EUR hasar tespit edildiğini, zararın Almanya koşullarında kdv dahil hesaplanması gerektiğini, Almanya'da hazırlanan Bilirkişi/Ekspertiz Raporunu Almanya'da hazırlayan... Motorlu Araç Bilirkişi raporu için 569,30-EUR bilirkişi ekspertiz ücreti ödendiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğünü belirterek, 2.395,77-EUR hasar bedeli tazminatının 05/09/2019 temerrüt tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı Yasanın 4/a. maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, 569,30-EUR bilirkişi ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsili yönünde yargılama giderleri kapsamında dikkate alınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, 14.07.2019 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkili sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile ve 36.000,00-TL limitle teminat altında olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile orantılı olduğunu, kusur oranı belirlenmesini, hasar bedelinin genel şartlar uyarınca hesaplanmasını, ekspertiz ücretinin reddinin gerektiğini, faiz talebinin kabul edilemez olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı aslı, 2-14/07/2019 tarihli kaza tespit tutanağı ve kaza yerinde çekilen fotoğraflar, 3-... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 06/09/2019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı ... TC Kimlik numaralı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan hasar dosyası, 4-...plakalı araca ait tescil belgeleri, 5-... plakalı araca ait Yeşil Kart Poliçesi, 6-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 03/09/2020 havale tarihli raporu, 7-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 14/07/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin 03/12/2015 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Davacı, yabancı plakalı aracını kazadan sonra tamir ettirmeden hasarlı olarak gümrük dairesine terk ettiğine göre araç zararı, aracın Avusturya'da olay günündeki kullanılmış değerine göre belirlenmelidir. Eğer bu değer onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde Avusturya'daki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak aracın, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değerinin tespit edilmesi ve aracın Türkiye'deki tamir bedeli ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir.....'' denilmiş, yabancı plakalı araçların ülkemizde uğradıkları hasar sebebiyle uğradıkları zarar açısından plakanın ait bulunduğu ülke koşullarına göre belirleme yapılması gerektiğine dikkat çekilmiştir. Her ne kadar davalı vekilince davalı şirketin adresinin ''... Caddesi, ... Kule:... Ümraniye/İstanbul'' olduğu, iş bu davaya bakmaya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu ve bu kapsamda mahkememizin yetkisiz olduğundan bahisle yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesinde haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olduğunun düzenlendiği, ayrıca yerleşik Yargıtay içtihatları ve Böle Adliye Mahkemesi kararları kapsamında sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu ye mahkemesinin de yetkili olduğu, davalı ...Anonim Şirketi'nin İzmir ilinde bölge müdürlüğünün bulunduğu, bu kapsamda mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesi, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 14/07/2018 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarında yer alan davacıya ait... plakalı araca ait tramer kaydı, yine davacı ... plakalı aracın yeşil kart poliçesi ile sair hususlar göz önünde bulundurularak, 14/07/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ...ç sürücüsü ... plakalı araç sürücüsü...n kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı bedelinin belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 03/09/2020 havale tarihli raporunda, taraflar arasında 14/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ...'nün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu,... plakalı araç sürücüsü...n ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı... plakalı aracın rayiç değerinin 9.900,00-EUR olduğunu, aracın sıfır km fiyatının 89.519,88-EUR olduğunu, dava konusu trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın arka tampon darbe çıtası ve arka fardan hasar aldığını, dava konusu aracın 1990 model olduğunu ve dava konusu aracın hasar bedelinin Almanya ülkesi koşullarında 2.013,25-EUR onarım bedeli ve 382,52-EUR KDV bedeli olmak üzere toplamda 2.395,77-EUR olduğunu, davacı tarafça talep edilen 569,30-EUR bedelli ekspertiz ücreti bedelinin Almanya koşullarında makul olduğunu mütalaa etmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 05.03.2015 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....davacı tarafça Almanya'da yazılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek.....'' ibarelerine yer verilmiştir. Az önce yer verilen Yargıtay kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yargılama giderleri arasında gözetilmesi talep edilen, dava konusu trafik kazası neticesinde davacıya ait araç üzerinde oluşan hasarın tespiti amacıyla Almanya ülkesinde yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin ücretin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanan Türk Lirası karşılığı yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmıştır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı aslı, 14/07/2019 tarihli kaza tespit tutanağı ve kaza yerinde çekilen fotoğraflar,... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 06/09/2019 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası nedeniyle davac... TC Kimlik numaralı... tarafından yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakı, başvuru sonucunda açılan hasar dosyası, ... plakalı araca ait tescil belgeleri,... plakalı araca ait Yeşil Kart Poliçesi, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 03/09/2020 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın 14/07/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının belirlenmesi ile belirlenen hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 03/09/2020 havale tarihli raporunda taraflar arasında 14/07/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ...nün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ...plakalı araç sürücüsü...in ise kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı ... plakalı aracın rayiç değerinin 9.900,00-EUR olduğunu, aracın sıfır km fiyatının 89.519,88-EUR olduğunu, dava konusu trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın arka tampon darbe çıtası ve arka fardan hasar aldığını, dava konusu aracın 1990 model olduğunu ve dava konusu aracın hasar bedelinin Almanya ülkesi koşullarında 2.013,25-EUR onarım bedeli ve 382,52-EUR KDV bedeli olmak üzere toplamda 2.395,77-EUR olduğunu, davacı tarafça talep edilen 569,30-EUR bedelli ekspertiz ücreti bedelinin Almanya koşullarında makul olduğunu mütalaa ettiği, bu kapsamda davacı tarafın davacının maliki olduğu araçta oluşan hasar miktarını ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmakla, gerekçeli ve bilimsel bir şekilde taraflar, Mahkememiz ve Bölge Adliye Mahkemesi denetimine uygun ve elverişli şekilde düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-2.395,77-EUR maddi tazminatın davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 05/09/2019 tarihinden itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 4/a. maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Türk Lirası karşılığının poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacı ...e verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.033,14-TL karar ve ilam harcından, 258,29-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 774,85-TL karar ve harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 44,00-TL elektronik tebligat, 21,00 -TL posta masrafı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 5.473,65-TL (569,30 EUR x 9,6147-TL) Almanya Bilirkişi ücreti, 258,29-TL peşin harç, başvurma harcı 44,40-TL olmak üzere toplam 6.241,34-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/10/2020

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/633, K. 2020/488, T. 27.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-633-e-2020-488-k-6a96333740a6