İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/628 E. 2020/336 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/628
Karar No
2020/336
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/628 KARAR NO : 2020/336 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 08/10/2019 KARAR TARİHİ : 22/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sigortalı maliki... ve sürücüsü olan ... plaka aracın müvekkilinin maliki olduğu... plakalı araca çarptığını, araçta maddi hasar meydana geldiğini, trafik ekiplerince tanzim edilen kaza tutanağında ...plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, aracın ... Anonim Şirketi'ne ... poliçe numarası ile trafik sigortalı olduğunu, hasarın davalıya ihbar edildiğini, hasar dosyası açıldığını, eksper incelemesine tabi tutulduğunu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL değer kaybı bedeli ve 50,00-TL hasar bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL'nin davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmitşir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; iki araç üzerindeki hasarın birbiriyle uyumsuz ve gerçeğe aykırı olması, anlaşmalı ve danışıklı kaza olması, ihbar yükümlülüğünün kötüye kullanılması araç üzerinde sağlı ekspertiz incelemesine imkan verilmemesi, ilgili belgelerin iletilmemesi nedenleriyle hasarın reddedildiğini, olay yeri fotoğraflarından görüleceği üzere kamyonetin direğe vurduğu yerde altını vuracak yükseklik olmadığını, şanzımanın vuracağı bir yükseltinin olmadığını, sol çamurluktaki yırtılmanın uyumlu olmadığını, hasar boya izinin tutmadığını, fren yapsalar durabileceklerini, aracın 9 ay hasar görüntüsünün 5. ay hasar görüntüsü ile aynısı olduğunu, teknik tespit ve değerlendirmeler ışında kaza ve hasarın uyumlu olmadığını, ekspertiz raporunun da kazanın uyumsuzluğunu teyit ettiğini, kaza yapan araç sürücüsünün ...Tamirhanesinin araç bağlamacısı olduğunu, olay yerine bakıldığında şanzımanın kırılmayacağı, şanzımanın kasıt ile kırıldığını, araç üzerinde inceleme yapılarak kazanın meydana geliş şekli ve hasarın mukayeseli irdelenerek gerçek zararın belirlenmesini, tespit raporundaki onarımların fahiş olduğunu, aracın tamir edilip edilmediğinin belli olmadığını, aracın toplam 6 hasar kaydı olduğunu, değişmeyen ve eskimeyen parçasının kalmadığını, fiyatlara zaten KDV yansıtılmış olduğunu, KDV yansıtılamayacağını, değer kaybı hesabında hazine genel şartlar eki formül ve kriterleri ve Yargıtay uygulaması dikkate alınmasını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi, 2-Hasar dosyası, 3-Dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 4-06/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, 5-... plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, 6-...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, 7-Trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 09/06/2020 havale tarihli raporu, 8-Davacı vekilinin 17/06/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi, 9-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, 06/09/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları ; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesi'ne müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacı tarafa ait araca ilişkin tramer kayıtları temin edilmiştir. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigortalı araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak davacı tarafça şirkete yapılan başvuru dilekçesinin, dilekçenin şirkete ulaştığı tarihi gösterir tebligat evrakının, varsa açılmış olan hasar dosyası ve varsa davacı tarafa yapılan ödeme ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, müzekkere cevabında gönderilen evrak ve kayıtlar dosya arasına alınmıştır. Gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 06/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin müzekkere cevabında yer alan davacıya ait...plakalı araca ait tramer kaydı ve sair hususlar göz önünde bulundurularak, taraflar arasında 06/09/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasının oluşumunda...plakalı araç sürücüsü... plakalı araç sürücüsü...n kusur oranları ile trafik kazası sonucunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarı ve hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı bedelinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki hasarsız 2.el piyasa değeri ile kazadan sonraki hasar 2.el piyasa değeri arasındaki fark esas alınmak suretiyle belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişi 29/05/2020 havale tarihli raporunda,...plakalı araç sürücüsü ... %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesi neticesinde davacıya ait araçta ön tampon, ön tampon demiri, radyatörler, karter, sol ön çamurluk, motor traversi, sağ ön sis lambası, klima kompresörü, katalitik konvertör ve şanzıman hasarı olduğunun görüldüğünü, davacıya ait aracın sol kısmından aldığı darbenin etkisiyle asfalt kaplamadan ayrıldığı ve savrulduğu yol kenarındaki bölümün toprak olduğunu, bu kısımda dar ve yüksek tümsekler ile sert cisimler olmadığının görüldüğünü, yüksekliğin sadece direğin tam altında olduğunu ve bu yüksekliğin şanzıman, karter ve katalitik konvertörün bulunduğu yere ulaşmasının mümkün olmadığını, davacıya ait aracın dava konusu trafik kazasından önce de 10/05/2019 tarihli ve 21/07/2019 tarihli trafik kazalarında benzer hasarlar aldığını, eskper raporlarında vites kutusu, ön çamurluk, alt takım, direksiyon kutusu, katalitik konvertör, karter ve ön tampon değişiminin tespit edildiğini, sonuç itibariyle araçta yere daha yakın ve şanzımandan önde olan intercooler radyatörünün zeminden hasar almamasına rağmen yere daha yüksek ve içeride kalan şanzıman kovanı, travers ve konvertörün hasarlanmasının kaza ile uyumlu olmnadığı görüş ve kanaatini oluşturduğunu, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği yer göz önünde bulundurulduğunda böyle bir kazada teknik olarak şanzıman kovanında böyle bir delik oluşmayacağı kanaatinin bulunduğunu,...plakalı aracın hasar onarım bedelinin 4.234,60-TL yedek parça, 3.200,00-TL işçilik ve 1.338,28-TL KDV olmak üzere toplam 8.772,88-TL olduğunu, davacının aracında oluşan değer kaybı bedelinin ise 1.250,00-TL olduğunu mütalaa etmiştir. Davacı vekili 09/07/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini hasar bedeli yönünden 8.722,88-TL olarak, değer kaybı bedeli yönünden 1.250,00-TL'ye arttırarak 8.722,88-TL hasar bedeli ve 1.250,00-TL değer kaybı bedelinin temerrüt itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği ancak ıslah harcını yatırmadığı görülmüştür. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararında aynen; ''.....aracın aynı yıl içerisinde birden fazla kısa aralıklarla kazaya karışması, davaya konu kaza 29.11.2015 tarihinde gerçekleşmeden önce, aynı ay içerisinde iki ayrı kazasının bulunması, alınan her iki raporda da araçtaki hasar ile sürücüler arasında düzenlenen kaza tespit tutanağında iddia olunan kazanın uyumsuz olduğunun belirlenmesi karşısında, ispat yükü davalı tarafça yerine getirilmiş olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.....'' denilmiştir. Yine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin...8 Karar sayılı kararında aynen; ''.....kaza tespit tutanağındaki sürücülerin kazanın gerçekleşme şekline ilişkin anlatımı ile kazaya karışan araçlardaki hasarın uyumlu olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olup.....'' denilerek trafik kazası ile hasarın uyumsuz olması durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, ... Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi , hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait ruhsat fotokopisi, 06/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,...plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, ...plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 05/03/2020 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 19/07/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 06/09/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli miktarlarının belirlenmesi ile belirlenen hasar ve değer kaybı bedellerinin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkin olduğu, trafik ve otomotiv alanında uzman bilirkişinin 29/05/2020 havale tarihli raporunda, ...plakalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... ise trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesi neticesinde davacıya ait araçta ön tampon, ön tampon demiri, radyatörler, karter, sol ön çamurluk, motor traversi, sağ ön sis lambası, klima kompresörü, katalitik konvertör ve şanzıman hasarı olduğunun görüldüğünü, davacıya ait aracın sol kısmından aldığı darbenin etkisiyle asfalt kaplamadan ayrıldığı ve savrulduğu yol kenarındaki bölümün toprak olduğunu, bu kısımda dar ve yüksek tümsekler ile sert cisimler olmadığının görüldüğünü, yüksekliğin sadece direğin tam altında olduğunu ve bu yüksekliğin şanzıman, karter ve katalitik konvertörün bulunduğu yere ulaşmasının mümkün olmadığını, davacıya ait aracın dava konusu trafik kazasından önce de 10/05/2019 tarihli ve 21/07/2019 tarihli trafik kazalarında benzer hasarlar aldığını, eskper raporlarında vites kutusu, ön çamurluk, alt takım, direksiyon kutusu, katalitik konvertör, karter ve ön tampon değişiminin tespit edildiğini, sonuç itibariyle araçta yere daha yakın ve şanzımandan önde olan intercooler radyatörünün zeminden hasar almamasına rağmen yere daha yüksek ve içeride kalan şanzıman kovanı, travers ve konvertörün hasarlanmasının kaza ile uyumlu olmnadığı görüş ve kanaatini oluşturduğunu, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği yer göz önünde bulundurulduğunda böyle bir kazada teknik olarak şanzıman kovanında böyle bir delik oluşmayacağı kanaatinin bulunduğunu,...plakalı aracın hasar onarım bedelinin 4.234,60-TL yedek parça, 3.200,00-TL işçilik ve 1.338,28-TL KDV olmak üzere toplam 8.772,88-TL olduğunu, davacının aracında oluşan değer kaybı bedelinin ise 1.250,00-TL olduğunu mütalaa ettiği, davacıya ait... plakalı aracın dava konusu trafik kazası ile aynı yılda olacak şekilde 10/05/2019 ve 21/07/2019 tarihlerinde de trafik kazasına karıştığı, davacıya ait... plakalı araçta oluşan hasarın dava konusu trafik kazası ile uyumlu olmadığı, belirtilen sebepler dahilinde dava konusu araçta meydana gelen hasarın trafik kazası ile uyumsuz olduğunun davalı tarafça ispatlanmış olduğu anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 44,40-TL harçtan mahsubu bakiye 10,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından gerçekleştirilen yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi ve ikinci kısım ikinci bölüme göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/09/2020

Katip ... E imza

Hakim... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/628, K. 2020/336, T. 22.09.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-628-e-2020-336-k-3b9e2c718e73