İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/473 E. 2021/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/473
- Karar No
- 2021/76
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/473
KARAR NO : 2021/76
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı )
DAVA TARİHİ: 13/11/2019
KARAR TARİHİ: 28/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ...’ ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların 27.12.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduklarını, müvekkiline ait araçta kaza neticesinde aracın değerinde esaslı bir azalma meydana gelmiş olduğunu, ayrıca müvekkiline ait aracın serviste olduğu süreçte müvekkilinin ticari kazanç kaybı olarak zararının doğmuş olduğunu, Dosyada mevcut değer kaybı ekspertiz raporunda araçta meydana gelen gerçek değer kaybının 5.000,00 TL olarak hesaplanmış olduğunu , kaza sonrasında 27.02.2019 tarihinde kusurlu aracın sigorta şirketine başvurulduğu ve sigorta şirketince 06.03.2019 tarihinde 1.890,00 TL kısmi bir ödeme yapılmış olduğunu, İzah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL bakiye değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50,00 TL ticari kazanç kaybının kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ dan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; 27.12.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı 10.07.2018-2019 vadeli ZMMS Trafik poliçesi ile sigortalı bulunduğunu ve kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Davacı vekiline açılan hasar dosyasında yapılan değerlendirme neticesinde 1.604,65 TL değer kaybı tazminatının ve 285,75 TL ekspertiz ücreti ödemesinin gerçekleştirilmiş olduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusur oranında olduğundan konusunda uzman bilirkişiden kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı miktarının 01.06.2015 tarihli ZMMS Genel Şartlar EK-1 Tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, İzah edilen nedenlerle davanın reddine davacı tarafın değer kaybı talep etmeye hakkı var ise miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına müvekkili şirket dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP : Davalı ... duruşmadaki beyanında; "kazaya ilişkin fotoğrafları ibraz ediyorum. Ben ...dan ...'a doğru seyir halindeyken arka trafiği kontrol ettim. Müsait olduğunu görünce sinyalimi vererek sağ şeritten sol şeride geçiş yapmak üzere iken davacıya ait aracı kullanan kişi birdenbire benimn arkamdan süratli bir şekilde geldi. Trafik sıkışıktı. Önümde bir araç vardı. Ben tam sol şerit içine girecekken davacı aracı arkamdan gelip sol şeritten beni geçmeye çalışınca benim aracımla sıkıştı. Çok hafif bir sürtme oldu. Ben o anda hemen aracımı hafif sağa doğru yönelip hiç ileri gitmeden durdum. Ancak davacı şoförü ileriye doğru gaza basıp fırladı. Fotoğraflarda bu aşamadan sonra çekildiği için sanki ben davacı aracında çarpmışım gibi bir görüntü oluştu. Halbuki sol şeritte benim aracımı sıkıştırarak benim aracıma sürtünen davacı aracıdır. Bu hususun dikkate alınmasını istiyorum. Benim kaza olmadan önce aracımın sağ lastiği 20 cm sol şeridin içine girmiştir. Yani davacı aracı benim sinyal vermeme ve sol şeride geçmemi beklemeden hızla araya girerek kazaya kendisi sebebiyet vermiştir. Kusurum yoktur. Ticari kazanç kaybı hesaplanırken aracın ne kadar tamirde kaldığına ilişkin belgelerin sunulması gerektiği gibi bilirkişinin de aracın hasarı dikkate alınarak ne kadar sürede tamir olunacağını tespit edip tamirde kaldığı sürenin uygun olup olmadığının denetlenmesini istiyorum. Kiraladığı aracında kira sözleşmesini sunması gerekmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Trafik kazası tespit tutanağı :Trafik kazasına karışan araç sürücüleri ... ve ... tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 27.12.2018 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde;... plakalı araç sürücüsü ... kazayı “Seyir halinde en sol şeritten aracımla ilerlerken orta şeritteki ... plakalı araç şerit ihlali yaparak aracıma çarptı. Sol kaldırıma sıkıştırdı. Aracımda sağ ön kapı, sağ ön çamurluk, sağ arka kapı ve sol jant lastikte hasar oluştu.” şeklinde olayı tanımladığı, ... plakalı araç sürücüsü ... kazayı “Yolda seyir halindeyken önümdeki arabayı sollamak istedim, sol sinyalimi verdim. Arkamdaki aracı kollayarak sol şeride geçtim. Aramızda 50 metre mesafe vardı, hızlı şekilde geldi, çamurluğa vurdu. Aynayı katladı, arabayı geçerek durabildi.” şeklinde tanımladığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacı vekilinin dava tarihinden önce 01/03/2019 tarihinde davalı sigortaya değer kaybı ödemesi için başvuruda bulunduğu, davalı şirketçe 06/03/2019 tarihinde 1.604,65-TL değer kaybı ve 285,75-TL ekspertiz ücreti, 21/02/2019 tarihinde 4.450,00-TL hasar bedeli ödendiği anlaşılmıştır.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı şirket adına, ... plakalı aracın ise davalı ...'a ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 1 adet hasar dosyası kaydının bulunduğu tespit edilmiş olup, eski hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan davalı ... arasında, 10/07/2018 - 10/07/2019 tarihlerini kapsayan Trafik Sigorta Poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 36.000,00 TL dir.
Bilirkişi raporu: Mahkememizce, kazanın oluş şekli ve kusur oranlarının tespiti, hasar/değer kaybı zararlarının tespiti için trafik uzmanı / makina mühendisi bilirkişi ... 'ten alınan 09/06/2020 tarihli raporda: " 27.12.2018 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı araç, arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plaka no.lu aracın Maliki ve sürücüsü davalı ...’ ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde:84-g) “Şeride tecavüz etme” ve bağlı Trafik Yönetmeliğinin Madde:94-b ve c) Maddelerini ihlal ettiğinden ötürü bu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzdeyüz) Oranında Asli ve Tam Kusurlu Olduğu, diğer Davacı ... Şti.’ ne ait ... plakalı aracın sürücüsü Dava dışı ...’ ın ise meydana gelen trafik kazasında Herhangi Bir Kusurunun Bulunmadığı, Davacıya ait ... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda sağ arka kapı kısımlarında meydana gelen hasarların işbu dava konusu kaza ile ilintili olduğu, Davacıya ait ... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Yukarıda 9-A) da belirtilen Sigorta Genel Şartları EK-1 e göre; 1.770,26 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olduğu Davalı Sigorta Şirketi tarafından 06.03.2019 tarihinde Davacı Vekiline 1.604,65 TL. Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan; Bakiye Ödenmesi Gereken Değer Kaybı Miktarının 165,61 TL (Yüzaltmışbeşliraaltmışbirkuruş) olduğu, Davacıya ait ... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Yukarıda 9-B) de belirtilen Serbest Piyasa Genel Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 5.000,00 TL. Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, Davalı Sigorta Şirketi tarafından 06.03.2019 tarihinde Davacı Vekiline 1.604,65 TL. Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan; Bakiye Ödenmesi Gereken Değer Kaybı Miktarının 3.395,35 TL (Üçbinüçyüzdoksanbeşliraotuzbeşkuruş) olduğu, ... plakalı davacı aracının onarımda kalmış olduğu 4 günlük makul süre içerisindeki İkame Araç Bedelinin 1.000,00 TL. (Binlira) olduğu Üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde etken kusur niteliğinde bir davranış şekli görülmemiş olduğu" şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Islah Dilekçesi : Davacı vekili 22/06/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; Değer Kaybı miktarını 3.345,35- TL, Ticari Kazanç Kaybı Bedelini 950,00 - TL arttırarak, 3.395,35 TL değer kaybının kaza tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi açısından 165,61 -TL ile sorumlu olmak kaydı ile diğer davalı ... açısından ise tamamından sorumlu olmak kaydı ile işleyecek faizi ile tahsiline, 1.000,00-TL Ticari Kazanç Kaybı Bedelinin kaza tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile yalnızca davalı ...'dan tahsiline,
vekalet ücreti ve iş bu dosyadan doğacak yargılama giderinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ıslah harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından ve malikinden, ticari kazanç kaybının karşı araç malikinden tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabl edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile 27.12.2018 günü saat 15:55 sıralarında meskun mahal içi orta ayırıcı refüjle bölünmüş üç şeritli ... Caddesi üzerinden, ... istikametine doğru orta şeritten seyri sırasında, ... mağazası önlerinde arkasındaki trafik akımını yan aynası ve dikiz aynalarından yeterince kontrol etmeksizin ve geçeceği şeridin trafik akım yoğunluğu bakımından uygun olduğunu gözetmeden, aracı ile seyir halinde olduğu orta şeritten, sol şeride katılmak istediği esnada en sol şeritte seyir halinde bulunan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan davacıya ait ... plakalı otomobilin sağ arka ve yan kısımlarına kendi aracının sol yan kısımları ile çarptığı, kazanın oluşumunda bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 215.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 210.000,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (215.000,00 TL -210.00,00 TL) =5.000,00TL lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce 06.03.2019 tarihinde yapılan 1.604,65 TL değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı zararının 3.395,35 TL olduğu, aracın hasarının 4 iş gününde tamiri mümkün olup, bu durumda onarım süresince aracın kullanılamaması nedeniyle davacının ticari kazanç kaybının 1.000,00 TL olduğu, davacının ıslah dilekçesi ile 3.395,35 TL değer kaybını, davalı sigorta şirketinin bu miktarın 165,61 TL'lik kısmı ile sorumlu olması kaydıyla davalılardan müştekeren ve müteselsilen, 1.000,00-TL ticari kazanç kaybı bedelini yalnızca davalı ...'dan tahsilini talep ettiği, davalı sigorta şirketi bakiye 3.395,35 TL değer kaybı bedelinin tamamından sorumlu olsa da taleple bağlılık kuralı gereği ıslah dilekçesindeki istekten fazlasına hükmedilemeyeceği, davalı sürücü ...'ın malik sıfatıyla KTK.nun 85.maddesi uyarınca gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davadan önce davalı sigorta şirketine ihbar yapıldığı ve davacıya 06.03.2019 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, hasar dosyası içerisindeki belgelerden başvuru tarihi tespit edilememiş olsa da en geç kısmi ödeme yapılan tarih itibarıyla davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edileceğinden, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 06.03.2019 olduğu, davalı araç malikinin ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 27.12.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp (kullanım amacının hususi- malikin tacir olmayan gerçek kişi olması) haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre gerçekleşen zarara yasal faiz işletilebilceği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının bakiye değer kaybı isteğinin KABULÜ ile; 3.395,35 TL bakiye değer kaybı bedelinin (davalı sigorta şirketi bu miktarın 165,61 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 06.03.2019 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Davacının, ticari kazanç kaybı isteğinin KABULÜ ile; 1.000,00 TL ticari kazanç alacağının 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
3- Ekspertiz ücreti, davalı sigorta şirketi tarafından ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 300,25 TL nispi harca, peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 117,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 182,50 TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
5-Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 0,60 TL dosya gideri, 6,40 TL vekalet suret harcı, 44,40 TL başvuru harcı,117,75 TL peşin ve ıslahla tamamlanan harç, 284,90 TL davetiye ve posta gideri, 500,00 TL bilirkişi ücreti, davacı, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre tayin olunan 750,00 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.697,65 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi hakkındaki kabul miktarı dikkate alınarak bu miktarın 163,89 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi bu miktarın 64,28 TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 4.080,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi bu miktarın 165,61 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
8-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin ve davalı ...'ın yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2021
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı