İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/294 E. 2021/13 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/294
Karar No
2021/13
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/294 ESAS KARAR NO : 2021/13 KARAR DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 04/07/2019 KARAR TARİHİ: 12/01/2021 Mahkememizde görülen Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araca park halinde iken ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ arka kısmına çarptığını, karşı tarafa ait aracın 03.11.2017 başlangıç ve 03.11.2018 bitiş tarihli ... poliçe no. ile ... Sigorta A.Ş.’ ne sigortalı olduğu, aracın bu kazadan ötürü değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, ... Sigorta A.Ş.’ ye 08.06.2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine 7.175,36-TL ödeme yapıldığını, ekspertiz raporuna göre müvekkili aracında 12.634,78-TL değer kaybı meydana geldiğini, açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 6.000,00-TL nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı 07.08.2019 tarihli yazısı ile davacı vekilince 13.06.2018 tarihinde başvuru yapıldığını ve şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacı vekili ...’na değer kaybı bedeli olarak 02.07.2018 tarihinde 7.175,36-TL tazminat ödemesi yapıldığının bildirildiğgi ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.

DELİLLER VE GEREKÇE: Kaza Tespit Tutanağı : İzmir Trf. Dnt. Şb. Md. lüğü Trf. Polis Memurları tarafından düzenlenmiş olan 11.03.2018 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinden; 11.03.2018 günü sürücü ... idaresinde bulunan ... plakalı araçla ... Caddesi istikametinden gelip, ... caddesini kullanarak, ... Caddesi istikametine seyir halindeyken Numara ... önünde önce direksiyon hakimiyetini kaybedip aracının ön kısımlarıyla park halindeki ... plakalı aracın sağ dikiz ayna ve sağ ön jant kısımlarına daha sonra numara ... önünde park halindeki ... plakalı aracın sağ arka çamurluk, sağ arka kapı, arka bagaj, arka cam ve stop lambalarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu…Bu kazanın oluşumunda sürücü ...’ nin 2918 Sayılı K.T.K. nun 46/2-C maddesi gereği Asli Kusurlu olduğu, diğer park halindeki araçların kusurlarının olmadığı sürücü beyanlarından ve yapılan inceleme sonucu anlaşılmış olduğu şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Hasar dosyası: Davacının dava tarihinden önce davalı sigortaya değer kaybı talebi için başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın dava açıldıktan sonra 02/072018 tarihinde 7.175,36-TL değer kaybı, ödemesinde bulunduğu görülmüştür. Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde ...' a ait olduğu, davacı ... plakalı aracın ise ...' e ait olduğu,... plakalı aracın davaya konu kazadan önce 29.11.2016 Tarihli Kaza ve hasar kaydını olduğu anlaşılmıştır. Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan dava dışı ... arasında, 03/11/2017 - 03/11/2018 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 33.000,00 TL dir. Bilirkişi Raporu : Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 16.03.2020 tarihli raporda özetle ; Meydana gelen maddi hasarlı zincirleme trafik kazası sebebiyle; Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı Maliki dava dışı ... olan ... plaka no.lu aracın sürücüsü dava dışı ...’nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde:46-c) “Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmek”, Madde:52-b) “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” ve Madde:84-l) “Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma.” kurallarını ihlal ettiğinden ötürü bu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzdeyüz) Oranında asli ve tam kusurlu olduğu, diğer kurallara uygun olarak park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı ve dava dışı ... plakalı araçların ise meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda “Bagaj kapağı, arka panel, sağ arka çamurluk, sağ stop yuva sacı, sağ arka çamurluk iç sacı, bagaj havuz sacı, sağ arka şase kolu, sağ arka kapı ve arka tampon” kısımları ve arka mekanik ve elektrik aksamlarda meydana gelen hasarların işbu dava konusu kaza ile ilintili olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Yukarıda 10-A) da belirtilen Sigorta Genel Şartları EK-1 e göre; Hasar gören kısımlarının kaporta ve boya onarımları sonrası 9.887,52 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı, Davalı Sigorta Şirketi tarafından 02.07.2018 tarihinde 7.175,36 TL. Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan Bakiye Ödenmesi gereken Değer Kaybı Miktarının 2.712,16 TL (İkibinyediyüzonikiliraonaltıkuruş.) olduğu ve davalı sigorta şirketinin bu ödemeden sorumlu olduğu, davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi ve sair gibi hususlar göz önünde bulundurularak (Yargıtay Kararları Uyarınca) kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el rayiç değeri ile (hasarsız değeri), aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki ikinci el değeri arasındaki fark olarak belirlenen DEĞER KAYBI MİKTARININ 12.000,00 TL. olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 02.07.2018 tarihinde 7.175,36-TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan bakiye ödenmesi gereken değer kaybı miktarının 4.824,64-TL (Dörtbinsekizyüzyirmidörtliraaltmışdörtkuruş) olduğu ve davalı sigorta şirketinin bu ödemeden sorumlu olduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir.

Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/824 esas, 2020/1025 karar sayılı, 2019/3373 esas, 2020/1022 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;11.03.2018 günü saat 05:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka otomobille meskun mahal içi ... İlçesi ... Caddesi istikametinden gelip, ... Caddesini kullanarak, ... Caddesi istikametine seyir halindeyken ... Caddesinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde önce No:... önünde park halinde bulunan ... plakalı ... marka aracın sağ dikiz ayna ve sağ ön jant kısımlarına daha sonra duramayarak No:... önünde park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı ... marka otomobilin sağ arka çamurluk, sağ arka kapı, arka bagaj, arka cam ve stop lambalarına çarpması neticesinde maddi hasarlı ve zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada, Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı Maliki dava dışı ... olan ... plaka no.lu aracın sürücüsü dava dışı ...’ nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun Madde:46-c) “Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmek”, Madde:52-b) “Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” ve Madde:84-l) “Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma.” kurallarını ihlal ettiğinden ötürü bu trafik kazasının meydana gelmesinde %100 (Yüzdeyüz) Oranında Asli ve Tam Kusurlu Olduğu, diğer kurallara uygun olarak park halinde bulunan Davacıya ait ... plakalı ve dava dışı ... plakalı araçların ise meydana gelen trafik kazasında Herhangi Bir Kusurunun Bulunmadığı anlaşılmıştır. Değer kaybının, Davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi ve sair gibi hususlar göz önünde bulundurularak (Yargıtay Kararları Uyarınca) kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el rayiç değeri ile (hasarsız değeri), aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki ikinci el değeri arasındaki fark olarak belirlenen Değer Kaybı Miktarının 12.000,00 TL. olduğu, Davalı Sigorta Şirketi tarafından 02.07.2018 tarihinde 7.175,36 TL. Değer Kaybı ödemesi yapılmış olduğundan Bakiye Ödenmesi gereken Değer Kaybı Miktarının 4.824,64 TL (Dörtbinsekizyüzyirmidörtliraaltmışdörtkuruş) olduğu ve davalı sigorta şirketinin bu ödemeden sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan bakiye değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davadan önce davalı sigorta şirketine ihbar yapıldığı ve davacıya 02/07/2018 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, hasar dosyası içerisindeki belgelerden başvuru tarihi tespit edilememiş olsa da en geç kısmi ödeme yapılan tarih itibarıyla davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edileceğinden, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin02/07/2018 olduğu, zarar veren araç ticari nitelikte olmayıp (kullanım amacının hususi- malikin tacir olmayan gerçek kişi olması) haksız eylemin de TTK.’nun 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre gerçekleşen zarara yasal faiz işletilebilceği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE ile, 4.824,64-TL değer kaybı bedelinin davalının temerrüde düştüğü 02/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 329,57-TL harçtan peşin alınan 102,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 227,10-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA, 4- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 6,40-TL vekalet suret harcı, 89,20-TL davetiye ve posta gideri, 500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 595,60-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 478,93-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 44,40-TL başvurma harcı, 102,47-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 625,80-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/01/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/294, K. 2021/13, T. 12.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-294-e-2021-13-k-df3bd5358096