İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/1137 E. 2020/230 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/1137
Karar No
2020/230
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1137 Esas KARAR NO : 2020/230 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2016 KARAR TARİHİ : 02/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifle davalı şirketler arasında ... abone numaraları ile elektirik sözleşmeleri bulunduğunu, 01.01.2013 tarihine kadar... Dağıtım A.Ş'den elektrik aldığını, sonrasında diğer davalı ... Perakende Satış A.Ş'den sağlandığını, 01.06.2006 tarihinden itibaren her ay kullanılan hizmet bedeli karşılığı olmayan kayıp bedeli adı altında tüketim bedeline ek olarak haksız kesintiler yapıldığını, TRT payında kayıp bedelinin % 2'si, enerji fonunda kayıp bedelinin % 1'i, belediye payında da kayıp bedelinin %5'i oranında müvekkilinden haksız kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin hiç bir hizmete karşılık gelmediğini, taraflar arasındaki sözleşmelerde de bu bedellerin alınacağına dair hiç bir hüküm bulunmadığını, zaten sözleşmelerinde müzakere edilmeden tek taraflı olarak hazırlandığını, 6098 sayılı TBK'nun 25.maddesi gereğince "...genel işlem koşullarında dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı..."nın düzenlendiğini ileri sürerek 01.06.2006-31.12.2012 tarihleri arasında haksız olarak kesilen toplam 8.000,00 TL'nin... Dağıtım A.Ş'den 01.01.2013 tarihinden itibaren de 2.000,00 TL'nin diğer davalı...Perakende Satış A.Ş'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı... Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya esas düzenlemenin yasal mevzuatlar çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kuruma (EPDK) tarafından gerçekleştirildiğini, tüm ülke geneline şamil düzenleyici işlem olduğunu, bu konudaki görevli kurumun Danıştay olduğunu, elektrik dağıtım sektöründe oluşan teknik ve teknik olmayan kayıpların maliyet unsuru olarak faturaların içinde yer aldığını, taraflar arasında yapılan sözleşmede "taraflar bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılan tüm değişikliklere uymayı kabul eder" hükmünün bulunduğunu, davacı tarafın davaya konu ettiği ödemeleri itiraz etmeksizin yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bedellerin Enerji Piyasası Düzenleme Kuruma (EPDK) tarafından onaylanan bedeller olduğunu, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkili şirketin inisiyatifinde olmadığını, bahsi geçen tüm bedellerin mevzuat gereği olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... İletim A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilleri...'ın davalılarla hukuki ve fiili bağlantıların bulunmadığını, tamamıyla ayrı tüzel kişiliğe haiz bir kuruluş olduğunu, davacının iletim sistemi değil dağıtım sistemi kullanıcısı olduğunu belirterek fer'i müdahil olarak katılımları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki elektrik aboneliği sözleşmesi kapsamında davalı kurumlar tarafından davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden alınan TRT payı, belediye tüketim vergisi, enerji fonu, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin kendi dönemlerinden sorumlu olmak kaydıyla davalılardan istirdadı talebine ilişkindir. DELİLLER : 1-Taraflar arasında davacı kooperatife ait...numaralı,... numaralı ve... numaralı aboneliklere ilişkin olarak imzalanan abonelik sözleşmeleri ve ilgili aboneliklere ilişkin kayıtlar, 2-Daval...Dağıtım Anonim Şirketi ve davalı ... Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından davacı kooperatif adına düzenlenen faturalar, 3-Davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler, 4-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sayılı yazı cevabı, 5-Elektrik mühendisi bilirkişinin 06/03/2017 havale tarihli raporu, 6-İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, 7-Elektrik mühendisi bilirkişinin 20/12/2018 havale tarihli ek raporu, 8-İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, 9-İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı kararı, 10-İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı, 11-Sair deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin benzer kararları ile 2918 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Vergi Ödevi başlıklı 73. maddesindeki ''.....Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır....." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, uyuşmazlıkla ilgili yargılama sırasında 17/06/2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21. maddesi ile 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; geçici 19. maddesi; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, geçici 20. maddesi; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, 6719 sayılı Enerji Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesinde yapılan değişiklikler ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedel konusunda, davanın açıldığı tarihteki içtihat durumundan farklı ve yeni bir düzenleme getirilmiş; geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür. Dosyanın görevsizlik kararı verilmek suretiyle mahkememize gönderildiği İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası (bozma öncesi... Karar sayılı dosyası) kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça davacı kooperatiften tahsil edilen bedellerin 95.583,13-TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre yapıldığını, dava konusu edilen dönemlere ilişkin olarak davalılar tarafından davacı kooperatiften tahsil edilen bedellerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine göre tahsil edildiği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun düzenleyici idari düzenlemelere uygun olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedelin bulunmadığını mütalaa edilmiştir. Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır. İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir. Yapılan bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır. Bu noktada bir diğer uyuşmazlık konusu ise, davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği, bu bağlamda davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri'' başlıklı 331. maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Bir tarafın, dava açıldığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında veya savunmasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun hükmü veya yeni bir içtihadı birleştirme kararı gereğince davada haksız çıkmış olması halinde, yargılama giderlerine mahkum edilemeyeceği kuşkusuzdur. Burada önemle vurgulanmalıdır ki, bir kimseye diğer tarafın dava giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin diğer tarafın gider yapmasına haksız olarak sebebiyet vermiş olmasıdır. İşte bu nedenledir ki, dava açıldığı anda haklı durumda bulunan tarafın, yargılama sırasında meydana gelen mevzuat değişikliği sonucu haksız duruma düşmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması olanaklı değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/11/2009 tarih ve 2009/18-421 Esas 2009/526 Karar sayılı ilamında da aynı ilkeye yer verilmiştir.) Somut olayda, davacı tarafın davanın açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin aynı istikametteki kararları gereği dava açmakta haklı olduğu, bu kapsamda kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliği ya da içtihadı birleştirme kararı gereği davanın kabul edilmemesi nedeniyle haksız çıkmasına rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur. (benzer nitelikte Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarihli ve 2016/20674 Esas 2017/10058 Karar sayılı ilamı ve Antalya BAM 3. Hukuk Dairesi'nin 14/07/2017 tarihli 2017/689 Esas 2017/671 sayılı kararı) Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında davacı kooperatife ait ... numaralı aboneliklere ilişkin olarak imzalanan abonelik sözleşmeleri ve ilgili aboneliklere ilişkin kayıtlar, davalı ... Dağıtım Anonim Şirketi ve davalı... Perakende Satış Anonim Şirketi tarafından davacı kooperatif adına düzenlenen faturalar, davacı kooperatife ait ticari defter ve belgeler, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nü...sayılı yazı cevabı, elektrik mühendisi bilirkişinin 06/03/2017 havale tarihli raporu, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyası, elektrik mühendisi bilirkişinin 20/12/2018 havale tarihli ek raporu, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyası, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararı, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Karar sayılı kararı, ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki elektrik aboneliği sözleşmesi kapsamında davalı kurumlar tarafından davacıdan tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden alınan TRT payı, belediye tüketim vergisi, enerji fonu, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin kendi dönemlerinden sorumlu olmak kaydıyla davalılardan istirdadı talebine ilişkin olduğu, elektrik mühendisi bilirkişinin 06/03/2017 havale tarihli raporu ile 20/12/2018 havale tarihli ek raporunda davalı tarafça davacı kooperatiften tahsil edilen bedellerin 95.583,13-TL olarak hesaplandığı, bu hesaplamanın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre yapıldığını, dava konusu edilen dönemlere ilişkin olarak davalılar tarafından davacı kooperatiften tahsil edilen bedellerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine göre tahsil edildiği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun düzenleyici idari düzenlemelere uygun olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedelin bulunmadığını mütalaa ettiği, dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davacı dava açmakta haksız sayılamayacağından davacı yararına maktu vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...Kooperatifi'ne iadesine, 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesi gereğince davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumu göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı... Kooperatifi'ne verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 73,00-TL elektronik tebligat, 714,00-TL tebligat, 114,83-TL posta masrafı, 500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.298,83-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...Kooperatifi'ne verilmesine, 5-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Kooperatifi'ne iadesine, Dair, davalı ... Perakende Satış Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin, davalı ...Dağıtım Anonim Şirketi vekilinin, feri müdahil ... Anonim Şirketi vekilinin ve ihbar olunan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/07/2020

Katip... E- imzalıdır

Hakim... E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/1137, K. 2020/230, T. 02.07.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-1137-e-2020-230-k-84ce2aae3b63