İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1232 E. 2024/1279 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1232
Karar No
2024/1279
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/315 Esas KARAR NO : 2024/1278

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/06/2020 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2025 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacı vekili özetle; davalı ...... 'ın 09/10/2019 Çarşamba günü saat 04:35 sıralarında, idaresindeki ..... plaka sayılı kamyon ile hareket halindeyken, emniyet şeridi içerisinde aracının patlayan lastiğini kontrol etmek üzere gerekli tüm tedbirleri almış şekilde yaya olarak bulunan davacıya çarpması neticesinde meydana geldiğini, kusurun %100 davalı ...... 'a ait olduğunu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan ifadesinde, yolun sağ tarafında emniyet şeridinde park halinde bir tırın olduğunu gördüğünü, tırı ilk fark ettiğinde arasında yaklaşık 150-200 metre civarında mesafe olduğunu, bu sırada radyonun frekansını değiştirdiğini, tırın park halindeki iken uyarı sinyallerinin yanar halde olduğunu, 09/10/2019 tarihli kaza tespit tutanağındaki ifadesinde radyo ile uğraştığı sırada aracın kontrolünü kaybederek emniyet şeridine girdiğini, davacıya çarptığını ifade ettiğini, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında, tanık ......'ün ifadesinin de haklı olduklarını ispat ettiğini, davalı ......'in kaza anındaki trafik ekiplerine verdiği ifade, kollukta alınan ifadesi, tanık ifadesi, Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında alınan rapor kapsamında davalının yüzde yüz kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin kusurunun olmadığını, ...... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında..... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olduğunu, ZMSS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak bir ödeme yapılmadığını, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında ise 05/05/2020 tarihinde başvuru yapıldığını, buna ilişkin de ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davacının kaza geçirdiği tarihte tır şoförü olarak ...... Ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş.'nde çalıştığını net ücretinin 3.200,00 TL olduğunu, ayda ortalama 13 kez uzun yola gittiğini, her yolculuk için ortalama 80,00 TL kadar harcırah aldığını, 1.040,00 TL'ye tekabül ettiğini, giydirilmiş brüt hesap ücretin tespiti sırasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, kaza sonrası davacının uzun bir süre yoğun bakımda kaldığını, vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldiğini, buna ilişkin delillerini detaylı olarak sunduklarını, dava tarihinde hala tedavi gördüğünü, kendi başına hareket edemediğini, eşinin yardımları ile hareketlerini gerçekleştirdiğini, iş gücü kaybının da olduğunu, şu aşamada TBK 76. Maddesi kapsamında 30.000,00 TL geçici ödemenin, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TK 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kaza tarihinden, 3 nolu davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 28/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen, kaza sonrası meydana gelen manevi hasarın karşılığı olarak 90.000,00 TK manevi tazminatın 1 ve 2 nolu davalılar yönünden kaza tarihinden, 3 nolu davalı sigorta şirketi yönünden kasko poliçesi kapsamındaki azami tutar dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 21/05/2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkilinin poliçe ve teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, ZMSS poliçe teminat limitinin 390.000,00 TL olduğunu, genişletilmiş kasko poliçesinde ise kaza başına manevi tazminat limitinin 50.000,00 TL olduğunu, ZMMS poliçesi ile İMMS poliçesi arasındaki ilişkinin sıralı sorumluluk olduğunu, manevi tazminat takdirinin Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazazedenin mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davacının usulüne uygun müracaat yapmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, faiz isteme hakkı doğmadığını, şikayete konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle ancak kanuni faiz uygulanabileceğini beyanla, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, zararın öncelikle zmms poliçesinden karşılanması gerektiğinden davanın reddine, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talebinin ZMMS kapsamında olmaması nedeniyle reddine, tarafları aleyhine faize hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. davalı ..... Nakiyat Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: KTY 116. Maddesinde arızi hallerde durmak zorunda kalan sürücüler tarafından gerekli güvenlik ve uyarı tedbirlerinin derhal alınması yükümlülüğünün hüküm altına alındığını, davalı sürücünün 09/10/2019 tarihli, ifadesinde belirttiği üzere davacının tüm tedbirleri almadığını, havanın tamamen karanlık olduğu 04:30 da akan trafiğe doğru yere yattığını ve yaya olarak orada bulunduklarını belli edecek bir reflektör dahi koymayarak hiçbir gerekli güvenlik ve uyarı tedbirlerini almayarak yükümlülüklerini ihlal ettiğini, lastiği değiştirilen tırın ticari araç statüsünde olduğunu, tır şoförü olan tır idare den davacının gerçekleştirdiği ticari iş neticesinde basiretli bir şekilde davranması gerekirken, gerekli tedbir uyarı, güvenlik tedbirlerini almaması nedenlye asıl kusurlu taraf olduğunu, hiçbir kastı ve ihmali bulunmayan davalı sürücünün kanuni hız sınırları içerisinde sevk halindeyken ve havanın oldukça karanlık olduğu bir saatte reflektör dahil hiçbir tedbir almayan davacıyı görmeyerek çarpmasının olayda hiçbir kast ve ihmalinin olmadığını, bu nedenle kusurlu kabul edilemeyeceğini, TBK 66 maddesi ve İş Kanunu birlikte incelendiğinde, işverenin işçisinin verdiği zarardan sorumlu tutulabilmesi için, işçinin doğan zarara ilişkin kusurunun bulunması ve zarar görenin kusursuz olması gerektiğini, davalının olayda bir kusuru olmaması nedeniyle, müvekkili olan davalı şirketin de olayda bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....... soruşturma sayılı dosyası, Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası, ...... plakalı aracın trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, sosyal-ekonomik durum araştırması, hastane ve tedavi evrakları, emsal ücret araştırması, Maluliyete ve trafik kazası kusuruna ilişkin Adli Tıp Raporları, 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın davalıların, sürücüsü, maliki ve ZMSS, kasko sigortacısı oldukları ...... plakalı aracın 09/10/2019 tarihinde davacıya çarpması nedeniyle meydana gelen maddi manevi tazminat taleplerinin subut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Olayın gerçekleşme biçimi, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası alınan ifadeler, silivri Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında alınan ifadeler ve raporlar karşısında mahkememizce aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 30.11.2020 tarih ve ...... sayılı raporunda tespit edilen edilen kusur ve oranları ve maddi tazminat hesabına ilişkin mahkememizce aldırılan aldırılan 15/08/2024 bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hakimin takdirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. ve 19. maddelerinde belirlendiği gibi; trafik kaydı, işleteni belirleyen güçlü karine niteliğindedir. Ancak kayıt maliki, işletenin üçüncü kişi olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Dava konusu olay; 09/10/2019 günü davalı sürücü ...... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı kamyon ile ......’e çarpması sonucu .......’in yaralanması ile sonuçlanan yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...... Esas sayılı dosyasına sunulu 28.11.2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda; davalı sürücü .......’ın asli kusurlu olduğu, sürücü .......’in kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 30.11.2020 tarih ve ..... sayılı raporunda; davalı sürücü .......’ın, %100, davacı sürücü .......'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir. ATK Adli Tıp ..... İhtisas Kurulu’nun 18.03.2024 tarih ve ..... sayılı raporunda davacı .......'in 09.10.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; tüm vücut engellilik oranının %46 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında Uşak SGK İl Müdürlüğü Eşme Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 24.06.2020 tarihli yazısı ile davacının sürekli iş göremezlik talebi bulunmadığı, iş göremezlik dışında başka bir ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. Davacıya toplam 6.876,58 TL (1.607,52+4.554,61+714,45) geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı görülmüştür. Davacıya sürekli iş göremezlik için rücua tabi bir ödeme yapıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüştür. Maddi Tazminat yönünden değerlendirme : Maddi zarar, kişinin isteği dışında malvarlığında meydana gelen eksilmesini ifade eder. Zarar miktarı malvarlığının hukuka aykırı eylemden önceki durumu ile eylemden sonra arz ettiği durum karşılaştırılarak belirlenir. Hukuka aykırı eylem malvarlığının aktifini azaltımda veya pasifini çoğaltımda yahut aktifin çoğalmasına veya pasifin azalmasına engel olmak suretiyle zararın oluşumuna sebebiyet verir. Diğer bir deyimle zarar, eylemli zarar veya kardan yoksunluk biçiminde gerçekleşir. Anayasa Mahkemesinin ..... E. ...... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay .... HD ..... E. ..... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay ...... HD 14.01.2021 T. ..... E. .... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH 2010 yaşam tablosu ile belirlenecektir. Karayolları Trafik Kanunu md 90’da (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) yapılan değişiklik Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarih ve 31269 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. İş bu raporda son dönem Yargıtay kararları uyarınca davacının bakiye ömrünü hesaplamada teknik faizsiz TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak; 29.01.1976 doğumlu ....... 09.10.2019 kaza tarihinde 43 (yıl) 8 (ay) 10 (günlük) yani 44 yaşındadır. TRH-2010 tablosuna göre kalan yaşam süresi (31) yıldır ve (75) yaşına kadar yaşama olasılığı bulunmaktadır. Davacının 44-60 yaş arası 16 yıl aktif dönem, 60-75 yaş arası 15 yıl pasif dönem olmak üzere toplam zarar süresi 31 yıl olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından davacının tır şoförü olarak çalıştığı ve aylık net ücretinin 3.200,00 TL olduğu, ayda ortalama 1.040,00 TL de harcırah aldığı beyan edilmiş, davacı tarafından sunulan Haziran-Ekim bordrolarında brüt ücretin 3.420,53 TL olduğu, Haziran bordrosunda brüt 641,59 TL, Temmuz bordrosunda brüt 602,15 TL prim tahakkuku bulunduğu, dosya kapsamında bulunan davacıya ait SGK hizmet dökümünde prime esas değerlerin bordrolardaki fazla mesailer dahil olarak tahakkuk eden ücretle uyumlu olduğu görülmüştür. Davacı hakkında emsal ücret araştırması yapılmasına rağmen, davacı vekilinin iddiaları, SGK dökümleri, prime esas değerlerin bordrolardaki fazla mesailer dahil olarak tahakkuk eden ücretle uyumlu olması nedeniyle, davacının ücretinin Haziran-Ekim aylarında ortalama dönem asgari ücretin 1,4314 katı olduğuna kanaat getirilmiştir. Buna göre davacının fazla mesai ücretleri dikkate alınmadan davacının ücretinin Haziran-Ekim aylarında ortalama aylık prim brüt (604,59TL+602,15TL)/5=241,35 TL olarak esas alındığında 3.420,53+241,35=3.661,88 TL olduğu (dönem asgari ücretinin 3.661,88/2.558,40=1,4314 katı) olduğunun kabulü ve AGİ ücretinin 326,20 TL (eşi çalışmayan 3 çocuklu) olarak tahakkuku bulunduğundan sonraki dönemler için de eşi çalışmayan 3 çocuklu AGİ dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı ...... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortalı ..... plaka sayılı kamyonun kaza esnasındaki sürücüsü davalı .......’ın asli kusurlu oldunun, davacı .......’in kusurunun olmadığının Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...... Esas sayılı dosyasına sunulu 28.11.2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda ve mahkememizce aldırılan ATK Trafik İhtisas Dairesi’nin 30.11.2020 tarih ve ...... sayılı raporunda tespit edilmiş olup, ..... plakalı kamyonun plakalı kaza tarihindeki sahibinin davalı ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulu 29.07.2020 tarihli ibranamede 145.000,00 TL üzerinden anlaşma sağlandığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında ödemeye ilişkin dekont bulunmamakta ise de davacı vekili 29.07.2020 tarihli beyan dilekçesi ile davalı sigorta şirketinin, maddi tazminata ilişkin haricen ödeme yaptığını bu nedenle sadece maddi tazminata ilişkin taleplerinden davalı sigorta şirketi ........ Sigorta A.Ş. yönünden feragat ettiğini görülmüştür. Davalı sigorta şirketi hakkında davadan feragat edildiğinden ve davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sorumluluk tutarı kaza tarihi itibariyle 390.000 TL olduğundan poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi ve davalı işleten arasında sözleşmesel ilişki olduğundan TBK md 166/3 “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır” gereğince diğer davalıların da ibra edilen tutar kadar sorumluluğu sona ermektedir. Davacı vekilinin feragat dilekçesinde alacak kalemlerini ayrıştırmadan doğrudan davalı hakkında davanın konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle yapılan ödemenin davacının tüm taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından ödeme tutarının Yargıtay kararları uyarınca faizsiz olarak iş bu raporda hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiği,(Yargıtay 17. HD 2019/2846 E., 2020/3183 K., K.T. 04.06.2020) ödemenin ne kadarının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu tespit edilemediğinden toplam tazminat tutarından mahsup edilecektir. Davacı .......'in 09/10/2019 günü davalı sürücü ....... sevk ve idaresindeki ........ plaka sayılı kamyon ile .......’e çarpması sonucu .......’in yaralandığı, buna olarak, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kulak Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %46 (yüzdekırkaltı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceğinin, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, Adli Tıp ...... İhtisas Kurulu'nun ...... sayılı ve ...... karar numaralı raporu ile tespit edilmiş olduğu, davacının kaza tarihindeki 44 yaşında olduğu, yaşı, TRH-2010 tablosuna göre kalan yaşam süresinin 31 yıl olduğu, ve 75 yaşına kadar yaşama olasılığının bulunduğu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edildiği, bu itibarla, davacının bakiye aktif döneminin (16) yıl olduğu, ve 60-75 yaşları arasındaki emeklilik ve pasif dönemi 15 yıl olduğu, davacının SGK hizmet dökümün ve bordrolardan davacı vekilinin iddiaları, SGK dökümleri, prime esas değerlerin bordrolardaki fazla mesailer dahil olarak tahakkuk eden ücretle uyumlu olması nedeniyle, davacının ücretinin Haziran-Ekim aylarında ortalama dönem asgari ücretin 1,4314 katı olduğuna kanaat getirildiği, davacının 16 yıllık aktif dönem zarar süresinden 9 aylık geçici iş göremezlik süresi ve 4 yıl 1 aylık işlemiş dönem düşürülerek aktif aktif döneminin 11 yıl 2 aylık dönemi bulunduğu dikkate alınarak, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporuyla, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ve davalı sigorta şirketinin ZMSS kapsamında yapmış olduğu 390.000,00 TL'li ödemenin mahsubu ile davacı'nın geçici ve sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.640.804,92 TL olduğunun tespit edildiği, davacının sigorta şirketi yönünden feragat beyanı dikkate alınarak davalı sigorta şirketi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı sigorta şirketi tarafından ödemesi yapılan 390.000,00 TL kısım bakımından diğer davalılar yönünden TBK md 166/3 gereğinnce sorumluluklarının kalmadığı da anlaşılmakla, Davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın kabulü ile; 2.640.804,92TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ....... ve ...... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Manevi Tazminat yönünden değerlendirme : Manevi zarar, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilmedir. Kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını parasal değerini ifade etmek mümkün değildir. Bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğunda, hukuk manevi zararı giderim yükümlülüğü dışında tutmamış, genel değer ölçüsü olması nedeniyle, belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesini amaçlamıştır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. ........ plaka sayılı kamyonun davalı ........ Sigorta A.Ş. tarafından .... poliçe nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe kapsamında kaza başına manevi tazminat limiti olarak 50.000,00 TL bedel belirlendiği görülmüştür.

3095 sayılı kanun ve TTK'nun hükümlerine göre ticari işlerde ve tacirler arası ilişkilerde ticari faiz uygulanacaktır. Ancak her iki taraf için ticari sayılan işlerde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın sözleşmeye aykırılıktan veya haksız eylemlerden kaynaklanan davalarda ticari faiz uygulanabilir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davalı araç sürücüsünün davaya konu kazadaki kusur oranı, kaza tarihinde araç sahibi olan davalının sorumluluğu, ...... nolu genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın zenginleşmeye veya yoksullaşmaya neden olmaması temel ilkesi de dikkate alınarak davacının olaydan dolayı çekmiş olduğu elem ve ızdırabın bir nebze de olsa telafisi için; 90.000,00TL manevi tazminatın davalı ........ Sigorta yönünden poliçe limiti olan 50.000,00TL ile sınırlı olmak üzere ve 21/05/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Maddi tazminat yönünden; 1-Davalı ........ Sigorta yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın kabulü ile; 2.640.804,92TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat yönünden; 1-Davanın Kabulü ile; 90.000,00TL manevi tazminatın davalı ........ Sigorta yönünden poliçe limiti olan 50.000,00TL ile sınırlı olmak üzere ve 21/05/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 09/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Maddi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri : 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 180.393,39 TL harcın peşin alınan 9.327,07 TL harcın mahsubu ile eksik 171.066,32 TL harcın davalılar ....... ve ...... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 5.483,25 TL posta masrafi, ATK gideri, bilirkişi ücretinden oluşan giderler ile toplam harç gideri 9.381,47 TL olmak üzere toplam 14.864,72 TL yargılama giderinin davalılar ....... ve ..... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 350.488,54 TL avukatlık ücretinin davalılar ....... ve ...... Nakliyat Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davalılar tarafından dosyaya masraf depo edilmemesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat bakımından harç ve yargılama giderleri : 9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.147,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ........ Sigorta Anonim Şirketi'nin 3.381,34 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile hazineye irad kaydına, 10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ........ Sigorta Anonim Şirketi'nin 16.500,00 TL'si ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ...... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Üye ...... e-imzalıdır Katip ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1232, K. 2024/1279, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1232-e-2024-1279-k-614df3db9559