Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/760 E. 2025/50 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/760
Karar No
2025/50
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/760

KARAR NO:2025/50

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/09/2021

NUMARASI:2019/922 Esas - 2021/684 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:08/01/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından müvekkil şirket tesislerine 17.09.2018 tarihinde Bayrampaşa İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan Bayrampaşa Ilçesi, ... Mahallesi,... Caddesi, ... Blokları Bayrampaşa/İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkil şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 13.242,65 TL hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, Davalılar / borçlular tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 13.242,65 TL hasar bedeli 509,39 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 13.752,04 TL'nin tahsili amacıyla ... sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No:1 ödeme emri gönderildiğini, davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu vekili itirazında; Takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz orana ve ferilerine itiraz ederek, takibin durdurulmasını talep ettiğini, açıklanan sebeplerle davalının ... Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkean edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; İdareleri bünyesinde ilgili müdürlükleri ile yapmış oldukları yazışmalar neticesinde idarelerinin söz konusu yerde herhangı bir çalısma yapmamış olduğunu, bunun yanında davacı yanca "17.09.2018 tarihinde... Mahallesi ... Caddesi ... Bloklan Bayrampaşa/İstanbul adresinde meydana gelen 13.242,65 TL hasar bedeli" olarak belirtilmiş olmasına rağmen borca konu hasar bedeline ilişkin nerede, ne zaman ve borca ilişkin hasar dosyasına dair idarelerinin hangi birimine ait olduğu vb hususları açık ve net bir şekilde de belirtilmediğini, iddiaların sabit olması halinde ise zararın tamamen 3. sahıslar tarafından gerçekleştirilmiş olduğundan idarelerine yüklenebilecek ve yöneltilebilecek herhangi bir kusur söz konusu olmadığını, idarelerinin söz konusu yerde yapmış olduğu bir çalışma bulunmadığını, yukarıda açıklanan sebepelere ve başkaca cevap verme ve delil-ilk itarazları sunma hakları saklı kalmak kaydı ile, mahkemece re'sen görülecek sebeplere binaen, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın tümden reddi ile %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; ..., İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile yapmış olduğu 01.09.2016 tarihli "Kentsel Dönüşüm Uygulama Protokolüne" istinaden ihale makamı olarak düzenlediği ihale neticesinde dava dışı ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin birlikte oluşturduğu iş ortaklığı ile anahtar teslim usulü "Rezerv Alana İlişkin Kentsel Dönüşüm Uygulaması 2. Bölge İnşaatlarının Yapılması İşine Ait Sözleşme" imzaladığını, huzurdaki davada hukuka aykırı fiilin kim tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenmesi gerektiğini, ... tarafından yöneltilen hukuka aykırı eylem söz konusu olmadığını, davaya konu ihtilafta kusurun kimden kaynaklandığının ve hasarın nasıl verildiğinin sayın mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, ...'a atfedilecek bir kusur olmadığını, davaya konu alacak likid olmadığından, ihtilaf yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını, davanın, davaya konu konutu inşa eden müteahhide ihbarı gerektiğini, fazlaya ilişkin itiraz ve talepleri saklı kalmak kaydı ile; Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı davacı tarafın tüm iddia ve taleplerini kabul etmeyerek, yargılama neticesinde haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile müvekkili aleyhine girişilen icra takibinin iptaline, davacının asıl alacağın %20 si oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Düzenlenen bilirkişi raporu denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmış, hasarla ilgili olarak davacı tarafından onarılarak çalışılır hale getirilen işlerin ... birim fiyatlarına göre hesaplama yapıldığı, davacının 642,07 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından talep edilen araç, personel ve montaj talebi yönünden Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/12/2010 tarih 2010/7-530 E. 2010/636 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olduğu, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği ve zarar görenin zararı giderebilmek için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderler olmakla zararla ilgisinin bulunmadığı, özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemeyeceğinden davacı Davacı taraf onarım işlemlerinin İşletme Müdürlüğünün komutasında olan AOB (Arıza Onarım ve Bakım) birimi tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürmüşse de buna ilişkin delillerini sunmadığı ve hasarın özel olarak adam tutulup çalıştırılmak suretiyle giderildiğine ilişkin fatura vs. İspatlayıcı belge sunulmadığı anlaşılmakla haksız fiillerde gerçek zarar ilkesinin benimsendiği bu anlamda gerçek zarar olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla montaj ve araç ve personel giderleri talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacı tarafça talep edilen dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 E. 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 E. 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" Tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar sebebiyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti sebebiyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar sebebiyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(İzmir BAM 4. HD 2018/563 E. 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre davacının dağıtılamayan enerji bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu sebeple, davacı şirketin eşik kesinti süresi aşım bedelini davalıdan talep edebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup, dosyada bu konuda bilgi ve belge bulunmadığı ve ispatlanamadığı anlaşılmakla gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının etüd koordinasyon bedeli talebi yönünden davacı tarafça sunulan Hasar keşif özetinde, Etüt koordinasyon bedelinin firmanın/yüklenici şirketin kendi personelince karşılandığı dava dosyasında görüldüğünden etüd koordinasyon bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemiş, davacının diğer talepleri olan manevra bedeli ve şebeke yıpranma bedeli talebi yönünden alacaklı olduğuna dair belge sunulmadığı, yasal dayanağı bulunmadığından gerçek zarar ilkesi gereğince alacak kalemi olarak dahil edilmemiş ve davacının toplamda 642,07 TL alacaklı olduğu ve davalıların yukarıda anlatılan gerekçe ile TBK 66.Maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.Faiz yönünden; Dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi gereğince, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü sebepten kaynaklanan alacaklarda, istek halinde ... Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, davacı vekili tarafından yasal faiz talep edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınmış ve davacının 24,22 TL faiz alacağının bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.İcra İnkar Tazminatı talebi yönünden; Uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu tartışmasızdır. Diğer bir anlatımla alacak likit olmayıp kimin ne kadar ve hangi sebeple sorumlu bulunduğu yargılamayı gerektirdiğinden; Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan ... sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 642,07 TL asıl alacak, 24,22-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 666,29 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, yasal faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı .. vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Maddi Hasar Bedeli, Maddi Hasar Montaj Bedeli, Araç ve Personel Gideri, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli, Etüd Koordinasyon Bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir.Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir.Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği "belirtilmiş olup davacı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir.İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.İtirazın iptali davalarında, İİK m. 67/2 gereğince, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit alacak olması şart olup, takibe itirazın haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi, davalının itiraz ettiği takibe ilişkin olan alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu kapsamda icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından,İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/922 Esas 2021/684 Karar sayılı 28/09/2021 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2025

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/760, K. 2025/50, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2023-760-e-2025-50-k-9b8cd5cf8351