İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/839 E. 2024/1288 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/839
Karar No
2024/1288
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/839 Esas KARAR NO : 2024/1288

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/09/2017 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 17.09.2016 tarihinde sabah 09.30 sıralarında iş yerindeki toplantıya katılabilmek için Batışehir'deki iş yerine yaya olarak gitmekteyken, .......e ait ve .... tarafından kullanılan ..... plakalı aracın çarpması sonucu ağır bir şekilde yaralanarak hastaneye kaldırılmış olduğunu, olay yerine gelen polis ekiplerince tutulan tutanakta; "2919 sayılı KTK'nın 52/1-a - Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadır." kuralının ihlal edildiğinin tespiti yapılmış olduğunu, davalının, müvekkilini karşıdan karşıya geçerken gördüğü halde müvekkilinin ne de olsa geçeceğini düşünerek; yanından hızla geçerek frene dahi basmaması nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına neden olmuş olduğunu, kazanın ardından müvekkilinin davalı taraftan şikayetçi olmuş ve ceza davası açılmış olduğunu, iş bu davanın, Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Esasında görülmekte ve kusurun tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek raporu beklemekte olduğunu, kusur tespiti uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi tarafından bir kusur tespiti yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin sol omuzunun kırılmış olduğunu, bu nedenle ameliyat olmak zorunda kalmış ve omzuna platin takılmış olduğunu, ayrıca kaza sırasında yüzünün alın kısmına cam girmesi sonucu plastik cerrahi de müdahalede ( alındaki oyuk kısıma deriye benzer bir madde eklenmiş olduğunu) bulunulmasına rağmen bu izlerin geçmemiş olduğunu, aynı şekilde müvekkiline arabanın çarpması sonucu sol el bileğinden dirseğine kadar camlar girmiş ve bu kısmın tedavi edilmesine rağmen bu izlerin de halen mevcut olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle başı yarılmış ve o kısımda yer alan saçları kesilerek dikiş atılmış olduğunu ve sol dizinin de çatlamış olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle 17.09.2016 tarihinden 22.09.2016 akşamına kadar hastanede kalmış olduğunu, hastane de kaldığı sürece hiçbir işini kendi başına yapamamış ve yardım almak zorunda kalmış olduğunu, taburcu olduktan sonra evine dahi ambulans ile götürülmüş, kontrolleri ve dikişlerin alınması gerektiğinden tekrar hastaneye ambulansla gitmek zorunda kalmış olduğunu, yürümeye başladığı zaman ise ağrıları nedeniyle evinden hastaneye gidişleri için taksi tutması gerekmiş olduğunu, müvekkiline, tedavi için 30 gün boyunca ve günde 1 saat 20 dakika kadar fizik tedavi uygulanmış olduğunu, müvekkili sol dizinde bulunan çatlak nedeniyle yürümeyediğinden evine yakın olan ..... Hastanesi'nde fizik tedavisini yaptırmış olduğunu, fizik tedavi masraflarının bir kısmı müvekkilinin sigortasından karşılanmış ancak kalan kısmını kendi cebinden ödemek zorunda kalmış olduğunu, kayıtların istenmesi gerektiğini, müvekkilinin bu gördüğü tedavi sürecinde 2 ay 10 gün süre iş göremezlik raporu verilmiş olduğunu, müvekkilinin bu süre içerisinde yaklaşık 2 aylık maaşından da mahrum kalmış olduğunu, mahrum kalınan ücretin belirlenebilmesi için müvekkilinin çalıştığı ..... AŞ.'den (..... Koleji) müvekkilinin işe gelmediği günlerin sorulması gerektiğini, müvekkilinin ailesinin 7 kişi olduğunu ve tek çalışan kişinin ise öğretmenlik yapan müvekkili olduğunu, müvekkilinin çalıştığı özel okuldan da ayrılmak zorunda kalmış ve burdan aldığı tazminat miktarı ile ailesinin ve kendi geçimini idame ettirebilmiş olduğunu, müvekkilinin sol omuzuna takılan platinin belirli bir süre sonra alınması gerekeceğini, buna ilişkin de gelecekte masrafları olacağını, kaza sırasında müvekkilinin cep telefonu ve gözlüğünün de kırılmış olduğunu, ayrıca müvekkilinin babasına kazadan yaklaşık 9 ay önce en son evre (4. Evre) kanser hastası olduğu teşhisi konulmuş ve yaklaşık 1 yıl kadar ömrü kaldığının söylenmiş olduğunu, müvekkilinin bu dönemde böyle bir kaza geçirmesi nedeniyle babasının psikolojisi bozulabilir diye yalan söyleyerek taburcu olana kadar kaza geçirdiğini haber vermemiş; arkadaşında kaldığını söylemiş olduğunu, taburcu olduktan sonra ise babasını arayarak metronun merdivenlerinden düştüğünü; iyi olduğunu eve gelince her yerinin sargılı olmasından dolayı korkmamalarını söylemiş olduğunu, ancak müvekkilinin ailesinin, müvekkilini görünce büyük bir şok geçirmiş olduğunu, müvekkiline bu dönemde babasının durumundan dolayı sadece; ablası, komşuları ve öğretmen arkadaşları yardım edebilmiş olduklarını, davalı yan tarafından bir yardım teklifinde dahi bulunulmamış olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle hem psikolojik ve hem de fiziksel hasar almış olduğunu, müvekkilinin kolunu her kullandığında acı çekmekte olduğunu, müvekkilinin kaza geçirmeden önce Türkçe Öğretmeni olduğunu ve hali hazırda aynı işi yapmakta olduğunu, ancak kaza sonucunda sol omzundan geçirdiği ameliyat ve sol omuzuna takılan platin nedeniyle sınıfta ders işlerken tahtaya yazı dahi yazamamakta; bir şey taşımak için sol kolunu kullanamamakta; havanın soğuk olduğu günlerde sol kolunun aşırı derece sızlamakta; omuz ve omuz çevresindeki platinlerin baskı ve ağrı nedeniyle uyuyabilmek için kolunun altına yastık koyarak uyumaya çalışmakta, rahat bir uyku bile alamamakta olduğunu, ayrıca sol el bileğinde uyuşmalar söz konusu olup; bu durumun omuzunda yer alan platinlerden kaynaklandığının müvekkiline, doktoru tarafından söylenmiş olduğunu, müvekkilinin ağrılarının her gün devam etmekte, artık çalışmak için daha fazla çaba sarf etmek zorunda ve sıkıntıları nedeniyle fazla çalışamayacak olan müvekkilinin zararlarının karşılanması gerektiğini, tedavi için harcamalar yapılmış ve müvekkilinin gözlüğü kırıldığından yeniden gözlük alması gerekmiş olduğunu, yapılan harcamaların ..... havalı yatak, kolluk (Omuz Ortezi, Velpo Bandajı, Omuz İmmobilizeri, ORTHOCARE 1741), dizlik ( biofix- Biaoaktif BA 40101 - Ortası açık, destekli dizlik), varis çorabı ( Luxor Varis), hasta bezi, fizik tedavi muayene fark ücreti (30 gün), pansuman için malzeme ve hemşire masrafı yaklaşık, kazada kırılan gözlüğü yenileme masrafı, ameliyat yerine ve alındaki ize uygulanan ..... marka ilaç, müvekkilinin sol omuzunda bulunan platinin gelecekte çıkarılması için harcanak tedavi masrafı şeklinde olduğunu, müvekkilinin genç ve bekar bir bayan olduğunu, kaza nedeniyle yüzünün alın kısmında ve sol elinden dirseğine kadar cam kesiği izleri bulunduğunu, köprücük kemiğinde ceviz büyüklüğünde bir çıkıntı mevcut olduğunu ve bu çıkıntının düzeltilebilmesinin mümkün olmadığının doktor tarafından müvekkiline söylenmiş olduğunu, omzunda ameliyat izi bulunduğunu, geçirdiği ameliyat nedeniyle fiziksel görüntüsünün aşırı kötüleşmiş olduğunu, müvekkilinin ameliyat izini görenlerin korkmakta olduğunu, bu durumun müvekkilinin psikolojisini de etkilemekte ve evlenme, arkadaş edinme gibi sosyal konularda hayatının geri kalanını da olumsuz etkileyeceğini, ilköğretimde Türkçe öğretmeni olan müvekkilinin özellikle dışarıdan görünen yüzündeki ve kolundaki izlerin iş bulmasında aşırı zorluk oluşturacak olduğunu, çanta taşıması ve kolunu kaldırması imkansız olduğundan işi kendisine sürekli acı verecek olduğunu, artık her istediği kıyafeti giyemeyecek olan müvekkilinin izleri gizleyen kıyafetler giymek zorunda kalacağını, maddi taleplerin haklılığı ve miktarı tahkikatla anlaşılacağından belirsiz alacak davası olarak dava edilmiş olduğunu, tahkikat neticesinde tespit edilecek miktarın tamamını dava ediyor olduklarını beyanla; müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle muayeneler ve fizik tedavi nedeniyle hastaneye geliş ve gidiş için harcamış olduğu yol masrafları için, 27 günlük fizik tedavi süresince evinden ..... Hastanesi'ne gidiş için harcanan taksi ücreti şimdilik 500 TL belirsiz, ..... Hastanesi'ne geliş ve gidiş için yapılan yol masrafları için şimdilik 50 TL belirsiz (30.09.2016, 14.10.2016, 15.11.2016, 20.12.2016 tarihlerinde gidilmiştir.) müvekkilinin kaza nedeniyle çalışmadığı dönemde alamadığı ücreti için şimdilik 1.000 TL belirsiz, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle maluliyet oranının tespitini ve bu maluliyet sebebiyle çalışma gücünde meydan gelen azalma sonucunda oluşan zararı için 5.000 TL belirsiz, müvekkilinin tedavi harcamaları için 200 TL belirsiz, kırılan gözlük için 50 TL belirsiz, müvekkilinin sol omuzunda meydana gelen hasar dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılmasından ve maluliyetinden kaynaklanan efor kaybı zararı şimdilik 3.200,00TL ( efor kaybı zararı: işgücü kaybına uğrayan kişinin, gelirinde bir azalma meydana gelmemesine karşın, aynı geliri, beden gücünden daha fazla harcayarak elde edeceğinden dolayı uğramış olduğu fazladan efor kaybının parasal karşılığı) genç bir bayan olan müvekkilinin yaşadığı ızdırap, vücudundaki kalıcı izler, sosyal yaşamının olumsuz etkilenmesi ve tüm manevi zararları için 200.000 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi sorumlu değil), yargılama nedeniyle vekalet ücretinin ve masrafların davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleştiği 17.09.2016 günü müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile ilerlerken kazanın gerçekleştiği yere varmadan bulunan trafik ışıklarını görmüş olduğunu, trafik ışıklarını görmesi üzerine yavaşlamış olduğunu, trafik ışıklarının yeşil yanması üzerine tekrardan hareket etmiş olduğunu, müvekkilinin tüm trafik kurallarına uygun bir şekilde hareket etmiş davacı tarafın belirttiği gibi bir ihlal gerçekleştirmemiş olduğunu, aksine davacı tarafın olay yerine çok yakın bir konumda olan yaya geçidini kullanmak yerine yaya geçidi olmayan bir yerden geçiş yapmaya çalışmış ve dava konusu olayın gerçekleşmiş olduğunu, kazanın gerçekleşmesinin ardından müvekkiliinn üstüne düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmiş, olayın gerçekleşmesi sebebiyle yaşadığı üzüntüyü ve iyi niyetini ortaya koyacak birçok harekette bulunmuş olduğunu, kazanın gerçekleşmesinin ardından müvekkilinin ivedilikle 155 ve 112yi aramış olup acil yardımın olay yerine ulaşmasını sağlamış olduğunu, olayın gerçekleşmesinin akabinde davacının hastaneye kaldırılmış müvekkilinin de hastanedeki tedavi sürecinin en başından sonuna kadar davacının yanında olmuş olduğunu, tedavi ve taburcu sürecinde elinden gelen bütün yardımları gerçekleştirmiş olduğunu, müvekkilinin taburcunun gerçekleşmesinin ardından davacının rutin kontrolleri sırasında da davacının yanında olmuş olduğunu, müvekkilinin olayın gerçekleşmesinin ardından yaşadığı üzüntüyü davacının ailesi ile de paylaşmış onlarla da tanışmış olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru olmamasına rağmen bütün iyiniyetini davacı ve ailesine karşı sergilemiş, üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiş olduğunu, bu suretle davacının dava dilekçesinde belirttiği "kendisine yardım edilmediği" iddialarının gerçeği yansıtmadığını, huzurda ikame edilmiş davanın görevli mahkemede açılmamış olup bu sebeple görev yönünden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın, cismani zararla sonuçlanmış trafik kazası ile ilgili tazminat talebine ilişkin olduğunu, söz konusu durum ile ilgili sigorta şirketine yönelik dava açılması hususunda 14.04.2016 tarihinde 2918 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurma zorunluluğu getirilmiş olduğunu, davacının cismani zarar sebebiyle ikame edeceği tazminat davasında sigorta şirketinin davalı olarak gösterilebilmesi için başvuru şartının gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, ancak davacının dava dilekçesinden ve dosyaya sunduğu belgelerden anlaşılacağı üzere bu şartın gerçekleştirilmediğinin anlaşılmakta olduğunu, bu haliyle dava şartı sağlanamadığı için işbu davanın sigorta şirketi açısından reddi gerektiğini, bu haliyle sigorta şirketi davalı sıfatına haiz olmaması, işbu davanın konusunun ticari iş olmaması ve tarafların da tacir olmaması sebebiyle davanın müvekkili açısından görev yönünden reddi gerektiğini, davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bu sebeple davacı tarafın maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurlu olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ve davacının verdiği ifadeler ve Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde olayın gerçekleşme şekli açısından davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 52/1-a bendinin ihlal edilme durumu olmadığını, aksine davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 68/1-c-3 bendinin ihlal edildiğini, bu haliyle olayın gerçekleşmesine sebep olan kusurun davacı üzerinde olduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araç ile ilerlerken kazanın gerçekleştiği yere varmadan bulunan trafik ışıklarını görmüş, trafik ışıklarını görmesi üzerine yavaşlamış olduğunu, trafik ışıklarının yeşil yanması üzerine tekrardan hareket etmiş olduğunu, müvekkilinin tüm trafik kurallarına uygun bir şekilde hareket etmiş davacı tarafın belirttiği gibi bir ihlal gerçekleştirmemiş olduğunu, aksine davacı tarafın olay yerine çok yakın bir konumda olan yaya geçidini kullanmak yerine yaya geçidi olmayan bir yerden geçiş yapmaya çalışmış olduğunu, aynı zamanda davacının üzerine düşen gerekli özeni ve dikkate göstermemiş olduğunu davacının yoldan karşıya geçerken kontrol etmesi gereken istikameti değil ters istikameti kontrol etmiş olduğunu, davacının yaya olarak uyması gereken trafik kurallarına uymamış olup olayın gerçekleşmesine sebep olmuş olduğunu, bütün bunlarla birlikte olay ile ilgili yargılaması devam eden ceza dosyasında da olay yerinde yapılan keşifte keşif heyetince olayın gerçekleştiği yerde trafiğin çok hızlı aktığının, yayaların geçişine kesinlikle müsait olmadığının tespitinin yapılmış olduğunu, hatta kazanın gerçekleşmesinden sonraki dönemde Karayolları tarafından yolun yayaların geçişine müsait olmaması ve yayaların geçmesini engelleme amacıyla yola bariyerlerin kurulduğunun görülmüş olduğunu, dava konusu olay ile ilgili müvekkilinin sanık konumunda olduğu ceza yargılamasının devam etmekte olduğunu, Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi nin ..... E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada olay ile ilgili kusur raporunun Trafik Uzmanı Trafik Bilirkişisi tarafından mahkeme dosyasına ibraz edilmiş olduğunu, söz konusu rapordan da anlaşılabileceği üzere olayın gerçekleşmesinde asli kusurlu" olan tarafın müşteki/davacı olduğunu, bu sebeple müvekkilinin kusuru olmamasına rağmen davacının maddi zararlarını müvekkilinden tazmin etme talebinin hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, zira işbu davanın konusunu davacının " Haksız Fiil Nedeniyle Tazminat Talepleri" oluşturmakta olup, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu nun 49. ve devam eden maddelerinde bu nedenle tazminata hükmedilebilmesi için, kusurun varlığının aranmakta olduğunu, dava konusu olayda Olay Yeri Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Ceza dosyasından alınan kusur raporunda da açıkça görüldüğü üzere müvekkilinin işbu olayın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, tüm bu nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte bulunduğu düşünüldüğünde de talep edilen manevi zarar miktarının kabul edilemez nitelikte olduğunu, zira manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının olayın gerçekleşme şekli göz önüne alındığında kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu, Yargıtay İçtihat Birleştirme Kurulu kararı ışığında işbu davaya konu trafik kazası incelendiğinde yaşanan olayın feci bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, müvekkilinin olayın gerçekleşmesinde kusuru dahi bulunmadığı ve olayın gerçekleşme şekli göz önüne alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş bir rakam olduğunu beyanla; göreve ilişkin itirazları gözetilerek haksız davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esasa ilişkin itirazları gözetilerek haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporunun dikkate alınması gerektiğini, işbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, kaldı ki kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ..... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacının hastaneye gidiş taksi ücreti, yol masrafı ve tedavi gideri talebi olduğunun anlaşılmakta olduğunu, 6111 Sayılı yasa kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin de reddi gerektiğini, işbu dilekçe ekinde sunmuş oldukları belgelerden anlaşılacağı üzere SGK tarafından davacıya geçici işgörmezlik ödemesi yapılmış ve ödenen bu tutarların rücuen tahsili için müvekkili şirkete başvuru yapılmış olduğunu, bu hususun davacının geçici iş görmezlik zararının karşılandığını ve bu talebinin reddinin gerektiğini açıkça göstermekte olduğunu, kaldı ki; davayı kabul manasında olmamak üzere geçici iş göremezlik tazminatının 6111 Sayılı Yasa ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, ayrıca “geçici iş göremezlik” tazminatı taleplerinin de hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları’na göre; “.trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında sayılmış olduğunu” yani davacının çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderlerin, yani geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin gideri kapsamında bulunmakta olduğunu ve işbu giderlerden davalı müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esaslarının açıkca belirlenmiş olup tazminat hesaplamasının artık standart hale getirtilmiş olduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini; davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlenmiş olduğunu, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını talep ediyor olduklarını, kabul manasında olmamak üzere hesaplamanın Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, iş bu dilekçe ekinde sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere davacıya geçici iş görmezlik ödemesi yapılmış olduğunu, bu halde davacıya varsa kalıcı sakatlığı için SGK tarafından ödeme yapılmış olmasının muhtemel olduğunu. bu durumun kurumdan sorulması gerektiğini ve böyle bir ödeme yapılmış ise yine davacının zararının karşılanmış demek olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı tarafa peşin sermaye geliri ödenmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumunun %50’sine tekabül eden miktarı rücu etme hakkı bulunduğundan, sebepsiz zenginleşme olmaması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak söz konusu kazanın iş kazası adledilip adledilmediği, peşin sermaye değeri geliri bağlanıp bağlanmadığı, bağlandı ise ne kadar bağlandığının sorulmasını talep ediyor olduklarını, davayı kabul manasında olmamak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası adledilip adledilmediğinin sorulması, peşin sermaye değeri bağlandı ise rücuya konu miktarın işbu davada aktüer tarafından hesaplanacak tazminat tutarından mahsubu gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak ve ancak GERÇEK ve DOĞRUDAN olan zarar kalemleri için teminat vermekte olduğunu, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş olduğunu, davacının sonuç istem bölümünde faiz talebi bulunmadığını, bu halde mahkememizce faize hükmedilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak işbu dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmamış olması halinde faiz başlangıcının dava tarihi faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......'e usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatın araç maliki ve sürücüden, maddi tazminatın ise diğer davalılarla birlikte sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıp yapmadığı, tarafların kusur durumu, kaza nedeniyle davacıda geçici ve kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, tedavi ve yol giderlerinin bulunup bulunmadığı, oluşmuş ise miktarı ve davalılardan tahsilinin talep edilip edilemeyeceği hususlarındadır. Dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kazanın oluşumunda tarafların kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 11/10/.... tarih ve ..... sayılı raporda özetle; OLAY : 17.09.2016 tarihinde saat 09:30 sıralarında davalı sürücü ......'un sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobil ile ..... Caddesini takiben Habibler istikametinden ...... istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde idaresindeki aracın ön kısımlarıyla, seyir istikametine göre yolun sağından soluna geçmek üzere kaplamaya girmiş ve geçişini sürdüren davacı yaya .......'e çarpması neticesi yaralanmayla sonuçlanan dava konusu kazanın meydana gelmiş olduğu, trafik kazası tespit tutanağı ve ekli basit kroki ve dosya kapsamından; olay mahallinin yerleşim yeri içi olduğu, yolun asfalt kaplama bölünmüş cadde olduğu, vaktin gündüz hava açık zeminin kuru olduğu, yolun düşeyde eğimli olduğu, olay mahallinde hız sınırının 30km olarak belirtildiği, çarpma noktasının kaplama içerisinde olduğu, aracın ön kısımlarıyla yayaya çarptığı, araca ait 15m fren zi belirtildiği, kaza noktasına 150m mesafede trafik lambalarının olduğunun anlaşılmış olduğu, mahkememiz dosyası ve ekli gönderilen Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosya suretinin tümüyle incelenmiş, ceza davasının gerekçeli kararı, kaza tespit tutanağı ve ekli basit kroki, ifadeler, ceza mahkemesince 05.04.2017 tarihinde yapılan keşfe binaen düzenlenen 17.04.2017 tarihli bilirkişi raporu, ceza aşamasında dairelerince düzenlenen 06.11.2017 tarihli rapor, dava ve cevap dilekçeleri görülmüş olduğu, olay mahallinin konumu, çarpma noktasının yeri, mahaldeki hız sınırı, araca ait fren izi mesafesi ile tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde olay bölümünde belirtildiği şekilde meydana gelen kazada; bu duruma göre; davalı sürücü ...... 'un idaresindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyri neticesinde olay mahalline geldiğinde, hızından kaynaklı; yolun sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayayı fark ettiğinde aldığı etkin fren tedbirinde yetersiz kalması neticesinde karıştığı kazada tali kusurlu olduğu, davacı yaya .......'in olay mahallinde yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmeden önce kendi can güvenliği açısından gelen trafiği kontrol etmesi, geçişi süresince kontrollerini sürdürmesi, gelen araçların hız ve mesafesini dikkate alarak ilk geçiş hakkını davalı sürücü idaresindeki araca vermesi sonrasında geçişini kontrollü şekilde yapması gerekirken bu hususlara özen göstermemesi neticesinde gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu SONUÇ OLARAK: olayda; davalı sürücü .........'un %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .......'in %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. ATK'ya müzekkere yazılarak maluliyete, meslekte iş gücü kaybına ilişkin rapor alınmasının istenmesine karar verilmiş olup, ATK .... İhtisas Kurulu 25/10/...-.... Karar ve ...... A.T.Nolu raporda özetle; ...... Hastanesinin 17/09/2016 giriş, 22/09/2016 çıkış arihli epikriz raporunda: “trafik kazası sonrası gelen hastada sol humerus üst uç kırığı, sol fibula kırığı ve pubik kol kırığı tespit edildiği, Omuz BT’de sol humerus boynunda parçalı fraktür, humerus başı glenohumeral eklem içinde olduğu, so kalvikula distal uçta da fraktür ile uyumlu devamsızlık bulunduğu, batın BT’de: pelvis sol tarafında sol pubis kemiği anteriorunda parçalı fraktür, sakrum sol anteriorunda da fraktür ile uyumlu devamsızlık bulunduğu, humerus kırığı opere edilerek plak vida ile fikse edildiği, postop takipleri sonrasında önerilerle taburcu edildiğinin belirtildiği, ...... Hastanesinin 09/08/2019 tarihli raporunda: “hasta yaklaşık 2,5 yıl önce geçirdiğini trafik kazası sonrası sol humerus üst uç kırığı, tibia üst uç kırığı olmuş olan hastada sol omuz hareketlerinde sağ omuza göre yaklaşık 10 derece ABD kısıtlılığı bulunduğu, diğer hareketlerin tam olduğu, sol diz hareketleri tam ve ağrısız olduğunun belirtildiği, çekilen direk grafide sol humerus proksimalinde implant mevcut olduğunun belirtildiği, dosyaya ekli grafilerin Kurullarınca incelemesinde; 02/08/2019 tarihli omuz grafisinde sol omuz boynunda kaynamış kırık sekeli plak vida tespit materyali izlendiğine göre SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı .......’in 17/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Tablo 2.3’e göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. İş gücü kaybına yönelik olarak raporun düzenlenmediği görülmekle, dosyanın ATK'ya yeniden gönderilmesine karar verilmiş olup, ATK ...... İhtisas Kurulu ...... Karar ve ..... A.T.Nolu raporda özetle; Kurullarının 25/10/2019 tarih ve ...... karar nolu mütalaasında: “Mevcut belgelere göre; Satılmış ve ...... kızı, 18/02/1987 doğumlu, .......’in 17/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10, Şekil 2.11 ve Şekil 2.12’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %1 olup Tablo 2.3’e göre; 1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği” şeklinde oy birliği ile mütalaa olunduğuna göre; SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı .......’in 17/09/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII(32a……….1)A %5, E cetveline göre %4.1 (yüzdedörtnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılalarak dosya kapsamı, toplanan deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumları ve davacıların talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatları değerlendirilmesi ve hesaplanması için dosyanın aktürya bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...... 17/08/2020 tarihli raporunda özetle; ......plakalı aracın 27.08.2015-27.08.2016 vadeli ZMSS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, sigortalı aracın ZMSS poliçesi 27.08.2015 tarihinde ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlardan sonra akdedildiğinden TRH-2010 tablosu, %1,8 teknik faiz ve "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü” yöntemine göre maddi zarar hesaplanacak olduğunu, 25.12.1982 doğumlu olan davacı .......'in 17.08.2020 hesap tarihi itibariyle (33) yıl (5) ay (29) günlük olup (33) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (46) yıl ve muhtemelen (79) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, SGK Hizmet Dökümünden ve davacıya ait bordrolardan davacının hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, bu itibarla, davacının (33) yaşından (60) yaşına kadar zarar gördüğü ve kazanç elde edebileceği bakiye aktif devresinin (27) yıl olduğunu, buna göre davacının (60-79) yaşları arası zarar gördüğü emeklilik ve pasif devresinin (19) yıl olduğunu, ATK Adli Tıp ..... İhtisas Kurulunun ...... Karar sayılı raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; tüm vücut engel oranının %4,1 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin (4) ay olduğunun belirtilmekte olduğunu, SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016-21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden de bu hususun görülmüş olduğunu, ortada fiili gerçek varken ATK tarafından farazi olarak belirlenen geçici iş göremezlik süresine göre hesaplama yapılamayacağından (64) günlük geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanacak olduğunu, davacın SGK Hizmet Dökümünden 2016, 2017 ve 2018 yılındaki ortalama aylık brüt ücretleri ile brüt ücretinden %15 SGK primi, kalanından %15-%27 gelir vergisi ve %o759 damga vergisi tenzil edildikten sonra AGİsiz net ücreti ve AGİ dahil net 2016 yılında 2.469,82 TL, 2017 yılında 2.574,05 TL ve 2018 yılında 2.445,71 TL tespit edilmiş olduğunu, davacının 2018, 2019 ve 2020 yıllarındaki ücret bordroları dosyada mevcut olmadığından, bizzarur davacının 2018 yılındaki AGİsiz net aylık ücreti olan 2.293,50 TL ile yine 2018 yılındaki dönemindeki 1.450,91 TL tutarındaki AGİsiz net asgari ücret kıyaslanacak ve elde edilen kıyaslama oranının davacının aylık net ücretinin tespitinde kullanılacak olduğunu, 2018 yılındaki AGİsiz net aylık ücret = 2.293,50 TL / 2018 yılındaki AGİsiz net asgari ücret 1.450,91 TL = 1,58 katı olduğunu, davacının 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında elde edebileceği aylık net ücretinin 17/09/2016-01/01/2017 tarihleri arasında 1.984,78 TL, 01/01/2017-01/01/2018 tarihleri arasında 2.142,03 TL, 01/01/2018-01/01/2019 tarihleri arasında 2.445,71 TL, 01/01/2019-01/01/2020 tarihleri arasında 3.083,07 TL, 01/01/2020-17/08/2020 tarihleri arasında 3.546,56 TL tespit edilmiş olduğunu, 17/09/2016-21/11/2016 arasındaki (2,13) aylık işlemiş devredeki kazançlarının 4.227,58 TL olduğunu, 17/09/2016-17/08/2020 arasındaki (44,87) aylık işlemiş devredeki kazançlarının 121.020,83 TL olduğunu, TRH-2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılırken işleyecek dönem (bilinmeyen dönem) gelirlerinin peşin değeri "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülüne" göre hesaplanacak olduğunu, hesap tarihi itibarı ile 33 yaşında olan davacının 1,00 TL gelirinin bugün itibari ile 33 yaşından 60 yaşına kadar olan 27 yıllık peşin değeri ve 60 yaşından 79 yaşına kadar 19 yılılık peşin değeri %1,8 teknik faiz uygulanarak davacının işleyecek aktif ve pasif devre hesabına esas yıllık kazançlarının: işleyecek aktif dönemde = 3.546,56 TL x 12 ay = 42.558,72 TL, işleyecek pasif dönemde = 2.103,98 TL x 12 ay = 25.247,76 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 50.712,84 TL olduğunu, dava dilekçesinde davacının paramedikal tedavi gideri maddi zararı talep edilmekte olduğunu, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin alanında uzman doktor bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğinden tarafından bu hususta değerlendirme yapılamamış olduğunu, olayın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan aracın davalı sürücüsü %3 oranında kusurlu olduğundan %30 kusura isabet eden maddi zarar tutarının davacı yararına maddi tazminat olarak dikkate alınacak ve davacının %70 kusuru oranında kusur indirimi yapılacak olduğunu, somut olay iş kazası olmaması ve davacının maluliyeti %10 oranının altında kalması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 19. maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte; SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016-21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin %30 kusura isabet eden tutarı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya ödeme yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacı .......’ in nihai ve gerçek sürekli işgöremezlik maddi zararının: davacının indirimsiz geçici işgöremezlik maddi zararı = 4.227,58 TL, kusur indirimi (4.227,58 TL x %70 kusur) = - 2.959,31 TL, kusur indirimi sonrası kalan tutar = 1.268,27 TL , SGK geçici işgöremezlik ödemesi indirimi (4.294,41 TL x %30 kusur) = - 1.288,32 TL, davacının nihai ve gerçek geçici işgöremezlik maddi zararı = KALMAMIŞ şeklinde olduğunu, davacı .......’ in nihai ve gerçek sürekli işgöremezlik maddi zararının: davacının indirimsiz sürekli işgöremezlik maddi zararı = 50.712,84 TL, kusur indirimi (50.712,84 TL x %70 kusur) = - 35.498,99 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli işgöremezlik maddi zararı = 15.213,85 TL şeklinde olduğunu, ..... plakalı aracın 27.08.2015-27.08.2016 vadeli ve sürekli sakatlık için 310.000,00 TL ve tedavi giderleri için 310.000,00 TL teminatlı ZMSS poliçesi ile sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 15.213,85 TL olup, 268.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacının faiz talebi bulunmadığından temerrüt tarihi ve faiz nev’i incelemesi yapılmamış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 15.213,85 TL olduğunu, davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin alanında uzman doktor bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğinden tarafından bu hususta değerlendirme yapılamadığını bildirmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dosyanın davacının SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin hesaplanması için bilirkişiye tevdi ile dosya üzerinde GÜNSÜZ olarak Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, doktor bilirkişi ...... 01/04/2021 tarihli raporunda özetle; SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bağcılar Sosyal Güvenlik merkezinin 20.04.2017 tarihli Geçici İş göremezlik belgesinde: Kurumumuz sigortalılarından ........., T.C. kimlik nolu .......’in 17.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle çeşitli hastanelerce verilen 17.09.2016 - 21.11.2016 tarihleri arası istirahati sonucu Kurumumuzca adı geçen sigortalıya 4.294,41.-TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiştir. 5510 sayılı Yasanın 21. maddesinin 4. fıkrası ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesine istinaden sigortalımıza trafik kazası geçirmesi nedeniyle Kurumumuzca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin kusur oranına tekabül eden kısmı kasti veya suç sayılı hareketi ile olaya sebebiyet veren kişiler ile bunların mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketinden (Poliçedeki Limit Dahilinde) tahsil edilmesi gerekmektedir. Bağcılar Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce tanzim olunan tutanaktan kazaya sebebiyet veren ..... plakalı aracın sigorta şirketinize kayıtlı olduğu ve ...... T.C. kimlik nolu sürücü ......’un tali kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Merkezimizce kazalı sigortalılara ödenen ve araç sürücüsünün filî kusur oranına isabet eden 1.073,60-TL ve 20,38.-TL kanuni faizinin ilavesi ile birlikte toplam 1.093,98TL’nin işbu tebligatımızın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde bankalar aracılığıyla ödenmesi ve ödeme dekontundan bir suretin Merkezimize gönderilmesi, takdirde kanuni yollardan tahsili cihetine gidileceğinin bilinmesini rica ederim. şeklinde belirtildiğini, ...... Hastanesi'nin 17/09/2016 giriş 22/09/2016 çıkış tarihli epikriz raporunda: trafik kazası sonrası gelen hastada sol humerus üst uç kırığı, sol fibula kırığı ve pubik kol kırığı tespit edildiğinin, omuz BT'de sol humerus boynunda parçalı fraktür, humerus başı glenohumeral eklem içinde olduğunun, sol kalvikula distal uçta da fraktür ile uyumlu devamsızlık bulunduğunun, batın BT'de: pelvis sol tarafında sol pubis kemiği anteriorunda parçalı fraktür, sakrum sol anteriorunda da fraktür ile uyumlu devamsızlık bulunduğunun, humerus kırığı öpere edilerek plak vida ile fikse edildiğinin, postop takipleri sonrasında önerilerle taburcu edildiğinin belirtilmiş olduğunu, Adli Tıp Kurumu Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28/09/2016 tarihli ve ...... sayılı raporunda: mevcut tıbbî evrakta tarif edilen Humerus ve fibula kırığına neden olan yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) , orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırdığında, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" şeklinde belirtildiğinin görülmekte olduğunu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 11/10/2018 tarih ...... sayılı kusur raporunda: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; davalı sürücü ...... 'un % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğunun, davacı yaya .......'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunun bildirilmiş olduğunu, ..... Araştırma Hastanesinin 09/08/2019 tarihli raporunda: hastanın yaklaşık 2,5 yıl önce geçirdiğini trafik kazası sonrası sol humerus üst uç kırığı, tibia üst uç kırığı olmuş olan hastada sol omuz hareketlerinde sağ omuza göre yaklaşık 10 derece ABD kısıtlılığı bulunduğunun, diğer hareketlerin tam olduğu, sol diz hareketleri tam ve ağrısız olduğunun belirtildiğinin, çekilen direk grafide sol humerus proksimalinde implant mevcut olduğunun belirtilmiş olduğunu, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Kurulunun 20/05/.... no’lu kararında:mevcut belgelere göre; ....ılmış ve .... kızı, 18/02/1987 doğumlu, .......'in 17/09/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup l kabul olunarak: Gri XII (32a ______1)A %5, E cetveline göre ________ %4.1 (yüzdedörtnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin bildirilmiş olduğunu, 25/02/2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı yasanın 98/1. maddesinde yapılan değişiklik ile "trafik kazaları sebebi ile üniversitelere bağlı hastaneler ile diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı" hükmü getirilmiş ve böylece ZMMS tedavi giderlerinden doğan sorumluluğun yasa ile tamamen SGK'ya nakledilmiş olduğunu, 2918 Sayılı kanunda değişiklik yapan 6111 sayılı yasanın 59 madde ve geçici 1 madde gereğince SGK'nın sadece Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunduğunu, SGK’nun Sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin anlaşılması, ayrıca davacının hastaneye gittiği tüm günlerin saptanarak yol giderlerinin hesaplanabilmesi için SGK İstanbul Sosyal güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı (Cibali) Sağlık Sosyal Güvenlik merkezine müzekkere yazılarak davacı ........., T.C. kimlik nolu ....’in 17.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle gördüğü tedaviler ve yapılan ödemelere dair MEDULA dökümlerinin celp edilmesi gerektiğini, mahkememizin uygun görmesi halinde 17.09.2016 tarihinden günümüze dek yapılan ödemelere dair MEDULA dökümlerinin dosyaya ulaşmasından sonra nihai raporlarını hazırlayabileceğini SONUÇ OLARAK: dava konusu somut olayda; davalılardan .......'in dava konusu kazada yüzde yüz (%70) kusurlu olduğunu, davalı sürücü ....'un % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından, dava konusu kazayla ilgili davacının tedavi giderleriyle ilgili herhangi bir ödeme yapıldığına dair dosyada bilgi / belgeye rastlanmadığını, davacı tarafından, dava konusu kazayla ilgili 435,00TL belgeli tedavi gideri yapıldığının dosyada mübrez belgelerden anlaşıldığını, 2918 Sayılı kanunda değişiklik yapan 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ve geçici 1 maddesi gereğince SGK'nın Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunduğunu, SGK’nın Sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin anlaşılması, ayrıca davacının Sağlık Hizmet Sunucularına tedavisi için gittiği tüm günlerin saptanarak, yol giderlerinin hesaplanabilmesi için, SGK İstanbul Sosyal güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı (Cibali) Sağlık Sosyal Güvenlik merkezine müzekkere yazılarak davacı ......, T.C. kimlik nolu .......’in 17.09.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle gördüğü tedaviler ve yapılan ödemelere dair MEDULA dökümlerinin celp edilmesinin gerektiğini, mahkememizin uygun görmesi halinde 17.09.2016 tarihinden günümüze dek yapılan ödemelere dair MEDULA dökümlerinin dosyaya ulaşmasından sonra nihai raporunu hazırlayabileceğini bildirmiştir. İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı (Cibali) SGK merkezine müzekkere yazılarak davacının 17/09/2016 tarihinden bu yana dava konusu kaza nedeni ile gördüğü tedaviler ve yapılan ödemelere dair medula dökümlerinin istenilmesine, müzekkere cevabı döndüğünde dosyanın doktor bilirkişiye tevdii ile ek rapor taziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan doktor bilirkişi 06/12/2021 tarihli ek raporunda özetle; SGK İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Topkapı Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.06.2021 tarih ve ..... sayılı yazısında; ....... ile ilgili başvuru ve ödeme bilgilerine rastlanılmamış olduğunun, yine Medula sistemi üzerinde 17/09/2016 tarihinden sonra yapılan incelemede, ....... adına kurumları ile anlaşmalı protokollü Sağlık Hizmet Sunucuları tarafından kurumlarına fatura edilen ve kurumlarınca karşılanan tedavi giderlerini gösterir Medula Hastane dökümlerinin yazı ekinde mahkememize sunulduğunun, davacı adına tedavi gördüğü hastanelere toplam 6.220,34 TL ödeme yapıldığının belirtildiğini, 25/02/2011 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın 59. Maddesi ile 2918 sayılı yasanın 98/1.maddesinde yapılan değişiklik ile "trafik kazaları sebebi ile üniversitelere bağlı hastaneler ile diğer resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı" hükmü getirilmiş ve böylece ZMMS tedavi giderlerinden doğan sorumluluğun yasa ile tamamen SGK'ya nakledilmiş olduğunu, 2918 Sayılı kanunda değişiklik yapan 6111 sayılı yasanın 59 madde ve geçici 1 madde gereğince SGK'nun sadece Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunduğunu, Medula dökümünün incelenmesinde SGK’nun kamuya ait ..... EAH ile SGK ile tüm branşlarda Sağlık Hizmet Sunucusu Sözleşmesi (SHS) bulunan ... Hastanesi ve ..... hastanesine toplam 6.220,34 -TL ödeme yaptığının ve bunların tümünün 17.09.2016 tarihinde meydana gelen davaya konu kaza ile illiyet bağının tam ve kesin olduğunun anlaşılmakta olduğunu, ödemelerin listede yer alan tarihlerde yürürlükte bulunan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları esas alınarak yapılmış olduğunu, davacı tarafından yapılan tedavi giderlerine dair dosyada bulunan belgelerden toplam 435,00 TL tedavi gideri yapıldığının anlaşıldığını, davacının talepleri arasında yer alan ve davaya konu kazada meydana gelen yaralanması sonucu sarf edildiği düşünülen giderlerin toplam 11.686,69 TL olduğunu SONUÇ OLARAK: davalılardan .......'in dava konusu kazada yüzde yüz (%70) Kusurlu olduğunu, davalı sürücü ....'un % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğunu, 2918 Sayılı kanunda değişiklik yapan 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ve geçici 1 maddesi gereğince SGK'nun Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğunun bulunduğu ayrıca kamu ve özel hastanelere davacının geçirdiği kazada meydana gelen yaralanmasıyla ilgili 6.220,34 –TL ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketi tarafından, dava konusu kazayla ilgili davacının tedavi giderleriyle ilgili herhangi bir ödeme yapıldığına dair dosyada bilgi / belgeye rastlanmadığını, davacı tarafından, dava konusu kazayla ilgili 435,00 –TL belgeli tedavi gideri yapıldığının dosyada mübrez belgelerden anlaşıldığını bildirmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının celse arasında değerlendirilmesine, davacı vekilinin dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi talebinin kabulü ile ek rapora gönderilmesine, taraf itirazlarının aynı ara kararda karara bağlanmasına karar verilmiş olup, aktüerya bilirkişi 05/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; mahkememizin 14.12.2021 tarihli ara kararında davacı vekilinin değişen asgari ücretlere göre ek rapor düzenlenmesi istenmekte olduğunu, kök rapor 17.08.2020 tarihinde düzenlenmiş ve mahkememize arz edilmiş olduğunu, kök raporda TRH- 2010 tablosu, %1,8 teknik faiz ve "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü” yöntemine göre maddi zarar hesaplanmış ancak daha sonra Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. .... E. ... K. sayılı kararı bakiye ömrün TRH-2010 tablosu ile maddi zararın ise progresif rant yöntemiyle hesaplanması gerektiği yönünde içtihat değişikliği olduğunu, dosyada mevcut malûliyet raporu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayıp, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olduğunu, davacının dosyada mevcut SGK Hizmet Dökümünde 2016, 2017, 2018 ücret verileri mevcut olup, 2019, 2020, 2021 ve 2022 hizmet dökümleri ve ücretleri mevcut olmadığını SONUÇ OLARAK: mahkememizin 14/12/2021 tarihli ara kararı gereği dosya incelenmiş ve yukarıda tespit edilen eksiklikler giderildikten sonra nihai raporun düzenlenebileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir. İstanbul SGK Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere cevabı döndüğünde dosyanın yeniden ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan aktüerya bilirkişisi ... ve doktor bilirkişi ... 07/10/2022 tarihli ek raporlarında özetle; mahkememizin 14.12.2021 tarihli ara kararında davacı vekilinin değişen asgari ücretlere göre ek rapor düzenlenmesinin istenmiş olduğunu, ancak; TRH-2010 tablosu, %1,8 teknik faiz ve "devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü” yöntemine göre düzenlenen kök rapor üzerinden değişen asgari ücretlere göre kök raporun güncellenmesi değil yeni bir raporun ek rapor olarak düzenlenmesi gerektiğini, çünkü, kök rapor düzenlendikten sonra Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ... E. .... K. sayılı kararı bakiye ömrün TRH-2010 tablosu ile maddi zararın ise progresif rant yöntemiyle hesaplanması gerektiği yönünde içtihat değişikliği olduğunu, dolayısıyla ek rapor gibi değil, tamamen farklı bir hesap yöntemine göre yeni bir hesap raporunun düzenlenmesi gerektiğini, dosyada mevcut malûliyet raporu Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmayıp, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş olduğunu, yukarıda anılan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlen rapor dosyaya ikmal edildikten sonra hesap raporu düzenlenebileceği kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: mahkememizin 21.06.2022 tarihli ara kararı gereği dosya incelenmiş ve yukarıda tespit edilen eksiklikler giderildikten sonra nihai raporun düzenlenebileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmişlerdir. Dosyanın aktürya bilirkişi heyetine tevdii ile ... tarihli ATK raporu dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kalemler halinde hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti 17/04/2023 tarihli ek raporlarında özetle; Anayasa Mahkemesinin ... E. ... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. ... E. ... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrünün TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının maddi zararı %10 artış ve %10 ıskontolu progresif rant yöntemine göre hesaplanacak olduğunu, 25.12.1987 doğumlu olan davacı .......'in 17.09.2016 kaza tarihi itibariyle (29) yıl (6) ay (29) günlük olup (30) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (49) yıl ve muhtemelen (79) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre, aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, bu itibarla, davacının (30-60) yaşları arasındaki zarar gördüğü ve kazanç elde edebileceği bakiye aktif dönemi (30) yıl ve (60-79) yaşları arasındaki emeklilik ve pasif dönemi (19) yıl olduğunu, SGK Hizmet Dökümünden ve davacıya ait bordrolardan davacının hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, ATK Adli Tıp .... İhtisas Kurulunun 31.10.2019 tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; Tüm vücut engel oranının %1 olduğunun tıbbi iyileşme süresinin (4) ay olduğunun belirtilmekte olduğunu, SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016-21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden de bu hususun görülmüş olduğunu, ortada fiili gerçek varken ATK tarafından farazi olarak belirlenen geçici iş göremezlik süresine göre hesaplama yapılamayacağından (64) günlük geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanacak olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden 2016, 2017 ve 2018 yılındaki ortalama aylık brüt ücretleri ile brüt ücretinden %15 SGK primi, kalanından %15-%27 gelir vergisi ve %o759 damga vergisi tenzil edildikten sonra AGİsiz net ücreti ve AGİ dahil net 2016 yılı için 2.469,82 TL, 2017 yılı için 2.574,05 TL, 2018 yılı için 3.450,96 TL, 2019 yılı için 3.776,84 TL, 2020 yılı için 4.660,89 TL, 2021 yılı için 5.051,50 TL, 2022 yılı için 5.204,02 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, davacının 2023yıllarındaki ücret bordroları veya SGK Hizmet Cetveli dosyada mevcut olmadığından, bizzarur davacının 2022 yılındaki ortalama net aylık ücret olan 5.204,02 TL ile yine 2022 yılındaki 4.876,87 TL tutarındaki ortalama net asgari ücret kıyaslanacak ve elde edilen kıyaslama oranı davacının aylık net ücretinin tespitinde kullanılacak olduğunu, Kıyaslama Oranı = 2022 yılındaki ortalama net ücret 5.204,02 TL / 2022 yılındaki ortalama net asgari ücret 4.876,87 TL = 1,0671 katı olduğunu, davacının 2023 yılında elde edebileceği aylık net ücreti asgari ücret ile kıyaslanarak 9.077,61 TL şeklinde tespit edilmiş olduğunu, 17/09/2016-21/11/2016 arasındaki (2,13) aylık işlemiş devredeki kazançları toplamının 4.227,58 TL olduğunu, 21/11/2016-17/09/2023 arasındaki (6) yıl + (9,87) aylık işlemiş devredeki kazançları toplamının 377.625,00 TL olduğunu, 17.09.2023-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 9.077,61 TL ve işleyecek pasif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 8.506,80 TL olduğuna göre; işleyecek aktif dönem başında yıllık net kazanç = 9.077,61 TL x 12 Ay = 108.931,32 TL olduğunu, işleyecek pasif dönem başında yıllık net kazanç = 8.506,80 TL x 12 Ay = 102.081,60 TL olduğunu, (23) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 2.505.420,36 TL olduğunu, (19) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 1.939.550,40 TL olduğunu, davacının (2,13) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 4.227,58 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 48.225,95 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi giderleri 06.12.2021 tarihli raporda (12.121,69 TL x %30 kusur) = 3.636,51 TL olarak tespit edilmiş olup görüş ve kanaatlerinde değişiklik gerektiren bir husus bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan aracın davalı sürücüsü %30 oranında kusurlu olduğundan %30 kusura isabet eden meddi zarar tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak dikkate alınacak ve davacının %70 kusuru oranında kusur indirimi yapılacak olduğunu, somut olay iş kazası olmaması ve davacının maluliyeti 510 oranının altında kalması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 19. Maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte; SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016-21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin %30 kusura isabet eden tutarının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya ödeme yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, ... plakalı aracın, 27/08/2015-27/08/2016 vadeli ve sürekli sakatlık için 310.000,00 TL ve tedavi giderleri için 310.000,00 TL teminatlı ZMSS poliçesi ile sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 14.467,78 TL olup, 268.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kaldığını, davacının faiz talebi bulunmadığından temerrüt tarihi ve faiz nev'i incelemesi yapılmamış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 14.467,78 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 3.636,51 TL olduğunu bildirmişlerdir. Dosyanın yeni asgari ücret tarifesi uyarınca hesap yapılmak ve ek rapor tanzim edilmek üzere aktüerya bilirkişisine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan aktüerya bilirkişisi 22/07/2024 tarihli ek raporunda özetle; Anayasa Mahkemesinin ... E. ... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 14.01.2021 T. .... E. .... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının maddi zararı %10 artış ve %10 iskontolu progresif rant yöntemine göre hesaplanacak olduğunu, 25.12.1987 doğumlu olan davacı ....... 17.09.2016 kaza tarihi itibariyle (29) yıl (6) ay (29) günlük olup (30) yaşında kabul edilerek, TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (49) yıl ve muhtemelen (79) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre, aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, bu itibarla, davacının (30-60) yaşları arasındaki zarar gördüğü ve kazanç elde edebileceği bakiye aktif dönemi (30) yıl ve (60-79) yaşları arasındaki emeklilik ve pasif dönemi (19) yıl olduğunu, SGK Hizmet Dökümünden ve davacıya ait bordrolardan davacının hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, ATK Adli Tıp ..... İhtisas Kurulunun .... tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; Tüm vücut engel oranının %1 olduğunun, Tıbbi iyileşme süresinin (4) ay olduğunun belirtilmekte olduğunu, SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016- 21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden de bu hususun görülmüş olduğunu, geçici iş göremezlik maddi zararı kazanç kaybı zararı olup, 17.09.2016-17.11.2017 arasında geçen (4) aylık geçici iş göremezlik döneminde davacının ücretlerinin tahakkuk ettirilmediği ücretinin (64) günlük ücretten ibaret olduğunun SGK Hizmet Cetveli ile sabit olduğunu, ortada fiili gerçek varken ATK tarafından farazi olarak belirlenen geçici iş göremezlik süresine göre hesaplama yapılamayacağından (64) günlük geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanacak olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden 2016, 2017 ve 2018 yılındaki ortalama aylık brüt ücretleri ile bürüt ücretinden %15 SGK primi, kalanından %15-%27 gelir vergisi ve %o759 damga vergisi tenzil edildikten sonra AGİsiz net ücreti ve AGİ dahil net ücreti 2016 yılı için 2.469,82 TL, 2017 yılı için 2.574,05 TL, 2018 yılı için 3.450,96 TL, 2019 yılı için 3.776,84 TL, 2020 yılı için 4.660,89 TL, 2021 yılı için 5.051,50 TL, 2022 yılı için 7.484,37 TL 2023/1. yarı için 13.166,63 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, davacının 2024 yılındaki ücret bordroları veya SGK Hizmet Cetveli dosyada mevcut olmadığından bizzarur davacının 2023/1yıradaki net aylık ücret olan 13.166,63 TL ile yine 2023/1.yarıdaki 8.506,80 TL tutarındaki ortalama net asgari ücret kıyaslanacak ve elde edilen kıyaslama oranının davacının aylık net ücretinin tespitinde kullanılacak olduğunu, davacının 2023/2.yarıdaki ve 2024 yılındaki elde edebileceği net ücreti asgari ücret ile kıyaslanarak 01/01/2023-01/07/2023 tarihleri arasında 13.166,63 TL, 01/07/2023-01/01/2024 tarihleri arasında 17.648,25 TL, 01/01/2024-01/01/2025 tarihleri arasında 26.315,49 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, 17/09/2016-21/11/2016 arasındaki (2,13) aylık işlemiş devredeki net kazançlarının 4.227,58 TL olduğunu, 21/11/2016-17/09/2024 arasındaki (7) yıl + (9,87) aylık işlemiş devredeki net kazançlarının 737.607,12 TL olduğunu, 17.09.2024-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 26.315,49 TL ve işleyecek pasif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 17.002,12 TL olduğuna göre; işleyecek aktif dönem başında yıllık net kazanç = 26.315,49 TL x 12 Ay = 315.785,88 TL, işleyecek pasif dönem başında yıllık net kazanç = 17.002,12 TL x 12 Ay = 102.081,60 TL olduğunu, (22) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 6.947.289,36 TL olduğunu, (19) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 3.876.483,36 TL olduğunu, davacının (2,13) aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 4.227,58 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 115.613,80 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi giderleri 06/12/2021 tarihli raporda doktor bilirkişi tarafından (12.121,69 TL x %30 kusur) = 3.636,51 TL olarak tespit edilmiş olduğunu, olayın meydana gelmesinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olan aracın davalı sürücüsü %30 oranında kusurlu olduğundan %30 kusura isabet eden maddi zarar tutarının davacı yararına maddi tazminat olarak dikkate alınacak ve davacının %70 kusuru oranında kusur indirimi yapılacak olduğunu, somut olay iş kazası olmaması ve davacının maluliyeti 510 oranının altında kalması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 19. Maddesine göre SGK tarafından davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte; SGK Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.04.2018 tarihli müzekkere cevabında davacıya 17.09.2016-21.11.2016 arasında geçen 64 günlük süre için 4.294,41 TL ödeme yapıldığının belirtilmekte olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin %30 kusura isabet eden tutarı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, davacıya ödeme yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, 16 P 2738 plakalı aracın 27.08.2015-27.08.2016 vadeli ve sürekli sakatlık için 310.000,00 TL ve tedavi giderleri için 310.000,00 TL teminatlı ZMSS poliçesi ile sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 34.684,14 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacının tedavi gideri maddi zararı 3.636,51 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacının faiz talebi bulunmadığından temerrüt tarihi ve faiz nev’i incelemesi yapılmamış olduğunu SONUÇ OLARAK: Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 34.684,14 TL olduğunu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 3.636,51 TL olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 04/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, tedavi gideri taleplerini ıslahla; 3.363,51 TL tedavi giderini kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiliyle taraflarına ödenmesini talep ediyor olduklarını, geçici iş görmezlik yönündeki davada zararlarının karşılanmasından evvel açıldığından konusuz kalsa da dava açıldığında SGK'dan ödeme bağlanmadığından haklı olduğunu, sürekli iş görmezlik nedeniyle taleplerini HMK 107/2 gereği artırarak; 34.684,14 TL sürekli iş görmezlik bedelini kaza tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiliyle taraflarına ödenmesini talep ediyor olduklarını, diğer talepleri baki olup, davanın kabulünü talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 17.09.2016 Günü 09:30 sıralarında davacının yaya olarak gittiği esnada davalı ..... tarafından kullanılan ..... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile açılan Bakırköy ...... Asliye Ceza Mahkemesi ...... E. Sayılı dosyasının görüldüğü, Mahkemesince davalı ......'un asli kusurlu, davacı .......'in tali kusurlu olduğunun kabulü ile karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Belirtilen dosyada oransal olarak kusur tespiti yapılmadığından Mahkememizce ATK'dan kusur raporu alınması gereği hasıl olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 11/10/.... tarihli raporu uyarınca davalı sürücü ...... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, dikkatini yola vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyri neticesinde olay mahalline geldiğinde, hızından kaynaklı; yolun sağından karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yayayı fark ettiğinde aldığı etkin fren tedbirinde yetersiz kalması neticesinde karıştığı kazada % 30 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....... olay mahallinde yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girmeden önce kendi can güvenliği açısından gelen trafiği kontrol etmesi, geçişi süresince kontrollerini sürdürmesi, gelen araçların hız ve mesafesini dikkate alarak ilk geçiş hakkını davalı sürücü idaresindeki araca vermesi sonrasında geçişini kontrollü şekilde yapması gerekirken bu hususlara özen göstermemesi neticesinde gerçekleşen kazada % 70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve yapılan tespitler Mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunmuştur. Davacı yönünden düzenlen ATK ...... İhtisas Kurulu ..... Karar ve ..... A.T.Nolu raporda davacının geçirmiş olduğu kaza nedeni ile tüm vücut engellilik oranının % 4.1 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabilceği tespit edilmiştir. Davacılar hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK ödemeleri ve değişen asgari ücret oranları da dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, talep edebileceği tedavi giderinin 3.363,51 TL olduğu, kalıcı iş göremezlik maddi zararının 34.684,14 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ...... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine dosya arasında mevcut trafik tescil kayıtları uyarınca davalı ...... 'in de araç maliki olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin ve .....'in davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım ve ıslah dilekçesi uyarınca, her ne kadar dava dilekçesinde faiz talebinin yer almadığı görülmüş ise de ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunulduğu, davalıların .....'un olay tarihi itibari ile mütemerrit sayılmaları gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava açılmasından önce sigorta şirketine yapılmış başvuruya ait evraklar dosyaya sunulmamış olduğundan dava tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabul kısmen reddi ile; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin kabulü ile 3.363,51 TL tedavi gideri ve 34.684,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 38.047,65 TL maddi tazminatın davalılar ..... yönünden kaza tarihi olan 17/09/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.

Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda davacıların manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A)MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 2-Kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin KABULÜ İLE 3.363,51 TL tedavi gideri ve 34.684,14 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 38.047,65 TL maddi tazminatın davalılar ..... yönünden kaza tarihi olan 17/09/2016 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 19/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 2.599,03 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL peşin harç ile 427,60 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 459,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.140,03 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalılar ..... ve ...... Sigorta A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1- 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ......'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.073,95 TL harcın davalılar .....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ...... den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, C) YARGILAMA GİDERİ YÖNÜNDEN; 1-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 62,80 TL ile tamamlama harcı 427,60-TL olmak üzere toplam 490,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalılar ......'in tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 224,65 TL ile sınırlı sorumluluklarına) 2-Davacı tarafça sarf edilen ATK masrafı, bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 10.061,75-TL yargılama giderinden kabul oranı (%34,74) ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.495,45-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Davalılar .....'in tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 1.601,27 TL ile sınırlı sorumluluklarına) 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı ......... vekilinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip Hakim

MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIR

Mahkememizin 17/12/2024 tarihli kısa kararında sehven hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 2 nolu bendinin 2. satırında; "...geçici iş göremezlik tazminatı..." şeklinde yazılmış olduğu, söz konusu hatanın maddi hata olup, HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla; Mahkememizin ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 2 nolu bendinin 2. satırının "...ve 34.684,14 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 38.047,65 TL..." şeklinde değiştirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 17/12/2024

Katip ..... Hakim .... e-imzalıdır. e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/839, K. 2024/1288, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-839-e-2024-1288-k-16ef6110e539