İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/831 E. 2019/756 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/831
Karar No
2019/756
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/831 Esas

KARAR NO : 2019/756

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat

DAVA TARİHİ : 18/07/2017

KARAR TARİHİ : 28/06/2019

Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/04/2009 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... ye ait ... plkalı otomobilin müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza ile ilgili İzmir CBS ... ve ... soruşturma sayılı soruşturmanın açıldığı, KYOK kararı verildiğini, müvekkilinin kaza sonrası Karşıyaka Devlet Hastanesi, Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğünü, ZMMS sigortacısı ... A.Ş tarafından 08/02/2011 tarihinde 11.464,95 TL müvekkiline ödeme yapıldığını, müvekkilinin kaza neticesinde uğramış olduğu mağduriyet ve maluliyetinin belirlenerek tazminat miktarının tespit edileceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sigorta A.Ş yönünden manevi tazminat hariç maddi tazminatı sorumluluğu oranında şimdilik 500,00TL tedavi masraf ve giderleri, 1.500,00TL maddi kazanç kaybı ve 1.500,00Tl işgücü kaybı, 40.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 43.500,00TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmisin talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, davacıya mululiyeti nedeniyle 08/02/2011 tarihinde 11.464,95 TL ödeme yapıldığını, bakiye tazminat tespitinde ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin olup olmadığı varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderlerinin ZMMS poliçesi kapsamından çıkartıldığını, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, dosya üzerinde kusur ve maluliyet durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.

Kusur durumuna ilişkin alınan 09/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 K.Y.T.K 57/c-2 maddesini ihlalden kazanın oluşunda %75 asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı motorsiklet sürücüsü ... ise yine 2918 K.Y.T.K 52/1-a, 52/1-b ile 66 maddeleri ihlalden kazanın oluşunda %25 oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç ise kaza anında park halinde olduğundan kazanın oluşunda kusursuz olduğu, motorsiklet üzerinde yolcu konumunda olan Tuncay Gönüldaş ise yine 2918 K.Y.T.K 78 maddeyi ihlalden kazanın oluşunda %15 oranında müterafik tali kusurlu olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.

Maluliyet oranının tespitine ilişkin ... dan alınan 14/01/2019 tarihli raporunda özetle; "davacı ...'ın sol bacak kemilkenide kırık ve sol ayak bileği eklem ilişkisinde bozulma nedeniyle sol ayak bileği eklemindeki hareket kısıtlılığına bağlı Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı şahsın olay tarihindeki yaşına göre %10,3 ve rapor tarihindeki yaşına göre %11,3 olarak bulunmuştur. Şahsın tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 ay olarak kabulünün uygn olacağı" şeklinde görüş bildirilmiştir.

Davacı vekili tarafından dosyanın aktüer bilirkişisine gönderilmeden ıslah dilekçesi sunduğu, 18/04/2019 tarihli ıslah dilekçesinde, "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile dava dilekçemizin 62.000,00-TL arttırılarak 65.500,00-TL'ye ıslahına, ıslah ile artırılan 62.000,00-TL maddi tazminata kaza tarihi olan 25/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama harç, giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.

Davacı vekili 14/08/2017 tarihli dilekçesi ile davalılar ... ve ...'ye karşı açmış olduğu davadan vazgeçmiş, ... Sigorta A.Ş yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sadece maddi tazminat sorumluluğu oranında davaya devam ettiklerini belirtmiştir

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı tarafça sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sürücü davacı ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı motorsiklet ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, kaza sonrasında oluşan maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili gerektiğinden bahisle davalılar hakkında mahkememize dava açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafın davalılar ... ve ...'ye karşı açmış olduğu davadan vazgeçtiği, ... Sigorta A.Ş yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sadece maddi tazminat sorumluluğu oranında davaya devam ettiğini bildirdiği görülmüştür.

Zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

Bu kapsamda dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve tüm dosya kapsım birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi süresinde ibraz edilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davaya konu trafik kazasında davacının müşteki şüpheli olduğu, kazada kendisinin ve diğer müşteki Tuncay Gönüldaş'ın yaralandığı taksirle yaralanmaya neden olma suçundan yapılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği hususları gözetilerek TCK 89.maddesi kapsamında TCK 66.maddesi uyarınca somut olayda uygulanacak zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davacı tarafın, kaza tarihi itibariyle zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği, bu nedenle KTK 109. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanamayacağı, TCK 66. madde gereğince uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, kazanın 25/04/2009 tarihinde meydana geldiği, mahkememizdeki işbu davanın ise 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 18/07/2017 tarihinde açıldığı, davalının süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğu belirlenerek davanın davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,

Diğer davalılara ilişkin olarak davacı vekilinin vazgeçme beyanı HMK.m.123 kapsamında değerlendirilmiş, davalı ... vazgeçme beyanını kabul etmiş, diğer davalı ... ise vazgeçme beyanına karşı çıkmamış olup bu davalılar aleyhine açılan davanın geri alma nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

1- Davacının davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu davanın geri alma nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,

2-38.725,46 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacı tarafından peşin yatırılan 742,88-TL harcın alınması gerekli 44,40TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye kalan 698,48-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T ye göre belirlenen 7.555,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,.

6-Davalılar ... ve ... yönünden verilen karar gereği takdiren vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,

Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2019

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/831, K. 2019/756, T. 28.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-831-e-2019-756-k-887588d1c28b