İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/833 E. 2023/548 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/833
Karar No
2023/548
Karar Tarihi

T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .....Esas KARAR NO : .....

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [....] UETS

DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - [......] UETS

DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 16/11/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2023 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı takip borçlusu .....'ün Gaziantep İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyasındaki 149.833,69 TL'lik borcu için müvekkilden hak ve alacağının olduğu hasebiyle haciz ihbarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin usulsüz tebligat nedeniyle haciz ihbarnamesinden haberi olmadığını ve haciz ihbarlarına süresi içinde itiraz edilemediğini, müvekkilinin takip borçlusu .....k'e herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili ile arasında kardeşlik ilişkisi dışında kardeşler arasında hukuki veya ticari bir ilişki bulunmadığını beyanla müvekkilinin dava dışı takip borçlusu .....'e borçlu olmadığının ve ayrıca müvekkilin yedinde bulunan herhangi bir malının da bulunmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacıya karşı yapılan icra dosyasındaki tüm işlemlerin İİK. 89. maddesine dayandığını, davacının üçüncü şahıs durumunda olduğunu, üçüncü şahsa gönderilen usulüne uygun İİK. 89/1-2 haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen davacıya taraflarınca 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve açılan menfi tespit davası ile icra dosyasındaki işlemlerinin durduğunu, bu nedenle taraflarınca herhangi bir işlem yapılmadığını, davacıya yapılan tebligatların mernis adresine yapıldığını ve bu nedenle usulüne uygun olduğunu, davacının bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticareti işi ile uğraşması nedeniyle borçlu...... ile aralarında ticari ilişki ya da alacak verecek durumlarının mevcut olabileceğini, üçüncü kişinin açtığı menfi tespit davasında ispat yükünün üçüncü şahsa ait olduğunu, davacı tarafın 15 gün içerisinde menfi tespit davasını açtığı için icra dosyasına herhangi bir ödeme yapmaya zorlanmadığını, her ne kadar bu davada takip alacaklısı veya takip borçlusu aleyhine herhangi bir tazminata hükmedilmeyecek olsa da huzurdaki davada ispat yükünün üçüncü şahıs olan davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün.... esas sayılı dosyası Uyap üzerinden Mahkememiz dosyası ile ilişkilendirilmiş, anılan dosyanın incelenmesinde; alacaklı tarafın dosyamız davalısı ..., borçlu tarafın ise dava dışı üçüncü kişiler ...ve .... olduğu, takibin toplam 96.157,06 TL alacak üzerinden başlatıldığı anlaşılmıştır. GEREKÇE VE KANAAT: Dava İ.İ.K.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve belirlenecek niteliğine göre davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemelerinden hangisi olduğu konularında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir(Kuru Baki, İcra İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, s. 476). Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davanın mutlak ticari dava olmaması, davacının tacir sıfatı da bulunmadığından nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceği de gözönünde bulundurularak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur(Aynı Yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 2016/3568 E., 2016/6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 2015/7065 E., 2015/17162 K., Ankara BAM 2021/504 E., 2021/501 K. sayılı ilamları).

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın görev yönünden usulden reddine, 2-Süresi içerisinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkemede nazara alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/11/2023

Katip ...

Hakim ...

Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/833, K. 2023/548, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/gaziantep-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-833-e-2023-548-k-ded1fdb5e2b8