İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/80 E. 2023/267 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/80
- Karar No
- 2023/267
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ :.... .... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2023 KARAR TARİHİ : 14/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin .... Bankası /pazaryeri Şubesi/ Gaziantep muhatap - Keşideci: .... .... 400.000 TL tutarında, 20/09/2022 tarihli .... seri numaralı çekin meşru hamili olduğunu, söz konusu çekler hakkında Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/.. sayılı dosyası ile çek iptal davası açılmış olduğunu, dosyanın derdest durumda olduğunu, davalı tarafın elinde bulunan çekler kötü niyetli şekilde iktisap edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilin mağdur edilmemesi adına davalı tarafın kötü niyetli şekilde iktisap ettiği çeklerin istirdadı ile müvekkile iadesinin sağlanılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/..E. sayılı dosyasında kurulan ara kararın yerine getirilmesi adına ikâme edildiğini, davacı tarafın iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olarak dava açtığını, müvekkilin İstanbul ili ve çevresinde önde gelen iplik üreticilerinden olduğunu, davalı yanın içerisinde bulunduğu ve dava dışı 3. kişilerin yer aldığı bir grup tacir ile fatura kesmeksizin ticaret yaptığını, davalı yanın ciranta sıfatıyla yer aldığı birçok çek vadeli olarak müvekkiline yapılan satışlar karşılığı verildiğni, müvekkile verilen çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ise müvekkilin yasal başvuru haklarını kullandığını ve 6 adet çekin icra takibine konu edildiğini, takibe konu edilen çeklerden Bakırköy 6. İcra Dairesi - 2022/10584 E. nolu dosyasından takip edilen çek ise işbu davanın konusunu oluşturduğunu, açıklanan bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Nevi İtibari ile Çek İstirdadı Davasıdır. Davanın niteliğine ilişkin değerlendirme; Bilindiği üzere, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı eTTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da aynı esas benimsenmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s:221, 6102 sayılı TTK’nın 778. ve 6762 sayılı eTTK’nın 690, 730. maddeleri). Çek, TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, kanunun öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s.268). Türk Hukuk Lûgatında çek; 6102 sayılı TTK’nın 780. maddesi esas alınarak, senet metninde “çek” sözcüğünün ve eğer senet Türkçe’den başka bir dilde yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı kullanılan sözcüğü, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, ödenecek kişinin ve “muhatabın” ticaret unvanını, ödeme yerini, düzenleme tarihinin ve yerini, düzenleyen imzasını içeren; ödeme aracı niteliğinde emre yazılı senettir şeklinde tanımlanmıştır. Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de sıkı sıkıya şekle bağlılık esası geçerlidir. Zorunlu unsurlardan birinin bile eksikliği çekin bu niteliğini ortadan kaldırır. Çekin zorunlu unsurları, mülga 6762 sayılı eTTK’nın 692-693. maddelerinde gösterilmiştir (6102 sayılı TTK m.780, 781). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Hak sahipliğini ispat görevi” başlıklı 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Elden çıkan çek” başlıklı 792. maddesi (eTTK’nın 704. maddesi) ise; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmünü içermektedir. Basit yargılama usulünde delillerin ikamesi bakımından yapılan değerlendirme; 6100 sayılı HMK 318'inci maddesi; "Tarafların dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerinin açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçeslerin eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır" şeklinde düzenlenmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi tetkik edildiğinde "bahse konu çeklerin hamilinin müvekkil olduğunu gösterir belgelerimiz mevcut olup, müvekkilinin şu an dernek işleri ile ilgilendiği için belgeleri mahkememinize sunamamaktayız" dediği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından bahsetmiş olduğu delillerin ne olduğu, nerede olduğu hususunda herhangi bir beyanda bulunmadığı delillerin getirilmesinin neden imkansız olduğu hususunda ise geçerli bir ve makul bir gerekçe de sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce düzenlenen tensip zaptında da davacı vekiline bilgi ve belgeleri ibraz etmek için 2 haftalık kesin süre verilmişse de herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Bunun yanında 14/06/2023 tarihli duruşmada da delillerin ibrazı için herhangi bir beyanda bulunulmadığı beyanda bulunmak için de süre istenilmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında davacının davasının ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. Neticeten; Bu bilgiler ışığında senet metni tetkik edildiğinde davalının çekin yetkili hamili konumunda olduğu ve ciro silsilesinin 6102 sayılı TTK m.790 hükmü uyarınca düzgün olduğu anlaşılmıştır. Yine burada davalının 6102 sayılı TTK m.792 hükmü uyarınca "çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu" veya "iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu" vakıalarının ispatlama külfeti davacı üzerindedir. Bu bağlamda gerekli ispat külfetinin yerine getirilmesi için 10/01/2023 tarihli celsenin (2) nolu ara kararı ile davacı vekiline davaya konu çekin halen davalının elinde bulunduğuna ve davalının bu çeki kötüniyetli olarak iktisap etmiş olduğuna dair iddialarını ispata elverişli delillerini dosyaya sunması için süre verilmiş olup verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla burada eldeki davada davacı yan kanunen üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getirememiştir. Tüm dosya kapsamı,gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davanın niteliği gereği sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; davacı asilin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 14/06/2023