İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/693 E. 2025/838 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/693
- Karar No
- 2025/838
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı banka arasında ... yılında genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bir kısım kredi işlemlerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket ile davalı banka arasındaki ticari ilişkinin müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesiyle sona erdiğini, davalı banka tarafından müvekkili şirkete Diyarbakır ...Noterliğinin ...tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin; müvekkili şirketin ...tarihi itibariyle 448.831,22 TL geçmiş taksit tutarı ile 6.081,59 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 454.912,81 TL ödenmemiş borcu bulunduğunu, anılan borcun ödenmemesi nedeni ile hesabın kat edildiğini ve taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 17 maddesine göre kalan taksit tutarı olan 837.145,19 TL'nin muaccel taksitlerinin de muaccel hale geldiğini, böylelikle toplam 1.293,027,66 TL kredi borcunun muaccel hale geldiğini, ihtara konu kredinin müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını, bu kapsamda müvekkili şirketin ...tarihinde, Diyarbakır ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını ve aynı mahkemenin ...Esas, ...Karar sayılı ilamıyla müvekkil şirketin 1.293.027,66 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davalı banka nezdinde başkaca kredisi veya borcu da bulunmayan müvekkili şirketin iş bu karara istinaden defalarca başvurmasına rağmen davalı banka tarafından gerek davacılar adına ve gerekse üçüncü kişiler adına kayıtlı olan ve hatıra veya ticari ilişkiye binaen davacı şirket lehine ipotek olarak verilen taşınmazların kaydındaki ipotek şerhinin kaldırılmasını talep ettiğini, ancak davalı bankanın bu talebi reddettiğini ve icra takibine konu bonoyu sahte olarak düzenleyerek, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını beyan ederek, İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosya kapsamında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyanla; yetki itirazının kabulü ile dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME : Mahkememizce yapılan açık yargılama sırasında taraflarca gösterilen ve toplanan delillerden, davacı vekilinin dava dilekçesi ve sözlü beyanlarına, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve sözlü beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanununda, coğrafı olarak bir davaya hangi yerdeki görevli mahkeme tarafından bakılacağının tespiti için getirilmiş olan düzenlemeye yetki kuralı denilmektedir. Kesin olmayan yetki kurallarını genel yetki kuralı ve özel yetki kuralı olarak iki şekilde ele almak gerekmektedir. Genel yetki kuralı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 6. maddesinde açık bir şekilde düzenlenmiş olup buna göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilmektedir. Yine özel yetki kuralları ise; genel yetki kuralları dışında, genel yetkiyi kaldırmayan, yani davacının, dilerse genel yetkili mahkemede, dilerse özel yetkili mahkemede dava açabilmesini sağlayan alternatif yetkili mahkemeyi ifade etmektedir. İcra İflas Kanununda düzenlenen özel yetki kuralı gereğince menfi tespit davasında yetkili mahkeme, genel hükümler saklı kalmak kaydı ile davalının yerleşim yeri mahkemesi veya takibe başlandıktan sonra menfi tespit davası açılmışsa takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir (İİK m. 72/8). Yetki itirazının ne zaman ve nasıl yapılacağına dair, 6100 sayılı HMK'nın 19/2 maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir.Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş ve İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davanın İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davası olduğu, takibin yapıldığı yerin İstanbul olduğu, menfi tespit davasının genel hükümler gereği davalının yerleşim yerinde veya İİK 72/8 gereği takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği, hem davalının yerleşim yeri mahkemesi hem de icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm nedenlerle, Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı tarafından açılan davanın yetkisizlik nedeniyle USULDEN REDDİ ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacının kararı veren Mahkemeye başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli İSTANBUL (ÇAĞLAYAN) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3-Süresi içinde başvurulmaması halinde dosyanın ele alınarak HMK.20/1 md. Uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin HMK 331/2 Maddesi uyarınca yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı Başkan Üye Üye Katip