İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/685 E. 2025/1085 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/685
Karar No
2025/1085
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/05/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....günü saat .....sıralarında .....sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketinin .....numaralı poliçesiyle zorunlu trafik sigortası yapılan Bingöl Diyarbakır arasında yolcu taşımacılığı yapan .....plaka sayılı araçta bulunan müvekkillerimiz, sürücünün aracın kontrolünü kaybetmesi sonucu oluşan kazada ağır yaralandığını, bir yıldan fazla süre tedavi gören müvekkillerinin tedavileri neticesinde oluşan arazlar nedeniyle davalı sigorta şirketine, .....-....., .....-.....nolu hasar dosyalarından usulünce başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması üzerine başvuru yapılmış olup, yapılan başvuru neticesinde davalı sigorta şirketince ödeme yapılmamış ve anlaşma sağlanamadığını, belirsiz alacak davası talebiyle 10,00TL sürekli iş görmezlik tazminatının kaza tarihinde itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla ;10,00TL geçici iş görmezlik, 10,00TL bakıcı gideri ve 10,0TL tedavi gider ve masraflarının kaza tarihinde itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkillerime ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı araç müvekkil şirket nezninde KTK zorunlu mali mesuliyeti (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olup,poliçenin kaza tarihi itibari ile şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limiti belirlenen meblağlar ile sınırlı olduğunu, .....tarihinde sigortalımız aracın yapmış olduğu kaza neticesinde davacının maddi tazminat talebiyle huzurdaki dava ikame edilmiş ise de; davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumu ispatlanmasını, müvekkili sigorta şirketi, manevi tazmibat taleplerinden, geçici iş görmezlik tazminatından, gelir kaybından, bakıcı ücretlerinden, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, kazaya konu kusur oranı ve zarar tespitinin (maluliyet oranının) adli tıp kurumu tarafından tespiti gerektiğini, her ne kadar davacının malul kaldığı iddiası varsada, dosyaya sunulan engel raporu usul ve yasaya aykırıdır. kaza ile illiyet bağı olan maluliyet raporunun aşağıda belirtilen şekli ile alınmasını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini, ticari faizin talebinin reddine karar verilmesini, davanın öncelikle usulden reddini, davanın esastan reddini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GERKEÇE; Dava, Haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacının dayanağı olan kazanın meydana geldiği .....plakalı otobüste yolcu olarak taşındığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, .....tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece duruşma yapılmadan, yani taraflara tebligat yapılıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Somut olayda da mahkemece, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan diğer davalı sigorta şirketine ve otobüs firmasına karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim benzer hususlarda açılan davalar sonucu verilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar, , Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih .....Esas .....Karar ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi'nin .....tarih ....Esas .....Karar sayılı ilamlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta, davacının tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın, Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. HMK 114/1-c maddesi gereğince, mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkin dava şartının , HMK nun 115 maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında re' sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/685, K. 2025/1085, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-685-e-2025-1085-k-95bfdfd6774f