Diğer ·
2026/2 E. 2026/137 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/2
- Karar No
- 2026/137
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/2 Esas KARAR NO : 2026/137
DAVA : MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 04/01/2026 KARAR TARİHİ : 16/06/2026
Mahkememizde tevzii edilen maddi ve manevi Tazminat davasının yapılan ön inceleme oturumunda dava şartları yönünden yapılan yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ...(VKN:...) aracılığı ile davalı firmaya ait sosyal medya platformu olan İnstagram hesabında ve davalı firmanın websitesinde paylaşılmak üzere bir fotoğraf çekimi gerçekleştirildiğini, Fotoğraf Çekimine Dair Görseller) Davalı firma tarafından bu fotoğrafların davalı firmanın İnstagram hesabında ve davalı firmanın websitesinde gönderi olarak paylaşılacağı kabul ve beyan edildiğini, işbu anlaşmaya rağmen müvekkilin onayı , rızası ve bilgisi olmadan fotoğrafların davalı firmanın ... adresinde bulunan işyerinde kamuya ve herkese açık şekilde ticari amaçla paylaşıldığını, davalı firma tarafından müvekkiline ait fotoğrafların, anlaşmalarının dışında reklam amacıyla kullanıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000,00TL maddi , 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini alep ve dava talep etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya ait resimlerden bir kısmını 2018 ve 2019 yıllarında Sosyal Medya platformu İnstagramda kullandığını, Sosyal Medyada bu tarihten sonra bu resimlerin kullanılması söz konusu olmadığını, zira sürekli değişen ürün ve modeller sebebiyle koleksiyonlar da değiştiğini, bu sebeple eskiyen fotoğraflar kullanılamaz olduğunu, fotoğrafların şehirdeki reklam panolarında, bilboardlarda kullanılması yönündeki davacı taraf iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 2019 yılında kiralayarak taşındığı adresinde (... apartmanın da ) dükkanın giriş kısmında dükkanın demirbaşı niteliğindeki çerçeve içinde kullanılan sabit bir fotoğraf dışında bir kullanım söz konusu olmadığını, davacı tarafın müvekkilinden bu fotoğrafı kaldırmasını talep edebilekken ve müvekkilinin de bu fotoğrafı çerçeveden sökebilecekken davacı yanında abla dediği bir şahıs ile 2020 ve 2021 yılında birkaç kez müvekkilinin işyerine gelmiş ve fotoğrafı görünce memnuniyetini bildirdiğini, aynı şekilde ... ajansın sahibi Nazlı aksu isimli şahısta müvekkilin ... apartmanında bulunan işyerine defalarca geldiğini, çerçeve içindeki fotoğrafı gördüğünü, fotoğraftan rahatsızlığını bildirse, kimliğine ilişkin hiçbir işaret taşımayan fotoğrafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kanaatinde olsa müvekkilini uyarması gerektiğini, reklam ve tanıtım anlamında ticari faaliyetlerine katkısı olmayan bu fotoğrafın anında kaldıracağını, davacının ... ajansın yapmış olduğu bir fotoğraf çekimine ticari amaçla profesyonel olarak katıldığını, davacı tarafından ileri sürülen fotoğrafın reklam panolarında ya da billboardlar da kullanılmasının gerçek dışı bir beyan olduğunu, fotoğrafların tensip zaptındaki ara kararına rağmen dava dilekçesi ekinde müvekkiline tebliğ edilmemiş olması sebebiyle bu hususa ilişkin savunma haklarını mahfuz tuttuklarını davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; Fotoğrafın izinsız kullanıldığı iddiası kapsamında maddi ve manevi tazminat talepli olarak açıldığı anlaşılmıştır. 18.12.2018 tarih ve 7155 sayılı kanunun Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak Arabuluculuk hakkındaki yasal düzenlemeleri dikkate alındığında; madde 20. düzenlemesinde; 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. 3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A- (1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- (1)Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.” MADDE 26- (1)Bu Kanunun; a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde yürürlüğe girer" şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: ... S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;.... d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare:... S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükümlerine amirdir. Düzenlemesi getirilmiştir. Davacının dava dilekçesi kapsamı ve uyuşmazlık konusu incelendiğinde ; 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle mahkemece uygulamasının res'en gözetilmesinin zorunlu olduğu, aynı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı kanuna eklenen 18/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculukta davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceğinin düzenlendiği, söz konusu kanunun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği, davanın ise bu tarihten sonra açıldığı, ve dava dilekçesi incelendiğinde arabulucuk faaliyetinin olumsuz sonuçlandığına dair bir beyan geçmediği gibi dilekçe ekinde de bu yönde belge bulunmadığı, yani arabulucuk başvurunun olumsuz sonuçlandığına dair belge sunulmadan dava açıldığı, ön inceleme duruşmasında da davacı vekilinin arabuluculuğa başvurmadan dava açtıklarını beyan ettiği, dolayısıyla yasanın 18/A-2 fıkrası son cümlesi uyarınca, arabulucuya başvurulmadan dava açılmadığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceğinin düzenlendiği gözetildiğinde ; 6102 sayılı TTK’ya eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Açılan huzurdaki dava da bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğundan; uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuk kapsamında olup 01.01.2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan açılan davanın dava şartı noksan olduğundan davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi dava olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca peşin yatırılan 1.724,83-TL harçtan 732,00-TL ilam harcının mahsubu ile artan 992,83-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı , gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTANBUL BÖLGE ADLİYESİ MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.16/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır