Diğer ·
2026/1486 E. 2026/1539 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/1486
- Karar No
- 2026/1539
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1486 - 2026/1539 ¸ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : 2026/1486 KARAR NO : 2026/1539
BAŞKAN : ÖMÜR AKIN (40068) ÜYE : SUNA ERŞENEL (195949) ÜYE : BİLGE ATEŞ (153096) KATİP : MUALLA PEKTAŞ (326476) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2026 NUMARASI : 2026/23 Esas - 2026/309 Karar
DAVACI : İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI VEKİLLERİ : Av. HAVANUR TURKUT : Av. ELİF ÖZGÜR EYİGÜL
DAVALILAR : 1-... - 54430621106 : 2-... - 54523618082 VEKİLİ : Av. BERTAN ÖZTUNÇ [16653-56541-51383] UETS : 3-... ANONİM ŞİRKETİ [25888-39646-99117] UETS VEKİLİ : Av. ESİN EVSİNE PITIRLI [16961-69160-18307] UETS
DAVANIN KONUSU : Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 09/12/2024 tarihinde maliki ... olan davalı ... AŞ nezdinde ... sigorta poliçesi ile sigortalı, sürücüsü ...'nın ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, oto korkuluklarına ve sinyalizasyon sistemlerine hasar verdiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve kaza nedeniyle 479.729,93-TL hasar bedeli tahakkuk ettiğini, hasar bedeline ilişkin olarak ... A.Ş. tarafından 24/09/2025 tarihinde 275.702,33-TL ödeme yapıldığını ancak bakiye kısmın ödenmediğini beyanla, 204.027,60-TL hasar bedelinin kaza tarihten itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından; davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı ve Asliye Hukuk Mahkemelerinde arabuluculuk dava şartı olmadığından arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığı, ancak dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi üzerine 2026/3706 başvuru numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, anlaşma sağlanamadığı ve son tutanak tutulduğu, bu nedenle dava şartının yerine getirildiği, verilen kesin süreye uyulmamasının söz konusu olmadığı, mahkemece başvuru zamanına dayanılarak davanını reddedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, davanın ticari dava olduğu ve bu hususun yargılama sırasında belirlendiği, ilk derece mahkemesinin kararında isabet bulunmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 07/06/2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.6325 sayılı Kanun’da 06/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı Kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Ne var ki karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası 2918 sayılı Kanun ile düzenlendiğinden karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılacak davalar; 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesindeki davadan önce zorunlu sigortacıya başvuru zorunlu olduğu yönündeki düzenleme ile Arabuluculuk kanunu kapsamında alternatif çözüm yollarının bulunduğu durumlarda arabuluculuğa başvurunun dava koşulu olmadığı yönündeki düzenleme göz önüne alındığında (6325 sayılı yasa madde 18/18 ) zorunlu arabulucuk dava şartına tabi değildir. (-bkz.. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2024 gün, 2023/12689 Esas, 2024/4378 Karar sayılı ilamı-) Somut olayda, davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan dilekçeden anlaşıldığı üzere KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine zararın tazmini için başvuruda bulunulduğu, sigorta şiketi tarafından 24/09/2025 tarihinde 275.702,33-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Bu halde 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesindeki davadan önce zorunlu sigortacıya başvuru zorunlu olduğu yönündeki düzenleme ile Arabuluculuk kanunu kapsamında alternatif çözüm yollarının bulunduğu durumlarda arabuluculuğa başvurunun dava koşulu olmadığı yönündeki düzenleme göz önüne alındığında ve davacı tarafça alternatif çözüm yoluna başvurulmuş olduğu gözetildiğinde Mahkemece işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve gerekçe ile kararı verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2026 tarihli, 2026/23 Esas ve 2026/309 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6.madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026