Diğer ·
2025/475 E. 2021/157 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/475
- Karar No
- 2021/157
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/157 Esas - 2022/102 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/475 ( Mahkememizin 2021/176 esas sayılı BİRLEŞEN dosyası dahil ) KARAR NO : 2026/345
ASIL DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 28/05/2021 BİRLEŞEN DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı - Kısmi Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 11/06/2021 (Birleşen dosyada) KARAR TARİHİ : 09/09/2026 Yazım Tarihi: 23/09/2026
( ASIL DAVADA ) İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı birliğin 25.05.1971 tarihinde “... ... ” ticaret unvanı ile kurulduğunu, bu unvana söz konusu tarihten bu yana markasal kullanım ile ayırt edicilik kazandırdığını, halihazırda ...’de 105 ... ortağının ve 38.000 üreticisinin bulunduğunu, Türkiye’de köy kalkınma kooperatiflerinin gelişmesine davacının öncülük ettiğini ve esaslı katkı sağladığını, davacının uzun yıllardır kendi ürettiği ve sattığı ürünlerinin sadece Türkiye’de değil uluslararası mecralarda da satışının gerçekleştiğini, davalı birliğin ise davacıdan çok sonraki bir tarihte, 1999 yılında kurulduğunu, buna rağmen ... nezdinde ileri sürdüğü itirazlarında kuruluşunun 1971’e dayandığını iddia ederek ...’i yanılttığını, 1971’de kurulmuş olan dava dışı birliğin davalı ile bir alakası olmadığını, hatta söz konusu birliğin kurucuları arasında davacının da bulunduğunu, davacının başta gıda ve tarım alanına ilişkin pek çok ürünün satışını uzun yıllardır gerçekleştirerek “... ...” ibaresini 1971 yılından bu yana aralıksız markasal hüviyette kullanmaktan gelen gerçek bir hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkilinin ... başvuru sayılı markasının kapsamından ... ve ... sayılı markalar dolayısıyla bazı mallar ve hizmetlerin çıkarıldığını, çıkarılan mallar/hizmetlerde müvekkilinin eskiye dayalı kullanım, ticaret ünvanına bağlı hakkı bulunduğu gibi çıkarılanların davalı markasında yer almadığını, davalı itirazında kullanmama def''i talebinde bulunulduğunu, taraf markalarının farklı olduğunu, davalı itirazının kötüniyetli olduğunu, davacının “... ...” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı ... sayılı başka başvuru ile ilgili olarak ....Esas sayılı dosya tahtında yargılaması süren derdest dava ile huzurdaki davanın birleştirilmesi gerektiğini, davalının ... nezdinde dosyaladığı itirazlarına mesnet aldığı ... ve ... sayılı markalarının kapsamına giren emtialarda markasal kullanımlarının bulunmadığını, ....sayılı markasının da dava konusu edilen markadan daha sonraki bir tarihte ... kayıtlarına girdiğinden SMK m. 6/1 hükmüne göre yapılan değerlendirmeye esas alınamayacağını, davacının markasında bulunan, erkek ve kadının birlikte tarımsal faaliyette ve üretimde bulunmasını temsil eden beyaz zemin üzerinde yeşil renk ile oluşturulmuş el ele tutuşan kadın ve erkek figürünün asıl davalı birlik tarafından davacının markasal kullanımlarından sonra taklit edilmeye başlandığını ve bu hususun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, davalının markasal kullanımını ispat edemediği markalarına dayalı olarak da SMK m. 6/1 hükümlerine göre itiraz etmesinin mümkün olmadığını, zaten de taraf markalarının kapsamına giren emtiaların farklı olduğunu, ... davalının markalarının “..., un, erişte”de olduğunu, ... davalının markalarının “..., un, erişte”de kullanıldığının ispat edildiğini tespit etmiş iken, ...’nın görev ve yetkilerini aşarak davalının markalarının “...”nda da kullanıldığının ispat edildiğini ifade etmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, ...’in “...”u kuru bakliyat sınıfına koyarak davacının markasının kapsamında “kuru bakliyat” emtiasını çıkarmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca da davalının birkaç faturasına dayalı olarak markalarının ciddi biçimde kullanıldığının tevsik edildiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu edilen ... kararında davacının markasının kapsamından çıkartılan emtialar açısından davalının redde mesnet markalarının tescilli olmadığını, davalı birliğin 19.08.2021 tarihli genel kurulunda üyelere sunulan, 2003 tarihinde birlik üyeleri tarafından imzalanan “Ortak Marka Teknik Yönetmeliği”ne göre davalının ... ve ... sayılı markalarının “ortak marka” hüviyetini haiz olduğunu ileri sürerek, ... ...’nın dava konusu edilen ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer Davalı ....' ne usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. ( BİRLEŞEN DAVADA)
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı birliğin ... başvuru sayılı marka başvurusundaki bazı mallar/hizmetler açısından davacı birliğin ... ve ... sayılı önceki markalarına, gerçek hak sahipliğine ve ticaret unvanına dayalı olarak dosyaladığı itirazlarının davalı ...’in ... tarafından, markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesi yönünden kabul edilmiş olmasına rağmen ... ...’da aksi yönde karar verilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacı birliğin 25.05.1971 tarihinde “... ... ” ticaret unvanı ile kurulduğunu, bu unvana söz konusu tarihten bu yana markasal kullanım ile ayırt edicilik kazandırdığını, halihazırda ...’de 105 ... ortağının ve 38.000 üreticisinin bulunduğunu, Türkiye’de .... gelişmesine davacının öncülük ettiğini ve esaslı katkı sağladığını, davacının uzun yıllardır kendi ürettiği ve sattığı ürünlerinin sadece Türkiye’de değil uluslararası mecralarda da satışının gerçekleştiğini, davalı birliğin ise davacıdan çok sonraki bir tarihte, 1999 yılında kurulduğunu, buna rağmen ... nezdinde ileri sürdüğü itirazlarında kuruluşunun 1971’e dayandığını iddia ederek ...’i yanılttığını, 1971’de kurulmuş olan dava dışı birliğin davalı ile bir alakası olmadığını, hatta söz konusu birliğin kurucuları arasında davacının da bulunduğunu, davacının başta gıda ve tarım alanına ilişkin pek çok ürünün satışını uzun yıllardır gerçekleştirerek “... ...” ibaresini 1971 yılından bu yana aralıksız markasal hüviyette kullanmaktan gelen gerçek bir hak sahipliğinin bulunduğunu, davacının “... ...” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı ... sayılı başvuru ile ilgili olarak .... Esas sayılı dosya tahtında, ... sayılı başvurusu ile ilgili olarak da Sayın Mahkeme nezdinde ....Esas sayılı dosya tahtında yargılaması süren derdest davalar bulunduğunu ve dava konusu edilen ... kararında bu marka başvurularının hükümden düştüğü yönünde ifadesini bulan durumun kesinleşmiş olmadığını, davacının markasında bulunan, erkek ve kadının birlikte tarımsal faaliyette ve üretimde bulunmasını temsil eden beyaz zemin üzerinde yeşil renk ile oluşturulmuş el ele tutuşan kadın ve erkek figürünün davalı birlik tarafından davacının markasal kullanımlarından sonra taklit edilmeye başlandığını ve bu hususun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, davalı birliğin 19.08.2021 tarihli genel kurulunda üyelere sunulan, 2003 tarihinde birlik üyeleri tarafından imzalanan “....”ne göre davalının .... sayılı markasının “ortak marka” hüviyetini haiz olduğunu ve zaten de davalının önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan ... ve ... sayılı markaları kullanmadığını ileri sürerek, ... ...’nın dava konusu edilen 12.04.2021 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... sayılı markanın tescil edilmesi halinde bazı mallar/hizmetlerde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer Davalı ....' ne usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19/2 " 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " Madde 31 " 3) Ortak marka, üretim veya ticaret ya da hizmet işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir. 4) Ortak marka, gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar." , SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (ortalama düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; ... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. ÖNCEKİ YARGILAMA (Asıl Davada )Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı markasının reddedilen kısımları açısından davalı kooperatifin ileri sürdüğü mesnet markalar arasında SMK 6/1 maddesi açısından iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacının mesnet markalardan ... ve ...sayılı markalar üzerinde ortak marka olduğu iddiasının iltibas değerlendirmesine etki edip etmeyeceği, başvuru kapsamından çıkartılan emtialar açısından davacının mesnet markalar dolayısıyla kullanım ispatı iddiasının davalı tarafça yerine getirilip getirilmediği, davalının başvuru markasına yönelik kötü niyetli itiraz iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın başvuru markasının çıkartılan emtialar üzerinden SMK 6/3 maddesi açısından önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının ve SMK 6/5 maddesine göre de kullanıma dayalı tanınmışlık iddiasının iltibas değerlendirmesine etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. (Birleşen Davada) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davalı kooperatifin ... başvuru sayılı markasının kapsamındaki bazı mallar/hizmetler ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, markalarının SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlığı, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası ve davalı başvurunun SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı ... markasının bazı mallar/hizmetler açısından hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. (Asıl Davada)... kararının 31/03/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/05/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. (Asıl Davada )... ...'nun ... sayılı kararında; ''... başvuru numaralı ''....'' ibareli başvurunun ..., ..., ... sayılı '' ... ...'', '' ... merkez birliği ...'', ''... 1971 Türkiye kalkınma ve diğer tarımsal amaçlı ... birlikleri merkez birliği '' ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK 'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ......... Öncelikle, başvuru sahibinin ... (...) nezdindeki yayına itiraz işlemlerinde, itiraz gerekçesi ..., ... sayılı markalar için, tescil kapsamlarında bulunan tüm mallar / hizmetler bakımından SMK m. 19(2) çerçevesinde kullanım ispatı talebinde bulunduğu; inceleme konusu başvurunun yapıldığı 16/05/2019 tarihinde anılan markaların beş yıldan uzun süredir tescilli durumda olduğu, dolayısıyla ..., ... sayılı markalar bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; bu kapsamda yapına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ...'nın ''..., '' emtialarında kullanımın ispatlandığı değerlendirmesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Başvuru sahibinin, ...'nin bu kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve işbu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, 6(1) kapsamında reddedilen emtiaların itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunmadığı ve bu emtialar bakımından da muterizin esaslı ve ciddi bir kullanımı bulunmadığı iddialarına yer verdiği görülmüştür. Belirtilen hususlar kapsamında yapılan inceleme sonucunda, itiraz sahibi tarafından kullanım ispatına yönelik olarak sunulan faturaların incelenmesi neticesinde söz konusu markaların '' ... ve ...'' mallarında kullanımın ispatlandığı kanaatine varılmıştır. ... tarafından kullanımı ispatlandığı belirtilen '' un ve erişte '' emtialarının ise itiraz gerekçesi ..., ... sayılı markaların kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir. Mal ve hizmetlerin benzerliği incelenirken bu mal ve hizmetlerin arasındaki ilişkiyi ortaya koyan tüm ilgili faktörüler dikkate alınmalıdır. Bu faktörler, başkaları yanında, mal ve hizmetlerin doğası, amaçlanan kullanımı ve kullanım metodu, birbirleri ile rekabet içinde ya da birbirlerini tamamlayıcı olup olmadıklarını kapsamaktır. (....). Mad. 6/1 Kapsamında yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu markaların ''... ve ... '' ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle asli unsurlarının görsel, işitsel ve de anlamsal düzeyde aynıyete varacak derecede benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, yayına itiraz incelemesi neticesinde kısmen reddedilen ''SINIF 29': Kuru bakliyat. SINIF 30: Makarnalar, mantılar, erişeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması içni Kuru bakliyat. Makarnalar, mantılar, erişteler, Her türlü un, irmikler, nişastalar malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları elektronik ortamlar, kataloğ ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).'' İle itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan ve kullanımı ispatlanan ''...'' emtiasının benzer olduğu, başvuru kapsamından çıkartılan mallar/ hizmetlerin kapsamını değiştirecek bir husus bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, başvurunun kısmen reddine yönelik karar isabetli görülmüştür. Başvurunun kullanımı, 6769 s. SMK 'nın 6(1) uyarınca önceden tescilli markalarla karıştırılma olasılığı gerekçesiyle verilen ret kararlarının geçerliliğini ortadan kaldıran bir husus olmadığından, kullanım gerekçeli itiraz da haklı bulunmamıştır. .... ADINA YAPILAN İTİRAZ: ... başvuru numaralı ''... ... ...'' ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ..., ..., ... sayılı ''... ...'', ''. ...'', ''... ' ile karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK 'nın 6 ıncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ..... Karıştırılma ihtimali birçok ilişkili faktörün birbirini etkilemesi sonucunda ortdaya çıkar. Bu konudaki en önemli iki faktör, markaların benzerliği ve mal ve hizmetlerin benzerliğidir. Mal ve hizmetlerin benzerlik derecesinin düşüklüğü, markaların benzerlik derecesinin yüksekliğiyle telafi edilebilir veya tam tersi geçerli olabilir. ........... Divanın yerleşmiş uygulanmasına göre de, önceki markanın ayırt edici gücünün yüksek olması durumunda karıştırılma riski artmaktadır. bununla birlikte: Kendiliğinden veya piyasada sahip oldukları tanınmışlık nedeniyle nedeniyle yüksek ayırt ediciliğe sahip olan markalar, ayırt edici gücü düşük olan markalardan daha geniş koruma elde ederler. ..... Yayına itiraz sahibinin, ...'nin kısmi red kararına karşı Kurul nezdinde yapmış olduğu ve iş bu incelemenin konusunu oluşturan itirazında, kullanımın ''..., un ve erişte'' mallarında ispatlandığı ve de diğer mal/ hizmetler bakımından yeterli delillerle ispatlanamadığı yönündeki ... değerlendirmesine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığı ve karara itiraz dilekçesinde bu hususla ilgili herhangi bir gerekçe ya da açıklamaya yer vermediği tespit edilmiş, Kurul kararının bütünlüğü de gözetilerek yapılan incelemede yukarıda da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi kullanımın ''... ve ....'' mallarında ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede, başvuruya konu markada ''....'' logosunun markanın ayırt edici niteliği üzerinde etkili olan unsur olduğu, ''...'' ibaresinin ''...'' ibaresinin kısaltılmasını çağrıştırması nedeniyle görece ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, bu itibarla uyuşmazlık konusu markaların aynı '' ... ve ...'' ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle asli unsurlarının görsel, işitsel ve de anlamsal düzeyde ayniyete varacak derecede benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Markaların ihtiva ettiği '' ... ve ...'' ibareleri ayniyete varan düzeyde benzerliğinin markalar kapsamındaki mal/ hizmetlerin düşük düzeyde benzerliğini telafi ettiği hususları birlikte dikkate alındığında başvurunun tescili durumunda sayılanların arasında malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski da dahil ilişkilendirme / karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varıldığında itirazın kabulü gerekmiştir. Takiben, Eskiye dayalı kullanım (md. 6/3) ve kötü niyet (md. 6/9) gerekçeli itiraz incelenmiştir. İtiraz dilekçesinde muterizin ...'in de dahil olduğu il birliklerinin bir araya gelmesi ile 1971 yılında .... 'da kurulduğu, bugün itibari ile ....şubesi, 1350 birim ... ve 152.214 ortağı bulunduğu, bu birliklerden birisinin de .... olduğu bağlı bir birliğin, genel merkezinden bağımsız olarak kendi adına başvuru yapmış olmasının kötü niyetli olarak değerlendirilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Başvuru sahibi ise ... ve ... nezdindeki itiraz dilekçelerinde itiraz dilekçelerine karşı sunmuş olduğu kaşı görüş dilekçelerinde ....'nin 1971 yılında ... merkez birliğinden önce kurulduğu ve merkez birliğinin kurulmasında kurucu birlik olarak bulunduğu , '' ...'' ibaresini 1971 yılından itibaren aralıksız olarak kullandığını ve merkez birliğinin kendilerinden daha sonra bu ibareyi kullanmaya başladığını, muterizin bu kullanımdan haberdar olduğunu belirterek ibare üzerinde eskiye dayalı kullanımı bulunduğunu ve başvurunun kötü niyetli olarak değerlendirilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. Sunulan bilgi ve belgeler kapsamında yapılan incelemede, her iki tarafında ''...'' anlamına gelen ''...'' ibaresini ve ihtilaf konusu logoyu uzun yıllardır kullandıkları, başvuru sahibi ve muterizin birbirlerinin kullanımlarından haberdar olduğu gibi hususlar bir arada dikkate alındığında eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet gerekçeli itirazlar haklı bulunmamıştır. KARAR: 1-Başvuru Sahibi adına yapılan itirazın reddine, 2-.... adına yapılan itirazın kabulüne ve başvurunun reddine oy birliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. ( Birleşen Davada )... kararının 13/04/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 11/06/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. (Birleşen Davada ) ... ...'nun ... sayılı kararında; ''... başvuru numaralı ''... '' ibareli başvurunun ..., ... sayılı ''... ... ...'', ''... ...'' ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK 'nın 6 (1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ........... Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, kısmi redde mesnet olarak gösterilen ... sayılı ''... ... ...'' ibareli markanın 28.02.2021 tarih ve ... sayılı ... kararıyla tamamen red olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, söz konusu marka kısmi ret gerekçeleri arasından çıkartılmıştır. Öte yandan, başvuru sahibinin ...'in de dahil olduğu il birliklerinin bir araya gelmesi ile 1971 yılında, ....'da kurulduğu, bugün itibari ile .... şubesi, 1350 birim ... ve 152.214 ortağı bulunduğu, bu birliklerden birisinin de ... olduğu, başvuru sahibinin '' ... '' anlamına gelen ''...'' ibaresi ile başvuru örneğinde yer alan ve ayırt edici mahiyette olduğu düşünülen logoyu uzun yıllardır kullandığı, ... sayılı ''... ...'' ibareli markada bulunan ''...'' ibaresinden kaynaklı algının kısmi ret gerekçesi marka açısından ''... ...'' şeklinde olduğu hususlarını göz önünde bulunduran Kurul, kısmi ret kararından dönülmesine karar vermiştir.
Karar: İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.
Asıl dava dosyası açısından bilirkişi heyetinden alınan 17.01.2022 tarihli raporda ÖZETLE; " 1) ... sayılı ortak marka üzerinde davacının “ortak” hak sahibi olmasına rağmen, bu hak sahipliğinden gelen müktesep bir hakkın mevcut olduğu iddiası davacı tarafından ... işlem dosyasında ileri sürülmediğinden ve davalı birliğin ortak markasından hareketle, davacı birliğin bireysel olarak dosyaladığı “benzer” bir marka başvurusuna itiraz etmesinin önünde hukuki bir engel de görülmediğinden, davacının bu markadaki ortaklığı hususunun, somut uyuşmazlığın SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki değerlendirmesine bir katkısının olamayacağı, 2) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olduğu, 3) Davalının kullanmama def’ine muhatap markalarının, markalarının tescilli olduğu 29. Sınıfa giren; “peynirler, yoğurt, ..., marmelatlar”, 30. Sınıfa giren; “..., makarna, erişte, bal, un (yani hububat ve mamülleri)” ve 31. Sınıfa giren; “sarımsak (yani taze sebzeler)”de markasal hüviyette ciddi seviyede kullanımının, yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispatlanabilmiş olduğu, 4) (3) nolu bentteki tespit göz önüne bulundurulduğunda, davacının markasının reddedildiği “29. Sınıftaki emtialardan Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, 30. Sınıftaki emtialardan; Makarnalar, mantılar, erişteler; Bal, arı sütü, propolis; Her türlü un, irmikler, nişastalar; işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. 31. Sınıftaki emtialardan; İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar” ve 35. sınıftaki hizmetlerden; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (29, 30 ve 31. Sınıflara giren Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler; Makarnalar, mantılar, erişteler; Her türlü un, irmikler, nişastalar; işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 5) Taraf markalarının hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/algı seviyesinin, en azından bu gıda maddelerini/ilişkili hizmetleri satın alırken düşük olduğu, 6) (2), (4) ve (5) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, karşılaştırılan markalar arasında, (4) nolu bentte sayılan emtialar açısından karıştırılma/iltibas ihtimalinin (kısmen) bulunduğu, 7) Davacının “kullanım sonucu ayırt edicilik/tanınmışlık” ve “gerçek hak sahipliği” iddialarının, davacının reddedilen ... sayılı markasının tesciline bir etkisinin olamayacağı, 8) Dava konusu edilen 30.03.2021 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, bu değerlendirmeler ile, (4) nolu bentteki emtialar açısından ve (7) nolu bentteki değerlendirmeler yönünden kısmen uyumlu olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Birleşen dava dosyası açısından bilirkişi heyetinden alınan 17.01.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Davalının ... sayılı ortak markadan veya ... sayılı tescilli markasından kaynaklanan müktesep bir hakkının bulunmadığı, 2) Davacının ... sayılı markası özelinde, karşılaştırılan markaların/ işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olduğu, 3) Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen 05, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43, 44 ve 45. Sınıflardaki tüm mal ve hizmetler açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 4) (2) ve (3) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, davacının ... sayılı markası özelinde, karşılaştırılan markalar arasında, (3) nolu bentte sayılan sınıflara giren emtialar açısından karıştırılma/iltibas ihtimalinin (kısmen) bulunduğu ( Davacının ... sayılı markasının, huzurdaki davanın birleştiği asıl davaya konu olması nedeniyle, asıl davada verilecek hükmün, huzurdaki davadaki SMK m. 6/1 hükmüne göre yapılacak değerlendirmeyi doğrudan etkileyecek olduğu. ), 5) Davacının gerçek hak sahipliği iddialarının, davalının markasının 29, 30, 31 ve 32. Sınıflara giren gıda ile ilintili emtialar ile bunların 35. Sınıf altında toptan/perakende satışı hizmetleri açısından tesciline/hükmüne kısmen engel olabileceği, 6) Davacının “tanınmışlık” ve “ticaret unvanına dayalı hak” iddialarının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, 7) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 8) Dava konusu edilen 12.04.2021 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile (kısmen) uyumlu olmadığı, 9) Davacının hükümsüzlük isteminin, (4) ve (5) nolu bentlerdeki değerlendirmeler ile (kısmen) uyumlu olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 11/04/2022 tarih ve .... sayı ile " asıl dava yönünden, önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davacının ".... ... ... " ibareli (...) sayılı marka başvurusu ile davalıya ait (aslında ortak marka olan) "...+ ... " ve " ... + ... " ibareli (...) ve (...) sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak SMK 6/1 maddesi kapsamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber, davacının redde mesnet markalara karşı kullanım ispatı talebinde bulunduğu, dava konu ... kararında redde mesnet markaların '' ... ve ... " malları açısından kullanımın ispatlandığı belirtildiğinde göre incelemenin bunlarla sınırlı olarak yapılması gerektiği, bu açıdan benzer sayılan davacının markasının kapsamında bulunan 29. sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). " ile " işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar" mallarının çıkartılması yerine anılan mallarla benzer olmayan tüm mal ve hizmetlerin çıkarılmasının hatalı olduğunu, davacının SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesine dayalı iddialarının başvurunun tesciline imkan vermeyeceği, ancak davalının dava konusu marka başvurusuna itirazının kötü niyetli olduğu, zira davacı tarafın 25/05/1971 yılında, davalı birliğin ise 21/04/1999 tarihinde kurulup faaliyete başladıkları, buna rağmen davalının asıl davanın konusu olan başvuruya itirazlarında kendilerinin 1971 yılında kurulduğunu bildirdiği, 1999 yılında kurulup faaliyete geçen davalı birliğin aynı zamanda kendi üyesi de olan davacının varlığını ve kendisinden daha önce 1971 yılında kurulup faaliyete de geçtiğini bilmesine (basiretli tacir olarak da bilmesi gerektiğine) rağmen yıllardır davacı tarafca kullanıla gelen işaretinin de yer aldığı markanın tescili için başvurusunu yaptığını öğrendiğinde buna itiraz etmesinin hele hele onun kuruluş yılına da kendi kuruluş yılı şeklinde sahiplenmesi iradesinin .... ve .... hükümleri kapsamında iyi niyetli bir davranış olmadığı, diğer yönden davalı kurumun da mesnet markalardan daha önce davacının aynı logoyu ve ibareyi ( .... ) kullandığına yönelik sunduğu birçok evrakların ( çok sayıda fatura,tahsilat,gider ve diğer belgeler) içeriğinden ve resmi kayıtlardan da yararlanabilme imkanının bulunduğu, buna göre itirazların değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile ... sayılı ... Kararının iptaline, birleşen dava yönünden de, davalının "...+... " ibareli (... ) sayılı marka başvurusu ile davacının "...+ ... ... ... " ibareli (...) sayılı önceki başvuru markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 5,29,30,31,32,33,34.sınıftaki tüm mallar ile 35.sınıftaki hizmetlerde 5,29,30,31,32,33,34.sınıftaki malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetler açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, davacının ... sayılı başvuru ... sayılı ... kararıyla kararın ile reddedilmiş ve bu nedenle dava konusu ... kararı ile başvurunun reddi gerekçelerinden çıkarılmışsa da ... sayılı davacı markasının reddedildiği ... kararını asıl davaya konu olduğu, bu yargılama sonuçlanmadan markanın reddi kararının “kesinleşmiş” olduğu söylenemeyeceğinden anılan davacı markasının iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiği, davacının .... dava konusu başvurunun SMK'nın 6/1 kısmen red kararına karşı itirazda bulunmadığı, bu nedenle ... kararının iptali istemi bakımından SMK'nın 6/3,6/5,6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının dinlenemeyeceği, ancak marka hükümsüzlüğü istemi bakımından bu iddialarının incelenmesi gerektiği, buna göre davacının SMK'nın 6/3-5-6 maddelerine iddialarına dayalı iddialarının yerinde olmadığı, ancak dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu zira davacı tarafın 25/05/1971 yılında, davalı birliğin ise 21/04/1999 tarihinde kurulup faaliyete başladıkları, 1999 yılında kurulup faaliyete geçen davalı birliğin aynı zamanda kendi üyesi de olan (davacının) varlığını ve kendisinden daha önce 1971 yılında kurulup faaliyete de geçtiğini bilmesine (basiretli tacir olarak da bilmesi gerektiğine) rağmen yıllardır davacı tarafça kullanıla gelen işaretinin de yer aldığı markanın tescili için başvurusunun kötü niyetli olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile ... sayılı ... Kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34.sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki hizmetlerde 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34.sınıftaki malların satış hizmetleri ile 40, 41, 43, 44, 45.sınıftaki tüm hizmetler açısından ... kararının iptali ile markanın bu mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne" şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup ..... HD.nin 26/09/2025 tarih ve .... sayı ile " Birleşen davanın konusunu oluşturan ... sayılı marka başvurusunun kapsamında 1'den 45'e kadar olan tüm sınıfların yer aldığı, davacının bu başvuruya itirazı üzerine başvuru kapsamındaki 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43, 44 ve 45 sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin başvurudan çıkarıldığı, bu karara karşı dava konusu başvuru sahibi davalının itirazının da birleşen davanın konusu oluştran ... sayılı ... kararı ile kabul edilerek, ... tarafından başvurudan çıkarılan malların başvuruya iade edildiği anlaşılmaktadır. Birleşen davada başvuruya itiraz eden davacı taraf da ... kararının iptali ve ... sayılı markanın 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43, 44 ve 45 sınıflar yönünden kısmen hükümsüzlüğü istemiyle birleşen davayı açmış olup, buna göre birleşen davada uyuşmazlık konusu olan mal ve hizmetler 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43, 44 ve 45 sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerdir. İlk derece mahkemesince, birleşen dava yönünden, kararın gerekçe kısmında davacının itirazına mesnet ... sayılı markası ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34.sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34.sınıftaki malların satış hizmetleri ile 40, 41, 43, 44, 45.sınıftaki tüm hizmetler açısından iltibas koşularının oluştuğunun belirtildiği, mahkmenin bu kabulüne göre birleşen davanın kısmen kabulünün gerektiği, zira uyuşmazlık konusu 35. sınıf hizmetler arasında, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen hizmetler dışında, 35. sınıfın 1-2-3-4 alt grbunda yer alan hizmetler ile 5. alt grubunda 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34. mallar dışında diğer sınıflarda yer alan tüm malların satışı hizmetlerinin yer aldığı, buna rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye yol açıldığı anlaşılmıştır. Bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeli kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu bulunmasına ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. O halde, gerekçeli kararda yaratılan çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir. Kabule göre de, yukarıda özet kısımında da anlaşılacağı üzere asıl dava, davacının ... sayılı başvurusunun SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddine dair ... kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava konusu başvuru ile redde menset ... ve ...sayılı markalar arasında başvuru kapsamında yer alan bir kısım mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilmesine rağmen, dava konusu başvuruya itiraz eden davalının kötü niyetli olduğu, dava konusu ibareyi davacının davalıdan çok daha önce kullandığı gerekçesiyle dava konusu ... kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak başvurunun SMK'ın 6/1 maddesi uyarınca reddine dair ... kararının iptali istemli davada başvuru sahibinin SMK'nın 6/3 maddesi dayalı gerçek hak sahipliği iddiasının tartışması yerinde olmadığı gibi esasen anılan düzenleme başvurunun tesciline imkan da tanımaz. Ayrıca yine işbu davada redde mesnet marka sahibi davalının başvuruya itirazının kötüniyetli bulunup bulunmadığı inceleme konusu yapılamayacağı gibi SMK'da dava konusu başvuru tarihinden önceki tescilli markalarına dayalı olarak itiraz edenin kötü niyetinin SMK'nın 6/1 maddesinin uygulanmasını engelleyeceğine dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, mahkeme kararının birrleşen dava yönünden gerekçe ve hüküm çelişkili olduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle Dairemizce kararın birlrşen dava yönünden gerekçe ile hüküm arasında yaratılan çelişki giderilecek şekilde davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile ....Hukuk Mahkemesince verilen 11/04/2022 gün ve .... sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,, " şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. YENİDEN DEĞERLENDİRME ; Taraf vekilleri duruşmaya davet edildikten sonra ; "Asıl dava yönünden duruşmada tespit edilen uyuşmazlık , tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafın ... başvuru sayılı markası ile ilgili olarak davalı tarafın mesnet ....sayılı dayanak markalar ile ilgili kullanım ispatının yerine getirildiği " ... ve tereyağ " emtialar ile ilgili olarak başvuru ve mesnet markaların kapsamlarının gösterildiği şekilde, ilişkili ve bağlantılı emtialar olup olmadığı dahil taraf markalarının karşılaştırılması yapılmak suretiyle 1 marka uzmanı 1 gıda uzmanı 1 pazarlama uzmanından oluşan heyetten rapor alınmasına, Birleşen dosya açısından davalı kooperatifin ... sayılı marka başvurusuna yönelik davacı tarafın ... sayılı ve ... sayılı mesnet markalar ile ilgili olarak duruşmada tespit edilen uyuşmazlık iddia ve savunmalar , ... iade kararı çerçevesinde 1 marka uzmanı, 1 gıda uzmanı, 1 pazarlama uzmanından oluşan heyetten rapor alınmasına, Asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin beyanında geçen ... sayılı marka başvurusu ile ilgili görülen dava dosyasının kesinleşmiş karar örneğinin mahkemesinden istenilmesine," şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Yargılama aşamasında kesinleşen ....sayılı kararı incelendiğinde; ....'nin ... kod nolu 29, 30, 35. sınıftaki " SINIF 29: Kuru bakliyat. SINIF 30:Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar, Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." mal ve hizmetlerin yer aldığı marka başvurusuna karşı .... tarafından .... sayılı mesnet markalarına dayalı yaptığı itirazı üzerine dava konusu ... sayılı kararı ile "davalının .... sayılı markasının “....”, ....sayılı markasının ise “...” emtiasında kullanıldığına kanaat getirilerek, başvuru kapsamındaki 29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri; 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Ürünleri; 35. Sınıftaki bu malların satışına yönelik "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (... dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Mal ve hizmetleri açısından itirazın kabul edildiği; Mahkemesince yapılan yargılama sonunda ise aşağıda açıklanan gerekçe ile "Dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen emtialardan 29. Sınıftaki “kuru bakliyat”ürünleri, her ne kadar bir tahıl grubu olan “...” ürününden farklı gibi görünsede kuru bakliyat ve tahıl ürünlerinin, gıda- market sektöründe çoğu zaman aynı iktisadi kaynaklarca satışa konu edilen, tüketicilerin bir arada, aynı reyon/raflarda bulabileceği mallar oldukları, dolayısıyla anılan malllar açısından güçlü bir benzerliğin mevcut olduğu, keza yine 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” mallarının da tahıl grubu olarak “...” emtiası ile aynı ürün grubu olduğu aşikardır. Dolayısıyla bahsi geçen bu mallar ve aynı malların satışına yönelik 35. Sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (... dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Hizmetleri bakımından redde konu emtialar ile davalı yanın “...” ve ayrıca “tereyağ” emtiaları arasında doğrudan bir emtia benzerliği bulunmaktadır. Zira mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı satışa da konu ederek ticari mevkiye çıkartacağı kabul edildiğinden doğrudan bir benzerlik ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte 30. Sınıftaki “Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri,” mallarının ise karşıladıkları nihai ihtiyaçlar, tüketicilerin bu ürün grubunu olağan bir tahıl grubu gibi değil atıştırmalık bir ürün grubu olarak görmesi, bahsi geçen ürünlerin farklı satış ve pazarlama teknikleri ile, farklı reyon ve raflarda satışa konu edilmesi ve doğrudan işlenmiş tahıl ürünleri ile iktisadi bir rekabet içerisinde olmayışı, bu ürünlerin üretici/dağıtıcı kaynaklarındaki farklılıklar nedeniyle doğrudan bir benzerliğinin bulunmadığı düşünülmektedir. Keza yine başvuruda reddine kararar verilen 30. Sınıftaki “Makarnalar, mantılar, erişteler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler”açısından da yine bu malların, ... ya da terayağ ürünü ile salt gıda ürünü olmasından kaynaklı benzer olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp farklı ihtiyaçlara yönelik bu ürünler açısından bir emtia benzerliği tespit olunamamış, aynı şekilde bahsi geçen ürünlerin satışına yönelik 35.05 alt grubundaki hizmetler açısından da bir benzerlik tespit edilememiştir. Nihai olarak açıklanan kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, davalı yanın ... sayılı markasının “tereyağ”, ...sayılı markasının ise “...” emtiasında kullanıldığına kanaat getirilerek, başvuru kapsamındaki 29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri; 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Ürünleri; 35. Sınıftaki bu malların satışına yönelik “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (... dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Mal ve hizmetleri açısından taraf markaları arasında emtia benzerliğinin mevcut olduğuna kanaat edilmiştir. İşaretlerin benzerliğine gelince, bu değerlendirmede, önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli bir faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan dominant yada ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Somut olayda çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "... ..." ibaresinden oluşurken; itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "... merkez birliği ...","... ..." ibarelerinden oluştuğu görülmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde dava konusu marka incelendiğinde "... ..." şeklindeki başvurunun tamamı yeşil renkte yazılmış üstte “...” ibaresi ve altta daha küçük karakterle yazılmış “...” kelimesinden oluştuğu, “...” ibaresinin ülkemizde bir şehir adı olması nedeniyle tek başına ayırt ediciliğe hazir olmayan bir coğrafi yer adı olduğu, dolayısıyla markanın bütünsel algısına ayırt edicilik adına ciddi bir katkı sağlamadığı, “...” ibaresinin ise “.../...” ibaresinin kısaltması olarak kullanılmış, uyuşmazlık konusu emtialar açısından ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu sonucuna varılmıştır. Davalı yanın markaları ise "... merkez birliği ..." ve "... ..." şeklinde olup her iki markanın sol kısmında el ele tutuşan bir kadın bir erkekten oluşan bir figüratif unsur ile bu unsurun hemen altında yazılmış “...” ibaresi ile bu logonun hemen yanında dava konusu marka ile aynı şekilde yazılmış “...” ibaresinin yer aldığı, davalı markalarından birinde altta daha küçük şekilde yazılmış “merkez birliği” ibarelerinin bulunduğu, “merkez birliği” ibaresinin tali nitelikte ve bütüne etkisinin zayıf olduğu, davalı yan markalarının bu haliyle esas unsuruun “...” ibaresi olduğu sonucuna varılmıştır. Her iki taraf markasında da markasal nitelik arz eden ve ayırt ediciliği bulunan tek sözcük unsuru “...” ibareleridir. Dava konusu markada görsel anlamda figüratif herhangi bir unsur yer almamak ise de ... ve sözcük unsurundan oluşan markalarda, tüketicinin algısında öncelikle yer edinen ibarenin sözcük olması nedeniyle markaların üçüncü kişilere aktarımında sözcük unsurlarının daha ön plana çıkacağı, bu haliyle her iki taraf markasının da birebir aynı şekilde “...” ibaresini esas unsur olarak ihtiva etmesinden ötürü, tüketicinin işaretler arasında fonetik, kavramsal ve görsel olarak güçlü bir benzerlik algısı edineceği, hatta dava konusu başvurudaki “...” ibaresini, önceki tarihli markanın “...” şubesi gibi algılamasının kuvvetle muhtemel olacağı sonucuna varılmıştır. Nitekim ilgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile, yukarıda anılanlar ışığında ve markaların kapsamındaki malların ayniyeti karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma olasılığı bulunmaktadır. Zira her iki markada da “...” ibaresi ortak unsur olup bu durum işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler oluşturduğu gibi her iki taraf markasında da markalardaki sair ek unsurlar yeterli ayırt edicilik sağlamamaktadır. Sonuç olarak taraf markaları arasında başvuru kapsamında ... kararı neticesinde nihai olarak reddine karar verilen emtialardan 29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri; 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Ürünleri; 35. Sınıftaki bu malların satışına yönelik “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (... dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." malları bakımından benzerlik bulunduğu, sair mallar bakımından ise salt gıda ürünü olmalarından kaynaklı bir ilişkinin ötesinde benzerliğin mevcut olmadığı, benzer görülen bu emtialar bakımından, taraf markaları arasında işaretler açısından da mevcut olan güçlü düzeyli benzerlik nedeniyle tüketicilerin bahsi geçen mal ve hizmetleri aynı iktisadi– idari kaynağa ait markalar olarak algılayabilecekleri, zira her iki taraf markasının da gıda ürünlerine yönelik olarak ticari mevkie çıkartılacağı göz önüne alındığında, ortalama bir tüketicinin, bakkal veya market gibi bu ürünlerinin satışının yapıldığı bir yerde, aynı reyonlarda ve hatta aynı raflarda söz konusu markaları taşıyan ürünler ile karşı karşıya kalacağı, bir an için tüketicinin birbirinden farklı iki ayrı marka karşısında olduğunu algılasa dahi bu algısında dava konusu markanın da davacı yanca piyasaya sürülmüş bir ürün olduğunu düşünebileceğini, dava konusu markanın bütün olarak özgün bir kurumsal kimlik edindiğinden bahsedilemeyeceği, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul miktarda ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, sonuç olarak dosya kapsamına sunulan emsal nitelikteki yargı kararlarının varlığı da göz önüne alındığında, emtiaların tamamında taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak her ne kadar dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, işitsel, anlamsal olarak nihai algıları itibariyle, işaretler arasında benzerliği tespit olunan mal ve hizmetler bakımından benzer kabul edilmiş ise de; dava konusu marka başvurusuna karşı, davalı tarafça ileri sürülen itiraza dayanak bu markalara, davacı tarafça SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’inde bulunulduğu, bunun üzerine davalı yanın işlem dosyası içerisine 29.11.2019 tarihli form ile birlikte markalarının kullanımına yönelik olarak birtakım delillerin sunulduğu görülmüştür. Sunulan bu delillerden davalı yanın markasal kullanımları ve bu kullanımların hangi mal/hizmet üzerinde olduğunu göstermeye elverişli deliller yalnızca satış faturalarıdır. Söz konusu faturalarda davalı yanın "... merkez birliği ...","... ..." marka örneğinin kullanıldığı, mezkur markasal kullanımların ağırlıklı olarak ..., un ve ... ürünleri olmak üzere bazı gıda ürünleri açısından da satış yapıldığı gözlemlenebilmekle birlikte, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli olarak toplamda 4 adet faturanın ibraz edildiği görülmektedir. Sunulan bu faturaların tek bir alıcıya kesildiği, fatura içeriklerinde satışa konu edilen ürün miktarlarının çok yüksek seviyelerde olmadığı, ürünlerin gıda ürünlerine yönelik oluşu gözetildiğinde toptan ürün satımlarında dahi daha yüksek miktarlarda ürün alışverişi yapılmasının olağan bir beklenti olacağı, her ne kadar ciddi kullanım olarak kabul edilebilmesi için kullanım miktarının her zaman yüksek olması gerekmez ve bu durum ilgili piyasanın, inceleme konusu malların ve hizmetlerin özelliklerine göre belirlenmesi gerekmekte ise özellikle gıda sektöründeki ticari alım –satım yoğunluk ve sürekliliği gözetildiğinde dosya kapsamında sunulan delillerin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek, bu konumu sürdürebilmek veya en azından tüketici nezdinde ticari bir etki oluşturmak için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı değerlendirilmektedir. Neticede kullanım ispatı incelemesi sunulan deliller ile bağlı yapılması gereken bir inceleme olup re’sen araştırma ya da kişisel deneyimlere göre belirlenmesi mümkün değildir. Bizzat davalı kurumun “Kullanım İspatı İnceleme Kılavuzu” incelendiğinde de bazı sektörlere dönük kullanımlar bakımından hangi miktar ve sıklıktaki kullanımların yeterli görülebileceğine dair örnekler sunulmuş olup gıda sektörü için aranılan kriterin daha yüksek olarak belirlendiği görülebilecektir. Hal böyleyken dosya kapsamına sunulan 5 adet faturadan yalnızca 4’ünün dikkate alınabilir oluşu, faturaların 2016 ve 2017 yıllarındaki satışlara yönelik oluşu, faturalardaki ürün satış tutarlarının düşüklüğü gözetildiğinde, davalı yanın önceki tarihli markalarını, ciddi kullanımın ispatı için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Böyle bir durumda sunulan delillerin yeterli görülmemesi nedeniyle davalı yanın redde gerekçe markalarının kullanımları ortaya konulamamış olunduğundan SMK m. 6/1 kapsamında ileri sürülen itirazlarda da dikkate alınması mümkün olmayacağından, dava konusu başvurunun reddine gerekçe her iki marka açısından da benzerlik ve iltibas ihtimali incelemesi yapılması da mümkün olmayacağından ve redde gerekçe her iki markada da dikkate alınamayacağından verilen ... kararının da iptali için gerekli koşulların kendiliğinden oluştuğu kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın Kabulüne, 2- ...’nun ... sayılı kararının iptaline, " şeklindeki 24/03/2022 tarihli hüküm istinaf edilmiş olup, .... Dairesinin 05.07.2024 tarihli ve .... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine .... . Hukuk Dairesinin 26/05/2025 tarihli ve ..... sayılı ONAMA ilamı ile hükmün 26/05/2025 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Bu karardan anlaşılması gereken husus davacının ... kod nolu 29, 30, 35. sınıftaki marka başvurusuna karşı davalı kooperatifin .... sayılı mesnet markalarına dayalı yaptığı itirazın ... tarafından kısmen haklı bulunarak davacı başvuru markasından bazılarının (29. Sınıftaki “kuru bakliyat” ürünleri; 30.sınıftaki “işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç.” Ürünleri; 35. Sınıftaki bu malların satışına yönelik "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. süt ürünleri (... dahil) işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf çavdar, pirinç malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Mal ve hizmetleri) çıkartılmasına dair ... kararının doğru olmadığı, zira davalının .... sayılı mesnet markaları açısından kullanım ispatı yerine getirmediğinden aksi yöndeki ... kararının iptaline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan ara kararlar kapsamında alınan bilirkişi raporları ise; Asıl dosyada sunulan 28.04.2026 tarihli raporda ÖZETLE " (1) SMK md. 6/1 kapsamında itiraza mesnet .... sayılı davalı markaları ile, ... sayılı davacı başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, (2) ... sayılı başvuru markasının 29. sınıf kapsamındaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar." emtialarının; davalının kullanımı ispatlanan "..." ürünü ile yağlı maddelerin işlenmesine dayalı üretim yöntemlerinin benzerliği, süt yağının bu ürün grubundaki temel hammadde niteliği ve market içi sunumda şarküteri/mandıra ürünleri kategorisinde bütünlük arz etmeleri gerekçeleriyle birbirleriyle AYNI/AYNI TÜR MAL niteliğinde olduğu, (3) ... sayılı başvuru markasının 30. sınıf kapsamındaki "işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç" emtialarının; davalının kullanımı ispatlanan "..." ürünü ile bulgurun özü itibarıyla ön pişirme ve kırma safhalarından geçirilmiş "işlenmiş buğday" formunda olması, her iki kalem için de birincil girdi kaynağının hububata dayanması ve besin değeri/kullanım sahası bakımından sektörel olarak aynı ürün ailesi içerisinde yer almaları gerekçeleriyle birbirleriyle BENZER/YÜKSEK DERECEDE İLİŞKİLİ MAL niteliğinde olduğu, (4) ... sayılı başvuru markasının 29. sınıf kapsamındaki "Kuru bakliyat" emtiasının; her ne kadar bir tahıl grubu olan "..." ürününden farklı nitelikte olduğu ileri sürülebilse de; kuru bakliyat ve tahıl ürünlerinin çoğu zaman aynı iktisadi kaynaklarca (üreticilerce) satışa konu edildiği, tüketicilerin bu ürünleri market reyon ve raflarında bir arada bulabildiği, dolayısıyla anılan mallar arasında güçlü bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu gerekçesiyle birbirleriyle BENZER/YÜKSEK DERECEDE İLİŞKİLİ MAL niteliğinde olduğu, (5) ... sayılı başvuru markasının 35. sınıf kapsamındaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (yukarıda aynı/benzer olduğu tespit edilen mallar ile sınırlı olarak) malların bir araya getirilmesi hizmetleri" bakımından; mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı perakende veya toptan satış yoluyla ticari mevkiye çıkartacağı kabul edildiğinden, kullanımı ispatlanan mallar ile bu malların satışına yönelik hizmetlerin işletmesel kaynak birliği algısı yarattığı gerekçesiyle birbirleriyle BENZER/YÜKSEK DERECEDE İLİŞKİLİ HİZMET niteliğinde olduğu, (6) Sayın Mahkemenin görevlendirme kapsamı çerçevesinde, davalının kullanımını ispatladığı kabul edilen ‘...’ ve ‘...’ emtiaları esas alınarak yapılan incelemede; söz konusu emtiaların başvuru markası kapsamındaki 29. sınıfta yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kuru bakliyat." emtiaları; 30. sınıfta yer alan "işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları ve 35. sınıfta yer alan bu malların satışına yönelik sunulan hizmetler bakımından aynı/benzer nitelikte olduğu, işaretlerin de yüksek derecede benzerlik arz ettiği gözetildiğinde; ortalama tüketici nezdinde markalar arasında işletmesel bağlantı kurulabileceği ve bu itibarla SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimalinin teknik olarak mevcut olduğu, buna karşılık; başvuru markasının, davalının kullanım ispatı kapsamında yer almayan veya kullanım ispatı yapılan ürünler ile (yukarıdaki teknik analizimizde belirtilen reyon ve uzmanlık ayrımı gerekçeleriyle) aynı-aynı tür/benzer-ilişkili bulunmayan diğer tüm mal ve hizmetler yönünden ise; her ne kadar işaretler benzer olsa da, mal/hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunmaması dolayısıyla SMK md. 6/1 bakımından iltibas ihtimalinin bulunmadığı, (7) Ancak dosya kapsamına giren ve kesinleşmiş bulunan .... Hukuk Dairesi’nin 05.07.2024 tarihli kararı ile bu kararın .... . Hukuk Dairesi’nin 26.05.2025 tarihli ilamı ile onanmış olması karşısında; aynı mesnet markalar bakımından herhangi bir emtiada ciddi kullanımın ispat edilemediği hususu yargısal olarak kesinlik kazanmış olup, anılan mesnet markaların SMK m. 19/2 uyarınca iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı ve dolayısıyla SMK md. 6/1 anlamında İLTİBAS İHTİMALİNİN OLUŞMAYACAĞI, (8) Başvuru markasının 29. sınıfta yer alan "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (... dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kuru bakliyat." emtiaları; 30. sınıfta yer alan "işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç." emtiaları ve 35. sınıfta yer alan bu malların satışına yönelik sunulan hizmetler başta olmak üzere, tüm mal ve hizmetler bakımından; kesinleşmiş bulunan .... . Hukuk Dairesi’nin 05.07.2024 tarihli kararı ile bu kararın .... Hukuk Dairesi’nin 26.05.2025 tarihli onama ilamı da gözetildiğinde, mesnet markaların kullanımının ispatlanamamış olması nedeniyle SMK m. 6/1 kapsamında dikkate alınamayacağı, başvurunun bütünü yönünden ...’nın ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu, " şeklinde; Birleşen dosyada sunulan 24.04.2026 tarihli raporda da ÖZETLE " (1) SMK md. 6/1 kapsamında davacının itiraza mesnet ... sayılı markası ile, ... sayılı davalı başvuru markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, davacının itiraza mesnet ... sayılı markasının ise, ... sayılı davalı başvuru markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, (2) Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 5, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 40, 41, 43, 44 ve 45. sınıfa konu tüm mal ve hizmetlerin tamamının, davacının itiraza mesnet ... ve ... sayılı markalarının kapsamında olan birebir AYNI MAL/HİZMET niteliğinde olduğu, (3) Dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 1 ila 34. sınıflar arasında yer alan tüm malların, davacının itiraza mesnet ... ve ... sayılı markalarının 35. sınıfında, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin kapsamında satışa konu mallar olarak birebir ve aynen yer aldığı, bu itibarla başvuruya konu mallar ile davacı markalarının 35. sınıf kapsamında yer alan satış hizmetlerine konu malların emtia bazında örtüştüğü ve aynı ekonomik bütünün parçasını oluşturduğu, (4) Bu itibarla, dava konusu ... sayılı başvuru markası kapsamında yer alan 5, 29, 30, 31, 32, 33 ve 34. sınıflardaki tescil kapsamına alınmak istenilen tüm mallar ile 40, 41, 43, 44 ve 45. sınıflardaki tescil kapsamına alınmak istenilen tüm hizmetler ve ayrıca 1 ila 34. sınıflarda yer alan tüm malların satışına ilişkin 35. sınıf kapsamındaki hizmetler (35/5 alt grubu) bakımından, işaretler arasındaki yüksek düzeyde benzerlik ile mal ve hizmetlerin aynı veya yüksek derecede ilişkili olması birlikte değerlendirildiğinde, ortalama tüketici nezdinde ... sayılı başvuru markası ile ... sayılı davacı itiraz markasının aynı işletmesel kaynaktan geldiği ya da aralarında ekonomik/organizasyonel bir bağlantı bulunduğu yönünde bir ilişkilendirme ihtimalinin ortaya çıkacağı, bu kapsamda anılan mal ve hizmetler yönünden başvuru markası ile davacının itiraz mesnedi ... sayılı markası arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN (İLTİBASIN) OLUŞTUĞU, (5) Buna karşılık; dava konusu ... sayılı başvuru markasının tescil kapsamına alınmak istenilen 36, 37, 38, 39 ve 42. sınıflarda yer alan hizmetler bakımından yapılan değerlendirmede; bu hizmetlerin niteliği, sunuluş biçimi, hitap ettiği tüketici kitlesi, kullanım amacı ve ticari faaliyet alanları itibarıyla, davacının itiraza mesnet markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklılık arz ettiği, aralarında doğrudan bir rekabet, tamamlayıcılık ya da aynı ticari kaynak izlenimi doğuracak ölçüde ekonomik bir bağlantı bulunmadığı, bu itibarla, anılan hizmetler yönünden, işaretler arasındaki benzerliğin tek başına karıştırılma ihtimali doğurmak için yeterli olmadığı, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında aynı işletmesel kaynaktan geldikleri yönünde bir ilişkilendirme ihtimalinin oluşmayacağı ve bu kapsamda 36, 37, 38, 39 ve 42. sınıflarda yer alan hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin (iltibasın) bulunmadığı, (6) Bu kapsamda; dava konusu 12.04.2021 tarihli ve ... sayılı .... kararının, yukarıda iltibasın bulunduğu tespit edilen 5, 29, 30, 31, 32, 33 ve 34. sınıflardaki mallar ile 40, 41, 43, 44 ve 45. sınıflardaki hizmetler ve ayrıca 1 ila 34. sınıflarda yer alan tüm malların satışına ilişkin 35. sınıf kapsamındaki hizmetler (35/5 alt grubu) bakımından bu kısımlar yönünden iptali koşullarının oluştuğu, dava konusu ... sayılı başvuru markasının anılan mal ve hizmetler yönünden tescili halinde, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük sonucunu doğurabilecek nitelikte olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. ASIL DAVA Davacı başvuru Markası Davalı Markaları
....
GEREKÇE; 1)ASIL DOSYADA; Dava konusu ... sayılı ... kararında ; Davacı tarafın ... başvuru sayılı markasının davalı kooperatife ait mesnet .... sayılı markalar dolayısıyla "6769 s. SMK 'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi ( SINIF 29: Kuru bakliyat. SINIF 30: Makarnalar, mantılar, erişeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması içni Kuru bakliyat. Makarnalar, mantılar, erişteler, Her türlü un, irmikler, nişastalar malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları elektronik ortamlar, kataloğ ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir). ) yönündeki .... kararına karşı" yapılan itirazlarda; Davacı ( kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle ) itirazı açısından; " uyuşmazlık konusu markaların ''... ve ... '' ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle asli unsurlarının görsel, işitsel ve de anlamsal düzeyde aynıyete varacak derecede benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, yayına itiraz incelemesi neticesinde kısmen reddedilen ''SINIF 29': Kuru bakliyat. SINIF 30: Makarnalar, mantılar, erişeler. Her türlü un, irmikler, nişastalar. SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması içni Kuru bakliyat. Makarnalar, mantılar, erişteler, Her türlü un, irmikler, nişastalar malların bir araya getirilmesi hizmetleri ( belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları elektronik ortamlar, kataloğ ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).'' İle itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan ve kullanımı ispatlanan ''...'' emtiasının benzer olduğu, başvuru kapsamından çıkartılan mallar/ hizmetlerin kapsamını değiştirecek bir husus bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, başvurunun kısmen reddine yönelik karar isabetli görülerek.... Başvuru Sahibi adına yapılan itirazın reddine,"; Davalı ( başvurunun tümden reddi talebiyle ) itirazı açısından; " davalı markalarının kullanımın ''... ve ....'' mallarında ispatlandığı ; Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede, başvuruya konu markada ''....'' logosunun markanın ayırt edici niteliği üzerinde etkili olan unsur olduğu, ''...'' ibaresinin ''...'' ibaresinin kısaltılmasını çağrıştırması nedeniyle görece ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, bu itibarla uyuşmazlık konusu markaların aynı '' ... ve ...'' ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle asli unsurlarının görsel, işitsel ve de anlamsal düzeyde ayniyete varacak derecede benzer olduğu sonucuna varılmıştır. Markaların ihtiva ettiği '' ... ve ...'' ibareleri ayniyete varan düzeyde benzerliğinin markalar kapsamındaki mal/ hizmetlerin düşük düzeyde benzerliğini telafi ettiği hususları birlikte dikkate alındığında başvurunun tescili durumunda sayılanların arasında malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski da dahil ilişkilendirme / karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varılarak davalı itirazın kabulüne ve başvurunun reddine " karar verildiği görülmüştür. İltibas açısından bakılırsa; Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ... ... " ibareli (...) sayılı marka başvurusu ile davalıya ait ".... " ibareli .... sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak SMK 6/1 maddesi kapsamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu söylenebilecektir. Davacı taraf davalının .... sayılı mesnet markaları hakkında SMK 19/2 maddesine göre kullanmama def'i ileri sürmüş olup kendisine ispat yükü düşen taraf ( somut olayda davalı) ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır. Yukarıda açıklandığı üzere Dava konusu ... kararında davacı itirazı taraf markaları arasında görsel,işitsel ve anlamsal düzeyde benzerlik olduğu, çıkartılan mallar/hizmetlerin itiraz gerekçesi markaların kapsamında bulunan ve kullanımı ispatlanan ''...'' emtiasının ilişkili / bağlantılı olması nedeniyle benzer olduğu tespiti ile davacı itirazı reddedilmiş; Diğer yönden davalı itirazı ise davalı markalarının kullanımın ''... ve ...'' mallarında ispatlandığı ; SMK Md. 6/1 kapsamında yapılan incelemede, uyuşmazlık konusu markaların aynı '' ... ve ...'' ibarelerini ortak olarak içermeleri nedeniyle asli unsurlarının görsel, işitsel ve de anlamsal düzeyde ayniyete varacak derecede benzer olduğu sonucuna varılarak malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski da dahil ilişkilendirme / karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varılarak davalı itirazın kabulüne ve başvurunun reddine karar verildiği görülmektedir. Bu aşamada dosyaya ibraz edilen ve yukarıda anlatılan .... sayılı ..... Hukuk Dairesinin 26/05/2025 tarihli ve ..... Sayı ONAMA ilamı ile kesinleşen kararında ise davalı tarafın ....sayılı mesnet markaları hakkında "dava konusu marka başvurusuna karşı, davalı tarafça ileri sürülen itiraza dayanak bu markalara, davacı tarafça SMK m. 19/2 kapsamında kullanmama def’inde bulunulduğu, bunun üzerine davalı yanın işlem dosyası içerisine 29.11.2019 tarihli form ile birlikte markalarının kullanımına yönelik olarak birtakım delillerin sunulduğu görülmüştür. Sunulan bu delillerden davalı yanın markasal kullanımları ve bu kullanımların hangi mal/hizmet üzerinde olduğunu göstermeye elverişli deliller yalnızca satış faturalarıdır. Söz konusu faturalarda davalı yanın "... merkez birliği ...","... ..." marka örneğinin kullanıldığı, mezkur markasal kullanımların ağırlıklı olarak ..., un ve ... ürünleri olmak üzere bazı gıda ürünleri açısından da satış yapıldığı gözlemlenebilmekle birlikte, dava konusu markanın başvuru tarihinden önceki tarihli olarak toplamda 4 adet faturanın ibraz edildiği görülmektedir. Sunulan bu faturaların tek bir alıcıya kesildiği, fatura içeriklerinde satışa konu edilen ürün miktarlarının çok yüksek seviyelerde olmadığı, ürünlerin gıda ürünlerine yönelik oluşu gözetildiğinde toptan ürün satımlarında dahi daha yüksek miktarlarda ürün alışverişi yapılmasının olağan bir beklenti olacağı, her ne kadar ciddi kullanım olarak kabul edilebilmesi için kullanım miktarının her zaman yüksek olması gerekmez ve bu durum ilgili piyasanın, inceleme konusu malların ve hizmetlerin özelliklerine göre belirlenmesi gerekmekte ise özellikle gıda sektöründeki ticari alım –satım yoğunluk ve sürekliliği gözetildiğinde dosya kapsamında sunulan delillerin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek, bu konumu sürdürebilmek veya en azından tüketici nezdinde ticari bir etki oluşturmak için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı değerlendirilmektedir. Neticede kullanım ispatı incelemesi sunulan deliller ile bağlı yapılması gereken bir inceleme olup re’sen araştırma ya da kişisel deneyimlere göre belirlenmesi mümkün değildir. Bizzat davalı kurumun “Kullanım İspatı İnceleme Kılavuzu” incelendiğinde de bazı sektörlere dönük kullanımlar bakımından hangi miktar ve sıklıktaki kullanımların yeterli görülebileceğine dair örnekler sunulmuş olup gıda sektörü için aranılan kriterin daha yüksek olarak belirlendiği görülebilecektir. Hal böyleyken dosya kapsamına sunulan 5 adet faturadan yalnızca 4’ünün dikkate alınabilir oluşu, faturaların 2016 ve 2017 yıllarındaki satışlara yönelik oluşu, faturalardaki ürün satış tutarlarının düşüklüğü gözetildiğinde, davalı yanın önceki tarihli markalarını, ciddi kullanımın ispatı için yeterli görülmesinin isabetli olmayacağı kanaatine varılmıştır. Böyle bir durumda sunulan delillerin yeterli görülmemesi nedeniyle davalı yanın redde gerekçe markalarının kullanımları ortaya konulamamış olunduğundan SMK m. 6/1 kapsamında ileri sürülen itirazlarda da dikkate alınması mümkün olmayacağından, dava konusu başvurunun reddine gerekçe her iki marka açısından da benzerlik ve iltibas ihtimali incelemesi yapılması da mümkün olmayacağından ve redde gerekçe her iki markada da dikkate alınamayacağından verilen ... kararının da iptali için gerekli koşulların kendiliğinden oluştuğu kanaatine varılmıştır." şeklinde anılan .... sayılı davalı markalarında davalı tarafca KULLANIM İSPATI yerine getirilmediği kesinleşen mahkeme kararına göre sabit olduğu ; Bu açıdan davacının (...) sayılı marka başvurusu ile davalı kooperatife ait .... sayılı tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak SMK 6/1 maddesi kapsamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu söylenebilir ise de ; Davacının başvuru markasına redde gerekçe gösterilen davalının bu markalarının kullanımları ispat edilemediği yukarıda geçen mahkeme kararı ile sabit olduğundan SMK m. 6/1 kapsamında ileri sürülen bu itirazlarda SMK 19/2 maddesine göre dikkate alınması mümkün olmayacağı yani davacı itirazı yapılmamış sayıldığından aksi yönde verilen ... kararının da iptali gerektiği sonucuna varılarak asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
2)BİRLEŞEN DOSYADA ; a) ... sayılı ... kararı iptali davasında ; Anılan ... kararında; Davalı kooperatifin ... başvuru sayılı markasının davacıya ait ..., ... sayılı markalar dolayısıyla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK 'nın 6 (1) maddesi uyarınca başvurunun 10/01/2020 tarihli ... kararı ile " 05,29,30, 31,32,33,34 .ncü sınıftaki mallar; 35.nci sınıftaki /01-02-03-04 deki tüm hizmetler ve 35/ 05'in 01 ila 34 arsındaki tüm malların satışı hizmetlerinin ve 40,41,43,44,45 deki tüm hizmetlerin " kısmen reddi yönündeki kararına karşı kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi (davalı) tarafından yapılan itiraz üzerine ; ... sayılı markanın ... sayılı ... kararıyla tamamen red olduğundan bu marka kısmi ret gerekçeleri arasından çıkartıldığı, ... sayılı marka açısından ise başvuru sahibinin (davalının) ...'in de dahil olduğu il birliklerinin bir araya gelmesi ile 1971 yılında, ....'da kurulduğu, bugün itibari ile .... birim ... ve 152.214 ortağı bulunduğu, bu birliklerden birisinin de ... (davacı) .... olduğu, başvuru sahibinin '' .... '' anlamına gelen ''...'' ibaresi ile başvuru örneğinde yer alan ve ayırt edici mahiyette olduğu düşünülen logoyu uzun yıllardır kullandığı, ... sayılı ''... ...'' ibareli markada bulunan ''...'' ibaresinden kaynaklı algının kısmi ret gerekçesi marka açısından ''... ...'' şeklinde olduğu gerekçesiyle davalı İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir. Davacı taraf anılan ... sayılı ... kararının iptalini talep etmektedir. Her şeyden önce yukarıda asıl dosyada anlatıldığı üzere davacının mesnet ... sayılı markası hakkında tesis edilen ... sayılı kararının iptaline karar verildiğinden bu marka da diğer mesnet marka ile birlikte SMK 6/1 maddesindeki iltibas değerlendirmesine esas alınmıştır. Buna göre yukarıdaki yasal düzenlemelere göre; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli (...) sayılı marka başvurusu ile davacının " .... " ibareli (...) sayılı önceki marka başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Ancak davacının diğer itiraz mesnedi (...) sayılı markası açısından ise görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Diğer yönden davacının mesnet (...) sayılı önceki başvuru markasının kapsamında olan mal ve hizmetlerin önce ... ca çıkartılan ve dava konusu ... kararı ile kısmi ret kararının kaldırılmasına konu teşkil eden davalıya ait (...) sayılı markadaki " 05,29,30, 31,32,33,34 .ncü sınıftaki mallar; 35.nci sınıftaki /01-02-03-04 deki tüm hizmetler ve 35/ 05'in 01 (dahil) ila 34 (dahil) arasındaki tüm malların satışı hizmetlerinin ve 40,41,43,44,45 deki tüm hizmetlerin " aynı/benzer mallar/hizmetler olduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliği koşulu da gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan önce ... ca çıkartılan ve dava konusu ... kararı ile kısmi ret kararının kaldırılmasına konu teşkil eden (...) sayılı markadaki " 05,29,30, 31,32,33,34 .ncü sınıftaki mallar; 35.nci sınıftaki /01-02-03-04 deki tüm hizmetler ve 35/ 05'in 01 (dahil) ila 34 (dahil) arasındaki tüm malların satışı hizmetlerinin ve 40,41,43,44,45 deki tüm hizmetlerde " davalının ".... " ibareli (...) sayılı marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " .... " ibareli (...) sayılı önceki marka başvurusundan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel/sesçil benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının önceki (...) sayılı başvuru markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Diğer yönden; Başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı; SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan ... 'ca önce çıkartılan dava konusu ... tarafından da iade edilen emtialardaki iltibası ortadan kaldırmadığından ... kararının iptali davası kabul edilmiştir. b) Hükümsüzlük davasında; Davacı taraf davalının ... başvuru sayılı markasının tescili halinde kapsamında yer alan 05,29,30,31,32,33,34. sınıftaki tüm malların ; 35/01-02-03-04 sınıftaki hizmetler ve yine 35/05 sınıftaki 01(dahil) - 34 (dahil) e kadar tüm alt gruptaki tüm malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetler açısından markanın kısmen hükümsüzlüğünü talep etmektedir. Anılan davalı markasının tescil edildiği tespit edilmiştir. Her şeyden önce yukarıda asıl dosyada anlatıldığı üzere davacının mesnet ... sayılı markası hakkında tesis edilen ... sayılı kararının iptaline karar verildiğinden bu marka da diğer mesnet marka ile birlikte SMK 6/1 maddesindeki iltibas değerlendirmesine esas alınmıştır. Buna göre yukarıdaki yasal düzenlemelere göre; Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının ".... " ibareli (...) sayılı marka başvurusu ile davacının " .... " ibareli (...) sayılı önceki marka başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Ancak davacının diğer itiraz mesnedi (...) sayılı markası açısından ise görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Diğer yönden davalının ... başvuru sayılı markasının kapsamında yer alan dava konusu edilen 05,29,30,31,32,33,34. sınıftaki tüm malların ; 35/01-02-03-04 sınıftaki hizmetler ve yine 35/05 sınıftaki 01(dahil) - 34 (dahil) e kadar tüm alt gruptaki tüm malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetlerin davacının mesnet (...) sayılı önceki başvuru markasının kapsamında aynı/benzer mallar/hizmetler olduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliği koşulu da gerçekleştiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yukarıda sayılan ... başvuru sayılı markasının kapsamında yer alan dava konusu edilen 05,29,30,31,32,33,34. sınıftaki tüm malların ; 35/01-02-03-04 sınıftaki hizmetler ve yine 35/05 sınıftaki 01(dahil) - 34 (dahil) e kadar tüm alt gruptaki tüm malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetler açısından davalının "...." ibareli (...) sayılı marka başvurusunu gördüğünde davacıya ait " .... " ibareli (...) sayılı önceki marka başvurusundan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; benzerlik nedeniyle bu emtialarda her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel/sesçil benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının önceki (...) sayılı başvuru markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , dolayısıyla yukarıda sayılan mallar/hizmetler açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu; Diğer yönden; Başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı; SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar dava konusu edilen 05,29,30,31,32,33,34. sınıftaki tüm malların ; 35/01-02-03-04 sınıftaki hizmetler ve yine 35/05 sınıftaki 01(dahil) - 34 (dahil) e kadar tüm alt gruptaki tüm malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetler açısından iltibası ortadan kaldırmadığından ... başvuru sayılı marka hakkında kısmen hükümsüzlük talepli açılan davanın da kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Asıl Davanın KABULÜNE, 2-Asıl davada davacının ... sayılı marka başvurusu hakkında "1. Başvuru Sahibi adına yapılan itirazın reddine,2. ..... adına yapılan itirazın kabulüne ve başvurunun reddine" dair verilen .... sayılı ... Kararının tümden İPTALİNE, 3-Mahkememizin birleşen dosyasında ... kararı iptali talepli AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 4-Birleşen dosyada ... başvuru sayılı marka hakkında tesis edilen "İtirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılmasına" dair ... sayılı kararının İPTALİNE, 5-Birleşen dosyada ... başvuru sayılı marka hakkında kısmen hükümsüzlük talepli açılan davanın KABULÜNE , 6-Birleşen dosyada ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 05,29,30,31,32,33,34. sınıftaki tüm malların ; 35/01-02-03-04 sınıftaki hizmetler ve yine 35/05 sınıftaki 01(dahil) - 34 (dahil) e kadar tüm alt gruptaki tüm malların satış hizmetleri ile 40,41,43,44,45.sınıftaki tüm hizmetler açısından markanın KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar kesinleştiğinde bu kısımlar açısından sicilden terkin edilmesi için .... müzekkere yazılmasına, 7-ASIL DAVADA; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 672,70 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 8-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 9- BİRLEŞEN DAVADA; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 672,70 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 10-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 11- Asıl dava yönünden; Davacının yaptığı; 20.100,00 TL bilirkişi ücreti, 1.077,70 TL tebligat ücreti, 59,30 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 21.237,00 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 12- Birleşen dava yönünden; Davacının yaptığı; 20.100,00 TL bilirkişi ücreti, 59,30 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 20,159,30 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 12-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar asıl ve birleşen dosyanın davacı taraf vekili ile asıl ve birleşen dosyada davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, asıl ve birleşen dosyada diğer davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/09/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır