Diğer ·

2025/231 E. 2026/207 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/231
Karar No
2026/207
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/231 KARAR NO : 2026/207

DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 02.11.2016 tarihinden itibaren Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... sınıfta tescilli bulunan, çatı marka bünyesinde ikinci el alışveriş platformu olarak faaliyet gösteren ve tanınmışlık vasfını haiz "..." ibareli markalarının yer aldığını, davalının ise anılan marka ile birebir aynı ibareyi taşıyan "..." markasını ... sınıftaki malları kapsar şekilde ... tarihinde başvurarak...tarihinde ...tescil numarasıyla kötü niyetli biçimde tescil ettirdiğini, ... sınıftaki perakende satış hizmetleri ile bu hizmetlerin konusunu oluşturan 1. sınıf mallar arasında içtihatlar uyarınca bağlantı ve benzerlik bulunduğunu, markaların işitsel, görsel ve anlamsal açıdan ayniyet taşıması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca iltibas ve karıştırılma ihtimalinin doğduğunu, davalının tanınmış markaları adına tescil ettirmeyi alışkanlık haline getirerek müvekkilinin marka itibarından ve satış hacminden haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, bu eylemin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, ayrıca davalının adres bilgilerine ulaşılamadığından taraf teşkilinin temini için Kurum’a ve ilgili marka vekiline müzekkere yazılması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle davalı adına tescilli markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, markayı kullanımının tedbiren durdurulmasına ve nihayetinde...tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının kötü niyet, tanınmışlık ve haksız rekabet iddialarının soyut varsayımlara dayandığını ve ispatlanamadığını, müvekkili adına tescilli ... başvuru ve tescil numaralı “...” ibareli markanın 18.12.2024 tarihinden itibaren korunmak üzere 04.06.2025 tarihinde tescil edilerek kazanılmış hak teşkil ettiğini ve yasal tescil karinesinden yararlandığını, tarafların markaları arasında sektörel ve ekonomik bağ ile tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, “...” kelimesinin Türkçe genel bir sözcük olduğunu ve davacının e-ticaret sitesinde üçüncü kişilere ait yangın söndürücü kimyasal satışına aracılık etmesinin bu sınıfta hak sahipliği doğurmayacağını, müvekkilinin markayı yangın güvenlik ürünleri ile yangın söndürücü tüp ve ambalajlarında fiilen kullandığını, nitekim bu hususun ...tarihli ... düzenlemeli 10 adet ürün teminine ilişkin KDV dahil 238,00 EUR bedelli fatura ve 22.01.2026 tarihli .... satışına ilişkin 29,95 EUR tutarlı fatura ile sabit olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/9. maddesi anlamında kötüniyetin dar yorumlanması gerektiğini ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...tarihli, E. ... K. ...sayılı kararında belirtildiği üzere somut vakıalarla kanıtlanması icap ettiğini, salt marka benzerliğinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında haksız rekabet oluşturmayacağını ve yaklaşık ispat şartını taşımayan ihtiyati tedbir talebinin ticari faaliyeti durduracak nitelikte orantısız olduğunu belirterek haksız davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddini savunmuştur. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 02.11.2016 tarihinden itibaren ... tescil numarasıyla 9 ve 35. sınıflarda tescilli ve yaygın kullanıma sahip "..." markasının hak sahibi olduğunu, davalı adına 1. sınıfta tescil edilen ... tescil numaralı "..." markasının ise müvekkilinin markasıyla aynı ibareyi ve son derece benzer bir yazı tipini taşıdığını, müvekkilinin ... sınıf kapsamındaki online satış hizmetlerinin 1. sınıftaki yangın söndürücü gibi ürünleri de fiilen içerdiğini, bu durumun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal benzerlik ile iltibas ve ekonomik bağlantı tehlikesi yarattığını, davalının TÜRKPATENT nezdinde benzer nitelikte 51 adet başvurusu bulunmasının ve tescil sonrası müvekkili şirketi arayarak markayı satmayı teklif etmesinin kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafça sunulan faturaların tescil öncesi ve dava dilekçesinin tebliğ süreçlerine denk gelen şüpheli tarihler taşıdığını, delil olarak dayanılan yangın tüpü görsellerinin güvenilir olmadığını, 77 milyon kullanıcıya ulaşan müvekkil markasının tanınmışlığı ve davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmesi karşısında fiili kullanım iddiasının tescili hukuka uygun kılmayacağını ve markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönündeki tedbirin ardından marka kullanımının da tedbiren durdurulması gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacının cevaba cevap dilekçesindeki kötü niyetli tescil, markanın fiilen kullanılmadığı, faturaların sonradan düzenlendiği, iltibas bulunduğu ve tanınırlıktan yararlanıldığı yönündeki iddiaların soyut ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin Türkiye ve Almanya'da inşaat, otomotiv ve yangın güvenlik sistemleri alanlarında ticari faaliyet yürüttüğünü, tescilli "..." markası kapsamında ...A.Ş.'ye üretim yaptırıldığını, 20.02.2026 tarihli fatura ve sunulan fotoğraflarla yangın söndürücü ürünlerde markasal kullanımın ispatlandığını, marka koruma tarihi olan 18.12.2024 sonrasında ticari faaliyetlerin başlaması sebebiyle faturaların bu tarihten sonra düzenlenmesinin olağan olup kötü niyet oluşturmayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca kötü niyetin somut delillerle kanıtlanması gerektiğini ancak davacının delil sunamadığını, davacının e-ticaret platformu işletmesine karşın müvekkilinin yangın söndürme ekipmanları alanında faaliyet göstermesi sebebiyle faaliyet alanlarının ve tüketici kitlelerinin tamamen farklı olduğunu, "..." ibaresinin Türkçede yaygın genel bir kelime olup davacı tarafından tekelleştirilemeyeceğini, davacının 1. sınıf kapsamında fiili faaliyeti bulunmadığını, markayı satmak amacıyla arandığı iddiasının gerçeğe aykırı ve delilsiz olduğunu, dosyaya sunulan diğer marka başvurularının önemli kısmının müvekkiline ait olmayıp TÜRKPATENT'e müzekkere yazılması halinde bu hususun anlaşılacağını, haksız dava nedeniyle ticari faaliyetlerin engellendiğini ve dava haklarının saklı tutulduğunu, davacının markasının tanınmış olduğuna yönelik pazar payı, reklam bütçesi veya bağımsız araştırma raporu gibi somut veri sunamayarak ispat yükünü yerine getirmediğini, farklı sektörler nedeniyle iltibas veya haksız yararlanmanın söz konusu olamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. II.DELİLLER TPMK'ye 30/12/2025 tarihinde müzekkere yazıldığı, 02/01/2026 tarihinde cevap geldiği görüldü. TPMK'ye 02/01/2026 tarihinde müzekkere yazıldığı, 08/01/2026 tarihinde cevap geldiği görüldü. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Marka vekili ... tarafından düzenlenen 05/08/2026 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davalının ... numaralı "..." ibareli marka tescilinin davacının tescilli "..." markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve bu sebeple iltibas yarattığını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki ... numaralı "..." markasının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğunu bildirmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) tarafından hatalı olarak tescili gerçekleştirilen ve Müvekkil Şirkete ait tescilli “...” markası ile birebir aynı olan; Davalıya ait kötü niyetli “...” ibareli marka tescilinin TÜRKPATENT nezdinde hükümsüzlüğüne ve TÜRKPATENT sicilinden terkinine ilişkin beyanlarımızı içeren taleplerine yöneliktir. IV. GEREKÇE Markaların Hükümsüzlüğü SMK md. 25/1’ de “Hükümsüzlük Halleri ve Hükümsüzlük Talebi” başlığı altında düzenlenmiştir. SMK md 25/1 uyarınca; 5’ inci veya 6’ ıncı maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir. Marka tescilinde mutlak ve nispi red sebepleri hükümsüzlük davasının yasal dayanağını oluşturmaktadır. SMK md.6/1’ de; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir şeklide düzenlenmiştir. SMK md. 6/1 uyarınca aşağıda karıştırılma ihtimalinin unsurları dikkate alınarak benzerlik incelemesi yapılmıştır. Markalar arasında ayniyet veya benzerliğin tespitinde markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerekmektedir. Arkan’ a göre; marka incelemesi, markayı oluşturan unsurlar parçalara bölünerek yapılmamalıdır. Markaların tek başına ayrım gücü bulunmayan tanımlayıcı işaretlerden oluşan kısımlarının aynı yada benzer olup olmadıklarının üzerinde durulmasına gerek yoktur. (Prof. Dr. Sabih Arkan, Marka Hukuku, cilt 1, s. 99). İltibasın, karıştırılma olasılığının belirlenmesinde iki markanın bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenime bakılmalıdır. Markanın esas unsurunun kullanılıp kullanılmaması iltibası belirlemede önemlidir. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı ... markası ...başvuru tarihli .... Sınıfta tescil edilmiştir. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davacı adına ... numaralı ... markası ... başvuru tarihli ...Sınıflarda, ...numaralı ... markası ... başvuru tarihli ... Sınıflarda tescilli bulunmaktadır. Davacı markası Türk Patent ve Markalar Kurumunun Tanınmış markalar sicilinde kayıtlı tanınmış bir marka değildir. Ancak ... markasının 2. El ürün satışında bilinen bir online platform olduğu değerlendirilmiştir. Markalar arasındaki benzerliğin, tüketicileri, satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine bir başka mal/hizmet almak durumunda bırakması kadar, tüketicilerin iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları/hizmetleri üreten/yapan işletmeler arasında idari ekonomik açıdan bir ilişkinin bulunduğu düşüncesine kapılmaları da iltibas ihtimali kapsamında sayılmalıdır. Dosya kapsamından davacının tescilli ... markaları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen ... markası arasında markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak görsel, fonetik ve anlamsal olarak benzer oldukları kanaatine ulaşılmıştır. Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Tanınmış marka bu kuralın istisnasını oluşturmaktadır. Davacının ... ibareli markası ...Sınıflarda koruma altında olup, Davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen ... markası .... Sınıfta tescil edilmiştir. Davacının ... (“...”) internet sitesi üzerinden ikinci el ürünlerin satışa sunulduğu ikinci el online alışveriş platformu olduğu, davalının yangın güvenlik ürünleri alanında markasını kullandığı anlaşılmaktadır. Davacı markasının .... Sınıfta/ ...alt sınıfta: “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. “ emtiaları için koruma altında olduğu görülmektedir. Davalı markası da .... Sınıfta sözkonusu ürünler için koruma altındadır. Ayrıca dosya kapsamından davacının farklı markalı yangın tüpleri, gübreleri, ürünleri online alışveriş sitesinde satışa sunduğu anlaşılmaktadır. Zaten bu husus taraflar arasında da ihtilaflı değildir. Sonuç olarak her iki tarafın markalarının benzer/irtibatlı sınıfta korunduğu ve kullanıldığı anlaşılmaktadır. SMK Md. 6/1 maddesinde belirtilen nispi red sebepleri değerlendirilirken, ilgili sektördeki ortalama tüketici algıları dikkate alınmaktadır. Bu tüketici modeli, kural olarak alışveriş sırasında çok vakit harcayan, inceden inceye araştıran karşılaştıran bir tüketici anlamına gelmemekte, ancak bilgisi olan ve malı daha önce almış, kullanmış veya bilen bir tüketici olarak kabul edilmektedir. (İlhami Güneş, Uygulamada Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları / Haksız Rekabet Davaları isimli eserinde sf. 145-146) Halk tarafından karıştırılma ihtimalinde ölçü ise, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halkın olduğu göz önünde tutulacaktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından “umumi intiba” olmasa bile, halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, İst.1999, Birinci Baskı,sh. 400 vd.) Sonuç olarak; Davalının ... numaralı ... ibareli marka tescilinin Davacının tescilli ... markaları ile ayırt edilemeyecek denli benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...numaralı ..markasının SMK md. 6/1 ve md. 25/1 uyarınca hükümsüzlük ve sicilden terkin şartlarının oluştuğu kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANINKABULÜNE, 1-... tescil numaralı ''...'' ibareli marka tescilinin HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 2-Karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, 3-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116.60.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince alınması gereken 55.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 580,00.-TL posta ve tebligat gideri, 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 615,40 TLbaşvuru harcı, 87,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 13.282,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 345/1.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve İstinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek sureti ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/231, K. 2026/207, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-231-e-2026-207-k-303403cd810f