Diğer ·

2025/116 E. 2026/94 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/116
Karar No
2026/94
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/116 ESAS KARAR NO : 2026/94

DAVA : MARKA (MADDİ TAZMİNAT İSTEMLİ) DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 02/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirketin uluslararası tanınan bir İtalyan lüks moda markası olduğunu, davalı tarafın tüm Türkiye'de bilinen bir marka olduğunu, ... mağazasında ... marka ve ibareli ürün satışı yapıldığını, ... markasına duydukları güven ile satın aldıkları ... marka amblem ve logolu ürünleri orijinal olduğu düşüncesi ile satın alındığını, orijinal olduğu düşüncesi ile satın aldıkları taklit nitelikteki ürün beklenen kalitede ve lüks standartlarında çıkmayınca müvekkil markanın değeri düşmekte olduğunu, bu durumun açıkça marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, satın aldıkları ürünün taklit nitelikte olması sonucu müvekkile ait markanın güvenilirliği ve mevcuttaki imajını zedelediğini, söz konusu ticaretin yapıldığına ilişkin ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Değişik iş sayılı dosya numarası ile davalıya ait iş yerine delil tespiti yapılması için başvuru yapıldığını, mahkemenin yerinde inceleme yapılmasına karar verdiğini, davalıya ait iş yerine yapılan incelemede ... marka ve logolu taklit nitelikte 4 çift rugan ayakkabı ve 5 çift taşlı model ayakkabı olmak üzere toplam 9 çift ayakkabı tespit edildiğini, .... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin bilirkişi raporunda ürün numunesi alındığını, müvekkilin tescilsiz markasının izinsiz kullanıldığını, marka hakkına tecavüz fiillerinin tespitini, durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin önlenmesini, manevi tazminat talebi yönünden şimdilik 30.000,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini, ticari defter ve kayıtlarının incelenerek , şirketin taraflar arasında bir lisans sözleşmesi olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeli üzerinden tazminat hesaplaması yapılmasını , işbu hususların tespiti için İTO'ya müzekkere yazılmasını , fazlaya ait taleplerin 10.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından alınarak davacı müvekkile verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin tanınırlığının yüksek bir mahkeme olduğunu, davacının markalarına iltibas teşkil eder nitelikte benzer olmadığını, davacı tarafın herkesin kullanımına açık mitolojik bir unsuru marka olarak tescil ettirerek söz konusu figür üzerinde tekel hakkına sahip olmasının hukuken mümkün olmadığını, bu hususunda dikkate alındığında davacının tescili markası ile müvekkil şirketin kullanımına konu işaret arasında yapılacak global inceleme ve işaretler arasındaki farklılıkların daha da önem arz ettiğini, delil tespiti dosyasına sunulan beyanlardan da görüleceği üzere bu işaretlerde kullanılan ... şeklinin esas itibariyle mitolojik bir karakter olduğunu, dolayısıyla herkesin kullanımına açık olduğunu, herkesin kullanımına açık olan bir şeklin tek başına marka korumasından yararlanmasının hukuken mümkün olmadığını, ihlal iddiasına konu ürünlerde yer alan markanın ... markası olduğunu, bu markanın tanınmışlık düzeyi sebebiyle tüketicilerin söz konusu ürünü ilk gördüklerinde dahi ... markası altında satışa sunulduğunu, çok rahat bir şekilde fark edebileceklerini, ayrıca davacının markasında yer alan ... figürünün herkesin kullanımına açık mitolojik bir figür olması sebebiyle üçüncü kişilerce kullanılmasının engellenemeyeceği, bunun yapılabilmesi için neredeyse birebir ayniyet arandığı ancak müvekkil şirketçe satışa sunulan üründe yer alan aksesuardaki dış çerçeve - daire detayı ve şekillerinin davacının markalarında yer almadığı, bu farklılığın iltibas ihtimalini imkansızlaştırdığını, müvekkil şirketçe satışa sunulan üründe ... bakımından markasal bir kullanım da söz konusu olmayıp bu hususun bilirkişilerce incelenmesi gerektiğini, ayrıca davacının hukuka aykırı iddialarını asla kabul anlamına gelmemekle birlikte , bir an için bu haksız iddiaların kabul edilecek olsa dahi, lisans örneksemesi bakımından yapılması muhtemel hesaplarda üründen elde edilen net kar, satış adedi ve satışa sunulduğu süre gibi birçok hususun göz önüne alınması gerektiğini, davacının tüm talepleri yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin sunduğu 21/08/2026 havale tarihli dilekçesi ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin sunduğu 24/08/2026 havale tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate ve feragati kabule yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 21/08/2026 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü olan 488,00-TL nin peşin yatırılan 683,10 TL den mahsup edildiğinde kalan 195,10-TL fazlalık harcın aynı Kanunu'nun 31.maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekilinin talebi bulunmadığından vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.02/09/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/116, K. 2026/94, T. 02.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-116-e-2026-94-k-c2ca9b0afba1