İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/748 E. 2026/641 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/748
Karar No
2026/641
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/748 Esas KARAR NO : 2026/641

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/10/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşımacılık faaliyetlerinde kullanmak üzere davalı ...A.Ş. ile 21/08/2023 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdederek ... plakalı römorku kiraladığını, bahse konu araç adına 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 26/1-a maddesi uyarınca sırasıyla 24/04/2025, 29/04/2025 ve 06/05/2025 tarihli toplam üç adet idari para cezası düzenlendiğini, bu ceza tutanaklarının davalı şirkete 29/04/2025, 02/05/2025 ve 09/05/2025 tarihlerinde tebliğ edilmesine, davalı tarafından da 15/05/2025 ve 23/05/2025 tarihlerinde ödenmesine rağmen, durumun müvekkili şirkete yasal itiraz süreleri geçtikten sonra 21/05/2025 ve 28/05/2025 tarihlerinde bildirildiğini, müvekkilinin kanunen gerekli yetki belgelerine sahip olması sebebiyle süresinde yapılacak bir itirazla bu cezaların iptal edilmesinin kesin olduğunu, ancak davalının geç bildirimi ve mülkiyetin devredilmeyeceği yönündeki baskısı neticesinde itiraz hakkı elinden alınan müvekkilinin cari hesaba borç kaydedilen faturalar karşılığında davalıya toplam 36.945,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının 6361 sayılı Kanun, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve Yargıtay içtihatları ışığında kıyasen uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 112. ve 335. maddeleri uyarınca sözleşmeden doğan bildirim yükümlülüğüne ve müvekkilinin menfaatlerini koruma borcuna aykırı davrandığını, taraflar arasında 25/06/2025 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, haksız rücu talebinin tespiti ile müvekkili tarafından davalıya ödenmek zorunda kalınan 12.315,00 TL ve 24.630,00 TL olmak üzere toplam 36.945,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren bir finansal kiralama ve kredi kuruluşu olduğunu, kanun gereğince kiralama konusu malın mülkiyetinin müvekkiline ait olmasının yalnızca sağlanan kredinin teminatını oluşturduğunu ve sözleşmenin 5. maddesi uyarınca müvekkilinin kiralanan malın işleteni veya satıcısı konumunda bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 24/08/2023 tarihli finansal kiralama sözleşmesine konu ...plakalı yarı römork adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen üç adet idari para cezasının müvekkiline tebliğ edilmesini müteakip indirimli ödeme imkanından faydalanılarak süresinde ödendiğini ve davacı şirkete bilgi verildiğini, sözleşmenin 6. maddesinde ekipmanın kullanımıyla ilgili tüm masraf, ceza ve yaptırımlardan finansal kiracının sorumlu olacağının açıkça hükme bağlandığını, sektörde büyük hacimli işler yapan ve adına kayıtlı çok sayıda taşıt bulunan müvekkili şirketin küçük tutarlı cezalar nedeniyle hesaplarına haciz veya bloke konulmasını önlemek adına bu ödemeleri yapmasının zorunlu olduğunu, tüm kiracılara anlık bilgi verilmesi gibi bir yükümlülüğün ne sözleşmede ne de kanunda yer aldığını, somut olayda özel kanun niteliğindeki 6361 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğinden Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin kıyasen uygulanmasının mümkün olmadığını ve yüksek mahkeme içtihatlarının da trafik cezalarından kiracının sorumlu olduğunu gösterdiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce Karayolu Taşımacılığı bilirkişisi ... ve Finansal Kiralama Uzmanı ...'ndan rapor aldırılmış olup bilirkişi heyeti raporunda özetle; ''1) Davalı ...A.Ş ile davacı...Ltd. Şti. arasında 21.08.2023 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiş olduğu, Kiralamanın konusunu; “5 adet 2023 model ... marka ...” oluşturduğu, 2) Davalı şirketin mülkiyetinde olan ve davacı şirket tarafından kullanılan... plakalı araç için tahakkuk eden toplam (16.420.-TLx3 adet 49.260-TL idari para cezası tutarına istinaden 9625 oranında indirim uygulanarak toplam (12.315.-TLx3 adet -) 36.945.-TL tutarının davalı şirket rafından vergi dairesine ödenmiş olduğu, 3) Davalı şirket tarafından vergi dairesine ödenen tutarlara istinaden, davalı şirket tarafından “...Bedeli Faturası” açıklaması ile davacı şirket adına e-Faturalar tanzim edilmiş olduğu, bu faturalara istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete; 03.06.2025 tarihinde 12.315,00 TL ve 28.05.2025 tarihinde 24.630,00 TL olmak üzere toplam 36.945,00 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, 4) Taraflar arasında akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde belirlenen, tarafların yükümlülükleri hususunda takdirin sayın Mahkemenize ait olduğu, 5) Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; yetki belgesi, sürücü mesleki yeterlilik belgesi, taşıt belgesi, taşıt kartı belge veya belgelerinin dosyaya sunulmadı böyle bir belge/belgelerin mevcut olduğuna kanaat getirilemediği, bu durumda ... plakalı yarı römork cinsi araç hakkında düzenlenen 4925 sayılı kanunun 26/1-a maddesi gereğince düzenlenen idari para cezası karar tutanağının dosya kapsamına göre yerinde olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' şeklinde belirtilmiştir. Dava; finansal kiralama sözleşmesine dayalı rücu talebinin haksızlığı ve davacı tarafından ödenmek zorunda idari para ceza bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Delillerin toplanması aşamasında davacı vekili 17/09/2026 tarihinde davadan feragat ettiğini belirtmiştir. Davadan feragat 6100 Sayılı HMK'nın 307 maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafların kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. 6100 Sayılı HMK'nın 311 maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragata yetkili olduğu saptanmaktadır. Feragat bildirimi de 6100 Sayılı HMK'nın 309. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan alınması gereken 488,00 TL maktu karar ve ilam harcının, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 630,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 142,93 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücreti dava değerini aşamayacağından dava değeri olan 36.945,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'in davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildi. 28/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/748, K. 2026/641, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-748-e-2026-641-k-e41180a8c310