Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/56 E. 2025/619 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/56
- Karar No
- 2025/619
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/56 Karar No : 2025/619
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2022/6740, K:2024/4726 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 06/05/2022 tarihinde onaylanan Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin eko-turizm alanlarına yönelik ... ve ... sayılı plan notlarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2022/6740, K:2024/4726 sayılı kararıyla; A- 4.26. sayılı Eko-Turizm Alanları başlıklı plan notu yönünden; Dava konusu plan notlarını içeren Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının bahsi geçen Yönetmeliğin 10. maddesi doğrultusunda ölçeğinin gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine uygun olarak hazırlandığı, "Eko-Turizm Alanı" gösterimine ilişkin "ET” sembolünün gerek ilgili plan paftalarında gerekse plan lejantında yer aldığı, Bakanlığın ... tarih ve ... sayılı oluruyla uygun görülerek Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne eklenen "İlave Gösterimler ve İlave Detay Kataloğu" EK-1c İlave Çevre Düzeni Planı Gösterimler başlığı altında yer alan “Açıklamalar" kısmında "9.Turizm Bölgesi” kullanımında; turizm faaliyet türünün çeşitlendirilmesi halinde, bu kullanıma ilişkin tarama ve alan renk kodu (RGB) sabit olmak ve sembol renk kodu olarak RGB:255/170/0 alan renk kodu kullanılmak üzere “Günübirlik Turizm" için G sembolü; "Sağlık Turizmi” için ST sembolü; "Yayla Turizmi" için YT sembolü; "Kış Turizmi" için KT sembolü; "Eko-turizm” için ET sembolü; "Golf Turizmi" için GT sembolü kullanılır" ifadesinin yer aldığı, davaya konu edilen Balkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "4.26. sayılı Eko-Turizm Alanları" ve eko-turizm alanlarına ilişkin 8.16 sayılı plan notlarında da Yönetmeliğe eklenen "İlave Gösterimler ve İlave Detay Kataloğu” EK-1c İlave Çevre Düzeni Planı Gösterimler başlığı altında yer alan "Eko-turizm” faaliyetlerine ilişkin alt ölçekli plan kararlarını yönlendirecek düzenlemeler getirildiği, Öte yandan 4.26 sayılı plan notunda; "Eko-Turizm Alanları; doğal ve kültürel değerleri koruyarak, bu alanlarda ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişimi için kaynak yaratabilen alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı alanlardır." tanımına yer verildiği, Eko-turizm ile ilgili uluslararası tanımlar da dikkate alındığında, uluslararası tanımlar ile 4.26 sayılı plan notundaki eko-turizm alanı tanımının çelişmediği, aksine uluslararası tanımlardan hareketle eko-turizm alanlarının detaylı bir tanımının yapıldığı görüldüğünden, bu plan notu yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, B- 8.16.1, 8.16.2 ve 8.16.3 sayılı plan notları yönünden; Dava konusu 8.16.1 sayılı plan notunda, "Bu plan ile belirlenen veya alt ölçekli planlarda belirlenebilecek olan bu alanlarda; turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olan, ekolojik yapı ile bütünleşik butik oteller, özel konaklama tesisleri ve kırsal turizm tesisleri ile bunlara bütünleşik spor tesisleri, satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanları yer alabilir." 8.16.2 sayılı olan notunda, "Eko-turizm alanları için öncelikle yetkili idareye başvurulur. Yetkili idarenin uygun görüşü doğrultusunda Bakanlığa başvuru öncesinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınması zorunludur." 8.16.3 sayılı plan notunda, "Yapılacak yapılarda doğal yapı ve geleneksel mimari dokunun korunması sağlanacaktır. " düzenlemelerine yer verildiği, Söz konusu plan notlarının, eko-turizmin amaçları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, Dünya Ticaret Örgütü (WTO)'ne göre eko-turizmin amaçları ile 8.16.1, 8.16.2 ve 8.16.3 sayılı plan notları incelendiğinde, belirtilen koşullar ve kurum görüşleri doğrultusunda eko-turizm alanlarının plan dahilinde koruma ve kullanma dengesi çerçevesinde belirlenmesine imkan tanındığı, turizm tesislerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğunun arandığı ve eko-turizm yapılacak alanın doğal yapısının korunmasının hedeflendiği görülmekte olup belirtilen faaliyetlerin yerel potansiyeller doğrultusunda doğal kaynak çeşitliliği ile yöresel özellikler dikkate alınarak alt ölçekli planlama çalışmalarında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı ve kurum ve kuruluş görüşleri ile doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde sınırların kesinleşeceği göz önüne alındığında plan notlarının çevre düzeni planı ilke ve esaslarına aykırılık teşkil etmediği, Davaya konu plan notlarına göre eko-turizm alanları için öncelikle yetkili idareye başvurulacağı, yetkili idarenin uygun görüşü doğrultusunda Bakanlığa başvuru öncesinde ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınmasının zorunlu olduğu, alt ölçekli planlar yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri ve raporları uyarınca plan kararları geliştirileceğinin açık olduğu, Sonuç olarak, dava konusu plan notlarının ulusal-uluslararası standartlar bakımından eko-turizmin amaçlarına uygun olarak, çevre düzeni planı ölçeğinin gerektirdiği biçimde alt ölçekli planları yönlendirebilecek nitelikte düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından, anılan plan notlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, B- 8.16. 4 ve 8.16.5 sayılı plan notu yönünden; Dava konusu 8.16.4 sayılı plan notunda, "Eko-turizm alanı olarak belirlenebilecek alanlarda min. parsel büyüklüğü=15.000 m2’dir. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılması zorunludur. Bu alanlarda yapılaşma koşulları: maks. emsal=0,10; maks. bina yüksekliği 2 kattır. Kat yükseklikleri yöresel, coğrafi koşullar ve iklim koşulları dikkate alınarak belirlenir. Bu tesislerde en fazla bir bodrum katı yapılabilir. Bodrum katlarda konaklama üniteleri yer alamaz, yalnızca servis alanı olarak kullanılabilen bu alanlar, emsale dahil değildir. Ayrı yapılar olarak düzenlenen konaklama birimlerinde bodrum kat sadece ana yapıda yer alabilir." 8.16.5 sayılı plan notunda, "Bu alanlarda yer alacak turizm belgeli konaklama tesisi tek bir bağımsız bölüm olacaktır. Bu alanlardaki konaklama birimi üzerinde devre mülk, kat irtifakı ve kat mülkiyeti gibi şerhe konu haklar tesis edilemez. " düzenlemelerine yer verildiği, Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı notları genel olarak incelendiğinde, yapılaşma şartlarına ilişkin düzenlemelerin sadece eko-turizm alanlarına ilişkin olmadığı, tarım alanları gibi alanlarda da yapılaşma şartlarının belirlendiği, bu alanların doğal ve kültürel niteliklerinin bulunduğu ve korunması gerekliliği de dikkate alındığında, ekoturizm alanlarında yapılaşma koşullarının düşük emsallerde tutulması, bu alanların yoğun yapılaşmaya açılmasının önlenmesi ve koruma kullanma dengesi çerçevesinde plan kararlarının oluşturulması amaçlanmış olup yapılaşma koşullarının belirlenmesinin plan yapım tekniklerine aykırılık içermediği, Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna ilişkin plan notu yönünden ise; dava konusu çevre düzeni planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, 19/12/2022 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliğiyle bu düzenlemenin kaldırıldığı görüldüğünden, bu kısım hakkında davanın konusuz kaldığı, Diğer yandan, dava dilekçesi genel olarak incelendiğinde, davacının 1/100.000 ölçekli planda eko-turizm olarak belirlenmiş bir alana ya da parsele dair iptal talebinin bulunmadığı, iddialarının büyük bir kısmının tarım alanlarını eko-turizm alanı olarak belirleyen alt ölçekli planlara yönelik olduğu, dolayısıyla alt ölçekli planlarda tarım alanlarının eko-turizm alanı olarak belirlendiği iddiasının alt ölçekli planlar için açılan davalarda değerlendirilmesi gerektiği, Belirtilen nedenlerle, dava konusu 8.16.4 sayılı plan notunun "Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna" ilişkin kısmı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer plan notları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, alanda yapılaşma koşullarının belirlenmesinin plan yapım tekniğine aykırı olduğu, çevre düzeni planında yapılaşma koşulunun gösterilemeyeceği, eko-turizm alanı tanımı ile bu alanlara ilişkin ilkelerin eksik ve yetersiz olduğu, bahsi geçen tanımın uluslararası eko-turizm tanımı ile çeliştiği, tanımlamanın alt ölçekli planları yönlendirecek nitelikte olmadığı, plan değişikliği ile yeniden düzenlenen plan hükümlerinde eko-turizm alanlarının bilimsel yöntemlerle belirleneceğine ilişkin şartın kaldırıldığı, hiçbir bilimsel çalışma yapılmadan alt ölçekli planlarda eko-turizm alanı belirlenebileceği, eko-turizmde asıl amacın seyahat olduğu, ancak alt ölçekli planlar ile tarım arazilerinin el değiştirdiği ve büyük yatırımcıların gelmesi ile sosyal dokunun ve bölge karakterinin bozulacağı, imar planlarının bütünlüğünün ve doğal alanların bozulduğu, bu alanlara toplu konut projelerinin yapılmasının önünün açıldığı, tarım ve orman alanlarının yapılaşmaya açıldığı, bu nedenlerle Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın temyize konu kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Oda'nın dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2022/6740, K:2024/4726 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde usulde oyçokluğu esasta oybirliği ile karar verildi.