Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/1189 E. 2025/1580 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/1189
- Karar No
- 2025/1580
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1189 Karar No : 2025/1580
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 05/03/2025 tarih ve E:2021/1586, K:2025/1371 sayılı kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 24/03/2020 tarih ve 31078 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/3 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'in 4. maddesindeki "Gerekli görülmesi halinde ek bilgi ve belge talep edilebilir." ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 05/03/2025 tarih ve E:2021/1586, K:2025/1371 sayılı kararıyla; Davalı idarenin süre itirazının yerinde görülmediği belirtildikten sonra, Dava konusu Tebliğin, 11/06/2021 tarih ve 31508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/3)'in 8. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, Bu durumda; dava konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; 564,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, “karar verilmesine yer olmadığı” yolunda verilen kararın, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu tespitini içeren bir karar türü olmadığı; bu itibarla, yargılama sonucunda davalı idarenin haksız çıktığı sonucunu çıkarmanın mümkün olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin kendilerine yükletilmesinin hukuku aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 05/03/2025 tarih ve E:2021/1586, K:2025/1371 sayılı kararının yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin bilahare yürürlükten kaldırıldığından söz edilerek davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir. Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre yargılama giderleri ve bu kapsamdaki vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, yargılama giderinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.