Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/766 E. 2025/594 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/766
Karar No
2025/594
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/766 Karar No : 2025/594

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/09/2023 tarih ve E:2017/5777, K:2023/10486 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/09/2023 tarih ve E:2017/5777, K:2023/10486 sayılı kararıyla; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üyelik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden; davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunan gruba yakın olduğunun söylendiği, 2014 HSYK seçim sürecinde yapılan konuşmaların birkaçında davacının hükümetin HSYK seçimlerindeki tutumunu ve müdahalesini eleştirdiği, bağımsızlar diye adlandırılan ve FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunan grubun Van'da düzenlendiği yemek veya toplantılara katıldığı, tutum ve davranışlarından bağımsızlar diye adlandırılan adaylara oy verdiğinin düşünüldüğü, muhalif bir kişiliğe sahip olduğunun belirtildiği; Bu durumda, tanık ifadelerinde her ne kadar davacının muhalif bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmiş ise de, HTS kayıtlarının incelenmesinden davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunan aynı zamanda ByLock kullanıcısı hakim ve savcılar ile sıkı irtibatı dikkate alındığında davacının muhalif tavrının örgütsel bir amaç taşıdığı kanaatine varıldığından, tanık ifadeleri ve HTS raporu ile bu ifadeler ve HTS raporuna karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tanık beyanlarının lehine yorumlanması gerektiği, söz konusu tanık beyanlarında kendisinin muhalif bir kişiliğe sahip olduğu dışında somut bir bilginin bulunmadığı, HTS kayıtlarındaki isimlerin çoğunluğunun merkez adliyede çalışanlar ile dönem arkadaşları olduğunu beyan etmesine karşın bu hususun dikkate alınmadığı ve belirli bir grupla görüştüğü algısının yaratılmaya çalışıldığı, HSK seçimlerinde her iki grubun da toplantılarına katılarak görüşlerini dinlediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Daire kararında da belirtildiği üzere, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üyelik suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu bağlamda, davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararda; dijital materyal inceleme raporu ile ortaya konulan, davacının 16/07/2016 tarihli WhatsApp yazışmalarında yer alan "Ama insanın aklından geçmiyor değil sanki bir oyun oynanıyor ulan böyle darbe mi olur", "valla gülünç akıl iş değil" şeklindeki ifadeleri ile Av. ...'ün "bana sanki mizansen gibi geldi valla" ve "canlı yayında darbe mi olur" ifadelerine karşılık davacının "gelen resim öyle görünüyor" şeklindeki beyanlarının bulunduğu hususu da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 12/09/2023 tarih ve E:2017/5777, K:2023/10486 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/766, K. 2025/594, T. 17.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-766-e-2025-594-k-d0b7768fcafe