Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/657 E. 2025/692 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/657
Karar No
2025/692
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/657 Karar No : 2025/692

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ... Bölümü ... ve ... olan davacı tarafından; görevden çekilmiş sayılmasına dair işlem ile bu işlem öncesinde ve sonrasında idarece tesis edilen disiplin işlemlerinden dolayı akademik kariyerinin, şeref ve haysiyetinin, kişilik haklarının ve sosyal statüsünün etkilendiğinden bahisle 292.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya disiplin cezası verilmesine esas alınan soruşturmanın, bölümde görev alan bazı kişilerin yakınması üzerine açıldığı, kendisine böyle bir başvuru olan idarenin soruşturma açmasının mevzuattan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu ve hukuka aykırı olmadığı, yargı kararı ile iptal edilen görevden çekilmiş sayılma işleminin manevi zarara yol açacak ağırlıkta ve derecede hatalı bir işlem olmadığı, idarenin manevi zarar ödemesini gerektirecek nitelikte bir kusurunun da bulunmadığı; davacının hakkındaki diğer işlemlerden dolayı maddi ve/veya manevi zarara uğrayıp uğramadığı hususunun ise işbu davanın konusunu oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/06/2018 tarih ve E:2012/5245, K:2018/3740 sayılı kararıyla; dava dilekçesindeki iddialar çerçevesinde görev kusuru kapsamında psikolojik tacizin (mobbing) olup olmadığının tartışılması, davacının maruz kaldığı mobbingin varlığının Mahkemece tespiti halinde, davacının duyduğu elem ve üzüntü de dikkate alınarak olayın bir bütün olarak incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu inceleme yapılmaksızın verilen eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Sekizinci Dairesinin 28/06/2018 tarih ve E:2012/5245, K:2018/3740 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle davalı Üniversite tarafından davacı hakkında tesis edilen disiplin işlemleri ve bu işlemlerin davacı tarafından iptal davalarına konu edilmesi neticesinde mahkemelerce verilen iptal kararları ayrı ayrı irdelendiğinde, davacının birtakım eylemlerde bulunması ve bu eylemler üzerine bölümde görev alan bazı kişilerin yakınmaları ve davacının davalı idareye şikayet edilmesi üzerine, davalı idarece davacıya ait eylemlerin disiplin soruşturmalarına konu edildiği, soruşturmacılar tarafından davacının eylemlerine istinaden disiplin cezalarının teklif edildiği, davalı Üniversite Yüksek Disiplin Kurulu tarafından davacı hakkındaki teklifler doğrultusunda cezalar verildiği, bu cezalardan bir kısmının Yüksek Disiplin Kurulunca reddi üzerine bir alt cezanın verildiği, bu cezalara karşı davacı tarafından açılan iptal davalarının bir kısmının davacının fiili ile uygulanan cezanın örtüşmemesi, bir kısmının ise davacının üniversite yönetimine yönelttiği söz ve eylemlerinin, eleştiri sınırları içerisinde kaldığından bahisle ve birinin de davacı hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle iki ay görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemde, sadece soruşturma açılmasının görevden uzaklaştırma için yeterli olmadığı, soruşturma safahatı için gerekli belgelerin idarenin elinde olduğu gerekçesi ile iptaline karar verildiği; bu durumda davacı hakkında tesis edilen ve mahkeme kararlarına konu olan her bir işlemin davacı ile davalı idare arasında, davacının eylemlerinden kaynaklı soruşturmalar neticesinde verilen disiplin cezalarına ilişkin olduğu, söz konusu işlemlerin idarece davacıyı sırf taciz amacı ile tesis edildiğini gösterir emarelerin mevcut olmadığı, her bir işlemin davacının birtakım eylemleri ve bu eylemlerin davalı idare tarafından gösterilen reaksiyona bağlı etki-tepki sonucunda düzenlendiği kanaatine ulaşıldığından, mevcut durumda Mahkemeleri nezdinde davalı idarece davacıya psikolojik taciz (mobbing) yapıldığı yönünde bir kanaat oluşmadığından davacının kişilik haklarının, sosyal statüsünün saldırıya uğradığından ve dolayısıyla manevi olarak zarara uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verdiği 30/12/2022 tarih ve E:2021/7896, K:2022/8527 sayılı kararıyla davacıya 23/03/2007-25/12/2008 tarihleri arasında verilen disiplin cezalarının ağırlığı ve neticeleri ile davacının konumu ve görevi de dikkate alındığında yaklaşık iki yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde tesis edilen disiplin cezalarının, her bir işlemin davacının eylemleri sebebiyle idari zorunluluk nedeniyle vaki olan ve bu eylemlerin davalı idarece gösterilen reaksiyona bağlı etki-tepki sonucunun ötesinde bir durumu ifade ettiği, özellikle davacı hakkında tesis edilen son disiplin cezası olan görevden çekilmiş sayılma cezasının Mahkeme kararı ile iptali sonrasında göreve dönebildiği dikkate alındığında, davalı idarece kısa sayılabilecek bir süre içerisinde davacı hakkında tesis edilen işlemler nedeniyle, davacının akademik geçmişinin, toplumdaki sosyal statüsünün, aile içerisinde ve meslektaşları arasındaki itibarının, kişilik haklarının ve buna bağlı olarak şeref ve haysiyetinin olumsuz olarak etkilendiği, davalı idarece tesis edilen ve sonuçları itibarıyla ağırlaşan disiplin işlemlerinin ağır hizmet kusuru oluşturduğu; manevi tazminat isteminin zarara yol açan idari işlemler sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde makul ölçüler içerisinde karşılanması ve davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının 1.000.000,00 TL'ye yükseltildiği görülmekle Mahkemece artırılan miktar yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin davanın reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın davalı idarece sistematik ve organize şekilde uygulanan işlemlerden ve bu işlemlerin sonucu uğranılan manevi zarardan kaynaklandığı, davalı idarenin davacıya 18 ay içerisinde üçer aylık aralıklarla 6 kez soruşturma açmasının ve silsile halinde "kamu görevinden çıkarma", "görevden çekilmiş sayılma" gibi cezalar vermesinin davacıyı üniversiteden uzaklaştırma ve kasten bezdirme amacının açık göstergesi olduğu, davacı tarafından hakkındaki işlemlere karşı açılan davaların tümünün esastan verilen iptal kararları ile sonuçlandığı, davalı idarenin yasal yetkilerini hukuka aykırı şekilde kullanmasının hizmet kusuru teşkil ettiği, Mahkemece eşit olmayan iki taraf arasında reaksiyoner bir etki-tepki değerlendirmesi yapılmasında hukuki isabet bulunmadığı gibi etki olarak belirtilen hususların davacının ilkesel ve hukukun üstünlüğünü temel alan davranışlarından ibaret olduğu belirtilerek İdare Mahkemesinin gerekçesiz ve eksik incelemeye dayalı ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/03/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 30/12/2022 tarih ve E:2021/7896, K:2022/8527 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/657, K. 2025/692, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-657-e-2025-692-k-5dfe278f1fc2