Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/3143 E. 2025/1350 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/3143
- Karar No
- 2025/1350
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3143 Karar No : 2025/1350
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İzmir Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlemden kaynaklanan maddi zararlarının (alamadığı maaşlar da dahil) yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dava konusu edilen işlemin dayanağını oluşturan kural (7148 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine eklenen ikinci fıkra) Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, dolayısıyla Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenleme esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun çıkarıldığı ve bu Kanun'un 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bu yeni yasal düzenlemede hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler, kişisel verilen korunmasına ilişkin temel ilkeler ile güvenlik soruşturması ile ilgili çeşitli hükümlere yer verildiği, anılan Kanun'un 14. maddesinde, mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağının düzenlendiği, bu Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerinin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, dolayısıyla 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme komisyonlarının kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen Yönetmelik'in çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği, yargı kararının yerine getirilmesi kapsamında ve 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bu değerlendirmenin sonucunda davacı açısından olumsuz bir sonucun ortaya çıkması durumunda bunun yargısal denetiminin olanaklı olması nedeniyle davacının durumunun yeniden değerlendirilecek olmasının davacıyı hukuki yönden güvencesiz bırakmadığı gibi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi karşısında bu durumun bir hak ihlali de doğurmayacağı, tüm bu açıklamalar doğrultusunda işbu kararın hiçbir işleme gerek kalmadan doğrudan davacının atanma sonucunu doğurmayacağı, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen yasal düzenleme uyarınca yapılan güvenlik soruşturması işlemlerini de geçersiz kılacağından, getirilen yeni yasal düzenlemeler uyarınca davacının durumunun makul bir süre içinde yeniden değerlendirileceği, Bu itibarla işbu kararın, davacının doğrudan göreve başlatılmasına yönelik bulunmaması dolayısıyla işlem nedeniyle mahrum kaldığı maddi zararlarının yasal faizi ile birlikte tazmini istemi hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 14/12/2023 tarih ve E:2023/20, K:2023/6748 sayılı kararıyla; Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, Kararın, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı bakımından ise, İdarenin kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve işlemlerden doğan zararların idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği, idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanındığı ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabileceklerinin belirtildiği, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Bu durumda, kararda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin istemi hakkında kabul hükmü kurulması gerekirken, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının, "dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; dolayısıyla bu işlemden kaynaklanan parasal haklarının da Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca ödenmesi icap ettiği; konuyla ilgili lehine emsal kararlar bulunduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY X- Dava, İzmir Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığında ... olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlemden kaynaklanan maddi zararlarının (alamadığı maaşlar da dahil) yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ve Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde, "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır." hükmü bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlerinde çalıştırılacak personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının dayanağını 4045 sayılı Kanun oluşturmaktadır. 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin bireysel işlem tesis edilirken dayanak alınan kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlanması karşısında, iptal kararının sonucu olarak davacının dava konusu işlemden kaynaklanan maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kanuni dayanağının kalmadığından bahisle iptal kararı verilirken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, anılan Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu görevlilerin statüsüne bakılmaksızın haklarında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, bu Kanun hükümlerine göre yapılması gerekeceği, bu itibarla 7315 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme komisyonlarının kurulması ve Kanun'un 12. maddesinde belirtilen yönetmeliğin çıkarılmasıyla birlikte davacının durumunun anılan Kanun'un hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilerek, bu değerlendirme sonucunda davacı hakkında davalı idare tarafından yeni bir işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesine de yer verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Onikinci Dairesince reddedilerek iptal kararının bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu iptal kararı davacı ile doğrudan sözleşme imzalanması sonucunu doğurmayacaktır ve kararın uygulanması aşamasında davalı idarece davacının durumu 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilmek suretiyle yeni bir karar verilmesi gerekecektir. Bu itibarla dava konusu işleme ilişkin İdare Mahkemesinin iptal kararı, yukarıda yer verilen gerekçe ile birlikte kesinleşmiş olup dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığından, temyize konu ısrar kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.