Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/3119 E. 2025/923 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/3119
- Karar No
- 2025/923
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3119 Karar No : 2025/923
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2024 tarih ve E:2023/23826, K:2024/11029 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/12/2021 tarih ve E:2021/100, K:2021/3554 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2016/57102, K:2020/2952 sayılı davanın reddine ilişkin kararının, yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılarak yeniden inceleme yapılmak suretiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/07/2024 tarih ve E:2023/23826, K:2024/11029 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesine yer verildikten sonra, Yargılamanın yenilenmesinin, esas hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan bazı durumlarda, haksızlığı telafi etmek amacıyla kanunda tahdiden sayılmış nedenlere dayanılarak esas hükmün kaldırılması ve davanın yeniden incelenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında da, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma yolu ile tek tek belirlenmiş olup, davacı tarafından ileri sürülen hususların, 2577 sayılı Kanun'da sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymadığı, Bu bağlamda, yargılamanın yenilenmesi istemine konu karar, ceza mahkemesi kararına dayanmadığından, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından,Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01/03/2022 tarih ve E:2019/9.MD-488, K:2022/128 sayılı kararı ile bozulması üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, beraat kararının da Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/06/2023 tarih ve E:2022/592, K:2023/342 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi istenen dava, davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yine aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararların iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemine ilişkin olup; iptali istenen kararlar, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda, kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir. Bu kapsamda, davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01/03/2022 tarih ve E:2019/9.MD-488, K:2022/128 sayılı kararı ile bozulması üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesince (İlk Derece) verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, terör örgütüne üyelik suçunun unsurları yönünden bir değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre, davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin hukuki dayanağının olmadığı anlaşıldığından, Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yargılamasının yenilenmesi isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/07/2024 tarih ve E:2023/23826, K:2024/11029 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.