Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/3098 E. 2025/1493 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/3098
- Karar No
- 2025/1493
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3098 Karar No : 2025/1493
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/366, K:2024/3629 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünde memur olarak görev yapan ve aynı zamanda sigorta hakemliği kaydı olan davacı tarafından; Hazine ve Maliye Bakanlığının "Devlet memurlarınca ücretli olarak sigorta hakemliği faaliyeti yapılamayacağı hususunun ilgili sigorta hakemlerine duyurulmasına" ilişkin ... tarih ve E... sayılı genel yazısının iptali iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 12/06/2024 tarih ve E:2020/366, K:2024/3629 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28/1. fıkrası, 87. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 1., 8., 18. ve 19. fıkralarına yer verilerek; Sigorta Tahkim Komisyonunun, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi ile sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla, özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulduğu, söz konusu düzenlemenin gerekçesinden, Tahkim sistemi ile sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, bu alanda uzmanlaşmış hakemler tarafından, basit, süratli ve adil bir biçimde çözümlenmesinin amaçlandığı, bu kapsamda Komisyona intikal eden uyuşmazlıkların çözümünün, Komisyon nezdinde tutulan listeye kayıtlı bağımsız ve tarafsız sigorta hakemlerince gerçekleştirildiği, uyuşmazlığın çözümünde görev alan hakem veya hakemlere, Komisyon tarafından hakem ücreti ödendiği, sigorta hakemlerinde aranan niteliklerin de aynı maddede belirtildiği, sigorta hakemliği yapamayacak kişiler arasında Devlet memurlarına yer verilmediği, Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesinde, Devlet memurlarının ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağının düzenlendiği, aynı Kanun'un 87. maddesinin 2. fıkrasında, hakem, tasfiye memuru ve bilirkişilere takdir olunan ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümlerin saklı olduğunun belirtildiği, Bu bağlamda; sigorta hakemliği faaliyetinin, Devlet memurluğunun devamı niteliğinde bir faaliyet olmadığı, özel bilgi birikimi ve uzmanlık gerektirdiği, tamamen bağımsız ve tarafsız bir şekilde, mesai saatleri dışında gerçekleştirildiği; sigorta hakemlerinin, uyuşmazlık bazında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından görevlendirildikleri ve hakem ücretinin Komisyon tarafından ödendiği; hakemlik faaliyetinin Devlet memurlarının kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı kapsamında olmadığı ve Devlet memuru hakemlere takdir olunan ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümlerin saklı olduğunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlendiği dikkate alındığında, Devlet memurlarınca ücretli olarak sigorta hakemliği faaliyeti yapılamayacağı hususunun ilgili sigorta hakemlerine duyurulmasına ilişkin dava konusu düzenlemede, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 14/06/2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi ile Sigorta Tahkim Komisyonu kurulduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı çalışanı olan bazı Devlet memurlarının, sigorta hakemliği için gerekli şartları sağlamaları üzerine, bu kişilerin sigorta hakemi olarak görev yapmalarına ilişkin tereddüt oluştuğu, bu kapsamda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun uygulanması hususunda görüş verme yetkisi bulunan mülga Devlet Personel Başkanlığına konuyla ilgili görüş sorulduğu, Başkanlık tarafından verilen cevapta; sigorta hakemliğinin, 657 sayılı Kanun’un 88. maddesinde belirtilen ikinci görevlerden biri olarak değerlendirilemeyeceği, Devlet memurlarının sigorta hakemliği yapabilmelerine ve bu kapsamda ücret alabilmelerine ilişkin özel bir kanuni düzenleme bulunmadığından Devlet memurlarının belirli bir ücret karşılığında sigorta hakemliği faaliyetinde bulunamayacaklarının mütalaa edildiği, bu mütalaa doğrultusunda, konuya ilişkin herhangi bir yasal düzenleme yapılmaksızın Devlet memurlarının ücretli olarak sigorta hakemliği faaliyeti yürütemeyecekleri hususunun dava konusu yazı ile Sigorta Tahkim Komisyonuna, sigorta hakemlerine duyurulmak üzere iletildiği, Sigorta Tahkim müessesesi kapsamındaki sigorta hakemliğinin, 657 sayılı Kanun’un öngördüğü ikinci görev yasağına istisna teşkil edebilmesi için, bu durumun kanunda açıkça belirtilmesi ve ayrıca ücret ödenmesine dair yasal bir düzenlemenin bulunması gerektiği, bu bağlamda dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın hukuka uygun olduğu, temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 12/06/2024 tarih ve E:2020/366, K:2024/3629 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 03/07/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Anayasa'nın 128. maddesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin hakları ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, memurlara yasaklanmış faaliyetlerin çerçevesi çizilmiş, memurların, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacağı, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamayacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise yasaklamanın dışında kalan hususlar sayılmış ve özel kanunlarda belirtilen görevlerin bu yasaklama dışında olduğu belirtilmiştir. Anılan Kanun'un "İkinci görev yasağı" başlıklı 87. maddesinin birinci fıkrasında memurlara ikinci görev verilemeyecek kurumlar sıralanmış, bu kurumlardan her ne ad ile olursa olsun para ödenemeyeceği ve yarar sağlanamayacağı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise "Ancak, bu Kanunun memurlara ikinci görev verilmesini öngören hükümleri ile hakem, tasfiye memuru ve bilirkişilere takdir olunan İl Genel Meclisi ve İl Daimi Encümeni başkanları, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan ve asli görevlerinin devamı niteliğinde olmayan çeşitli kurul, komisyon, heyet ve jüri çalışmalarına, Üniversiteler, Akademiler, Türkiye ve Orta - Doğu Amme İdaresi Enstitüsü ve özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulan araştırma kurumları tarafından idareyle ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırma çalışmalarına katılanlar için özel kanunlarınca gösterilen veya bu kanunlara dayanılarak tespit edilen ücretlerin ödenmesine ilişkin hükümler saklıdır." hükmüne yer verilerek "memurlara ilgili kanun hükümlerine dayanılarak ikinci görev verilmesi durumunda bu görevlerin karşılığı olarak memurlara ödeme yapılabileceği" yönünde istisnai bir düzenlemeye yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'un alıntılanan 87. maddesinde yer alan kurallar "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28. maddesine istisna getiren bir düzenleme olmayıp, 87. maddede asıl memuriyet görevlerinin yanı sıra kamu kurumlarınca verilecek olan ikinci görevler karşılığında memurlara ödeme yapılabileceği hususu düzenlenmektedir. Nitekim; - 657 sayılı Kanun'un "İkinci görev verilecek memurlar ve görevler" başlıklı 88. maddesinde memurlara "kurumların tabipliği", "diş tabipliği", "eczacılık", "kimyagerlik", "veterinerlik", "avukatlık", "Adli Tıp Kurumu Uzmanlığı", belediyelerideki "yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar ve mimarlarca yürütülmesi gereken teknik hizmetler", "il ve ilçe sağlık müdürlüğü", "il sağlık müdür yardımcılığı", "halk sağlığı müdürlüğü", "halk sağlığı müdür yardımcılığı", "sağlık grup başkanlığı", "baştabiplik", "baştabip yardımcılığı" il sağlık ve halk sağlığı müdürlüklerinde tabipler tarafından yürütülmesi öngörülen "şube müdürlükleri", "okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve yardımcılığı" görevlerinin ikinci görev olarak yaptırılabileceği öngörülmüş, - 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 34. maddesinde "Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından dört üye, Her toplantı günü için toplantıya katılan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanına (5000), üyelere (4500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda toplantı ücreti ödenir." hükmüne yer verilerek memurlara asıl görevlerinin yanı sıra Kamu Görevlileri Hakem Kurulunda "hakemlik" görevi verilebileceği hükme bağlanmış, - 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 17. maddesinde Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hafta sonu veya iş günlerinde oynanacak maçlarda görevlendirilen ve uhdesinde kamu görevi olan kişilerden; "hakemler", "temsilciler ve gözlemciler"in çalıştıkları kurumların yetkili makamlarının bilgileri dâhilinde görevleri süresince idari izinli sayılacağı hükme bağlanarak, memurların futbol maçlarında "hakemlik", "temsilcilik" ve "gözlemcilik" yapabileceği düzenlenmiş, - 6569 sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesinde "Başkanlıkça görevlendirilecek hakem, panelist ve benzeri kişilere ayda altı güne kadar, her gün için (10.000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutarı geçmemek üzere, Başkan tarafından belirlenecek tutarda huzur hakkı ödenir." hükmüne yer verilerek "hakem" olarak görevlendirilen memurlara huzur hakkı ödeneceği kurala bağlanmış, - 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 66. maddesinde "(1) Bakanlık, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde ve yeterlilik şartları yönetmelikle belirlenen ilçe merkezlerinde en az bir tüketici hakem heyeti oluşturmakla görevlidir. (2) Başkanlığı illerde ticaret il müdürü, ilçelerde ise kaymakam veya bunların görevlendireceği bir memur tarafından yürütülen tüketici hakem heyeti; a) Belediye başkanının konunun uzmanı belediye personeli arasından görevlendireceği bir üye, b) Baronun, mensupları arasından görevlendireceği bir üye, c) Satıcının tacir olduğu uyuşmazlıklarda ticaret ve sanayi odasının ya da bunların ayrı ayrı örgütlendiği yerlerde ticaret odasının; satıcının esnaf ve sanatkâr olduğu uyuşmazlıklarda, illerde esnaf ve sanatkârlar odaları birliğinin, ilçelerde ise en fazla üyeye sahip esnaf ve sanatkârlar odasının görevlendireceği bir üye, ç) Tüketici örgütlerinin kendi aralarından seçecekleri bir üye, olmak üzere başkan dâhil beş üyeden oluşur. ... (3) Tüketici hakem heyetinin oluşumunun sağlanamadığı yerlerde noksan üyelikler, yönetmelikle belirlenen üyelik niteliklerine sahip Devlet memurları arasından illerde ticaret il müdürü, ilçelerde ise kaymakam tarafından tamamlanır." kuralına yer verilerek memurların Tüketici Hakem Heyetlerinde "hakem" olarak görevlendirileceği kurala bağlanmış, - 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve çalışma esaslarının düzenlendiği 54. maddesinde "Çalışma Genel Müdürü"nün Yüksek Hakem Kurulunda "hakem" olarak görev yapması öngörülmüş, - 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 25. maddesinde il encümeninin valinin başkanlığında, genel sekreter ile il genel meclisinin her yıl kendi üyeleri arasından seçeceği üç üye ve valinin her yıl birim amirleri arasından seçeceği iki üyeden oluşacağı öngörülmüş, 28. maddesinde ise encümenin memur olmayan üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verileceği, encümen başkanı hariç encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısının ödeneceği hükme bağlanmıştır. 657 sayılı Kanun'un 28., 87. ve 88. maddeleri ile yukarıda hükümleri alıntılanan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 6569 sayılı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile memurlara "hakemlik", "bilirkişilik", "tasfiye memurluğu" ve benzeri görevler veren diğer kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden memurların, bir kanun, kanun hükmünde kararname veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile görev verilmediği müddetçe; - Mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunamayacağı, ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacağı, - Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunamayacağı, - Hakemlik, bilirkişilik ve tasfiye memurluğu ile başka bir görev yapamayacağı, açıktır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun tetkikinde ise kanun koyucunun memurların sigorta hakemliği yapabilmelerine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, memurların sigorta hakemliği yapabilmelerine ilişkin herhangi bir kanuni düzenlemenin bulunmaması nedeniyle, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.