Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2790 E. 2025/1515 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2790
Karar No
2025/1515
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2790 Karar No : 2025/1515

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Ticaret Odası VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara Ticaret Odasında veznedar olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma (görevine son verme) cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacının Ankara Ticaret Odasında 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi sözleşmeli personel olarak görev yaptığı ve uyuşmazlığın Oda Yönetim Kurulu kararı ile iş akdinin feshi niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığı, Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin (Hukuk Bölümü) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Kuruluş amaçları kamu yararı, faaliyet konuları ise kamu hizmeti olup, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahip olan ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yarattıkları için personeli de kamu hukukuna tabi olan oda, borsa ve birliklerin 5590 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde kamu hizmeti görmek amacıyla personeliyle aralarında yaptıkları ve yenilenerek devam eden sözleşmeler idari sözleşmeler niteliğinde olduğundan, bu sözleşmelerin feshine ilişkin uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yerinin de idari yargı yeri olduğu, Her ne kadar, 01/06/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5174 sayılı Kanun'un 73. maddesinde, oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilenlerin Kanun'da yer alan hükümler dışında 4857 sayılı İş Kanunu'na tâbi olacakları düzenlenmiş ise de, aynı Kanun'un Geçici 12. maddesinde, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte oda, borsa, birlik ve bunların kurduğu teşekküllerde istihdam edilmekte olanların, mevcut statülerine göre istihdam edilmelerine devam olunacağı kuralına yer verildiği, buna göre, Kanun'un yürürlük tarihinden önce, 09/03/2001 tarihinde statü hukukuna tabi olarak, istihdam edilmiş olan davacının mevcut statüsünü koruyacağının açık olduğu, Nitekim, Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2005 tarih ve E:2005/1337, K:2005/4464 sayılı kararı ile 20/09/2012 tarih ve E:2012/5008, K:2012/6487 sayılı kararının ve benzer konuda olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemlerinin reddine ilişkin Yargıtay Başsavcılığının 22/05/2014 tarih ve 2014/164234 sayılı ve 06/09/2017 tarih ve 2017/38945 sayılı görüşleri ile Danıştay Başsavcılığının 28/11/2017 tarih ve E:2017/105 sayılı görüşünün de aynı yönde olduğu, Bu durumda, 5590 sayılı Kanun uyarınca 09/03/2001 tarihinde göreve başlayan ve 01/06/2004 tarih ve 25479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5174 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesiyle de mevcut statüsü korunan davacının 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca görevine son verme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının, yargısal denetiminin de idari yargı yerlerinde yapılması gerektiği sonucuna varılarak davanın görev yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi amacıyla dosyanın 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Dosyanın incelenmesinden, Ankara Ticaret Odasında veznedar olarak görev yapan davacının 01/06/2018-30/09/2018 tarihleri arasında Oda üyelerince yapılan nakit ödemelerin 31.027,79-TL'lik kısmını kendisine ait iki adet kredi kartı ile ödediği ve kasaya girmesi gereken nakit tutarı uhdesine geçirerek Odanın vadeli hesabına aktarılacak paranın getireceği faiz geliri yönünden zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiği gerekçesiyle Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca görevine son verme cezasıyla cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Disiplin soruşturması sırasında davacı tarafından söz konusu eylemin kabul edildiği gibi dava dosyası kapsamından da bu eylemin sübut bulduğu anlaşılmakta ise de ceza hukuku ilkelerinden olan tipiklik yani eylem ile ceza sevk maddesi arasındaki uyum ve disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasındaki adil denge yönünden uyuşmazlığın incelenmesi gerektiği, Olayda, görevi ile ilgili olarak kendisine çıkar sağladığı sabit olan ve eylemine uyan sevk maddesine göre disiplin yönünden değerlendirme yapılabileceği açık olan davacının eyleminin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," maddesinde yer alan tipiklik unsurlarını taşımadığı gibi davacının Oda zararını ödeme teklifi, disiplin sicili ve eylem ile ceza maddesi arasında ölçülülük ilkesi açısından yapılan değerlendirme sonucunda davacının görevine son verilmesine yönelik tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde, memuriyet sıfatı ile bağdaşmayan yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiilinin, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı, Davacının savunmalarında özetle; oğlunun okul taksitlerini ödemek amacıyla disiplin soruşturmasına konu eylemi yaptığını, Oda açısından bir zarara sebep olmadığını ve bu işlemler sonucunda herhangi bir kazanç sağlamadığını, sonuç olarak bunun bir suç olduğunu bilmediğini belirttiği, Soruşturmaya konu tarihlerde kredi kartları ile ödeme yaptığı belirlenen ... Oda üyesininden ...'nin ödemeleri nakit olarak yaptıklarını ifade ettikleri, böylelikle davacı hakkındaki isnat edilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikteki eylemlerin sübut bulduğunun görüldüğü, Bu durumda, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda sübut bulan eylemine karşılık 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/06/2022 tarih ve E:2022/424, K:2022/4328 sayılı kararıyla; Dava konusu olayda; Ankara Ticaret Odası Muhasebe Müdürlüğünce Ankara Ticaret Odasına ait 01/01/2018-30/09/2018 tarihleri arasında düzenlenen alındı makbuzları ve kredi kartı fişlerine göre veznedarların kendi kasalarından veya başka kasalardan Oda üyelerince yapılan nakit ödemeleri, kendi kredi kartlarından üyeler adına yapılmış gibi gösterdikleri hususunda soruşturma yapıldığı, bilirkişi raporu ve tanık ifadeleri sonucu Ankara Ticaret Odasında veznedar olan davacının Oda üyelerince ödenen nakit ödemeleri kendisine veya bir başkasına ait kredi kartı ile pos cihazından ödemek suretiyle kredi kartıyla ödenmiş gibi göstermek suretiyle kasadaki nakit tutarları zimmetine geçirdiği, bunun sonucunda Odanın vadeli hesabına aktarılacak paranın getireceği faiz geliri yönünden zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca "memuriyetten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, Davacı hakkında zimmet suçundan yapılan yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, ceza yargılaması kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davacı ve diğer sanıkların Odanın nakit varlıklarını uhdelerine geçirmedikleri, kasa hesaplarında açık olmadığı, ancak Odanın nakit varlıklarını vadeli mevduatta değerlendirememesinden kaynaklanan faiz geliri kaybı olduğu, bu kaybın 572,54-TL'lik kısımından davacının sorumlu olduğu tespitlerine yer verildiği, söz konusu bilirkişi raporunda belirtilen Oda zararının davacı tarafından 07/02/2022 tarihinde Odanın hesabına "suçu kabul anlamına gelmemek kaydı" şerhi düşürülerek yatırıldığının görüldüğü, Disiplin hukuku ile ceza hukukunun; soruşturma ve yargılama usulü, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkiler ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığında kuşku bulunmadığı, ancak, disiplin cezası ile yaptırıma bağlanan suç aynı zamanda ceza hukuku yönünden de yargılama konusu olmuşsa, ceza mahkemelerinin verecekleri kararların, disiplin hukukunda göz önünde bulundurulacak veri ve bilgiler arasında yer alacağının kuşkusuz olduğu, Bu durumda, zimmet suçunu işlediği gerekçesi ile 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca davacının "memuriyetten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmişse de, ceza davası sonucunda yargı kararıyla beraatine karar verildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde, memuriyet sıfatı ile bağdaşmayan yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma fiilinin, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığı, Davacının savunmalarında özetle; oğlunun okul taksitlerini ödemek amacıyla disiplin soruşturmasına konu eylemi yaptığını, Oda açısından bir zarara sebep olmadığını ve bu işlemler sonucunda herhangi bir kazanç sağlamadığını, sonuç olarak bunun bir suç olduğunu bilmediğini belirttiği, Soruşturmaya konu tarihlerde kredi kartları ile ödeme yaptığı belirlenen 53 Oda üyesinden 48'inin ödemeleri nakit olarak yaptıklarını ifade ettikleri, böylelikle davacı hakkındaki isnat edilen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikteki eylemlerin sübut bulduğunun anlaşıldığı, Uyuşmazlıkta, davacı hakkındaki ceza yargılamasında verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı beraat kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırıldığı ve davacının zimmet suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin görüldüğü, Bu durumda, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda sübut bulan eylemine karşılık 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2024 tarih ve E:2023/6447, K:2024/2966 sayılı kararıyla; Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya isnat olunan fiilin sübut bulduğu açık olmakla birlikte, davalı idare adına yapılan nakit tahsilatların kredi kartı kullanılarak yapılmış gibi gösterilmek suretiyle söz konusu tahsilatın nakit olarak kullanılabilme imkânından faydalanan davacının fiilinin, ceza hukuku ilkelerinden olan tipiklik yani eylem ile ceza sevk maddesi arasındaki uyum ve disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasındaki adil denge yönünden değerlendirilmesi gerektiği, bu halde davacının Oda zararını ödemesi, daha önce hiç disiplin cezası almaması, Oda zararının 2018 yılı itibarıyla değer azlığı miktarına esas alınan 15.600,00-TL'den düşük olması, davacının kredi kartı ile yaptığı ödemenin kurum içerisinde yapılacak basit bir inceleme ile ortaya çıkarılabilecek olması, nitekim anılan işlemlere yönelik düzeltmelerin muhasebe müdürlüğünce onaylandığına ilişkin LOG kayıtlarının bulunması, davalı idarenin söz konusu işlemleri onaylayan yetkililerin ifadesine başvurmaması, bir süredir devam eden ve idare tarafından bilinen anılan eylemler nedeniyle veznedar ve muhasebe yetkililerine yönelik herhangi bir uyarı ve ihtarda bulunulmaması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda, davacının eylemlerinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," maddesinde yer alan tipiklik unsurlarını taşımadığı gibi eylem ile ceza maddesi arasında ölçülülük ilkesi açısından yapılan değerlendirme sonucunda da davacının görevine son verilmesine yönelik tesis edilen disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, Bu durumda, disiplin soruşturması kapsamında davacıya isnat edilen fiillerin 657 sayılı Kanun'un 125/C-c maddesindeki "Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak" hükmü gereğince aylıktan kesme cezasını gerektirmekle birlikte, tipiklik ve ölçülülük ilkesi gözetilmeksizin anılan Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca davacının "devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, hakkındaki ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın mahkumiyet kararı niteliğinde bir karar olmadığı ve hakkında hukuki sonuç doğurmayacağı, isnat edilen suç bakımından Oda zararını ödemesi, daha önce hiç disiplin cezası almaması, Oda zararının 2018 yılı itibarıyla değer azlığı miktarına esas alınan 15.600,00-TL'den düşük olması ve Odaca yeterli inceleme yapılmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 09/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2790, K. 2025/1515, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2790-e-2025-1515-k-2e8ee092bcfa