Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2676 E. 2025/1096 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2676
Karar No
2025/1096
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2676 Karar No : 2025/1096

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...'ı temsilen ... Sendikası VEKİLİ :Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2022/1705, K:2024/1558 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünde teknik hizmetler sınıfında istatistikçi kadrosunda görev yapan davacı tarafından; a- 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün 45. maddesi gereğince %20 artırımlı ek ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin, b- Söz konusu Toplu Sözleşme'nin 3. Bölümünün "Tabip dışı personelin ek ödemelerinin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 4. maddesi ile "Ek ödemelerin aylıklarla birlikte ödenmesi" başlıklı 5. maddesinin eksik düzenleme nedeniyle iptaline, c- Ek ödemelerin %20 artırımlı uygulanması ile Ocak 2022 dönemi de dahil olmak üzere yoksun kalınan tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2022/1705, K:2024/1558 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 53. ve 128/2. maddeleri, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün dava konusu 4. ve 5. maddeleri ile 45. maddesi, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun dava tarihinde yürürlükte olan 58. maddesinin (i) bendinin üçüncü paragrafı, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 30. maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi hükümleri aktarıldıktan sonra, Dava konusu düzenleyici işlemler yönünden; Uyuşmazlığın, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilat kadrolarında çalışan ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesindeki ek ödemeden yararlanan personelin, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin 45. maddesiyle getirilen ilave ek ödeme puanından (%20 artırımlı ödemeden) yararlanıp yararlanamayacağından kaynaklandığı, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle, Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında (Bakanlık merkez teşkilatı hariç) görev yapan sağlık çalışanlarına; 2659 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle Adli Tıp Kurumu personeline ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesiyle de üniversitelerde görev yapan kamu görevlilerine, döner sermaye ek ödemesi verilmesinin kurala bağlandığı; ayrıca, söz konusu personele her ay yapılacak döner sermaye ek ödeme net tutarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) net tutarından az olamayacağının düzenlendiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memur ve diğer kamu görevlilerine (Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında çalışanlar dahil), kadro ve görev unvanları itibarıyla ekli (I) sayılı Cetvelde gösterilen oranlarda ek ödeme (sabit ek ödeme) yapılmasının öngörülmüş olduğu; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı döner sermayeli sağlık kuruluşlarında, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında yüksek öğretim kurumlarında ve 2659 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında Adli Tıp Kurumunda döner sermaye ek ödemesi alan personele ise, bu ödemenin (sabit ek ödemenin) yapılmayacağının açıkça belirtilmiş olduğu, Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlara ve diğer kamu görevlilerine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca ek ödeme (sabit ek ödeme) ödenmekte olduğu; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi, 2569 sayılı Kanun'un 30. maddesi ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince döner sermaye ek ödemesinden yararlanan kamu görevlilerine ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesinde öngörülen ek ödemenin yapılmadığı; ancak söz konusu personele yapılacak döner sermaye ek ödemesinin bir aylık net tutarının, Ek 9. maddeye göre kadro ve pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarından az olamayacağının açık olduğu, Öte yandan, Anayasa'nın 53. maddesiyle; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğunun kurala bağlandığı, 128. maddesinin ikinci fıkrasıyla da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebileceğinin belirtildiği, Bu kapsamda, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme"nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün dava konusu 4. ve 5. maddeleriyle, 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasının altıncı cümlesi hükmü uyarınca tabip dışı personele, 2569 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarıca Adli Tıp Kurumu personeline ve 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca üniversitelerde görevli personele yapılacak ödemenin (döner sermaye ek ödemesinin sabit ek ödeme tutarı kadar olan kısmının), herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın aylıklara ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle her ay aylıklarıyla birlikte ödenmesi ve bu şekilde yapılan ek ödeme (sabit ek ödeme) tutarının da, daha sonra hesaplanacak döner sermaye ek ödemesi tutarından mahsup edilmesinin öngörüldüğü, Ayrıca, Toplu Sözleşme'nin 45. maddesiyle de, Sözleşme'nin 4. ve 5. maddelerine göre yapılan ödemenin (döner sermaye ek ödemesinin sabit ek ödeme tutarı kadar olan kısmının), %20 artırımlı olarak ödenmesinin kurala bağlandığı; bununla birlikte döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve sadece 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 9. maddesi uyarınca ek ödeme (sabit ek ödeme) alan Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında görevli personelin ek ödeme oranlarının, %20 artırımlı uygulanacağına yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, Buna göre, Anayasa'nın 53. maddesi gereğince, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu; 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca da memurların ve diğer kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebilmesinin mümkün bulunduğu; bu kapsamda, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi hususunda (kanunla tanınan hakları kısıtlayıcı veya daraltıcı nitelikte olmamak şartıyla) Toplu Sözleşme taraflarının takdir ve düzenleme yetkisinin olduğu; Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddelerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak Sözleşmenin taraflarına tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiği ve söz konusu düzenlemelerde açık bir takdir hatasının bulunmadığı; dava konusu maddelerle getirilen %20 artırımlı ödemenin, sadece döner sermaye ek ödemesinden yararlanan personele yönelik olduğu; döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında görevli personele yapılan ek ödemenin (sabit ek ödemenin) de %20 artırımlı uygulanması hususunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Toplu Sözleşmenin dava konusu 4. ve 5. maddelerinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği, Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerle, Sağlık Bakanlığının farklı birimlerinde aynı ve benzer nitelikte görev yapan personelin, farklı ek ödeme oranlarından yararlandırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; aynı veya benzer nitelikte görev yapmakla birlikte, farklı yasal düzenlemelere göre ek ödeme alan personelin; kadro görev yerleri ile görev yaptıkları kamu kurumları veya hizmet birimleri (merkez, taşra veya döner sermayeli kuruluş gibi) dikkate alınarak farklı ek ödeme oranlarından yararlandırılmasının mümkün olduğu; ayrıca, farklı kurum veya hizmet birimlerinde görev yapanların çalışma şartları ve hizmet koşulları itibarıyla aynı hukuksal konumda olmamaları nedeniyle, ek ödeme yönünden farklı oran ve kurallara tabi tutulmalarının hukuken mümkün bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, davacının bu iddiasına da itibar edilmediği, Dava konusu bireysel işlem ile "yoksun kalınan tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi" yönünden; Dava konusu düzenleyici işlemlerin hukuka uygun olduğu saptandığından, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında istatistikçi kadrosunda görev yapan davacının, 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin "Sağlık ve Sosyal Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme" başlıklı 3. Bölümünün 45. maddesi gereğince %20 artırımlı ek ödemeden yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminde de hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin hukuka uygun olması nedeniyle, ortada tazmini gereken parasal bir hakkın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatı kadrolarında görev yapan tabip dışı personelin, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin 4. ve 5. maddelerindeki eksik düzenleme nedeniyle %20 artırımlı ek ödemeden yararlandırılmamasının Anayasa'da düzenlenen eşitlik ilkesi ve ücrette adalet sağlanması ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle söz konusu Toplu Sözleşme maddelerindeki eksik düzenlemelerin iptali gerektiği, buna bağlı olarak, %20 artırımlı ek ödeme talebinin reddine ilişkin bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, aksi kanaatte olunması durumunda ise 7. Dönem Toplu Sözleşme'nin yürürlüğe girmesiyle 6. Dönem Toplu Sözleşme hükümlerinin ve bireysel işlemin hukuki dayanağının ortadan kalkması sebebiyle davanın konusuz kaldığı hususu dikkate alınarak "karar verilmesine yer olmadığına" ve davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu sebeplerle Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, Anayasa'nın 53. maddesi gereğince, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu, 128. maddesinin 2. fıkrası uyarınca da mali ve sosyal haklarının kanunla ve/veya toplu sözleşmeyle düzenlenebileceği, Toplu Sözleşme'nin dava konusu 4. ve 5. maddelerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak ve Sözleşmenin taraflarına tanınan takdir yetkisi çerçevesinde düzenlendiği ve açık bir takdir hatasının bulunmadığı, dava konusu maddelerle getirilen %20 artırımlı ödemenin, sadece döner sermaye ek ödemesinden yararlanan personele yönelik olduğu, döner sermaye ek ödemesi kapsamında bulunmayan ve Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatında görevli personele yapılan ek ödemenin (sabit ek ödemenin) de %20 artırımlı uygulanması hususunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla Toplu Sözleşmenin dava konusu 4. ve 5. maddelerinde, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı, temyizi istenilen kararın usül ve hukuka uygun olduğundan, haksız temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 26/03/2024 tarih ve E:2022/1705, K:2024/1558 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2676, K. 2025/1096, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2676-e-2025-1096-k-c9e7859f8731