Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2326 E. 2025/1410 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2326
- Karar No
- 2025/1410
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2326 Karar No : 2025/1410
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Tuzla ilçesi Orhanlı Bölgesi Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ulaşılan sonuca itibar edilmeyerek, davacının dava açma sebebinin parselinin dava konusu planla kısmen otopark alanına alınması olduğu, bilirkişi raporunda ise, planlanan bölge içindeki diğer alanlarda otopark işlevi yer almadığı halde davacının parselinde otopark alanı ayrılmasının eşitsizliğe yol açtığı tespitine yer verildiği, ancak parsel bazlı açılan davada, uyuşmazlık konusu parsele özgülenen fonksiyonun planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu planla uyuşmazlık konusu parselde ayrılan otopark alanı fonksiyonunun, çevresindeki konut ve ticaret alanlarına hizmet edecek şekilde tasarlandığı, kavşak düzenlemesinden etkilenmediği, dava konusu planın üst ölçekli imar planına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2023 tarih ve E:2020/5374 K:2023/8521 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, önceki 16/06/2004 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında E:0,12 ticaret+hizmet alanında kalan ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemi sonucu oluşan 21.566,08 m2 büyüklüğündeki uyuşmazlık konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz, dava konusu 1/5000 ölçekli Tuzla ilçesi Orhanlı Bölgesi Nazım İmar Planı ile kısmen 200 ki/ha konut, kısmen 300 ki/ha ticaret+konut ve kısmen genel otopark alanına ayrıldığı, parselin çevresinde ise ağırlıklı olarak depolama alanı, konut, ticaret ve konut+ticaret kullanımlarına yer verildiği, alanda yer yer genel otopark kullanımı ayrıldığı, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, uyuşmazlık konusu taşınmazın çevresinde yaklaşık 100 ha büyüklüğündeki depolama, ticaret ve konut alanlarının yoğun olduğu bölgede dava konusu planla önerilen genel otopark alanlarının yetersiz, dengesiz ve adaletsiz olduğu, planlama teknikleri açısından sosyal donatı alanlarının erişilebilir mesafelerde dengeli dağılımına özen gösterilmesi gerektiği, yoğun ticaret alanı olan T1 rumuzlu ticaret fonksiyonlarının yakınında veya içinde herhangi bir otopark alanı ayrılmamış iken daha önce düzenleme ortaklık payı kesilerek oluşan dava konusu parselde genel otopark alanı ayrılmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu tespitlerine yer verildiği, Dosyanın incelenmesinden, bilirkişi raporunda dava konusu nazım imar planı ile depolama alanı, konut, ticaret ve konut+ticaret kullanımlarının yoğun olduğu planlama alanında ayrılan genel otopark alanlarının yetersiz olduğu belirtilmekle birlikte, yer seçimlerinin dağılımının dengesiz bir şekilde yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla yoğun ticaret kullanımının öngörüldüğü ticaret alanlarında veya bu alanların yakınında genel otopark alanı ayrılması gerekirken, etrafında konut kullanımının yoğun olduğu dava konusu parselin üzerinde parselin ikiye bölünmesine yol açacak ve kullanımını engelleyecek şekilde kısmen genel otopark alanı öngörülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, dava konusu planda şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı halde Mahkemece bu raporun hükme esas alınmamasının hiçbir gerekçesinin olmadığı, dava dilekçesinde 1/5000 ölçekli Tuzla ilçesi Orhanlı Bölgesi Nazım İmar Planının tümünün iptali istenildiği halde Mahkemece davanın konusunun yalnızca otopark alanına ayrılan parsel yönünden sınırlandırıldığı, dava konusu planda uyuşmazlık konusu parselin otopark alanına alınması ile taşınmazından, diğer parsellere göre daha fazla ve ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesileceği, dava konusu planda ticaret alanlarının yoğun olduğu bölgelerde her parselin otopark ihtiyacını kendi parseli içinde sağlaması öngörülmüş iken, ticaret alanlarına uzak, yapılaşmanın azaldığı bir alanda kalan uyuşmazlık konusu parselde genel otopark alanı ayrılmasının eşitsizliğe yol açtığı, taşınmazının yola cephesinin daraltılarak, kendisine kullanışsız bir arazi parçası bırakıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 21/11/2023 tarih ve E:2020/5374 K:2023/8521 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.