Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1825 E. 2025/587 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1825
- Karar No
- 2025/587
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1825 Karar No : 2025/587
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I-(DAVALI): ... Kurumu VEKİLİ: Av. ...
II- DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... Petrol İnşaat Gıda Otomotiv Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2018/547, K:2023/5135 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 09/06/2011 tarih ve 27959 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/05/2011 tarih ve 3242-2 sayılı Petrol Piyasasında Lisans Başvurusu Açıklamalarına İlişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) Kararı'nın 14. maddesinin 7. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/11/2023 tarih ve E:2018/547, K:2023/5135 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (6), (23) ve (27) numaralı alt bentleri, 3. maddesinin sekizinci fıkrası, 8. maddesinin dördüncü fıkrası, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (28) numaralı alt bendi, 5. maddesinin ikinci fıkrası, 7. maddesinin birinci fıkrası, 45. maddesi ile dava konusu Kurul kararının 14. maddesinin 7. fıkrasına yer verilerek, İlgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, akaryakıt bayilik lisansı kapsamında piyasa faaliyetinde bulunulabilmesi için tesis kurulmasının zorunlu olduğu, zira lisansın her bir tesise yönelik olarak ayrı ayrı düzenlendiğinin, kilometre tahdidinin akaryakıt ve/veya otogaz istasyonu kurulu bulunan iki tesis arasındaki asgari mesafe tespitine ilişkin olduğunun, söz konusu mesafenin ise aynı yönde olmak üzere şehirler arası yollarda en az on, şehir içi yollarda en az bir kilometre olacağının anlaşıldığı, Dairelerinin 21/05/2018 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, 18/03/2012 tarih ve 28237 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 08/03/2012 tarih ve 3727 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Lisans Başvurusuna İlişkin Kurul Kararı'nın 8. maddesinin 5. fıkrasında, "Önceden LPG otogaz bayilik lisansı verilmiş LPG otogaz istasyonları için yapılacak lisans başvurularında, daha önce ilgili mevzuata aykırı olarak lisans başvurusu yaptığı anlaşılarak lisansı sona erdirilen yerler hariç, Asgari Mesafe Tespit Tutanağı aranmaz." kuralı yer almaktayken, dava konusu 3242-2 sayılı Kurul kararının 14. maddesinin 7. fıkrasının "Önceden bayilik lisansı verilmiş akaryakıt istasyonları için yapılacak lisans başvurularında Asgari Mesafe Tespit Tutanağı aranmaz." şeklinde düzenlenmesinin gerekçeleriyle birlikte açıklanmasının istenilmesi üzerine alınan cevabi yazıda, petrol piyasasının düzenlenmesi sırasında yaşanan sorunların ve piyasanın daha sağlıklı bir yapıda gelişmesi için edinilen tecrübelerin benzer bir piyasa olan LPG piyasa yapısının oluşturulması sırasında Kurul tarafından dikkate alındığı, petrol piyasasında yaşanan sorunların LPG piyasasında yaşanmaması için bazı yönlerden düzenleme farklılıkları oluşabildiği, piyasa oluşumlarında yaşanan sıkıntıların yanı sıra yapılan düzenlemelere ilişkin itirazlar ve mahkeme kararlarının her iki piyasadaki söz konusu düzenleme farklılıklarının oluşmasında etkili olduğunun belirtildiği, Dava konusu düzenlemenin, akaryakıt bayilik lisansı başvurularında asgari mesafe şartı aranmayacağına yönelik bir düzenleme olmadığı, daha öncesinde mevzuata uygun olarak lisans verilmiş olan bir tesise yönelik yeniden bir lisans başvurusunda bulunulduğunda aynı tesis için tekrar asgari mesafe şartı aranmaması amacına yönelik bir düzenleme olduğu anlaşıldığından, anılan Kanun'un ve Yönetmeliğin kilometre tahdidine ilişkin hükümlerine aykırılıktan söz edilemeyeceği, Bununla birlikte, ilgili mevzuata aykırı olarak lisans başvurusu yaptığı anlaşılarak lisansı sona erdirilen yerler için de asgari mesafe tespit tutanağı şartının mutlaka aranacağının açık olduğu, Öte yandan, 31/05/2011 tarih ve 3242-2 sayılı Kurul kararının 14. maddesinin birinci fıkrasında, akaryakıt bayilik lisansı başvurularında asgari mesafe tespit tutanağının istenilen belgeler arasında yer alması ve ilk kez yapılacak lisans başvurularında asgari mesafeye ilişkin herhangi bir istisnaî kurala yer verilmemesi karşısında, ilgili mevzuata aykırı olarak lisans başvurusu yaptığı anlaşılarak lisansı sona erdirilen yerler hariç olmak üzere, aynı tesis için ikinci kez asgari mesafe şartı aranmayacağının kabulü gerektiği, Bu itibarla, daha önce akaryakıt bayilik lisansı verilen, üzerinde piyasa faaliyetinin yürütüldüğü tesise yönelik olarak (ilgili mevzuata aykırı olarak lisans başvurusu yaptığı anlaşılarak lisansı sona erdirilen yerler hariç) yeniden asgari mesafe şartı aranmaması mahiyetinde olan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kanun ve yönetmelikle düzenlenen şehir içi aynı istikamette bir km mesafenin hukuka aykırı bir şekilde genel düzenleyici işlem ile kaldırılması veya daha önce lisans alıp da iptal edilenleri ve yeniden lisans başvurusunda bulunanları da kapsayacak hale getirilmesi yolundaki işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin bahse konu gerek akaryakıta gerekse LPG bayilik lisans verilmesine ilişkin mesafe kuralını kaldırması yönünde aldığı kararda görev ve yetki gasbının söz konusu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare yanında müdahil tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 29/11/2023 tarih ve E:2018/547, K:2023/5135 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 13/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.