Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/2936 E. 2025/611 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/2936
- Karar No
- 2025/611
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2936 Karar No : 2025/611
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yrd. V. ...
2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2020/2774, K:2023/2664 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Nusaybin İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacının, “Başpolis Memuru ve Kıdemli Başpolis Memurlarının İlk Derece Amirlik Eğitimi” için açılan sınava yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile işlemin dayanağı olan 10/01/2019 tarihli Başpolis Memuru ve Kıdemli Başpolis Memurlarının İlk Derece Amirlik Eğitimine Giriş Şartları, Sınav ve Eğitimine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Adaylarda aranacak nitelikler" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "son iki yıl içinde kısa süreli durdurma cezası ve tüm meslek içerisinde uzun süreli durdurma cezası almamış olmak" şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2020/2774, K:2023/2664 sayılı kararıyla; Düzenleyici işlem yönünden; İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği, öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağının idare hukukunun en temel prensiplerinden olduğu, Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiğinin tartışmasız olduğu, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 82. maddesinin 2. fıkrasında, "Kısa veya uzun süreli durdurma cezaları, ceza süresi içinde derece yükselmesi için açılan kurslara, yarışma sınavı veya seçmelerine girmeyi de önler." hükmünün yer aldığı ve söz konusu hüküm uyarınca kısa veya uzun süreli durdurma cezalarının ceza süresi içinde derece yükselmesi için açılan kurslara, yarışma sınavı veya seçmelerine girmeyi engelleyeceğinin düzenlendiği, dava konusu Usul ve Esaslar hükmü ile Kanun hükmünü aşan kural getirildiği görüldüğünden, dava konusu Usul ve Esaslar hükmünde hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Bireysel işlem yönünden; Dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Usul ve Esaslar hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığından, bu Usul ve Esas hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı, Öte yandan, idarece işlem tesis edilirken 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 82. maddesinin ikinci fıkrası gereği, davacının almış olduğu durdurma cezasının süresinin bitip bitmediği hususunun dikkate alınarak işlem tesis edileceği gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, kanuni düzenlemelerin kamu yararı ve Emniyet Teşkilatının iş ve işlemlerinin daha verimli ve yerinde yürütülmesi için gereken personel ihtiyaçları dikkate alınarak yapıldığı, dava konusu Usul ve Esaslar'da aranan şartın bir disiplin değerlendirmesi olduğu, bir kıdem hesaplaması yapılmadığı, müracaatlarda bir kıdem şartının aranmadığı, sadece başpolis memuru ve kıdemli başpolis memurlarına özel bir şart olmadığı, öte yandan, 3201 sayılı Kanun'un 82. maddesinde ceza süresi içinde yazılı sınavlara girilemeyeceğinin belirtildiği, dolayısıyla ceza süresi dışında bir kısıtlama getirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/05/2023 tarih ve E:2020/2774, K:2023/2664 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/03/2025 tarihinde, esas yönünden oybirliği, gerekçe yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY X- 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde; "İhtiyaç hâlinde meslekte fiilen iki yılını dolduran ve kırk beş yaşından gün almamış lisans mezunu polis memurları, başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olanlardan, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek ilk derece amirlik eğitimini başarıyla bitirenler Komiser Yardımcılığı rütbesine atanır. Adaylarda aranacak diğer nitelikler, sınavlara ve ilk derece amirlik eğitimine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. ... Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.", 93. maddesinde; "Bu kanunun tatbik şekilleri hakkında yönetmelikler yapılır.", Ek 24. maddesinde; "Polis meslek eğitim merkezlerinin kuruluş ve çalışma usûl ve esasları; bu merkezlerde eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, (…) yapılacak sınavlar, disiplin ve eğitim-öğretimle ilgili konular, öğrenciliğin sona ermesi, tazminat ve yükümlülük esasları ile giyecekleri kıyafetler ve diğer hususlar İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanun'a 7148 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 29. maddede ise -dava tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle-, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kırk beş yaşından gün almamış lisans mezunu başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak yazılı/sözlü sınavlarda başarılı olanlardan, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek ilk derece amirlik eğitimini başarıyla bitirenler Komiser Yardımcılığı rütbesine atanır. Adaylarda aranacak diğer nitelikler, sınavlara ve ilk derece amirlik eğitimine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça düzenlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa'nın 124. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak çıkarılan 3011 sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin; a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, c) Kamuyu ilgilendiren yönetmelikler Resmi Gazete'de yayımlanır. Ancak, milli emniyet ve milli güvenlikle ilgili olan ve gizlilik derecesi taşıyan yönetmelikler yayımlanmaz." kuralı bulunmaktadır. Dava konusu Usul ve Esaslar, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesine dayanılarak Bakan oluruyla çıkarılmış ve Resmî Gazete'de yayımlanmaksızın yürürlüğe girmiş olup, anılan maddede, "adaylarda aranacak diğer nitelikler, sınavlara ve ilk derece amirlik eğitimine ilişkin usul ve esaslar"ın Bakanlıkça belirleneceği düzenlenmiş olmakla birlikte, bunun hangi tip düzenleyici işlemle yapılacağı hususunda bir belirleme yapılmadığı ve dayanak hüküm, Kanun'un geçici hükümleri arasında yer almakla birlikte uygulama süresine yer verilmediği görülmektedir. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda işaret edilen sair hükümlerinde belirtilen konulardaki düzenlemelerin yönetmelik ile yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Davalı idarece, usul ve esaslar ile düzenlenebilecek hususlar, yalnızca geçici 29. maddeye göre ataması yapılacaklara ilişkin ve belirtilen hususlarla sınırlı olmalıdır. Bunun dışında kalan konuları Bakanlığın usul ve esaslar ile düzenlemesi olanaklı olmayıp, ancak yönetmelikle düzenlemesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Dava konusu Usul ve Esaslar hükmü ise, "Son iki yıl içinde kısa süreli durdurma cezası ve tüm meslek süresi içerisinde uzun süreli durdurma cezası almamış olmak," şeklinde olup, dayanağı Kanun hükmüyle yetki verilmeyen ancak yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olan kural niteliğinde bulunduğundan, usul ve esaslar adı altında değil, yönetmelik ile düzenlenmesi ve bu yönetmeliğin ise, "kamu personeline ait genel hükümleri kapsaması" nedeniyle, Resmî Gazete'de yayımlanması gerektiğinden hukuka aykırı bulunmuştur. Bu durumda, dava konusu düzenleme ile bu düzenlemeye dayalı tesis edilen bireysel işlemin iptaline ilişkin Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerin temyiz isteminin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.