Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1804 E. 2025/1351 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1804
Karar No
2025/1351
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1804 Karar No : 2025/1351

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında ... olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/02/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacı hakkında herhangi bir tespit olmadan sadece erkek kardeşi hakkındaki tespitlere dayanılarak güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunmuş olmasının, davacının doğrudan güvenlik soruşturması yönünden sakınca taşımadığı anlamına gelmeyeceği, kendisinin terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de idarece araştırma yapılması gerektiği, ancak bu yönden bir sakınca görülmemesi halinde ilgili Yönetmelik'teki diğer şartlarla birlikte durumunun değerlendirileceği, davacının bu işlem nedeniyle atanamadığı süreler için mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin istemine gelince, Mahkemelerince verilen kararın davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınmak suretiyle idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı, davacının atanıp atanamayacağı ve hangi tarihte atanacağı belirsiz olduğundan, davacının parasal ve özlük hakkına ilişkin isteminin bu aşamada karşılanma olanağı bulunmadığı ve karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davanın mahrum kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısmı hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla yukarıda anılan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, bu karar Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2021/4593, K:2021/6881 sayılı kararıyla bozulmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak, Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı haklarının işlem tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 06/12/2023 tarih ve E:2022/4784, K:2023/6400 sayılı kararıyla; Temyize konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, Kararın, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı bakımından ise, İdarenin kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve işlemlerden doğan zararların idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği, idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanındığı ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabileceklerinin belirtildiği, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla dava konusu işlemin iptali yönündeki istinaf başvurusunun gerekçeli reddi; parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük hakların iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki karara ilişkin olarak ise istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, Bu durumda, kararda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Önceki kararlarının "davacının yoksun kaldığı haklarının işlem tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; buna göre bu işlemden kaynaklanan parasal haklarının da ödenmesi icap ettiği; yeni getirilen Kanun hükümlerine göre de olumsuz bir durumunun bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davacının yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY X- Dava, MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında ... olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/02/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ve Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan halinde, "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır." hükmü bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla kamu görevlerinde çalıştırılacak personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının dayanağını 4045 sayılı Kanun oluşturmaktadır. 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptaline karar verilmiştir. Bu kapsamda, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin bireysel işlem tesis edilirken dayanak alınan kanun hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlanması karşısında, iptal kararının sonucu olarak davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Ankara 8. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin kanuni dayanağının kalmadığından bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine verilirken, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesine de yer verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Onikinci Dairesince reddedilerek iptal kararının bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Buna göre, söz konusu iptal kararı davacı ile doğrudan sözleşme imzalanması sonucunu doğurmayacaktır ve kararın uygulanması aşamasında davalı idarece davacının durumu 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilmek suretiyle yeni bir karar verilmesi gerekecektir. Bu itibarla dava konusu işleme ilişkin iptal kararı, yukarıda yer verilen gerekçe ile birlikte kesinleşmiş olup davacının yoksun kaldığı haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığından, temyize konu ısrar kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1804, K. 2025/1351, T. 17.04.2021, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1804-e-2025-1351-k-4ac4278f0485