Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1616 E. 2024/2607 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1616
Karar No
2024/2607
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1616 Karar No : 2024/2607

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... 2-... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/01/2024 tarih ve E:2022/6753, K:2024/316 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ...Mahallesi, ... ada, ...parsel sayılı taşınmaza ''otel, rekreasyon alanı ve yol'' kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 02/06/2022 tarih ve 5640 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/01/2024 tarih ve E:2022/6753, K:2024/316 sayılı kararıyla; Usule ilişkin olarak; Dava konusu uygulama imar planının 14/06/2022-14/07/2022 tarihleri arasında Manavgat Belediye Başkanlığı tarafından; nazım imar planının ise 29/06/2022-29/07/2022 tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından askıya çıkarılması üzerine son askı tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde, 02/08/2022 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davalı idarelerin süre aşımı itirazının yerinde görülmediği, Esasa ilişkin olarak; Uyuşmazlığa konu parselin üzerinde ... Üniversitesi Öğrenci Rehabilitasyon Sosyal, Spor, Eğitim, Uygulama Mekan ve Tesisleri (...)'ne ait yapıların bulunduğu, 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan dava konusu taşınmaz ile ilgili yerinde yapılan incelemelerde söz konusu binaların büyük bir kısmının atıl olduğu görüldüğünden, bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımlar irdelenerek, kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların, etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi bağlamında, kamu yararının arttırılması amacıyla davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca söz konusu alanda imar planı değişikliği yapılmasına karar verildiği, dava konusu imar planı değişiklikleri hazırlanırken üst ölçek planlar ile getirilen "Turizm Alanı" niteliği ve bölgenin turizm potansiyelinin dikkate alınarak çevresiyle uyumlu olacak şekilde, ilgili kurumlarının görüşleri alınarak dava konusu taşınmazın kullanım kararlarının "Otel Alanı (E:0,60, Yençok:13,70m (4 Kat), Rekreasyon Alanı ve Yol" olarak belirlendiği, Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise üst ölçekli imar planı kararlarına uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parselle sınırlı bir alana ilişkin olarak imar planı değişikliği yapıldığı, çevresi ile uyumlu, arazi kullanım dengelerini bozmayacak şekilde hazırlandığı, yapı yoğunluğunun arttırılmadığı, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği halde Dairece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, önceki imar planlarında dava konusu taşınmazın kamu eğitim ve dinlenme tesisi olarak ayrıldığı, emsal ve yoğunluk artışı yapılmadığı halde dava konusu imar planı değişiklikleri ile özel çevre koruma bölgesi sınırları içerisinde kalan uyuşmazlık konusu parsele otel kullanım kararı getirilerek yapı yoğunluğunun 2 katına çıkarıldığı, Daire kararının bozularak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, dava konusu taşınmazda bulunan ...'e ait yapıların büyük bir kısmının atıl olduğu görüldüğünden, atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli bir şeklide değerlendirilmesi ilkesi bağlamında dava konusu imar planı değişikliklerinin yapıldığı, dava konusu imar planı değişiklikleri hazırlanırken üst ölçekli plan ile getirilen turizm alanı niteliğinin ve bölgenin turizm potansiyelinin dikkate alındığı, plan bütünlüğünün bozulmadığı, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/01/2024 tarih ve E:2022/6753, K:2024/316 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 31/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava, Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ''otel, rekreasyon alanı ve yol'' kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 02/06/2022 tarih ve 5640 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında; "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralı, 3. fıkrasında ise; " İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum öze likleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kulanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kulanımın kamu ortaklık payına tabi bir kulanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." kuralı yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, 01/06/1984 tarihinde eğitim ve dinlenme tesisleri yapılmak üzere ... Üniversitesi Rektörlüğü adına 49 yıllığına tahsis edilen Hazineye ait ... ada,... parsel sayılı taşınmazın, 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında "Turizm Tesis Alanı" , 1/25.000 ölçekli Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi Çevre Düzeni Planı Revizyonunda "Turizm Tesis Alanı" , dava konusu imar planlarından önce yürürlükte olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise, "Üniversite Eğitim ve Dinlenme Tesis Alanı" ve "Rekreatif Alanı" olarak ayrıldığı, üzerinde ...Üniversitesi Rehabilitasyon, Sosyal, Spor, Eğitim Uygulama Mekan ve Tesislerine (...) ait yapıların bulunduğu, 09/07/2021 tarih ve 4264 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmasının ardından onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile turizm ve rekreasyon alanı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile E:0,60, Yençok:13,70 m (4 kat) otel, rekreasyon ve yol kullanımlarına ayrıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, Danıştay Altıncı Dairesinin 29/12/2022 tarih ve E:2022/6753 sayılı ara kararıyla, ... Üniversitesinden, ... Üniversitesine tahsisli olan taşınmazların üniversite kullanım kararının kaldırılmasına ilişkin dava konusu Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine yönelik üniversite eğitim ve dinlenme tesis alanı olan kullanım kararının kaldırılmasına ilişkin planlama sürecinde üniversitenin görüşünün alınıp alınmadığının, alınmış ise uygun görüş verilip verilmediğinin sorulduğu, ... Üniversitesinin 20/02/2023 tarihli ara karar cevabında; ...Tesislerinin Üniversitelerinin faaliyetlerinde önemli işlevleri yerine getirdiği, eğitim-araştırma, uygulama ve tanıtım mekanları olmaları yanında aynı zamanda kamu kurumu sosyal tesisi olarak da kullanıldığı, alanın üniversite eğitim ve dinlenme tesis alanı olan kullanım kararının kaldırılmasına ilişkin planlama sürecinde Üniversitenin görüşünün talep edilmediği, görüş istenilseydi, birçok üniversite faaliyetinin ... Örsem tesislerinde gerçekleştirilmesi nedeniyle kamu yararına kullanılan tesisler için uygun görüş verilmesinin mümkün olmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda, ... Üniversitesinin görüşü alınmadan, ... Üniversitesi Rektörlüğüne tahsisli, üzerinde ... Üniversitesi Rehabilitasyon, Sosyal, Spor, Eğitim Uygulama Mekan ve Tesislerine (...) ait yapıların bulunduğu uyuşmazlık konusu parselin üniversite eğitim ve dinlenme tesis alanından çıkarılmasına ilişkin dava konusu imar planı değişikliklerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

KARŞI OY

XX- Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin ikinci fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un, Özelleştirme Yüksek Kurulunun görevlerinin sayıldığı 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme yürürlükte bulunmaktadır. Her ne kadar, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların Görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmemiştir. Nitekim, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kuruluna 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin üçüncü sırasında Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha gerek duyulmuştur. Öte yandan, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulunun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne ekli 1 sayılı Listenin üçüncü sırasında tespit edilmiş ise de, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonlarının onaylanması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine açıkca aykırıdır. Yetki kuralları, idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki ve Anayasa'nın 47. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü gereğince, kanun ile düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Özelleştirme Yüksek Kuruluna ait görev ve yetkiler konusunda bizzat karar alacak makamın, üst hukuk normlarında belirlenmediği, 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelge'ye ekli 1 sayılı Listenin üçüncü numarasında Genelge ile tespit edilmiş yetkiye dayalı şekilde işlem tesis edildiği dikkate alınarak dava konusu işlemlerin, yetki kuralları yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen geçici 29. madde, 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 703 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde "görülmekte olan işler"in, bu tarih itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin de "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 703 sayılı KHK yürürlüğe girdikten sonra tesis edilen 02/06/2022 tarihli işlemin, 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden işler kapsamında olduğundan söz edilemez. Nitekim, değinilen Geçici 29. maddedeki ".... veya yetkilendireceği makam..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada verilen 07/12/2023 tarih ve E:2018/117, K:2023/212 sayılı kararda Anayasa Mahkemesi de geçici 29. maddeyi incelerken aynı yönde değerlendirme yapmıştır. Bu itibarla, 02/06/2022 tarih ve 5640 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un geçici 29. maddesi kapsamındaki görülmekte olan işler niteliğinde bulunmadığından, bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmesi hukuken mümkün değildir. Kaldı ki, geçici 29. maddeyle, sadece bu Kanun hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca "görümekte olan işlerin" Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağına ilişkin düzenlemeye gerek duyulmuş olması da, Özelleştirme Yüksek Kurulunun geçici 8. madde kapsamında olmadığını göstermektedir. Açıklanan nedenlerle, yetki yönünden hukuka aykırı olan dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1616, K. 2024/2607, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1616-e-2024-2607-k-58416f8bb844