Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/3152 E. 2025/1184 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/3152
Karar No
2025/1184
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3152 Karar No : 2025/1184

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Oto Kiralama Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2020/4080, K:2023/1542 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in 1. maddesi ile aynı Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (g) bendinin, 2. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafının, 5. maddesi ile aynı Genel Şartlar'a eklenen Geçici 2. maddesinin, 6. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın ekinde yer alan Ek:1’in "1.Formül" başlıklı maddesi ile "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesine eklenen 7. ve 8. fıkranın, "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 3. maddenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2020/4080, K:2023/1542 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1., 3., 85., 86., 90., 91., 92., 93., 99., 101., 102., 103., 104., 107. ve 111. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi, Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrası ve Sözleşme'ye Ek Hükümler'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak, Dava konusu Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafı yönünden; 15/08/2003 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları döneminde "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğeri parça ile değiştirilme imkanı yok ise yenisi ile değiştirilir. Bu durumda taşıtta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilmez." düzenlemesinin benimsendiği, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından 14/05/2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girerek 12/08/2003 tarih ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nı yürürlükten kaldıran Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2. "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafında, "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." düzenlemesine yer verildiği, Anılan Genel Şartlar'ın muhtelif maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27/06/2018 tarih ve E:2015/6014, K:2018/6091 sayılı kararıyla, "Sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değil ise, hasarlı parça orjinal ise; öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, değişim önceliğini eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçaya veren düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı; aksi halde, hasar gören aracın model yılından itibaren üç yıl geçmiş olsa da, herhangi bir nedenle hasar tarihinden önce orjinali ile değiştirilmiş olan parçanın, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçayla değiştirilmesi sonucunu doğuracağı..." gerekçesiyle Tebliğ'in "B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan "parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça" ibaresinin iptal edildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/03/2020 tarih ve E:2018/4447, K:2020/732 sayılı kararıyla da bu düzenlemeye yönelik iptal hükmünün onanarak kesinleştiği, 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in 3. maddesi ile Genel Şartlar'ın dava konusu düzenlemeyi içeren "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez."; üçüncü paragrafı, "Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim mümkün olduğu halde, sigortacının bilgisi ve onayı dahilinde olmadan orijinal parça ile onarım sağlanır ise sigortacının sorumluluğu, sigortacının kaza tarihi itibarıyla benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça bedeli ile sınırlıdır. Sigortacı bu paragraf kapsamındaki henüz tamire başlanmadan önce yapılan başvuru sonucu onaya ilişkin tercihini hasar ihbar tarihini takip eden üç işgünü içinde onarım merkezine veya hak sahibine bildirmediği durumda onayı olduğu varsayılır. İspat yükümlülüğü sigortacıya aittir." şeklinde yeniden düzenlendiği, Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesi yönünden; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesinin birinci fıkrasında, Genel Şartlar'ın amacının, 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasına yönelik ilgililerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olduğunun belirtildiği; "Tanımlar" başlıklı A.2. maddesinde, "Eşdeğer (Muadil) Parça: Bir motorlu aracın montajında kullanılan esas-orijinal parçaların değiştirilmesi amacıyla üretilen, ilgili mevzuat (yönetmelik, standard, teknik düzenleme) çerçevesinde belirlenen deney, muayene metotlarına göre orijinal parçayla (kütle, boyut, malzeme ve işlevsellik vb) kıyaslanarak tespit edilen kriterlere uygunluğunun, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 2015/2 sayılı Motorlu Araç Sigortalarında Eşdeğer Parça Belgeleme Esaslarına İlişkin Genelge ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yetkili kuruluşlarca düzenlenecek belgeler yoluyla belgelendirilmesi gereken parçaları, (Bu kapsamda bir belgenin varlığı durumunda, belge konusu parçaların aksi iddia sahibince kanıtlanana kadar eşdeğer kalitede olduğu varsayılır.); "Orijinal Parça: i) Bir motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olan ve söz konusu motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçaların veya yedek parçaların üretiminde sağlayıcı tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretilmiş yedek parçaları, ii) Aracın orijinal parçaları ile aynı üretim bandında üretilen yedek parçaları, (Bu parçaların, söz konusu aracın montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olduğunun ve araç üreticisi tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretildiğinin Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde belgelendirilmesi halinde, belge konusu parçaların aksi iddia sahibince kanıtlanana kadar orijinal yedek parça olduğu varsayılır.)"; "Yeniden Kullanılabilir Parça: 30/12/2009 tarih ve 27448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen kodlandırılmış, hasarsız ve takip edilebilir, araç ve can güvenliği ile çevre standartlarını karşılayan parçalar" tanımlarına yer verildiği, Davalı idarece, dava konusu değişikliğe dayanak teşkil ettiği belirtilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasında, "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir." hükmünün yer aldığı, anılan maddenin gerekçesinde ise, "Bilindiği üzere, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddeleri gereği araç işletenlerin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olup, söz konusu risklerin gerçekleşmesi durumunda ilgili sigorta şirketleri tarafından tazminatın kişilerin malvarlığının zarar verici olay öncesi değerine eriştirilmesi sigortacılık ilkelerinin gereğidir. Hasar tedvir sürecinin önemli hususlarından birisi olan parça tedarik sürecinde tarafların karşılıklı menfaat dengesine uygun olarak zararın tazmininde çağdaş uygulama, orijinal olmayan belgeli eşdeğer parçaların da kullanılmasına olanak tanımaktadır. Bu husus sigortacılık ilkelerinin bir gereği olduğu kadar rekabetçiliğin de bir şartıdır. Ayrıca, bu uygulama ile bu parçaların üretimini yapan yerli sanayimize de katkı sağlanmış olacaktır. Bu çerçevede, parça tedarikinde belgelendirilmiş olmak kaydıyla parçaların kullanılmasını teminen madde hazırlanmıştır." açıklamasına yer verildiği, Anılan yasal düzenleme ile trafik sigortası olarak da adlandırılan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, parça tedarik sürecinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların da kullanılması imkanının getirilerek bu parçaların üretimini yapan yerli sanayinin desteklenmesinin hedeflendiği anlaşılmakta olup, yürütme organına orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasları Genel Şartlar'da belirleme yetkisi verildiğinin görüldüğü, Davaya konu ibareyi içeren düzenlemede zarara uğrayan araçtaki parça onarımının mümkün olup olmadığına ya da eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilme imkanı bulunup bulunmadığına göre, onarımın yapılması sırasında kullanılacak parçanın ne olacağı konusunda tespitlere yer verildiği, aracın onarımında kullanılacak parçaların niteliği ve önceliği hususunda düzenlemeye gidildiği, Bu düzenlemeye göre; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın onarımı mümkün değil ise, hasar gören parçanın niteliğine bakılmaksızın öncelikle eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirileceği, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimi mümkün değil ise orijinal parça kullanılması suretiyle hasarın giderilmesinin gerekeceği, Yukarıda aktarılan yasal düzenleme çerçevesinde, dava konusu Genel Şartlar'da yer alan "veya yeniden kullanılabilir parça" ibaresi değerlendirildiğinde; yasama organınca, "yeniden kullanılabilir parça"nın hasar tedvir sürecine dahil edilmesi ve/veya bu parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi hususunda yürütme organına yetki verilmediği halde, davalı idare tarafından, sigorta ilişkisinin tarafı olmayan ve doğrudan zarar gören üçüncü kişilerin araçlarında meydana gelen hasarın rızaları alınmaksızın yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesine imkan tanınarak yasal bir dayanak olmaksızın mülkiyet hakkına kısıtlama getirildiği anlaşıldığından, dava konusu Tebliğ'in "yeniden kullanılabilir parça" uygulamasını hasar tedvir sürecine dahil eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği, Bununla birlikte; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değilse ve hasarlı parça orjinal ise, öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, her koşulda değişim önceliğini eşdeğer parçaya veren düzenlemede de hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının ikinci cümlesi ile aynı fıkranın üçüncü paragrafı yönünden; Sigortalı aracın zarar verdiği araçtaki hasarlı parçanın onarımı mümkün değil ise, hasar gören parçanın niteliğine bakılmaksızın öncelikle eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim yapılması, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimin mümkün olmaması halinde orijinal parça kullanılması suretiyle hasarın giderilmesi gerektiğine ilişkin Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesinin işbu davada iptaline karar verilmesi nedeniyle, bu paragrafın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu farkın tazminat miktarından indirilemeyeceğine ilişkin aynı paragrafın ikinci cümlesinin ve sigortacının bilgisi ve onayı olmadan orijinal parça ile onarım sağlandığı durumlarda sorumluluk alanını eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça bedeli ile sınırlayan Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının üçüncü paragrafının bir anlamı ve uygulanabilirliği kalmayacağından, söz konusu düzenlemelerin de iptali gerektiği sonucuna varıldığı, Dava konusu Tebliğ'in 1. maddesi ile Genel Şartlar’ın "A.2.Tanımlar" başlıklı maddesine eklenen (g) bendi yönünden; Davacı tarafından "yeniden kullanılabilir parça" tanımını içeren ve 30/12/2009 tarih ve 27448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik'e atıf yapan Genel Şartlar’ın A.2. maddesine eklenen (g) bendinin iptali istenilmiş ise de, söz konusu tanımda gerek dava konusu düzenlemenin dayanağı kanunlara, gerekse diğer üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği, Öte yandan, işbu davada "yeniden kullanılabilir parça" ibarelerinin geçtiği kuralların iptal gerekçesi gözetildiğinde, söz konusu gerekçenin dava konusu tanımı hukuka aykırı hale getirmediğinin açık olduğu, Dava konusu Tebliğ'in 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde yönünden; Genel Şartlar'a Geçici 2. madde olarak eklenen, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." hükmünü haiz dava konusu düzenleme ile, eksperler tarafından piyasa araştırmasında kullanılan özel teşebbüslere ait internet sitelerindeki spekülasyona açık verilerin aracın gerçek rayiç bedelinin belirlenmesinde yetersiz kaldığından bahisle zorunlu trafik sigortası sisteminde bütünlük sağlanmasının ve eksperlerin bağlı olduğu meslek odası tarafından yeni bir veri kaynağı oluşturulmasının amaçlandığı görülmekte olup, dava konusu Geçici 2. madde hükmünün hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Dava konusu diğer düzenlemeler yönünden; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile dava konusu Tebliğ'in "EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmının değiştirilmesi ve buna bağlı olarak "A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri" başlıklı maddenin yeniden düzenlenmesi, yeni düzenlemelerin de dava konusu düzenlemeler ile bağlantısının kalmaması nedeniyle karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçeleriyle, Dava konusu Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafının iptaline, dava konusu Tebliğ'in 1. maddesi ile Genel Şartlar’ın "A.2.Tanımlar" başlıklı maddesine eklenen (g) bendi ile Tebliğ'in 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde yönünden davanın reddine, dava konusu Tebliğ'in 6. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın "Ek 1:Değer Kaybı Hesaplaması" kısmının "Formül" başlıklı 1. maddesi, "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı 2. maddesine eklenen 7. fıkra ile "Ek 1:Değer Kaybı Hesaplaması" kısmına eklenen 3. madde yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 09/03/2023 tarih ve 7440 sayılı Kanun ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasının değiştirildiği ve yeniden kullanılabilir parçaların hasarın giderilmesinde kullanılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda idarelerine yetki verildiği, 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile Daire kararında iptal gerekçesi olarak belirtilen hususlara uygun şekilde düzenleme yapıldığı, Dairece 2021 yılında yapılan Tebliğ değişikliği ile 2023 yılında yapılan Kanun değişikliği dikkate alınmaksızın karar verildiği, dava konusu düzenlemelerin değiştirilerek yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, aksi kanaat halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2020/4080, K:2023/1542 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/3152, K. 2025/1184, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-3152-e-2025-1184-k-52d0aac7a02d