Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2234 E. 2025/1189 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2234
Karar No
2025/1189
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2234 Karar No : 2025/1189

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/5414, K:2024/1894 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in 1. maddesi ile aynı Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinin (Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz.) yürürlükten kaldırılmasının, 2. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinin, 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yürürlükten kaldırılmasının, 5. maddesi ile aynı Genel Şartlar'a eklenen Geçici 2. maddesinin, 6. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın ekinde yer alan Ek:1’in "1.Formül" başlıklı maddesi ile "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesine eklenen 7. ve 8. fıkranın, "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 3. maddenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/5414, K:2024/1894 sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1., 3., 85., 86., 90., 91., 92., 93., 99., 101., 102., 103., 104., 107. ve 111. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi, Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrası ve Sözleşme'ye Ek Hükümler'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak, Dava konusu Tebliğ ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde yönünden; Genel Şartlar'a Geçici 2. madde olarak eklenen, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." hükmünü haiz dava konusu düzenleme ile, eksperler tarafından piyasa araştırmasında kullanılan özel teşebbüslere ait internet sitelerindeki spekülasyona açık verilerin aracın gerçek rayiç bedelinin belirlenmesinde yetersiz kaldığından bahisle zorunlu trafik sigortası sisteminde bütünlük sağlanmasının ve eksperlerin bağlı olduğu meslek odası tarafından yeni bir veri kaynağı oluşturulmasının amaçlandığı görülmekte olup, dava konusu Geçici 2. madde hükmünün hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Genel Şartlar'ın "A.2. Tanımlar" başlıklı maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." ifadesinin yürürlükten kaldırılması yönünden; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Trafik kazası: Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olay"; "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." tanımlarına yer verildiği, Anılan Kanun hükmünde yer alan "işletilme hali" kavramının ise, 14/05/2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde "Motorlu aracın mekanik aksamının çalışması, (Mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesi işletilme hali olarak kabul edilir.)" şeklinde tanımlandığı; 02/08/2016 tarih ve 29789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle bu tanımın "Motorlu aracın mekanik aksamının çalışması, (Mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesi işletilme hali olarak kabul edilir. Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz.)" şeklinde yeniden düzenlendiği; dava konusu değişiklikle de düzenlemenin parantez içi hükmünde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin madde metninden çıkarıldığı, 2918 sayılı Kanun'un işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunu düzenleyen 85. maddesinin 1. fıkrasında, işletenin "işletilme halinde olan" motorlu aracın verdiği zarardan sorumluluğu; 3. fıkrasında ise, "işletilme halinde olmayan" motorlu aracın verdiği zarardan sorumluluğu düzenlenmiş olup, Kanun’un 91. maddesi gereği "işletilme halinde olmayan" motorlu araçların verebileceği zararlardan dolayı işletenin sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamına girmediği,

Bu haliyle; Kanun hükmünde yer alan ''işletilme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu kaza" ile 02/08/2016 tarih ve 29789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle Genel Şartlar'a eklenen "temassız kaza" tabirinin aynı kavramlar olamayacağının açık olduğu, Bununla birlikte, "Tanımlar" maddesinde yer verilen bentler ile Tebliğ'de kullanılan kısaltmalardan ne anlaşılması gerektiğine ilişkin kurallar belirlenmekte olup yürürlükten kaldırılan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin "işletilme hali" tanımından bağımsız şekilde fiziki temas (çarpma) yoluyla trafik kazasına karışmamış olanların sorumluluğuna yönelik belirleme içerdiği; dava konusu değişikliğin de uygulamada oluşan belirsizliğin giderilmesi ve doğrudan Kanun hükmünün uygulanmasının sağlanması amacına yönelik olduğunun görüldüğü, Bu durumda, 02/08/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle Genel Şartlar'ın "işletilme hali" tanımına eklenen "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin dava konusu değişiklikle yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının 2. paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması yönünden; 14/05/2015 tarih ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (Genel Şartlar) B.2. "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafında, "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." düzenlemesine yer verildiği, Anılan Genel Şartlar'ın muhtelif maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27/06/2018 tarih ve E:2015/6014, K:2018/6091 sayılı kararıyla, "Sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değil ise, hasarlı parça orjinal ise; öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, değişim önceliğini eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçaya veren düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı; aksi halde, hasar gören aracın model yılından itibaren üç yıl geçmiş olsa da, herhangi bir nedenle hasar tarihinden önce orjinali ile değiştirilmiş olan parçanın, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçayla değiştirilmesi sonucunu doğuracağı..." gerekçesiyle Tebliğ'in "B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan "parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça" ibaresinin iptal edildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/03/2020 tarih ve E:2018/4447, K:2020/732 sayılı kararıyla da bu düzenlemeye yönelik iptal hükmünün onanarak kesinleştiği, Öte yandan, 27/01/2017 tarih ve 29961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6770 sayılı Kanun ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesine "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir." hükmünün eklendiği, Anılan yargı kararı ve bahsi geçen yasal düzenleme sonrasında 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in 3. maddesinin 2. fıkrası ile Genel Şartlar'ın "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." şeklinde yeniden düzenlendiği, Davacı tarafından, anılan yargı kararı ve bahsi geçen yasal düzenleme öncesinde yürürlükte olan "Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır." düzenlemesinin yürürlükten kaldırılmasının iptali istenilmekte ise de; 5684 sayılı Kanun'un 11. maddesi ve 2918 sayılı Kanun'un 93. maddesiyle yürütme organına verilen düzenleme yetkisinin idareye mevzuat değişikliği yapma hususunda üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmamak üzere takdir yetkisi tanıdığı anlaşılmakla, davalı idarece Tebliğ'in B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının yeniden düzenlenmesi sonucu dava konusu cümlelerin yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile Tebliğ'in dava konusu diğer kısımlarının yeniden düzenlenmesi, yeni düzenlemelerin de dava konusu düzenlemeler ile bağlantısının kalmaması nedeniyle karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçeleriyle, dava konusu Tebliğ ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde, Genel Şartlar'ın "A.2. Tanımlar" başlıklı maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." ifadesinin yürürlükten kaldırılması, Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının 2. paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması yönünden davanın reddine, Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Genel Şartlar'ın "A.2. Tanımlar" başlıklı maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin yürürlükten kaldırılmasıyla, işletilme halinin kapsamının daraltıldığı, temas olmasa dahi zarara sebep olabilecek durumların sigorta şirketlerince karşılanmayacağı, söz konusu durumun 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olduğu, araç değerinin, Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından belirlenmesinin, hak sahibinin hak arama hürriyetini sınırlandırdığı, Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının 2. paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması ile kaza tarihine göre model yılı 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parçanın orijinali ile değiştirilmesi hakkının sona erdirildiği, bu değişiklik ile hasar gören parçanın onarımı mümkün değil ise eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen parçalar ile değişim sağlanacağının öngörüldüğü, böylelikle onarımın mümkün olmadığı hallerde model yılı 3 yılı geçmeyen araçlarda hasar gören parçanın öncelikle orijinal parça ile değişimi hakkının son seçenek haline getirildiği, 09/06/2021 tarih ve 7327 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Kanun'un 92. maddesine eklenen (m) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu, iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/5414, K:2024/1894 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2234, K. 2025/1189, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2234-e-2025-1189-k-57438d9c71e1