Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2235 E. 2025/1186 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2235
- Karar No
- 2025/1186
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2235 Karar No : 2025/1186
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/5419, K:2024/1895 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir." şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2020/5419, K:2024/1895 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1., 3., 85., 86., 90., 91., 92., 93., 99., 101., 102., 103., 104., 107. ve 111. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi, Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesinin 1. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrası ve Sözleşme'ye Ek Hükümler'in 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılarak, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesinin birinci fıkrasında, Genel Şartlar'ın amacının, 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasına yönelik ilgililerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olduğunun belirtildiği; "Tanımlar" başlıklı A.2. maddesinde, "Eşdeğer (Muadil) Parça: Bir motorlu aracın montajında kullanılan esas-orijinal parçaların değiştirilmesi amacıyla üretilen, ilgili mevzuat (yönetmelik, standard, teknik düzenleme) çerçevesinde belirlenen deney, muayene metotlarına göre orijinal parçayla (kütle, boyut, malzeme ve işlevsellik vb) kıyaslanarak tespit edilen kriterlere uygunluğunun, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 2015/2 sayılı Motorlu Araç Sigortalarında Eşdeğer Parça Belgeleme Esaslarına İlişkin Genelge ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yetkili kuruluşlarca düzenlenecek belgeler yoluyla belgelendirilmesi gereken parçaları, (Bu kapsamda bir belgenin varlığı durumunda, belge konusu parçaların aksi iddia sahibince kanıtlanana kadar eşdeğer kalitede olduğu varsayılır.); "Orijinal Parça: i) Bir motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olan ve söz konusu motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçaların veya yedek parçaların üretiminde sağlayıcı tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretilmiş yedek parçaları, ii) Aracın orijinal parçaları ile aynı üretim bandında üretilen yedek parçaları, (Bu parçaların, söz konusu aracın montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olduğunun ve araç üreticisi tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretildiğinin Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde belgelendirilmesi halinde, belge konusu parçaların aksi iddia sahibince kanıtlanana kadar orijinal yedek parça olduğu varsayılır.)"; "Yeniden Kullanılabilir Parça: 30/12/2009 tarih ve 27448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen kodlandırılmış, hasarsız ve takip edilebilir, araç ve can güvenliği ile çevre standartlarını karşılayan parçalar" tanımlarına yer verildiği, Genel Şartlar'ın "eşdeğer parça" tanımlamasında atıf yapılan 2015/2 sayılı Genelge'de, Genel Şartlar'da yer alan tanımlamaya uygun olarak eşdeğer parça tanımının, "Bir motorlu aracın montajında kullanılan esas-orijinal parçaların değiştirilmesi amacıyla üretilen, ilgili mevzuat (yönetmelik, standard, teknik düzenleme) çerçevesinde belirlenen deney, muayene metotlarına göre orijinal parçayla (kütle, boyut, malzeme ve işlevsellik vb.) kıyaslanarak tespit edilen kriterlere uygunluğu akredite bir kuruluş tarafından belgelendirilmiş parçadır." şeklinde yapıldığı, Dava dilekçesinde, yargı kararı ile hukuka aykırı olduğu belirlenen bir işlemin dava konusu değişiklikle yeniden Genel Şartlar'da düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasına cevaben savunma dilekçesinde, dava konusu düzenlemenin 27/01/2017 tarih ve 29961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6770 sayılı Kanun ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesine eklenen 6. fıkranın verdiği yetkiye dayanılarak hükme bağlandığı, davacının iddialarına dayanak teşkil eden iptal kararının idareye verilen bu yetkiden önceki düzenlemelere ilişkin bir karar olduğunun belirtildiği, Davalı idarece, dava konusu değişikliğe dayanak teşkil ettiği belirtilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasında, "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir." hükmünün yer aldığı, anılan maddenin gerekçesinde ise, "Bilindiği üzere, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddeleri gereği araç işletenlerin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olup, söz konusu risklerin gerçekleşmesi durumunda ilgili sigorta şirketleri tarafından tazminatın kişilerin malvarlığının zarar verici olay öncesi değerine eriştirilmesi sigortacılık ilkelerinin gereğidir. Hasar tedvir sürecinin önemli hususlarından birisi olan parça tedarik sürecinde tarafların karşılıklı menfaat dengesine uygun olarak zararın tazmininde çağdaş uygulama, orijinal olmayan belgeli eşdeğer parçaların da kullanılmasına olanak tanımaktadır. Bu husus sigortacılık ilkelerinin bir gereği olduğu kadar rekabetçiliğin de bir şartıdır. Ayrıca, bu uygulama ile bu parçaların üretimini yapan yerli sanayimize de katkı sağlanmış olacaktır. Bu çerçevede, parça tedarikinde belgelendirilmiş olmak kaydıyla parçaların kullanılmasını teminen madde hazırlanmıştır." açıklamasına yer verildiği, Anılan yasal düzenleme ile trafik sigortası olarak da adlandırılan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, parça tedarik sürecinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların da kullanılması imkanının getirilerek bu parçaların üretimini yapan yerli sanayinin desteklenmesinin hedeflendiği anlaşılmakta olup, yürütme organına orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasları Genel Şartlar'da belirleme yetkisi verildiğinin görüldüğü, Davaya konu ibareyi içeren düzenlemede zarara uğrayan araçtaki parça onarımının mümkün olup olmadığına ya da eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilme imkanı bulunup bulunmadığına göre, onarımın yapılması sırasında kullanılacak parçanın ne olacağı konusunda tespitlere yer verildiği, aracın onarımında kullanılacak parçaların niteliği ve önceliği hususunda düzenlemeye gidildiği, Bu düzenlemeye göre; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın onarımı mümkün değil ise, hasar gören parçanın niteliğine bakılmaksızın öncelikle eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirileceği, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimi mümkün değil ise orijinal parça kullanılması suretiyle hasarın giderilmesinin gerekeceği, Bununla birlikte; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrası, 12/03/2023 tarih ve 32130 sayılı sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7440 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından usul ve esasları belirlenen sertifikasyon, takip ve denetim esaslarına uygun şekilde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçalar ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından usul ve esasları belirlenen yeniden kullanılabilir parçaların kullanımına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir. Motorlu taşıtlarda garantinin korunmasına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklıdır." şeklinde değiştirilmiş ise de kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca kanunların, kamu yararı ve kamu düzeninin gerektirmesi, kazanılmış hakların korunması, mali hakların iyileştirilmesi gibi ayrıksı durumlar dışında ilke olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılacağı, yürürlüğe giren kanunların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olmaması, hukukun genel ilkelerinden olup anılan yasal değişiklikte geçmişe yönelik uygulanabilme yolunda istisnai düzenleme bulunmaması, hasar tedvir sürecinde "yeniden kullanılabilir parça" kullanımını olanaklı kılmasına rağmen buna ilişkin usul ve esasların yürütme organınca belirlenmesinin öngörülmesi, belirlenecek olan usul ve esasların Genel Şartlar’ın Geçici 1. maddesi gereğince ancak yürürlük tarihinden sonra akdedilecek sözleşmelere uygulanabilmesi ve dava konusu düzenleme yürürlüğe girdikten sonra akdedilen sözleşmeler yönünden kesin nitelik kazanmış hukuksal durumların varlığı karşısında işbu uyuşmazlığın dava konusu düzenleme tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, Bu çerçevede, dava konusu Genel Şartlar'da yer alan "veya yeniden kullanılabilir parça" ibaresi değerlendirildiğinde; yasama organınca, "yeniden kullanılabilir parça"nın hasar tedvir sürecine dahil edilmesi ve/veya bu parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi hususunda yürütme organına yetki verilmediği halde, davalı idare tarafından, sigorta ilişkisinin tarafı olmayan ve doğrudan zarar gören üçüncü kişilerin araçlarında meydana gelen hasarın rızaları alınmaksızın yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesine imkan tanınarak yasal bir dayanak olmaksızın mülkiyet hakkına kısıtlama getirildiği anlaşıldığından, dava konusu Tebliğ'in "yeniden kullanılabilir parça" uygulamasını hasar tedvir sürecine dahil eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği, Bununla birlikte; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değilse ve hasarlı parça orjinal ise, öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, her koşulda değişim önceliğini eşdeğer parçaya veren düzenlemede de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 09/03/2023 tarih ve 7440 sayılı Kanun ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin 6. fıkrasının değiştirildiği ve yeniden kullanılabilir parçaların hasarın giderilmesinde kullanılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda idarelerine yetki verildiği, 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile Daire kararında iptal gerekçesi olarak belirtilen hususlara uygun şekilde düzenleme yapıldığı, Dairece 2021 yılında yapılan Tebliğ değişikliği ile 2023 yılında yapılan Kanun değişikliği dikkate alınmaksızın karar verildiği, dava konusu düzenlemelerin değiştirilerek yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi, aksi kanaat halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 27/03/2024 tarih ve E:2020/5419, K:2024/1895 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.